 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
 |
e-mail
denizce@denizce.com |
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
|
| |
Meteoroloji Terimleri Sözlüğü
|
Abrolos |
Brezilya'da, St.
Thome ve Frio Burunları arasında, Mayıs ve Ağustos ayları
arasında gözlenen şiddetli fırtına. |
|
Açık Hava Türbülansı |
Brezilya'da, St.
Thome ve Frio Burunları arasında, Mayıs ve Ağustos ayları
arasında gözlenen şiddetli fırtına. |
|
Adveksiyon |
Havanın hareketi
(rüzgar) sonucunda, atmosfer içindeki herhangi bir özelliğin
yatay taşınımı. Örneğin; sıcaklık ve nem adveksiyonu gibi.
En basit anlatımıyla, yatay olarak ısının bir bölgeden bir
bölgeye taşınmasıdır. |
|
Afos |
Alan İşlemleri
ve Hizmetleri Otomasyonunun kısaltması (Automation of Field
Operations and Services). Bu otomasyon, Ulusal Hava Servisi
birimlerini, hava veri iletişimini sağlamak amacıyla
birbirine bağlayan bir bilgisayar sistemidir. |
|
Akdeniz Batılısı |
Akdeniz üzerinde
esen batılı rüzgarlara verilen yerel bir isim. |
|
Akı |
Radyasyon, ısı
ve ışık gibi özelliklerin, bir yüzeyin birim alanından geçen
veya akan miktarı. |
|
Aktinometre |
Güneş
radyasyonlarını ölçen alet. Bu aletin yazıcılı yani
kaydedicili olanına da Aktinograf
adı verilir. |
|
Alçak Basınç
(Depresyon) veya Alçak |
Yağış ve şiddetli rüzgarın
eşlik ettiği esasta alçalan hava bölgesi. Alçak basınç kötü
hava sistemidir, bununla beraber cephesiz eski alçak basınç
çok kötü hava koşulu oluşturmayabilir. |
|
Altimetre |
Basınç yerine
yüksekliği göstermek üzere düzenlenmiş aneroit barometre.
Üzeri eşit aralıklarla bölünmüş bu barometrede "sıfır"
uçuşun başladığı yüksekliğe ayarlanmıştır. Yazıcı tipine ise
"altigraph" adı verilir. Meteorolojistler tarafından
altimetre, deniz seviyesi basıncına göre yüksekti ölçmede
kullanılmaktadır. |
|
Altokümülüs |
Uluslararası
bulut sınıflandırmasında, B ailesi içinde bir orta bulut
türü. Beyaz yada gri renkte, tabaka veya parça şeklinde
olabilen gölgeli bulutlardır. Kenarları ince ve geçirgendir.
Birkaç farklı seviyede birden gözlenebilir. Altostratus
bulutu gün içinde değişerek altocumulus şekline dönüşebilir
ve bu gün boyunca devam edebilir. Çoğunlukla genel görünüşü
lif lif ve dağınık olmalarıdır. Orta enlemlerde bulut tabanı
8 000-18 000 feet arasındadır. Yün demeti şeklindeki
görüntülerinden dolayı bazen cirrocumulus bulutlarıyla
karıştırılır ama onlardan farkı kütlelerinin büyük olması ve
gölgesinin olmasıdır. Bu bulut tipinin altocumulus
castellanus veya altocumulus lenticularis, cumulogenitus,
floccus, opacus, translucidus, undulatus ve Virga gibi alt
tipleri vardır. |
|
Antisiklon veya Yüksek |
Berraklaşan gökyüzü ve
uzaklaşan
yüzey rüzgârlarıyla esas olarak
çöken hava sahası. |
|
Bahar
Gündönümü |
Kuzey
Yarımkürede ilkbahar, Güney Yarımkürede sonbahar mevsiminde
hemen hemen gece ve gündüzün birbirine eşit olduğu zaman.
Kuzey Yarımküre için 20 Mart civarı gece ve gündüz birbirine
eşit olur. Sonbahar gündönümünde ise 20 Eylül civarı ikinci
kere gece ve gündüz süresi eşitlenir. |
|
Bar |
Basınç birimi.
Ortalama deniz seviyesinden 100 m. yukarıdaki ortalama
atmosfer basıncına eşittir. Standart atmosfer basıncı ise
760 mm.dir (1013.3 Mb.). Milibar ise barın binde biri
değerindedir. |
|
Baroklinik |
Atmosfer
içerisinde basınç yüzeyleri ile yoğunluk yüzeylerinin
birbirleriyle kesişmeleri. En fazla kullanılan anlamıyla,
kontur(eş yükseklik eğrisi) ve izotermlerin(eş sıcaklık
eğrisi) birbirini kesmesi yani adveksiyonun var olduğu
durumdur. |
|
Basınç Altimetresi |
Basınç birimi
yerine feet olarak yükseklik göstermeye ayarlanmış aneroid
barometredir. Doğru altimetre ayarları kullanıldığında
standart atmosfer değerleri sağlıklı olarak elde edilir.
|
|
Basınç Eğimi |
Basıncın zamana bağlı düşüşünün (yani basıncın değişim
grafiğinin eğiminin) nicelik sınıflandırması aşağıda
gösterilmektedir.
Büyük düşüş
(veya yükseliş) |
3 saatte 8-10 milibar (mb) |
veya
daha fazla |
Hızlı düşüş
(veya yükseliş) |
3 saatte 6-8 milibar (mb) |
|
Orta düşüş
(veya yükseliş) |
3 saatte 3-6 milibar (mb) |
arasında |
Yavaş düşüş
(veya yükseliş) |
3 saatte 3 milibar (mb) |
daha az |
Eğimin, sadece geçici küçük bir değişim olmayıp, gerçek bir
değişim trendi olarak kendini göstermesine olanak sağlamak
için üç saatlik bir zaman aralığı alınmıştır. |
|
Belat |
Arabistan'ın
güney kıyılarında esen ve iç kesimlerdeki çöllerden kıyılara
kum taşıyan kuvvetli kuzey ve kuzeybatılı rüzgarlardır. |
|
Bellot Rüzgarları |
Kanada Arktik
bölgesinde esen rüzgar. |
|
Bulutlu |
Bütün halindeki bulutların, tamamını veya tamamına yakınını
kapladığı bir gökyüzü bulutlu olarak tanımlanır. |
|
Bulut Örtüsü |
Görüntü alanına giren gökyüzünün sekizde biri ölçek alınarak
ölçümlendirilir. Bizim kullanımımızda bu terim, gözlemlerin
yapıldığı bölgeyi etkilemesi olanaklı olan bulut örtüsü
anlamına daha yakındır. Örneğin bir ilerleyen cepheden
cirrus ve altostratuslarla dolu bir batı gökyüzü yarı, yani
sekizde dört kadar kapalı bir gökyüzünü ifade eder, ama
ufuktaki tanımlanamayan ve hızla yaklaşmayacağı apaçık olan
bulutlar da olmasa tamamen açık, temiz olacak bir gökyüzünün
herhangi bir oranda bulutla kapalı kabul edilmesi
gereksizdir. |
|
Bora |
Adriyatik
Denizinin doğu kıyılarında dağlardan aşağı doğru esen, kuru,
soğuk ve zaman zaman hasarlara neden olan kuzey doğulu
rüzgar. Genellikle kış mevsiminde, Orta Avrupa ile Balkanlar
üzerinde yüksek basınç, Akdeniz üzerinde ise alçak basınç
merkezi olduğu sinoptik modellerde görülür. |
|
Boran |
Amerikan
tipisine benzeyen, Sibirya ortalarında ve Güney Rusya'da
yaşanan kuvvetli kuzeyli fırtınalar. Fırtınanın esas etkisi
geniş düzlüklerde görülür. Yerde ince bir tabaka halinde
bulunan karı yerden kaldıran fırtına görüşü sıfıra
indirerek, görmeyi olanaksız kılar. Öldürücü bir soğuk
fırtınaya eşlik eder ve ortamı yaşanmaz hale getirir. |
|
Boyun |
İki yüksek ve iki alçak arasında durgun basınç bölgesi. |
|
Bulanık Gökyüzü |
Nemli ve dumanlı
yani bulanık ve sıkıcı gökyüzü için kullanılan bir terim.
