e-mail    
denizce@denizce.com
 





AB Hotel
Acarlar Gölü
Agva
Antalya Şel.
Antarktika
Bordeaux
Bozcaada
Costa Farilya
Çağlayanlar
Çamaltı Tuzlası
Çığlıkara
Dalış Turları
. Avustralya
. Endonezya-Papua
. Endonezya-Walea
. Galapagos
. Honduras
. Komodo
. Maldivler
. Meksika
. Mikronezya
. Tayland
Düden
Dünyanın Renkleri
. Mali
. Myanmar
. Sicilya
. Toskana
Erciyes
Galata Kulesi
Galata Mevlev.I
Garipçe
Galata Mevlev.II
Jeoparklar
Kaklık Mağarası
Kapıdağ Y.
Kastamonu
Kızıldeniz
Konya
Korfu Adası
Loire Vadisi
Marmara Adası
Mısır'ın Gizemi
Nice
Piramitler
Prag
Prens Adaları
Rio
Sanaa
Santorini
Sinop
Sultanahmet
Urla
Van
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Gezelim Görelim  

  Myanmar'a Yolculuk                                                                       Martine Atalay

 

 Myanmar (Burma)

                     www.dunyaninrenkleri.com      


Yangon - Schwedagon Pagodası

 

Geçmişte Burma ve Birmanya diye anılan Myanmar, güneydoğu Asya’nın en gizemli ve şaşırtıcı ülkesidir. Sadece güzel manzaraları, sanatsal ve kültürel mirasıyla değil, halkının asaleti, misafirseverliği ve güleryüzüyle de hayranlık uyandırır. Seyyah, bu ülkede kendini başka bir dünyada zannedebilir.


Yangon – Schwedagon Pagodası

 

Batısında Bengal Körfezi’nin, güneyinde ise Andaman Denizi’nin sularıyla yıkanan Myanmar, Bengladeş, Hindistan, Çin, Laos ve Tayland’dan dağları ve ormanlarının yarattığı tabii bir sınırla ayrılmıştır. Himalayalarda doğan ve ülkenin atardamarı olan Irrawaddy nehri, yüksek boğazlar, balta girmemiş tropikal ormanlar ve pirinç tarlalarının ortasından akarak, ülkenin en büyük kenti Yangon’un güneyinde 280 km. genişliğindeki devasa deltaya ulaşır.


Yangon – Kandawgyi Gölü  - Kraliyet Teknesi

 

Myanmar seyahati Yangon’dan başlar. Çok yakın bir zamana kadar ülkenin başkenti olan Yangon’un ismi, 1852 de ülkenin güneyini kolonize eden İngilizlerin verdiği Rangoon adından gelir. Kısa bir süre önce, 1962 den beri ülkenin idaresini ellerinde tutan generaller, başkenti, bilinmeyen bir nedenle, daha kuzeydeki Pyinmana bölgesinde bulunan Nay Pyi Daw kentine taşıdılar. Bilindiği gibi, bu generaller cuntasını boykot eden batılılar uzun süre Myanmar’a seyahat etmek istemediler. Bu boykot sayesinde de Myanmar turist akınlarıyla bozulmadan günümüze gelebildi.


Yangon – Şafakta Kandawgyi Gölü

 

Ancak günümüzde bir kaç yüzbin turistin geldiğini düşünürsek, bu sadeliğin uzun süre kalmayacağını anlarız. Bütün bu nedenlerle ülkeye hafifçe çekinerek gelen seyyahın çekingenliği havaalanındaki uzun vize formaliteleri sırasında artsa da, ülkeye adımını atar atmaz, Budist tapınaklarının  arasında ve zamanın ötesinde bir  yolculuk yapmaya başlayacak ve kendini bu güleryüzlü, sakin insanların arasında son derece güvende hissedecektir.


