Denizce
    
e-mail
 
denizce@denizce.com
 

  

  



Dünya
Atmaca
Böğürtlen
Datça Florası
Deniz Minareleri..
Doğal Klimalı Evler
Ekolojik Sistem
En Yakın Mars
Mars 2007
Sulak Gezegen Mars
Evsel Atıksular
Gediz'in Güzelleri
Gelincikler
İklim Dinamikleri
İklim Geleceğimiz
İstanbul'da İlkbahar
Karaca
Kardelen
Karıncalar
Kasırga Nasıl Oluşur
Kelebek
Kış Güneşi
Kış Uykusu
Kurutulan Dünya
Kül ve Ekmek
Küresel Isın.Pay.
Lale
Mağaracılık
Mantarın Rengi
Meyve Çiçekleri
Nar, Mazı Meşesi
Pil
Sedir A.ve Gemicilik
Sonbaharın Renkleri
Suya Aşık Kuşlar
Türkiye Doğası
Yaban Koyunu
Yapraklar
Zakkum

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım 

 

  Narin Güzellik

Oktay Subaşı    

 

Yumurtayken tırtıla, tırtıldan kozaya, koza içindeyken pupaya dönüşen böcek; her aşamanın sonunda daha da güzelleşerek, kelebek olup kanat çırptığında güzelliğinin zirvesine ulaşır. Bu uzun ve sancılı sürece karşın ömrü kısacıktır.

Bir kelebek resmi çizmeniz istense, hangi kelebek türünü çizerdiniz? Rengi ya da deseniyle hangisini andırırdı? Bir Alıç kelebeğini mi (Aporia crataegi), Benekli bakır kelebeğini mi (Lycaena phlaeas) yoksa Alevli ateş kelebeğini mi (Lycaena ochimus)?..

 

Özel ilgi alanı olanlarımız dışında çoğumuz, kelebekleri birbirinden pek ayırt edemeyiz. Kuşları; serçe, martı, karga veya leylek olarak bilir ve ayırt ederiz ama adıyla tanıdığımız kaç kelebek vardır? Kelebekler adlarını, bazen mitolojik bir kahramandan, bazen tadını sevdiği bir bitkiden, kanatlarının rengi ve deseninden, yaşadığı bölge veya şehrin ya da kendisini keşfeden bilim adamının adından alıyorlar.

Kelebeklerin dünyasına biraz yaklaştığımızda renk ve desenlerine göre türlere ayrıldıklarını, canlılar âleminin en zengin tür çeşitliliğine sahip gruplarından biri olduklarını fark ederiz. Farklı türlerin farklı mevsimlerde uçtuğunu, aynı bitkilerle beslenmediklerini, diğer böceklere göre daha fazla sevildiğini ve çok sayıda ilgilisi bulunduğu için hakkında en fazla bilgi sahibi olunan böcek gruplarından biri olduğunu görürüz.

 

Kelebekler Dünyası

Kelebekler hayvanlar âleminde Pulkanatlılar (Lepidoptera) grubu içinde yer alır, kendi içlerinde faaliyet durumlarına göre; gündüz kelebekleri (Rhopalocera) ve gece kelebekleri (Heterocera) olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bu iki grubu birbirinden kolayca ayırt edebiliriz. Gündüz kelebeklerinin kanatları sırtlarında dik olarak durur, gece istirahat edip, gündüz uçarlar. İnce ve hafif vücutludurlar. Anten uçları topuzludur. Kanatları güzel renk ve desenlerle süslüdür, uçuşları yavaştır. Gece kelebekleri ise kalın ve ağır vücutlarıyla alacakaranlıkta veya gece uçarlar. İnce kıl gibi olan antenlerinin ucu sivridir. Bazı türlerde antenlerde birer dizi tüy bulunduğundan tarak görünümündedirler. Genellikle renkleri mattır. Hızlı uçucudurlar, dinlenme hâlinde kanatlarını çatı gibi gövdelerinin üzerine kapatırlar veya tamamen açık bırakırlar. Bu kurallar bütün kelebekler için geçerli değildir. Böcekler dünyasının büyüleyici renklere sahip bu narin yapılı grubunun ömrü sanıldığı gibi birkaç gün değil; ortalama olarak iki veya üç haftadır. Bazı türleri ise iki ya da üç ay yaşayabilir. Göçleriyle ünlü Monark kelebekleri, Kanada'dan Meksika'ya 3200 kilometrelik uçuşlarında altı ay kadar yaşarlar.

 

Türkiye'nin Kelebekleri

Göç yolları üzerinde yer alan ülkemiz, birbirine yakın merkezlerdeki farklı iklim koşullarıyla çok sayıda bitki ve hayvan türünün yaşamasına imkân tanır. Güneyin Akdeniz makileri, kuzeyin nemli ormanları, İç Anadolu'nun, Kuzeydoğu Anadolu'nun yeşil meraları, Doğu Anadolu'nun kayalık dağ yamaçları, Avrupa, Asya, Ortadoğu ve çok az olmakla beraber Afrika'ya özgü çok sayıda türün yaşamasına olanak sağlar. Bu özellikler nedeniyle tür çeşitliliği açısından Avrupa'nın en zengin ülkelerinden biri durumundayız. Orta ve Doğu Anadolu'daki tahrip olmamış doğal alanlarda, deniz seviyesiyle orta yükseklikteki üçbin metreye kadar su bulunan dağlık kesimlerde çok sayıda kelebek yaşar. Özellikle Kaçkar Dağları, Çoruh Vadisi, Van Gölü Havzası, Fethiye Kelebekler Vadisi, Niğde Aladağlar ve Antalya Bölgesi tür çeşitliği açısından en zengin bölgelerimizdir.