|
|
Castellanus |
Normal olarak dış kısımlarında cumuluform bulut kulelerinin
geliştiği altostratus bulutları dizileri. Birkaç saat içinde
gökgürlemeli fırtınanın habercisidir. |
|
Cirit Boşalım |
Doğrudan ve sürekli olarak buluttan
yere doğru boşalan, zayıf ve negatif yüklü enerji. |
|
Curuf Buz |
Hava sıcaklığı donma noktasına ulaşmadığı halde, aşırı
soğumuş haldeki akan veya durgun su tabanlarında kar
kütlesine benzeyen, ince uzun kristaller halinde veya küçük
tabakalar halindeki buz. Bu tür buz oluşumları zaman zaman
boruları tıkadığından barajlarda büyük hasarlara veya
kanaletlerde su taşkınlarına neden olurlar. |
|
Çan Eğrisi Hareket |
Kasırganın kendi
normal güzergahı olan batılı yönden ayrılarak önce kutuplara
doğru yönelmesi sonra da doğuya hareketiyle ortaya çıkan çan
eğrisi şeklindeki hareketi. |
|
Çatal Şimşek |
Şimşeğin ana
kanalının yan taraflarından çıkan ışıklı çatalların
oluşturduğu şimşek. Bu çatalların oluşmasındaki neden, ana
kanalın etrafındaki (+) veya ( - ) yüklü elektrik
iyonlarının birbirine karşı üstünlük taşımasıdır. |
|
Çekirdek |
Meteorolojide,
atmosferik nemin üzerinde yoğunlaştığı herhangi bir yapıdaki
parçacık. Bu parçacıkların bir kısmı sülfür oksit veya azot
gibi higroskopik gazlar içerirken, bazıları da organik veya
inorganik toz parçacıklarından oluşur. Çekirdekler, toz
fırtınaları, volkanik püskürmeler, tuzlu deniz suyu
serpintisi ve yanma gibi işlemler sonucunda atmosfere
karışırlar. |
|
Çekirdeklenme |
Meteorolojide,
su buharından sıvı suya veya sıvı sudan buza dönüşüm
aşamasının başlaması durumu. Yoğunlaşmanın merkezlerinde,
iyon ve diğer parçacıkların hareketi. |
|
Çiğkuşağı |
Güneş
ışınlarının çiğ damlalarında kırılması ve yansıması
sonucunda yerde oluşan hiperbol şekilli renkli kuşak. |
|
Çökme |
Genellikle
antisiklonlarda görülen havanın aşağıya doğru olan hareketi.
Çökme olayı, atmosferin aşağı tabakalarında yatay harekette
diverjans görülen geniş bir sahada gözlenir. Basınç
yükselişi görülen bölgelerde çökme olayı kaçınılmazdır.
Havanın aşağıya doğru yavaş çöküşü sırasında sıkışan hava
kuru adyabat oranında ısınır, termal yapısı değişir ve daha
da kararlı bir yapıya bürünür. Geniş bir alanı kaplayan ve
hareketi engellenmiş yüksek basınç alanlarında çökme olayı
oldukça belirgindir. Çökmenin olduğu alanlarda yerde eğer
sis ve kirlilik varsa bu olayların etkisi bir kat daha
artar. |
|
Çözülme |
Yüksek
atmosferde, ultraviyole radyasyonunun da etkisiyle,
atmosferik moleküllerin atom bileşenlerine ayrışması. Bir
molekülün çözülmesini sağlamak için gerekli olan en az
enerji, o molekülün "ayrışma enerjisidir". Atmosferde
ayrışma genellikle oksijen gazında ve 80 km'den daha yukarı
seviyelerde gerçekleşir. |
|
Dağ Rüzgar Sistemi |
Dağlık
alanlarda, dağ ve düzlük, dağ ve vadi, vadi boyunca, vadiye
çapraz olarak veya eğim rüzgarları gibi günlük sıcaklık
değişimlerinden kaynaklanan rüzgarların genel oluşum sistemi
için kullanılan terim. |
|
Dağılma |
Havada asılı
halde duran küçük parçacıkların üzerine gelen radyasyonun
tüm yönlere dağılması işlemi. Dağılma işlemi, atmosferin
mavi rengi almasında, gökkuşağının oluşmasında veya
günbatımında gökyüzünün portakal rengini almasındaki temel
nedendir. Bu parçacıklar aynı zamanda radarla yapılan
işlerde, radardan gönderilen veya geri dönen radyo
dalgalarının az da olsa yönlerinin değişmesine neden
olmaktadır. Dağılma işlemi, aynı zamanda gelen radyasyonun
şiddetinin azalmasına da neden olmaktadır. |
|
Dağınık Gökyüzü Radyasyonu |
Doğrudan gelen
güneş ışınlarının yer tarafından emilmesinden ayrı olarak,
atmosfer tarafından yansıtılan güneş radyasyonun yer
tarafından emilmesi. Yerküre, yıl boyunca emdiği toplam
kalorinin 36 birimini doğrudan güneş radyan enerjisinden, 26
birimini ise atmosferden dağınık olarak yansıyan
radyasyondan sağlar. |
|
Dalga Siklon |
Bir cephe
sisteminin önünde oluşan ve cepheyle beraber cephenin önünde
hareket eden siklona verilen isim. Siklonun merkezi
civarındaki sirkülasyon, cephesel sistemin, cephesel
dalganın deforme olmasına, bozulmasına neden olur. Göçmen
siklon veya göçmen alçak olarak ta isimlendirilir. |
|
Dalga Yansısı |
Bir radar
sinyalinin dalga geliş yönünün tam zıttı yani 180 ° olarak
geri yansıtılması. Bu kavram aynı zamanda radyan enerjinin
yeryüzüne ulaşmadan geriye yansıtılmasını açıklamak için de
kullanılır. |
|
Deniz Seviyesi |
Meteorolojide
sık kullanılan bu terimden aslında anlaşılması gereken şey
ortalama deniz seviyesidir. Deniz seviyesi, uzun yıllar
boyunca yapılan ölçümler sonucunda elde edilen aktüel deniz
suyu yüzeyinin ortalama yüksekliğidir. Ortalama deniz
seviyesi yüksekliği, bu seviyeden yukarıda veya aşağıda olan
yerlerin bu seviyeye göre yükseltisini belirtmek için
kullanılır. Gerçek deniz seviyesi, dalgalar, ölü dalgalar,
gelgitler ve değişen statik atmosfer basıncı nedeniyle
sürekli olarak değişmektedir. Bu nedenle ortalama deniz
seviyesi yüksekliğinin elde edilebilmesi için uzun yıllar
ölçümü gerekmektedir. Genellikle ortalama okyanus seviyesi,
okyanus su sıcaklığının derinlemesine ısınması veya
soğumasıyla yayılma veya daralma nedeniyle; veya buz
adacıkları ile buzulların erimesiyle değişiklik
göstermektedir. Lokal olarak ise su tabanında olabilecek bir
çökme veya yükselme ile kıyıların kaybolması veya daha
fazlasının ortaya çıkarak seviyeyi değiştirmesi mümkündür. |
|
Deniz Şafağı |
Deniz veya
okyanuslarda dolaşan gemilerin parlak yıldızları yol
belirlemede referans olarak kullanabildikleri ve ufuğun
belirgin olduğu zaman. Deniz şafağı, güneş merkezinin
ufuktan 12 derece daha aşağıda olduğu zaman son bulur. Bu
durumda ufuğun gözle görülmesi ve yıldızların izlenmesi
zorlaşır. |
|
Densus |
Yüksekliği ve
kalınlığından dolayı rasatçı tarafından tam olarak
tanımlanamayan ve diğer tür orta ve alçak bulut türleriyle
karıştırılan cirrus bulutu. |
|
Dereko |
Çok uzun yol kat
edebilen, hızlı hareketli, yaygın ve yoğun oraj hattı.
