e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 İnsan Nasıl İnsan Olur?

 Doç. Dr. Çağatay Üstün    

 

 

Bu soru yüzyıllardır tüm insanlığı ilgilendirdi. Ve insanlık tarihi, insan olmanın yollarını Rönesans ile birlikte hümanizma başlığı altında birleştirmeyi denedi. Bu kadar kolay değildi aslında? Sadece aydınlanma ve bilgilenme ile insan olunabilir miydi? Bilgi ve zeka bizleri insan yapabilseydi, o zaman herkes eğitim görür ve her yerde "insan olmuş insan" ile karşılaşırdık.

Ne demektir insan olmak? Nasıl insan olunur? Akıl, zeka ve bilgi insan olmaya yetmiyorsa başka ne gibi unsurlara ihtiyaç vardır? Bunları araştırmak ve bunları sorgulamak gerekiyor. İyilik yapan, doğru söyleyen, dürüstlüğü ilke edinen bir insan eğer zeki ve bilgili değilse insan olmuş mudur? İşte, belki de ince nokta buradadır. İnsan bir bütün olarak bunları sağlamak zorundadır. Nice insanlar tanırız ki, kendisini yetiştirmiş ama bir kitap bile okumadığı için cahilliğin pençesi içinde, "hayat okulunu bitirdim!" diye övünmektedir. Okumak ve öğrenmek bir süreçtir ve zaman ister, emek ister. Bu kadar kolay olsaydı, eğitim için yaşamımızda ayrılan zaman dilimleri bu kadar uzun olur muydu?

Gelişmekte olan insan yavrusu türlü bilgi, görgü ve eğitim süreçlerinden geçerek büyümeye başlar. Ondan beklenen ve istenen insan olmasını bilmesi ve bunun bilinciyle hareket etmesidir. Ancak araya giren türlü engeller sayesinde bir zaman gelir ki, insan olmasının önünde engeller çıkmaya başlar. Kötü arkadaşlar, kötü tavırlar ve kötü örnekler insan olmanın önüne dikilen büyük engellerdir. Sadece okul değildir insanın insan olmasını sağlayan. Çekirdek ailenin de bu anlamda olumlu bir etki yapması gerekir. Bu öğelerden bir tanesinin eksik olması "insan olmayı" geciktirir.

Toplumları oluşturan bireylerin insan olma bilinciyle hareket etmedikleri ve yaşamlarını buna göre yönlendirmedikleri bir gerçektir. Ancak buna rağmen yine de değişik nitelendirmelerde bulunularak, "insan olsun yeter!", "insanlığı tükenmemiş birisi yok mu?" gibi nitelendirmelerden medet umulmaya çalışılır. İnsanın nasıl insan olacağını bilmeyenler insan aramaktadırlar! Oysa, yaşayan her birey insan olmak adına bir mücadele vermek zorundadır. İnsan olmak kişisel bir ayrıcalık ve özellik değildir ve olamaz da.

Bugün tüm Dünya toplumları insan olma bilincine varmışlar mıdır? Hâlâ savaşların olduğu ve açlığın hüküm sürdüğü bir düzen içinde insan olmanın beklentisinin gerçekleşmediğini fark edebiliriz. Kimseye zarar vermeden yaşamak, yakınındakinin açlığını ya da sıkıntısını bilmeden rahat ve mutlu bir yaşam sürmek, gerçeklere gözleri yummak, insan olma amacının boş bir hayale dönüştüğünü göstermektedir.

"İnsan nasıl insan olur?" Cevap o kadar basit ve anlaşılabilir değil elbette.

Yenilikleri takip etmekle,
fakat hiçbir zaman yenilikleri suistimal aracı olarak görmemekle,
insan ruhuna ve kimliğine değer vermekle,
etik açıdan sorgulanmayacak şeyler yapmaya gayret etmekle,
okumak, çok okumakla ve öğrenmekle ve çok da düşünmekle,
ön yargılı olmamakla,
tüm canlıların yaşama hakkının varlığına saygı göstermekle,
insanı bir tür sömürü mekanizması haline getirmemekle,
duygulu ve hassas davranmakla ve insan olmanın getirdiği vicdanı korumakla
insan, insan olma yolunda bir şeyler yapmaya başlayabilir.

 

 


Doç. Dr. Çağatay Üstün'e teşekkürlerimizle

Denizce

03.08.2010