 

Endemik Kelebekler

Ülkemiz çok sayıda endemik kelebek türüne de ev sahipliği yapar. Çokgözlü Anadolu beyazı (Polyommatus menalcas), Halikarnas esmeri (Maniola halicarnassus), Anadolu çok gözlüsü (Plebeius hyacinthus), Koçak'ın esmer perisi (Hyponephele kocaki) gibi kelebek türleri sadece Anadolu'da yaşayan endemik türlerdendir. Avrupa'da nesli önemli ölçüde azalan bazı türler ise Türkiye'de bölgesel olarak iyi korunan bazı sahalarda nispeten daha rahat görülebilmektedir. Bunlara, Apollo (Parnassius apollo), Yalancı apollo (Archon apollinus), Karagözlü mavi kelebek (Glaucopsyche alexis), Himalaya mavi kelebeği (Pseudophilotes vicrama), Bavius (Pseudophilotes bavius) örnek olarak gösterilebilir. Çokgözlü hazer mavisi (Polyommatus caeruleus), Sibirya perisi (Triphysa phryne) türlerine nerdeyse rastlanmazken, Trakya ve çevresinde yaşayan Turuncu süslü doğu kelebeği (Anthocharis damone), Kara mavi (Scolitantides orion), Orman güzelesmeri (Erebia medusa) gibi türlere de artık nadiren rastlanmaktadır.

 

Nesli Tehdit Altında

Kelebekler bozulmamış doğanın, temiz çevrenin göstergelerinden biridir; son yıllarda sadece Türkiye'de değil, dünyanın her yerinde nesli tehdit altındadır. Tüm yaşam evreleri boyunca pek çok doğal düşmanla karşı karşıyadırlar. Diğer canlılara oranla çok daha hassas ve narin yapıda olmaları onları, doğal dengenin bozulmasından en fazla etkilenen canlılardan biri yapar. Doğal yaşam alanlarının daralması popülasyonlarının azalmasına ve nesillerinin yok olmasına neden olmaktadır.

Sadece bozulan çevre koşulları değil, bazı nadir ve gösterişli kelebek türlerinin ticari amaçlarla koleksiyonerlere satılmak için toplanması, bilimsel amaçlarla yurtdışına çıkarılması, bunları önleyecek yasal tedbirlerin olmaması, özellikle Apollo (Parnassus apollo), Van denizi güzeli (Cimeliidae axia theresiae) gibi türlerin azalmasına ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.

 

Kelebek Cennetleri

Kelebek gözlemciliği, son yıllarda kuş gözlemciliği kadar ilgi duyulan bir hobi haline geldi. Zengin kelebek faunasıyla Türkiye, giderek sayıları artan yerli ve yabancı kelebek gözlemcileri, doğa fotoğrafçıları, entomologlar, lepidopteristler için Avrupa'nın önemli gözlem alanlarından biri durumunda.

Ülkemizin her bölgesinde rastlanabilen kelebekleri yoğun ve farklı türleri ile bir arada görmek için, onların yaşam alanlarını ziyaret etmek gerekir. Bu anlamda Kaçkar Dağları, Barhal Deresi birer kelebek cennetidir. En meşhur bölge ise kuşkusuz Fethiye'deki Kelebekler Vadisi'dir. Yaklaşık 85 tür gündüz ve gece kelebeğine ev sahipliği yapan vadinin en popüler kelebeği, temmuz ve ağustos aylarında uçan Kaplan kelebeğidir (Euplagia quandripunctaria). Çoruh vadisi ve özellikle  vadideki Kan Deresi kelebek popülâsyonu açısından zengindir. Doğu Karadeniz Dağları, Gediz Deltası, Antalya Bölgesi, Niğde Aladağlar, Van Gölü Havzası ve Tatvan Nemrut Dağı kalderası önemli gözlem alanları arasında yer alır.

Uçuşan Zarafet

Kelebekleri daha yakından gözlemlediğinizde; renk ve kanat desenleriyle birbirlerine benzemediklerini, mevsimlerin değişmesiyle birlikte bazı türlerin uçuşunun sona erdiğini, bitki ve çiçeklerle birlikte uçan türlerin de, iklime, bölgeye, bitki çeşitliliğine, yüksekliğe göre değiştiğini, Osmanlı ateşi (Lycaena otomana), Anadolu melikesi (Melanargia Larissa), Dağ ateş kelebeği (Lycaena thetis), İspanyol kraliçesi (Issoria lathonia) gibi  adlarıyla onları tanımaya başladığınızı, hangi çiçeklerde hangi türleri görebileceğinizi, zariflikleriyle, narinlikleriyle, kısa süren yaşam süreleri içinde büyüleyici güzellikte bir dünya hakkında bize çok şey öğrettiklerini göreceksiniz.

Yazı - Foto: Oktay Subaşı        

   Kaynakça:
   SkyLife
- Haziran 2008

 

Oktay Subaşı'ya teşekkürlerimizle

Denizce

26.06.2008