Yüzlerce mil boyunca esen doğrusal ve hasar yaratan
rüzgarlarıyla tanımlanır. İspanyol kökenli bir kelimedir.
|
|
Doğru ve Ters Dönme |
Rüzgâr yönünü saat yönünde değiştirdiğinde doğru dönme
(kısaca "doğru")
ve
ters saat yönünde değiştirdiğinde ters dönme (kısaca
"ters") adı verilir. |
|
Don |
Meydana gelmesi için soğuk hava ve açık gökyüzü gereklidir.
İlk önce çukur ve rüzgârdan korunmuş, nispeten alçak
bölgelerde oluşur. Evvela toprak sıcaklığı donma noktasının
altına iner (toprak donu). Eğer soğuma devam ederse soğuk
giderek zeminin üzerindeki hava tabakası içine yayılır (hava
donması). Eğer bir don hafif bir rüzgârla birlikte olursa o
zaman şiddetli don olması muhtemeldir. |
|
Eğik Rüyet |
Ufka doğru
eğimli görüş hattı boyunca, belli bir referans noktasının
çıplak gözle görülebileceği ve tanımlanabileceği en uzak
görüş uzaklığıdır. |
|
Eğimli Çizgisel Yağış
(Fallstreaks) |
Yüksek bulutlardan -çoğunlukla cirrus'lerden- kaynaklanan
üst atmosferde binlerce metre yükseklikten gömülen buz
sağanakları (muhakkak yere kadar inmeyebilir). Kötü hava
sistemlerinin önünde olduklarında alçalırlarken, aşağı
seviyelerde normal olarak yukarıdakilerden daha kuvvetsiz
olan rüzgârların içine düştüklerinde yollarından
saptırılırlar. Bu şekilde, kaynaklandıkları ana bulutun baş
tarafından geriye doğru sürükleniyormuş gibi görünürler.
Hava kütlelerinin sıcaklıkları ile rüzgârlar arasındaki
karşılıklı ilişkiler nedeniyle buz parçalarının kuyruk
çizgileri sıcak hava kütlesinin bulunduğu bölgeyi işaret
eder. Böylece sıcak cephenin ilerisindeki eğimli yağışlar
çoğunlukla güney-batıya (SW) ve soğuk cephe arkasındakiler
de güney-doğuya (SE) yönlenirler. (Güney yarıküresinde ise
sırasıyla kuzey-batı [NW] ve kuzey-doğuya [NE] yönlenirler). |
|
Eksozfer |
Atmosferin gaz
yoğunluğu düşük, bir molekülle diğerinin çarpışma mesafesi
yüksek, moleküllerin atmosfer dışına kaçması mümkün olan en
üst, en dış tabakası. Eksozferin alt tabanının yere olan
uzaklığı yaklaşık 700 km.dir. |
|
Ekvatoral Hava |
Ekvator kuşağı
üzerinde ve yakın enlemler üzerinde görülen alçak basınç
karakterli, yer ve mevsimine göre değişmekle birlikte
konvektif-kararsızlık faaliyetlerin fazla olduğu, yerde
konverjans, yukarı seviyelerde diverjansın bulunduğu, sıcak
ve nemli hava kütlesi. Bergeron'un hava kütleleri
sınıflamasında 'E' ile sembolize edilir. Tropikal hava
kütlelerinden değişmeyen temel özellikleri -nem ve sıcaklık
gibi- nedeniyle ayrılır. Ekvator bölgesinden kuzey ve güney
yönüne doğru hareketleri sırasında oluşturdukları batılı
akımlar nedeniyle subtropikal antisiklonların oluşmasına
neden olurlar. |
|
Elefanta |
Güneybatılı
Musonların bitişinin habercisi olan, Eylül ve Ekim ayları
boyunca Hindistan'ın Malabar kıyılarında güney ve güneydoğu
yönlerden esen kuvvetli rüzgar. |
|
Elektrojet |
Aşağı
iyonosferde, ekvator yakınlarındaki aşağı enlemlerde
gerçekleşen ve yerde etkileri gözlenen dar bir şerit
halindeki yoğun dinamik elektrik akımları. |
|
Enerji Dengesi |
Yeryüzü ile
atmosferin belli seviyeleri arasında emilen ve yayılan
radyasyon arasında sürekli bir fark vardır. Genel olarak
denge, yer yüzünde gündüz boyunca pozitif, gece ise
negatiftir. Gelen ve giden radyasyon akıları arasında tam
bir eşitlik olduğunda radyasyonel denge sağlanmış olur.
Radyasyon dengesi ile eş anlamlı olarak kullanılır. |
|
Enkaz Bulutu |
Yerde ve yere
yakın yerlerde oluşan kendi etrafında dönen, yerde oldukça
fazla hasara neden olan toz veya bulut tabakası. Enkaz
bulutlarının görünmesi, o bölgede kuvvetli orajın veya
fırtınanın yaşanacağının habercisidir. |
|
Enverziyon |
Atmosfer
içerisinde yukarı seviyelere doğru çıkıldıkça hava
sıcaklığının azalması yerine artmasıdır. Yer seviyesindeki
enverziyonun temel nedeni, üst seviyeleri etkilemeyen alt
seviyedeki radyasyonel soğumadır. Serbest atmosferde
enverziyon, sıcak hava kütlesinin soğuk hava üzerine
tırmanmasıyla gerçekleşir ve buna cephe enverziyonu denir.