Inle Gölü

 

İlk kültür şokunu, Birman ruhunu çok iyi yansıtan ve yüz metreden daha yüksek, altın kaplı stupasıyla ülkenin en tanınmış pagodası olan mistik Shwedagon’da yaşayabilirsiniz. Yangon’da, Chaukhtatghi Yatan Buda Pagodası, çok hareketli eski kolonyal mahalleler, renkleri ve kokularıyla Çin Pazarı, romantik Kandagyi Kraliyet Gölü, Birman tarihini sergileyen milli müze ve ülkenin çeşitli bölgelerinden gelen hediyelik eşyaların satıldığı Bogyoke Aung San sanatkarlar çarşısı gibi ilginç geziler yapabilirsiniz.


Irrawaddy Nehri
 

Ancak alışverişinizi seyahatiniz boyunca gezeceğiniz ve boyalı şemsiyeler, lake eşyalar gibi daha zengin çeşit sunan Mandalay ve Bagan bölgelerinde yapmanızı tavsiye ederiz. Birmanya safir, opal, topaz, zümrüt gibi değerli taşların bolca çıkarıldığı bir ülke ancak hakikisinden çok sahtesinin de tezgahları doldurduğunu düşünerek bu tip bir alışveriş için pahalı olmakla birlikte, en güvenilir yerin değerli taşlar müzesindeki devlet mağazası olduğunu söyleyebiliriz.


Inle Gölü

 

Shan bölgesinde, 1000 metre rakımda bulunan Inle Gölü’ne varabilmek için önce Heho’ya kadar uçakla gitmek, havaalanından sonra bir saat kadar kara yolundan Nyaungshwe’ye ulaşmak ve oradan da gölün en sakin köşelerinde ve yerel mimari tarzında, yani kazıklar üzerinde inşa edilmiş otellere gidebilmek için, ortalama yarım saat motorlu piroglarla seyahat etmek gerekmekte. Yüksek dağlarla çevrili Inle Gölü, kazıklar üzerine inşa edilmiş köyleri, ufak sandalların üzerinde ayaklarıyla kürek çeken balıkcıları, gölün üzerinde inşa ettikleri tarlalarında tarım yapan köylüleri, tapınakları, dükkanları ve kısacası göl üzerindeki canlı yaşamıyla alıştığımızın çok dışında ve ilginç bir görüntü sergilemekte. Gölü keşfetmek için sabah erken saatlerde, piroglarla, sisin içindeki büyüleyici atmosferin içinde yolculuğa başlamak gerekiyor.


Inle Gölü – Sagar

 

Sabah yola çıkıldığında hava serin olmakla birlikte saat ona doğru güneş yükseldikce çok ısınacağını göz önünde bulundurmak gerekir. Yolculuk esnasında göldeki hayatın, balıkçılarla, meyva, sebze, odun, yosun veya sepet taşıyan piroglarla, zıplayan kediler manastırı gibi göl üzerinde inşa edilmiş pagodalardaki dua eden keşişlerle, yavaş yavaş nasıl hareketlendiğini görebilirsiniz. Gölün güneyindeki, eski başkentlerden Sagar’a kadar uzunca ama çok ilginç bir yolculuk yaparak, yarı bellerine kadar sulara  gömülmüş, periler ülkesini anımsatan pagodaları görebilirsiniz.


Mandalay – Kralliyet Sarayı

 

Mandalay’a gitmek için Heho’ya geri dönerek uçağa binmek gerekmekte. Mandalay, hem çevresindeki birçok manastırla Buda alimlerinin merkezi, hem de kadınlara yasak olduğu için sadece erkeklerin yanına kadar gidip yapıştırdıkları altın yapraklarla 15 cm. kadar altınla kapladıkları, ülkenin en kutsal Buda’sı Mahamuni’nin bulunduğu Hpayagyi Pagoda’sıyla ülkenin en kutsal şehridir. Mandalay’da biçok altın yaprağı imal eden atölye görebilirsiniz. Birman halkının inancına göre altın yaprakları sadece güzel ve değerli değil aynı zamanda da yiyeceklere karıştırılıp yendiği zaman kalbi güçlendirmektedir. Burma’nın İngilizler tarafından 1885 de işgaline kadar son kraliyet başkenti olan Mandalay, 1945 de bombardımanlardan çok zarar görmüş ve kraliyet sarayı yıkılmıştır.


