Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Taner Kışlalı
Ataol Behramoğlu
Attila İlhan
Aziz Nesin
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
Behçet Necatigil
Cahit Sıtkı Tarancı
Can Yücel
Edip Cansever
Faruk Nafiz Çamlıbel
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Halide Edip Adıvar
Halikarnas Balıkçısı
Mevlana
Nazım Hikmet
Necati Cumalı
Neyzen Tevfik
Orhan Kemal
Orhan Veli
Ömer Hayyam
Özdemir Asaf
Rıfat Ilgaz
Uğur Mumcu
Yahya Kemal Beyatlı
Yaşar Kemal
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Yazarlarımız   

  Necati Cumalı [1921-2001]

 

 

Necati Cumalı 1921 yılında Florina'da doğdu. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla kazasına yerleşen bir çiftçi ailesinin çocuğu olan Cumalı, Ortaöğrenimini İzmir Atatürk Lisesi'nde (1938), yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde (1941) tamamladı. Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942), Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde (1945) çalıştı, askerliğini tamamladıktan sonra Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı (1945-1957). Daha sonra Türkiye'nin Paris Basın Ataşeliği'nde (1957-1959) çalıştı. 1959 – 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yapan Cumalı, sonraki yıllarda yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. 10 Ocak 2001 tarihinde İstanbul'da yaşama veda etti.

 

Yazın Yaşamı

İkinci Dünya Savaşı yıllarında şiirlerle yazın yaşamına giren Cumalı, ilk şiirini Urla Halkevi dergisinde yayımladı (1939). Daha sonra yeni edebiyat anlayışını savunan dönemin tüm ilerici / yenilikçi dergilerinde yazmayı sürdüren Cumalı, şiirlerini Varlık, Servet-i Fünun - Uyanış, Yeni İnsanlık gibi dergilerde yayımladı. 1943 yılında ilk kitabını çıkardı: Kızılçullu Yolu. Aynı yıl askere giden Cumalı, terhisine yakın geçirdiği "zehirli sıtma" yüzünden hava değişimine gönderildi (1944), hem askerliğin hem hastalığın etkisiyle Harbe Gidenin Şarkıları adlı ikinci kitabını yazdı (1945).

Ankara'ya dönen Cumalı, Ulus gazetesinin sanat sayfası ile Varlık, Ülkü ve Ankara dergilerinde sürekli olarak şiirlerini yayınladı, bu arada daha lise sıralarındayken Sabahattin Ali'nin etkisiyle başladığı öykü yazarlığını da sürdürdü ve Ulus'ta her hafta bir öykü yayımlamaya başladı. 1945 yılından itibaren yazın'ın şiir, öykü, roman ve tiyatro türlerinin hepsinde birden ürün veren Necati Cumalı, zaman zaman deneme alanına da el attı.

 

 Necati Cumalı Hakkında

OKTAY AKBAL
Hiçbir makale, hikaye, roman, oyun şu iki dizenin korkunç güzelliğini veremez, derin anlamını duyuramaz. Bugün de yarın da aynı etkiyle insanın içine işleyemez: Gittikçe küçülüyor ufalıyorum / Olduğum yerde / Neredeysen uzat ellerini / Başım dönüyor...

(Cumhuriyet, 16 Mayıs 1971)    

NURULLAH ATAÇ
Necati Cumalı’nın şiirleri günümüzün sivrilmiş, adları çok anılan şairlerinkine benzemez, kendine vergi, yalnız kendinin olan bir deyişi var onun. Öyle parlak değil, ama okudukça sarar sizi, yavaş yavaş sarar.

(Ulus, Ocak 1952)    

GÜLTEN AKIN
Şiirin özünü yakaladığı, onu uygun biçime koyduğu birçok şiirinde olağanüstü tatlar yaratmasını bilmiştir.

(Sinan Yıllığı, 1973)    

SABAHATTİN TEOMAN
... Dinç ve sağlıklı, şiirin yokuşlarını koşarak tırmanıyor. Necati Cumalı’nın bütün şiirlerini okuyun, onların her birinin şiirimizin uzayında, ışığını kendi yakmış büyük ve yalnız yıldızlar gibi gezindiğini göreceksiniz. Kalabalıkların şiiri "Cumalı’nın Aydınlığında" tadıp seveceğini sanırım. "Ozan kime derler?"diye soracak yurttaşa, "Şiirinizi kimden başlayarak okuyayım?" diyecek yabancıya gönül rahatlığıyla gösterilecek ozanımızdır Cumalı.

(Varlık, Nisan 1970)    

 

 Necati Cumalı İle Yaşanmışlık Üzerine

Tanıklara başvurarak konuşmasını sevmem. Bu kez kuralı bozacağım. Rilke, "aşklar yaşayacaksınız, uzun yolculuklara çıkacak, ülkeler kentler göreceksiniz, büyük acılar çekecek sevinçler duyacaksınız, ancak ondan sonra gerçekten değerli beş on dize belki kendini size verir" der. Örnekler vereyim kendimden:
1946 yılında sevgili Cahit Sıtkı Tarancı ile birlikte kiraladığımız bir odada oturuyorduk. "Güneş Saati"ni ilk ona okumuştum: "Neredeysen uzat ellerini / Başım dönüyor" dizeleriyle biten şiirimi. Cahit, o şiiri sık sık okuturdu bana. Bir seferindeki gülüşünü, "Necati Necati, nereden bulursun bu değişik sözleri?" deyişini hâlâ görürüm, duyarım...
Sonradan Ataç, Akbal, çok sevdiler o şiirimi. Değişik yazılarında andılar, değerlendirdiler. Cahit’in sorusuna bir bakıma karşılık vermiş oldular. Burada kısaca açıklayayım o şiirimdeki gerçeğin payını:
İlkokulda öğretmenimiz dört köşe kesilmiş küçük mukavvalar, incecik tellerle güneş saatleri yaptırırdı bize. Bu birinci olay.