Yüksek basınç alanlarında görülen enverziyon ise çökme
enverziyonudur. Enverziyonun olduğu koşullarda, enverziyon
tabakası oldukça statik kararlıdır ve türbülans yoktur.
Genellikle tabaka bulutların ve adveksiyon sislerinin
tepelerinde görülür. Açık gecelerde radyasyon kaybı, devamlı
çökme, tropopoz ve cephesel faaliyetlerle ilgili olarak
enverziyon görülür. |
|
Eşit Sapma |
Normal değerlerden sapmadaki eşitlik. Eşit sapma eğri veya
çizgilerine izometral adı verilir. Elde edilen sapma
değerleri bir harita üzerine işlenip eş olan değerler
birleştirilerek eş sapmanın hangi bölgelerde aynı olduğu
saptanır. |
|
Fathom |
İngiliz ölçü
birimi kullanan ülkelerde, okyanus derinlik ölçü birimi. 6
feet veya 1.83 metredir. 120 fathom, deniz milinin onda
birine eşit olduğundan, yatay görüş uzaklığını ifade etmekte
de kullanılır. |
|
Feç |
Aynı yönde ve
sabit hızda esen rüzgarın su yüzeylerinde oluşturduğu dalga
alanları. Bu terim aynı zamanda rüzgarın esiş yönü
doğrultusunda oluşan dalga alanlarının boyutunun (uzunluk,
genişlik gibi) belirtilmesi için de kullanılır. |
|
Flokus |
"Demet"
anlamına gelen ve bulutları tanımlamada kullanılan Latince
kelime. Cumulus tipi bulutlardaki demet şeklindeki
görünüşleri vurgulamak için kullanılır |
|
Fraktostratus |
Stratus
bulutunun parçalı tabakası. Bağımsız bir şekilde gelişen,
altostratus veya nimbostratus bulut tabakalarının altında
yer alan, ince, alçak seviyeli, saydam bulut tipi.
Nimbostratustan ayırıcı
özelliği renginin daha koyu ve parçalı olmasıdır. Eğer bu
bulut tipi tabaka şeklinde değil de, parçalı ve dikey
gelişme gösteren tipteyse o zaman
fractocumulus denir. |
Fractus
(Parçalı Bulutlar) |
Bir stratus formudur ve alçak bulutlar oluşurken veya
dağılırken görülen intizamsız, dağınık küçük parçalar
halindedirler. |
|
Gecikme |
Ölçüm aletinin,
ölçülmek istenen değişkene hemen tepki verememesi nedeniyle,
aletin ölçtüğü değer ile ölçülmek istenen değişkenin
gerçekte taşıdığı değer arasındaki fark/aletin ölçmekte geç
kalmasından kaynaklanan fark. Örneğin sürekli artış gösteren
bir hava sıcaklığını ölçmekte olan bir termometrenin
gösterdiği değer, gerçeğinden daha düşüktür. Düşmekte olan
bir sıcaklıkta ise termometre değeri gerçeğinden daha yüksek
değer gösterir. Ölçüm değeri ile gerçeği arasındaki farkın
büyüklüğü ölçüm aletinin yapımında kullanılan malzemenin
kalitesine ve aletin ölçmek istenilen değişkene olan
mesafesine bağlıdır. Özellikle termometreler için sıcaklık
artışında gerçekleşen fark, düşüş sırasındakinden daha
fazladır. |
|
Gel-Git |
Okyanusların ve
atmosferin periyodik yükselmesi ve inmesi olayı. Gel-git
olayının nedeni kendi ekseni etrafında dönen yerküre
üzerinde ay ve güneşin gel-git yaratan gücüdür. Bu güç gerek
atmosferde gerekse okyanuslarda dalga yaratır. |
|
Geri Boşalım |
Yıldırımın
oluşması sırasında yerden buluta doğru yıldırım hattı
boyunca olan elektrik boşalımı. Buluttan yere doğru olan
yıldırımın elektrik boşalımı yanında yerden buluta doğru
olan elektrik boşalımının değeri çok küçük kalır fakat belli
bir patlamaya ve ateşe neden olduğu için can kaybına yol
açan yangınlara neden olabilir. |
|
Girdap |
Kararlı bir hava
kütlesi ile karşı karşıya olan sıra dağların veya sıradağ
halindeki tepelerin rüzgar tutmayan kuytu taraflarında
oluşan, geniş ve yatay eksenli etkili dönüşlere verilen
isim. Bu çeşit kapalı girdaplarda, dalga tepesi altındaki
yer rüzgarı tersine döndüğünden bazen rüzgar altı
dalgalarının altında da gerçekleşebilirler. Yatay ekseni 3
ile 10, dikey ekseni ise 1 ile 3 kilometredir. Hava yeteri
kadar nemli olduğu zaman, kapalı girdabın üst kısmında çok
türbülanslı olan rotor bulutları görülür. Rotor bulutun
merkezi etrafında çok belirgin bir hareket vardır. Böyle bir
bulutta girdabın ekseni bulut tabanından daha aşağıdadır.
|
|
Gök Gürlemeli Gökyüzü |
Bulut parçalarının farklı seviyelerde çizgiler boyunca ama
farklı yönlerde dizildiği kaos görüntüsünde bir yapıya
sahiptir. Yılın yaz yarısıyla muhakkak tam ilişkili olması
gerekli değildir. |
|
Gökgürültülü Fırtına |
Tek (hava-kütlesi gökgürültülü fırtınası), ardarda gelen
(cephesel gökgürültülü fırtınalar) veya sıklıkla durgun hava
basıncıyla (boyun) ilişkili bölgelerde olabilir. Tek
fırtınalar 20 dakika ile yarım saat arasında hayat süresi
olan bir yükselen veya inen hava akımı hücresidir. Bir
cephenin yükselmesiyle (özellikle soğuk cepheler)
desteklendiklerinde yağmur ve dolu nedenli düşey hava
akımları hücrenin çevresinde balina sırtı benzeri soğuk hava
kütlesi oluştururlar ve oradaki havayı yeni hücrelerin içine
iterler. Bu yeni doğma hücreler sönmekte olan ana hücrelerin
yerini alırlar. |
|
Gökgürültülü Yağmur |
Bir cephenin önünde orta büyüklükteki bulutun yapısında
meydana gelen, şeritli, noktalı, dalgalı, çizgili karmaşık
görünümün ardından gelir. Değişik noktalarda yoğundur,
gökgürültüsü tipi noktalar vardır, ama gökgürültüsü şart
değildir. |
|
Günlük Değişim |
Yer yüzeyine havanın sıcaklığı gün ortasından (güneş zamanı)
biraz sonra en yüksek değerde ve sabah tanından (şafaktan)
hemen sonra en düşük değerde olur. En yüksekten en düşüğe ve
tekrar en yükseğe değişime sıcaklığın günlük değişimi denir.
