e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Ne Verirsen Eline...

 Dr. Nedim İnce    

 

  

Bir sabah yürüyüşü sırasında yanımdan bir bisikletli geçip gitti. Bisiklet sürücüsünün tişörtünün arkasında “Cumhurbaşkanlığı Yelken Kupası 1999” yazısı vardı. Yüzüme geniş bir gülümseme yayıldı. Endorfinler faaliyete geçip kendimi mutlu hissetmeme yol açtı.

1 Temmuz 1999 yılında Mersin’de; o dönem  yönetim kurulu başkanlık görevini yürüttüğüm Mersin Yelken İhtisas ve Yat Kulübü, Türkiye Yelken Federasyonu ile birlikte “Cumhurbaşkanlığı Yelken Kupası Yarışları” nı organize edip gerçekleştirdi.

Ülkemizin dört bir yanından gelen yüze yakın yelken sporcusu, onlarca yelken kulübü, kulüp yöneticileri, yelken hakemleri, o dönemdeki Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Azat Baykal ve federasyon yöneticileri, Mersin Yelken İhtisas ve Yat Kulübü yönetici ve üyeleri; Mersin’e 4 gün süren tam bir yelken şenliği yaşatmıştı.

Mersin Yelken İhtisas ve Yat Kulübü olarak o güne kadar Mersin’de gerek il çapında, gerek bölgesel gerekse ulusal yelken yarış organizasyonları gerçekleştirmiştik. Bu deneyimlerden cesaret alarak Türkiye Yelken Federasyonu’na Mersin’de birlikte “Cumhurbaşkanlığı Yelken Kupası Yarışları”nı yapmayı önerdik. Teklifimizin kabulü ile etkinliği gerçekleştirdik.

Kentin önemli kuruluşları organizasyondan sponsorluklarını esirgemedi. Federasyon ve kulüp ilgililerinin de çabaları ile katılanların unutamadığı bir yarış gerçekleştirilmiş oldu; üstelik bu Mersin kentinin spor tarihine yapılan ilk Cumhurbaşkanlık spor etkinliği olarak geçti.

Denizde öğleye doğru başlayan yelken yarışları akşama kadar kıran kırana sürüyordu. Yarış bitimlerinde protestolar görüşülüyor, sonuca bağlanıyor ve ardından sosyal programlar başlıyordu.

Protesto kavramını açarsak üstteki paragrafın anlaşılması kolaylaşacak. Denizde, gölde akarsularda yelken yarışları belirli parkurlarda ve önceden ilan edilmiş kurallar çerçevesinde yapılmaktadır. Her yelken yarışçısı; yarışta kurallara uygun davranmak yanında rakibinin aynı şeyi yapıp yapmadığını kontrol etmek sorumluluğuna da sahiptir. Rakibinin kural dışı davrandığını gördüğünde; teknesinde bulunan kırmızı bayrağı göstererek “protesto” diye seslenmektedir. Yarış bitimi karaya dönüldüğünde; sporcu doldurduğu bir form ile yakınmasını, yelken hakemlerinden oluşturulan protesto komitesine bildirmektedir. Protesto komitesi protesto veren ve gören sporcuları, gerekirse tanık sporcuları dinleyerek başvuruyu karara bağlamaktadır. Bu yöntem yelken sporcularında hakkını arama becerisinin erken yaşlarda gelişmesine ön ayak olmaktadır.

İşte bu etkinlik anısına yaptırılan tişörtler emeği geçen herkese dağıtılmıştı. 11 sene sonra bu etkinlikte ter döken bir insanın üzerinde; yarış tişörtlerden birini görerek o günlere döndüm yüzüme yayılan bir gülümseme ile.

Sosyal bir varlık olan insanın dünyaya, insanlığa yaptığı olumlu katkılar kendine o anda mutluluk, doyum getirirken; üzerinden uzun seneler geçtikten sonra da aynı sevinci yaşatacak sonuçlara da yol açabilmektedir; benim bu olayda yaşadığım gibi...

 

Dr. Nedim İnce         

www.mersinyasam.com    

 

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

30.06.2010