1946 yazında Urla’da yıllık iznimi geçiriyordum. Sevdiğim kadından uzaktım. Müthiş özlüyordum. Bir gün Urla iskelesinde, deniz kıyısında sazdan bir kahvede oturuyordum tek başıma. Gölgeler önümde yer değiştiriyordu. Başka bir şiirimde "İnce soluk bir duman gibi mavi" dediğim o kadını özlüyordum yine. Şiir oracıkta geldi buldu beni. Kahvede dolaşan kimsesiz kedi gibi sokuldu, ayaklarıma süründü...
Sıcak bir yaz günü, Teşvikiye’nin o dik yokuşlarından birinde, iki tekerlekli bir arabayı iterek çıkaran, dondurma satan yaşlı adamla küçük torununu tanımasaydım "Gezgin Satıcı Kızın Ezgisini" yazamazdım.
"Karabatak" İzmir’de dayımın yalıdaki evinde pencereden denize bakarak geçirdiğim üzünlü kışların birikimi. Aç Güneş’te ne kadar şiir varsa, böyle yaşamımda hepsinin kaynaklandığı bir olay vardır. Son bir örnek daha vereyim: Kızılçulu Yolu'ndaki "Yaz Geceleri"ni çok severim. 13 dizelik kısa bir şiirdir. Hemen her dizesi yaşamımdan bir anıyı, bir izlenimi yansıdır o şiirin. O anıların neler olduğunu şiiri okuyanlar açıkça göreceklerdir...

Necati Cumalı (Türk Dili Dergisi Şubat 1981)    

 

 

 Yapıtları

 

Şiir

1943   Kızılçullu Yolu,
1945   Harbe Gidenin Şarkıları,
1947   Mayıs Ayı Notları,
1951   Güzel Aydınlık,
1954   Denizin İlk Yükselişi (İlk üç kitabı ve yeni şiirleri),
1955   İmbatla Gelen,
1957   Güneş Çizgisi,
1968   Yağmurlu Deniz (Son iki kitabı ile yeni şiirler),
1970   Başaklar Gebe,
1974   Ceylan Ağıdı,
1980   Aç Güneş,
1981   Bozkırda Bir Atlı,
1982   Yarasın Beyler.

 

Öykü

1955   Yalnız Kadın,
1956   Değişik Gözle,
1962   Susuz Yaz, Kitaba adını veren ilk öykü Metin Erksan tarafından
             beyaz perdeye aktarıldı (1963).
             Aynı öykü oyunlaştırılarak Şehir Tiyatroları'nda temsil edildi (1968),
1969   Ay Büyürken Uyuyamam,
1976   Makedonya 1900,
1976   Kente İnen Kaplanlar.


Roman

1959   (Zeliş adıyla 1971),
1973   Yağmurlar ve Topraklar,
1974   Acı Tütün,
1975   Aşk da Gezer.

 

Oyun

1959   Mine,
1959   Oyunlar I (Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur Emri),
1969   Oyunlar II (Susuz Yaz, Tehlikeli Güvercin, Yeni Çıkan Şarkılar),
1969   Oyunlar III (Nalınlar, Masallar, Kaynana Ciğeri),
1969   Oyunlar IV (Derya Gülü, Aşk Duvarı, Zorla İspanyol),
1973   Oyunlar V (Gömü, Bakanı Bekliyoruz, Kristof Kolomb'un Yumurtası),
1981   Oyunlar VI (Mine, Yürüyen Geceyi Dinle, İş Karar Vermekte, Yaralı Geyik).

 

Deneme

1971   Niçin Aşk,
1976   Senin İçin Ey Demokrasi,
1982   Etiler Mektupları.

 

Günce

1987 Yeşil Bir At Sırtında

 

 Ödülleri

1957   Sait Faik Hikaye Armağanı (Değişik Gözle adlı kitabıyla)
1969   Türk Dili Kurumu Şiir Ödülü (Yağmurlu Deniz adlı kitabıyla)

1984   Yeditepe Şiir Ödülü (Bütün Şiirleri I ile)

 

 

Sabahları Severim Oldum Bittim
 
Kalktım sabahı dinledim
4.20 bir yaz günü sabahı
Evlerin yüzü ağardı
Ağaçlar yeşile çıktı
Ben sabahları severim oldum bittim
Sabahları çocukları bütün başlangıçları
 
Kalktım sabahı dinledim
Kente giren caddelerde köylülerin
Geceden yola çıkan sebze arabaları
-Fırınların kepenkleri nedense hep aralıktır-
Çıplak ampul ışıklarıyla karışır sabahlara
Taze ekmek kokuları
 
Kalktım sabahı dinledim
Hanların önünde geceleyen
Koca koca kamyonlar kalktı
İşçi kahvelerinde çaylar demli
İstasyonlarda salepler dumanlı
 
Kalktım sabahı dinledim
Analar uğurladı çocuklarını
-Her serüvenden ilk sayfa-
Üstlerinde henüz yatakların doyulmamış sıcaklıkları
Bakışları otobüslerin trenlerin soğuk camlarında
-Hep ansıyacaksınız bundan sonra-
Ayrılıklar izleyecek ayrılıkları
 
Kalktım sabahı dinledim
Dudaklarımda okuldan kalma bir şarkı
Hani yorgundum yeniktim çaresizdim
Döndü - Evet dün
Dün bir kentti geride kaldı
Bu sabah bir başka kente indim

 

 

 

   Kaynakça: http://www.kultur.gov.tr

                    http://www.siir.gen.tr

                    http://www.milliyet.com.tr

                    Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi - Ataol Behramoğlu