Rüzgâr hızı ve cumulus bulut örtüsü de aynı günlük değişimi
takip eder. öğleden sonranın ilk saatlerinde en fazla ve
şafak civarında en az. Nemlilik bunun tam tersi, öğleden
sonra en düşük, şafakta civarında en yüksek olur |
|
Gradyan Rüzgarı |
Değişmeyen
basınç veya kontur alanı içinde, merkezkaç, Koriolis ve
basınç gradyan kuvvetinin dengede olduğu durumda, izobarlara
veya konturlara paralel olarak, doğrusal yönde gerçekleşen
hava hareketi. Bu tür rüzgarda, sürtünmenin olmadığı, akışın
eğimsiz ve doğrusal olduğu, konverjans ve diverjansın
olmadığı varsayılır. Yerde sürtünme olduğundan bu tür
rüzgarları yerden yaklaşık 500 m. yukarılarda görmek
mümkündür. |
|
Hale |
Buz kristalleri
içeren bulutların olması veya gökyüzünün buz kristalleri ile
dolu olması durumunda, ışığın bu buz kristalleri tarafından
kırılması ve yansıtılması sonucunda, ay veya güneşin
civarında oluşan, yay veya çember şeklindeki, beyaz dahil
tüm değişik renkler; taşıyan her türlü görsel meteorlara
verilen genel isim. Haleyi taçtan ayıran en önemli fark;
halede kırmızı rengin, çemberin ay veya güneşe bakan iç
tarafında, taçta ise dış tarafında yer almasıdır. Teorik
olarak, çok çeşitli hale olayının gerçekleşmesi olasıdır ama
bunlardan en fazla görüleni, ay veya güneş etrafında
gerçekleşen ve 22°C yarıçapa sahip aydınlık/parlak hale
olayıdır. Bu halede kırmızı renk çemberi iç taraftadır ve
dışa doğru sarı, yeşil ve mavi renk çemberleri izler. Bu tür
halenin oluşumunda tek bir neden vardır o da 60°C eğime
sahip olan altıgen buz kristallerinden ışığın kırılmasıdır.
Yapılan çalışmalar, altıgen buz kristallerinden ışığın 22°C
ile kırıldığını ve hale halkasında kırmızı rengin içeride
mavi rengin ise dışarıda oluğunu doğrulamıştır. Halenin
sınırlarının tam belirgin olmamasının iki temel nedeni
vardır: Ya güneşin ufukla yapmış olduğu açı 40°C'den
küçüktür ya da prizmatik buz kristalleri yatay eksenle
durmaktadır. Doğruluk değeri taşımasa da, hale olayı halk
arasında fırtına habercisi olarak değerlendirilir. |
|
Hamsin |
Mısır'da bir
grup rüzgara verilen isim. Genellikle ilkbahar aylarında
güneyli yönlerden esen, kuru, sıcak rüzgar, havada bulut
halinde toz ve kum katmanının oluşmasına neden olur. İnsan
sağlığı için tehlikeli olmasa bile rahatsızlık vericidir.
Hamsin rüzgarlarının estiği zamanlardaki sinoptik durum
incelendiğinde; Akdeniz boyunca hareket eden bir alçak
basınç merkezi ile Mısır üzerinde özellikle Nil Nehri
kıyılarında yerleşen bir yüksek basıncın olduğu görülür. Bu
koşullar altında, sıcak-kuru ve kuvvetli rüzgar öncelikle
güneydoğu yönlerden esmeye başlar ve zamanla saat yönünde
yön değiştirerek, Akdeniz üzerinde hareket eden alçak basınç
merkezine uygun olarak, güneybatı, batı ve kuzey yönlere
dönerek Mısır'da bir serinlemeye neden olur. Bu rüzgarların
başlayacağının ilk göstergesi batıdan yaklaşan alçak basınç
merkeziyle beraber barometrik basıncın düşmesidir. Peşinden
geceleri nem düşer, kuru hava güneyden sokulur, parlak
yüksek bulutlardan cirrus yaklaşmakta olan alçak basınç
merkezinin habercisidir. Bu koşullar yerine gelince rüzgar
hızını artırmaya başlar, hava toz ve kumla dolar, sıcaklık
artar ve görüş kısıtlanır. |
|
Harmattan |
Kasım ve Mart
ayları arasında yaşanan kurak dönemde, Sahra Çölünden
Kuzeybatı Afrika kıyılarına doğru esen, kuzey veya
kuzeydoğulu, aşırı kuru ve tozlu rüzgar. Rüzgar çok tozlu ve
kuru olmasına rağmen kıyıdaki havadan daha serin olması ve
insanları rahatlatması nedeniyle 'doktor' olarak
isimlendirilir. Taşıdığı kum ve toz bazen kalın bir bulut
oluşturduğundan ve özellikle nehirlerde görüşü kısıtladığı
için ulaşımı engeller. |
|
Hava Denetim Radarı |
Doppler
radarların yeni nesli. Radar birimi, bir dizi bilgisayar
yardımıyla, bir fırtına içerisindeki havanın hareketini de
içerecek şekilde yağış ve diğer hava olayları hakkında
detaylı görüntü verir. |
|
Helezonik |
Meteorolojide,
iki izobarik ve iki izosterik (sabit özgül hacim) sınır
arasında kalan atmosfer kolonunu tanımlamak için kullanılan
terim. Atmosferdeki helezon alanının yoğunluğu, yatay
sıcaklık gradyanına göre izobarik seviyenin eğimi ile doğru
orantılıdır. Atmosferik sirkülasyonun ivme kazanıp
kazanmaması da doğrudan helezonun yoğunluğuna bağlıdır.
|
|
Incus |
Örs anlamına gelen ve
bulut tiplerini tanımlamada kullanılan Latince kelime. İyi
gelişmiş Cb bulutlarının tepeleri örs biçimindedir. Örs,
düzgün, lif lif veya yol şeklinde çizgili olabilir. |
|
Interseptometre |
Normal
yağışölçer değeri ile bitkiler tarafından tutulan yağış
miktarı arasındaki farkı belirleyebilmek amacıyla herhangi
bir ağaç altına ve ekin-dikin içine yerleştirilmiş olan
yağış toplama aleti. Açık havada kurulan yağışölçer ile ağaç
altına kurulan yağışölçer değerleri karşılaştırılarak
bitkiler tarafından tutulan yağış miktarı belirlenir. |
|
Isı Dengesi |
Yer ve atmosfer
tarafından güneşten gelen enerjinin emilmesi ile geri
verilmesi arasında gerçekleşen ortalama denge. Bu denge, ısı
kaybı (yerden atmosfere geri verilen uzun dalga radyasyon)
ve ısı kazancı (gelen güneş radyasyonu) arasındadır. Dengede
dünyanın sıcaklığının sabit olduğu varsayılır; bu koşulda,
eğer dünya aldığı ısıdan daha azını verirse ısısı artar veya
çoğunu verirse ısısı azalır. Ortalama olarak, Ekvatora 35 °
enlemlerinden daha fazla yakın olan yerler güneşten daha çok
enerji kazanırlar. Buradaki ısı fazlası, atmosferik dolaşım
ve okyanus akıntılarıyla diğer enlemlere taşınır.