Mandalay – Kuthodaw Pagodası

 

Bugün bu sarayın bir kopyasını görmek mümkün. Mandalay’ın güzel bir panaromasını görebileceğiniz tepenin eteklerinde, Buda felsefesinin 729 stele yazılı olduğu, dünyanın en büyük taş kitabını barındıran Kuthodaw Pagodası bulunmakta. Mandalay’dan hareketle, bir ada üzerinde bulunan ve at arabalarıyla gezilen Ava; 1849 senesinde Ava sarayından getirilen tik ağaçlarıyla inşa edilen, 1200 mt. uzunluğundaki U-Bein köprüsüyle Amarapura; tepelerde inşa edilmiş pagodaları, tapınakları ve budizmi öğrenmek için gelen kadın ve erkek keşişleri barındıran 400 manastırıyla  Sagaing ve daha kuzeydeki ve gemilerle gidilen Mingun gibi eski başkentleri gezebilirsiniz. Mingun’da Moskova’dakinden sonra en büyük ve sağlam çanı ve 1790 da inşaatına başlanan fakat kralın ölümünden sonra para yokluğundan terk edilen en büyük pagodayı görmek mümkün.


Bagan

 

Mandalay’ın 145 km. güneyindeki Bagan’a üç yolla gitmek mümkün: Uçak, çok bozuk ve 8 saat süren kara yolu veya nehirden gemiyle. Nehir yoluyla yolculuk en renklisi: suyun yüksekliğine göre 8 ila 12 saat sürebiliyor. Fakat gün boyu göreceğiniz manzaralar buna değer.


Bagan

 

Güney-Doğu Asya’nın en büyük arkeolojik ören yeri olan Bagan, 849 senesinde oturulmaya başlayarak, 1287 deki Moğol istilasına kadar Burma’nın başkenti olmuş ve XI.ci yy.da, büyük kral Anawratha’nın devrinde inşa edilen tapınak ve pagodalarıyla altın çağını yaşamıştır. Unesco’nun sayımına göre 2229 eser ihtiva eden Baga’nın tümünü gezmeyi pek düşünmemek gerekir. Ancak, Shwezigon, Thatbyinnyu, Buhpaya, Mingalazedi, tepesinden muhteşem bir gün batımı izleyebileceğiniz Shwehsandaw pagodaları ve Ananda, Htilimilo, Mahabodhi, Sulamani ve renkli duvar resimleriyle Anandaokkyaung tapınakları en ilginç örnekleri oluşturmakta.


Bagan - Schwezigon Pagodası

 

Tüm Bagan’ı, gün doğumunun ışıkları ve sisleri içinde görebilmek için bir balon turu yapmak, pahalı olmakla birlikte en doğru seçim. 

Bagan’da geleneksel Birman kukla tiyatrosunun oyunlarını izleyebilirsiniz. Genellikle akşam yemeği esnasında izleyebileceğiniz bu gösteriler, ülke insanlarının mizah anlayışı hakkında güzel bir örnek sergilemekte. Büyük ve tahtadan yapılmış kuklalar da, Burma’dan getirebileceğiniz en dekoratif hatıra eşyalarından biri olabilir.


Ava – U-Bein Köprüsü

 

Son bir konu da Birman mutfağı. Genelde Çin ve Taylan mutfaklarının bir benzeri olan Birman mutfağında ağırlıklı olarak pirinç ve pirinç makarnasının yanında sebze, çeşitli otlar ve balık yenmekte. Uzakdoğu mutfağını sevenlerin çok memnun kalabilecekleri bir yemek çeşidi.

 
     
 

 

Kısacası Myanmar, güleryüzlü ve sakin insanları olan, iyi yemek yenebilen ve en önemlisi gezdiğimiz hiç bir yerle kıyaslanamayacak ilginçlikte bir ülke.
 

Derleyen: Martine Atalay

Resim Galerinde Myanmar'ı Gözlemek İçin Tıklayınız 

 

İletişim:
KOPTUR Seyahat Acentası

Nispetiye Cad. No:15/B
Etiler/İstanbul
Tel     : 0212-351 0301
Faks : 0212-351 1190

info@koptur.com

www.dunyaninrenkleri.com