Dolayısıyla ekvatordan kutuplara doğru atmosferin üst
seviyelerinden sıcak hava, kutuplardan ekvatora doğru alt
seviyelerden ise soğuk hava taşınımı olduğunu söylemek
doğrudur. Isı dengesinin sağlanma süreci de atmosferdeki
genel sirkülasyonu doğurur. |
|
Işık Dalgaları |
Görülebilir
tayfı oluşturan elektromanyetik radyasyon için kullanılan
terim. Uzun dalgadan kısa dalgaya doğru renklerin sıralanışı
şöyledir: Kırmızı, portakal, sarı, yeşil, mavi, indigo ve
mor. |
İcra
(İndirgeme) |
Meteorolojide,
bir kısım özel faktör yada faktörlerin etkisini ortadan
kaldırmak amacıyla, doğrudan ölçülen değerleri, hesaplanan
değerlerle değiştirmek. İcra işlemi daha çok yükseklik
değişiminin ölçülen yer sıcaklığı ve basınç değerlerine
yaptığı etkiyi yok etmek için kullanılır ve 'deniz
seviyesine icra/indirgeme' olarak isimlendirilir. Yer
sinoptik haritalarında çizilen izobarlar ve klimatolojik
haritalardaki izotermler bu şekilde indirgenen bilgileri
gösterir. Genellikle sıcaklık indirgemelerinde her 165 metre
için 1 °C eklenir. Basınç indirgemelerinde ise sıcaklık ve
yükseltiyi aynı anda içeren bir tablo kullanılır. |
|
İklim Sınıflaması |
Sıcaklık, yağış,
nem, rüzgar, sıcaklık ve yağış, denize uzaklık veya yakınlık
gibi iklim elemanlarından bir veya birden fazlasını temel
alarak, yer yüzü üzerindeki farklı bölge iklimlerinin
sınıflandırılması. Sınıflandırmada bitki dağılımları gibi
ölçütler de kullanılabilir. |
|
İzler |
Uçakların bıraktığı izler yukarıdaki rüzgâr hızını ve yönünü
söyleyebilmemize yardımcı olur. Yoğun olduklarında olası bir
sıcak cephe olayının habercisidirler. İzler kalıcı
olmazlarsa o zaman nispeten daha kuru bir üst atmosfere ve
ona bağlı olarak büyük ölçülü bir hava bozulması
olmayacağına işarettir. Yüksek hızlı üst tabaka rüzgârları
izleri parçalar. |
|
Jeostrofik Rüzgar |
Gradyan
rüzgarının özel bir şeklidir. Birbirlerine zıt yönde olan
basınç gradyan kuvveti ile Koriolis kuvveti arasında ve
onlara dik olarak, sadece yerçekimi kuvveti etkisi altında,
değişmeyen basınç alanı içinde, izobarlara paralel olarak,
doğrusal yönde gerçekleşen hava hareketi. Bu tür rüzgarda,
sürtünmenin olmadığı, akışın eğimsiz ve doğrusal olduğu,
dikey ivme ile konverjans ve diverjansın olmadığı
varsayılır. |
|
Jet Akımları |
Her iki yarıkürenin orta ve tropikal-altı enlemlerinde
yılankavi dolaşan yüksek hızlı rüzgâr nehirleri. Normalde
(10 kilometre) yükseklikte olurlar ve alçak basıncın oluşumu
ve hareketleriyle bağlantılıdırlar. Jetler normal
enlemlerinin dışına çıktıklarında mevsim dışı hava koşulları
oluşur. |
|
Jevon Etkisi |
Yağışölçerin
bizzat kendisinin neden olduğu, ölçülen yağış miktarının
çevresini yansıtmadığı görüşünü açıklayan etki. Jevon'a
göre, yağışölçerin kendisi, üzerinden geçen rüzgarda bir
türbülans yaratır ve bu türbülansta yağışölçerin içerisine
girmesi gereken yağış miktarını etkiler. Yağışölçerde
gerçekleşen kayıp rüzgar hızıyla doğru orantılıdır. Birçok
yerde bu etkiyi sıfırlamak için yağışölçerin etrafına rüzgar
korunakları yapılmıştır. |
|
Kahverengi Kar |
Bazı bölgelerde
gözlenen, atmosferdeki toz parçacıkları ile karışarak yere
inen ve kahverengi renkte olan kar yağışı. Dünya üzerinde
yapılan gözlem kayıtlarına göre kırmızı ve sarı renkte kar
yağışı da vardır. |
|
Karaburan |
Orta Asya'da,
İlkbahar başlarından yaz sonuna kadar hemen hemen her gün
esen doğu-kuzeydoğulu kuvvetli fırtına. 'Kara fırtına' adı
da verilen bu kuvvetli rüzgarlar, çöllerden kaldırdığı toz
ve kumların bulut şeklinde oluşmasına, yaşamın zorlaşmasına
ve gökyüzünün görülemez hale gelmesine neden olur. Fırtınalı
dönemde o bölgede yaşam durur. |
|
Kararlı Hava Akımları |
Sıcaklık etkisiyle veya tepelerin üstlerine itilerek veya
cephesel yüzeyler etkisiyle bir hava akımının içine
yükselmeye zorlanan hava tekrar çökmek, alçalmak
eğilimindeyse o zaman o hava akımına kararlı hava akımı
denir. Bir hava akımının kararsız tabakalarının üzerinde
kararlı tabakaları veya tam tersi olabilir. Bir sıcaklık
tersinmesi alttaki dengesiz bir tabakayı üstteki dengeli
olandan ayırır. Dengeli hava akımlarının göstergesi
katmansal bulutlar, dağılmayan, bir arada çökmek eğiliminde
olan baca dumanları, kötü görüş mesafesi ve sıcaklığın uç
noktalarda olmasıdır. Üzerinden geçtikleri yer katmanından
daha sıcak olan hava akımları yer yüzeyi yakınında
dengelidirler. |
|
Kararsız Hava Akımları |
Yükselen havanın yükselmesini atmosferin kayda değer
derinliklerine kadar sürdürdüğü bir hava akımıdır. Bir
tersinme sonunda çıkışı durdurur ve bulutları belli bir üst
seviyede tutar. Bulutların ulaşabileceği en yüksek (ve en
delinemez) seviye tropopoz tabakasıdır. Cirrus ve
cumulonimbus bulutlarının her ikisinin de üst noktaları, her
iki yarıkürenin orta enlemlerinde yüksekliği 8 mil (13 km.)
olan tropopoz katmanının hemen altında olmak zorundadır. Bu
tabaka kutuplarda 5 mil (8 km.) ve ekvatorda 10 mil (16 km.)
yüksekliktedir. Dengesiz hava akımları cumuluform bulutları,
yükselen ve dağılan duman, iyi görüş (mesafesi) ve orta
derece sıcaklıkla kendini belli eder. |
Kasırga
(Hortum) |
Cumulonimbus
bulutundan aşağı doğru sarkan ve yere dokunan, kendi dar
ekseni etrafında şiddetli bir şekilde dönerek çok uzun yol
kat edebilen hava kolonu. Baca görüntülü bu olay fırtına
olarak isimlendirilen hava olaylarının en tahrip edicisidir.
Kasırga dünyanın belli yerlerinde sık sık görülen
meteorolojik bir olaydır. Kasırganın temel karakteristikleri
şunlardır: Fazla kararsızlık sonucu oluşan kuvvetli bir Cb
bulutu ile aşağı doğru sarkan ve kendi etrafında dönen
hareketli bir vorteks, dolu ve gökgürültüsü başta olmak
üzere kuvvetli yağış, helezon şeklinde yukarıya doğru
dönerek yükselen kuvvetli rüzgar ki hızı 200 ile 400
kilometre arasındadır ve saatte yatay olarak 40 ile 75
kilometre hızla 450 kilometrelik bir rotada hareket. |
|
Katafalanks |
Soğuk cephe veya
'squall' yüzeyiyle eş anlamlı olarak kullanılan terim. Soğuk
havanın sıcak havayla yer değiştirmesi sırasında oluşan
süreksizlik hattı ve siklon yakınlarında yer alan bu hattın
yerden yukarıya doğru belli bir eğimle uzanan yüzeyi. |
|
Katalobar |
Belirli bir
zaman dilimi içinde, barometrik basınç değerlerinin düşüş
gösterdiği alan. |
|
Knot |
Saatte bir deniz millik hız. Bütün dünyada kullanılan
1 nt = 1.15 mil/saat = l .852 km/saat. |
|
Koniskop |
John Aitken
tarafından geliştirilen ve havadaki toz miktarını
belirlemede kullanılan bir alet. Alet, havadaki toz
parçacıklarının yoğunluğuna göre farklı renkler verir. |
|
Leste |
Maderiya ve
Kanarya Adalarında hareket halindeki bir alçak basınç
merkezinin ön tarafında görülen, doğulu, kuru ve sıcak
rüzgar. Afrika çöllerinde esen siroko tipi rüzgarlara benzer
ve Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında sıkça görülür. Esme
süresi 1 ile 7 gün arasında değişmesine rağmen genellikle üç
gün sürer. 25 ile 50 km/saat hızla esen rüzgar süresince
sıcaklık çok yükselir fakat nem düşer. |
|
Lisimetre |
Toprak içine
doğru yağmur süzülme oranını belirleyen ve toprak altına
yerleştirilen bir alet. |
|
Litometeor |
Duman, toz veya
kuru duman gibi hava içerisinde boşlukta kalabilen veya
yeryüzünden rüzgar tarafından kaldırılıp havaya
karıştırılmış her türlü kuru parçacıklara verilen genel
isim. Zıt anlamlısı olan hidrometeorlar ise genellikle su
içeririler. Litometeor daha çok katı toz, kum veya yanmadan
ortaya çıkan kül parçacıklarından oluşur. Özellikle direk
çıplak gözle görülemeyen kuru duman; kuru, katı kum
parçacıkları ve tuzdan oluşur ve görüşü önemli ölçüde
kısıtlar. |
|
Maestro |
Adriyatik
Denizinde esen kuzey batılı rüzgara verilen isim.
Akdeniz'de, özellikle Sardinya ve Korsika kıyılarında esen
kuzey batılı rüzgarlar için de bu isim kullanılır. |
|
Makerel Gökyüzü |
Arasındaki
boşluklardan mavi gökyüzünün görülebildiği, muntazam
dalgalar halinde sıralanmış, yuvarlak görünüşlü, parçalı,
uskumru balığının sırtına benzer görüntü sergileyen, azda
olsa dikey genişlemesi olan, buz kristallerinden oluşmuş
cirrocumuluslarla kaplı gökyüzü için kullanılan bir
benzetme. |
|
Meteogram |
Avrupa Orta
Vadeli Tahminler Merkezi'nden (ECMWF) alınan 10 günlük hava
tahmini içeren diyağramlar için kullanılan terim. Histogram
ve grafiklerle 10 günlük bir süre için bulutluluk miktarı,
850 Mb. nispi nem oranı, 6 saatlik sürelerde mm. olarak
yağış miktarı, ortalama deniz seviyesine indirgenmiş basınç,
knot cinsinden 10 m. rüzgarı ve yönü, ile 2 m. sıcaklığı ve
850 Mb. sıcaklığı verilmektedir. Meteogramın meteorolojide
doğrudan kullanılma yani son kullanıcı tarafından doğrudan
kullanılması doğru değildir çünkü ülkemizin orografisi ECMWF
sistemlerinde tam olarak tanımlanamadığından mutlaka uzman
bir meteorolojist tarafından değerlendirilip, yorumlanıp
rapor haline getirildikten sonra kullanıcıya verilmesi
gerekmektedir. Her şeye karşın 90'lı yılların en gözde
ürünlerinde birisidir. |
|
Mezosfer |
Stratosferle
iyonosfer arasında bulunan, yükseklikle sıcaklığın hızla
düştüğü atmosfer tabakası. Yüksekliği değişiklik
göstermesine karşın genellikle yerden 17 ile 80 km. yukarıda
bulunur. |
Nebulosis
(Çok Sisli) |
Çok alçak seviyelere (hatta toprağa kadar) inen stratus
bulutlarının bir türü. Çok alçak seviyelerde tamamen kapalı
gökyüzüne eşlik eden bir stratus oluşumu. |
|
Nem Adyabat |
Doymuş veya su
buharı içeren nemli havanın yükseltilmesi. Hava parseli
yükseltildiğinde doyma sıcaklığına kadar soğur ve nispi nemi
yüzde yüze ulaşır. Daha fazla soğutulması ise yoğunlaşmaya
neden olur. Hava nemliyse ve adyabatik olarak yükseltilirse,
her yüz metrede sıcaklık 0.55 °C azalır. |
|
Nephelemetre |
Optik
yöntemlerle bulanık bir havada asılı duran maddelerin
miktarını belirlemede kullanılan bir alet. Bir anlamda görüş
ölçer olarak kullanılır. Bu aletin bir değişik şekliyle de
sisin yoğunluğu ölçülmektedir. |
|
Oklüzyon |
Cephesel bir depresyonun
geçirmekte olduğu yaşam evrelerinin en son aşamasında görülen bir durum.
Bu kavram, oklüzyonun gerçekleştiği alanda sıcak havanın yerden
yukarılara soğuk hava tarafından zorla kaldırılması nedeniyle
kullanılmaktadır. Genç bir cephe aşamasında iken gerideki soğuk cephe
ile öndeki sıcak cephe arasında kalan alan yani sektör oldukça geniştir.
Zamanla, soğuk cephe sıcak cepheden daha hızlı hareket ettiğinden sektör
daralır ve soğuk ve sıcak cephenin birleştiği oklüzyon denilen bir oluk
şekline dönüşür ve yerden yukarı seviyelere doğru yükselir. Oluk yani
oklüzyon, bulutluluğuyla, yağışı ve rüzgar dönüşleri ile belli olur.
Oklüzyon gerisindeki hava önündeki havadan daha soğuksa 'soğuk',
gerisindeki hava önündeki havadan daha sıcaksa 'sıcak' oklüzyon olarak
isimlendirilir. Sıcak oklüzyon durumunda aynı sıcak cephede olduğu gibi
bulutluluk ve yağış cephenin önünde, soğuk oklüzyon durumunda ise, soğuk
cephede olduğu gibi bulutluluk ve yağış cephenin gerisinde veya
üzerindedir. |
|
Okta |
Gökyüzündeki bulut miktarını
belirlemek için kullanılan ve gökyüzünün sekizde birine eşit olan terim.
|
|
Oluk |
Havanın
esasta yükseldiği, yağmura, sağanağa ve geçici hava bozmalarına öncülük
eden, alçak basıncın bir uzantısı olan bölgedir, iki türlü oluk vardır:
-
cephesel
-
hava
kütlesi kaynaklı.
Birincisi varlığını bir cepheye (çoğunlukla eski bir cepheye) borçluyken
ikincisi özellikle alçak basınç gerisindeki kutupsal hava akımları
içinde oluşur. |
Opakus
(Gölgeli) |
Bulut türleri içindeki
çeşitlilikleri anlatmak için kullanılan ve "gölgeli"
anlamına gelen Latince kelime. Bu kelime altocumulus, stratocumulus ve
stratus bulutlarıyla beraber kullanılır. Opacus tür bulutların olması
durumunda bulut arkasındaki güneş ve ayı görmek mümkün değildir. |
|
Oraj |
Cumulonimbus ve iyi gelişmiş
cumulus bulutlarının yarattığı, gök gürültüsü, şimşek, hamleli yer
rüzgarı, türbülans, kuvvetli yağmur sağanağı, dolu, buzlanma, orta veya
kuvvetli dikey hareket ile karakterize edilen nispeten kısa süreli
-yaklaşık 2 saat- lokal fırtına. Bir orajın istasyona yaklaşması
durumunda önce rüzgar rasatçıdan uzaklaşıyor gibi eser ve barometre
düşmeye başlar. Oraj biraz daha yaklaşınca barometre biraz yükselir ve
rüzgar tam tersi yönde yön değiştirerek rasatçıya doğru esmeye başlar.
Kuvvetli yağışın başlamasıyla da barometre tekrar düşer. Orajların
meydana geldiği bulutlarda taban sıcaklığı yaklaşık olarak 0 °C, tepe
sıcaklığı ise -20°C 'dir. Bulutun elektrik yüküne bakıldığında tavanın
pozitif, tabanın negatif olduğu görülür. |
|
Ozonosfer |
Oksijenden türeyen ozon gazı
miktarının yüksek olduğu atmosfer tabakası. Bu tabakanın görevi güneşten
gelen kızılötesi ışınlara karşı filtre mekanizması oluşturmasıdır.
Troposfer ve stratosfer arasında yer alır ve yerden olan yüksekliği
yaklaşık 15-20 km.dir. |
Öncül
Darbe
(Boşalım) |
Şimşek veya yıldırım gibi
elektriksel boşalımlarda, şimşek ve yıldırımın en uç tarafında gözlenen
ilk ışık, ilk parlak çizgi. |
|
Örs Bulutu |
Kuvvetli cumulus ve cumulonimbus bulutlarının üst seviyelerinin örs
şeklini alması durumunda verilen isimdir. Olgunlaşma döneminden sonra
oraja neden olabilir. Genelde ana buluttan ayrılan örs yüzlerce mil
uzaklaşabilir. |
|
Palouser Fırtınası |
Kuzey Idaho ve
Doğu Washington civarında Palouser Irmağının vadisine
etrafındaki yüksek dağlardan aşağı doğru esen, kuvvetli,
tehlikeli katabatik rüzgar. Bu rüzgara "inek
öldüren" rüzgarı da denmektedir. |
|
Pannus |
Türbülanslı rüzgâr anaforlarının, yağmur, kar ve sulu
sepkenin döküldüğü bulut tabanının altındaki hava
tabakasını, yukarı itmesinin ve soğutmasının neden olduğu
bir stratus yapısı. Sulu sepken muhakkak yere erişmeyebilir,
düşerken buharlaşır ve havayı nemlendirir. Pannus hemen
gelecek bir yağmurun habercisidir, bir kez yağmaya
başladığında 300 metrelik bir alana kadar uzanabilir. |
|
Parsel |
Tüm meteorolojik
süreçlere tepki verebilen, kendi özelliklerini uzun süre
koruyabilecek büyüklükte, meteorolojik özelliklerin dağılımı
açısından homojen yapıdaki küçük hacimli hava parçası.
|
|
Perihelyon |
Dünyanın yörüngesi üzerindeki güneşe en yakın olan noktaya
verilen isim. Bu terim güneş etrafında dönen bir çok gezegen
yörüngesi için de kullanılabilir. "Aphelion"
teriminin zıt anlamlısıdır. Bu dönem 21000 devir yılında
yaklaşık Ocak ayı sıralarında bir defa yaşanır ve bu zamanda
dünya güneşe en uzak olduğu noktadan 3 milyon mil daha yakın
olur. |
|
Pus |
Göreceli olarak
büyük parçacıklardan oluşan zayıf ince sis. Atmosferde bir
donukluk olduğunda ve görüş uzaklığının 1 km.den fazla
olduğu zamanlarda pus terimi kullanılır ve nem oranı yüzde
95'in üzerindedir. Genellikle pusla beraber çok hafif
çisenti göründüğü için pus olayı ile çisenti birbirine
karıştırılır. |
|
Rabal |
Radyosonde
balonlarının yükselişleri sırasında teodolitle yapılan
gözlemlerden elde edilen yüksek seviye rüzgarlarının yön ve
hızlarını gösteren kayıtlara verilen isim. |
|
Radon |
Yeryüzü
kabuğundaki radyoaktif maddeler tarafından yayılan ve aşağı
seviyelerdeki havanın çok küçük bir bileşenini oluşturan
atıl gaz. Simgesi "Rd",
atom ağırlığı 222 ve atom numarası 86'dır. Radonun bozuşumu
ile ortaya çıkan alfa parçacıkları, kara üzerinde aşağı
seviyelerdeki havanın iyonizasyonunda kısmen rol oynar.
|
|
Radyoaktivite |
Alfa ve Beta
parçacıkları veya Gama ışınlarının yayılması ile birlikte,
karasız elementlerin daha çok kararlı elementlere
kendiliğinden ayrılması. Doğal olarak oluşan elementlerden
bazılarının sahip olduğu temel özellik. Yer kabuğundaki bu
| | |