|
Bir sabah yürüyüşü sırasında yanımdan bir bisikletli geçip
gitti. Bisiklet sürücüsünün tişörtünün arkasında
“Cumhurbaşkanlığı Yelken Kupası 1999”
yazısı vardı. Yüzüme geniş bir gülümseme yayıldı. Endorfinler
faaliyete geçip kendimi mutlu hissetmeme yol açtı.
1 Temmuz 1999
yılında
Mersin’de; o dönem yönetim kurulu başkanlık görevini yürüttüğüm
Mersin Yelken İhtisas ve Yat Kulübü, Türkiye Yelken
Federasyonu ile birlikte “Cumhurbaşkanlığı Yelken Kupası
Yarışları” nı organize edip gerçekleştirdi.
Ülkemizin dört bir yanından gelen yüze yakın yelken
sporcusu, onlarca yelken kulübü, kulüp yöneticileri,
yelken hakemleri, o dönemdeki Türkiye Yelken Federasyonu
Başkanı Azat Baykal ve federasyon yöneticileri, Mersin Yelken
İhtisas ve Yat Kulübü yönetici ve üyeleri; Mersin’e 4 gün süren
tam bir yelken şenliği yaşatmıştı.
Mersin Yelken İhtisas ve Yat Kulübü olarak o güne kadar
Mersin’de gerek il çapında, gerek bölgesel gerekse ulusal yelken
yarış organizasyonları gerçekleştirmiştik. Bu deneyimlerden cesaret
alarak Türkiye Yelken Federasyonu’na Mersin’de birlikte
“Cumhurbaşkanlığı Yelken Kupası Yarışları”nı yapmayı önerdik.
Teklifimizin kabulü ile etkinliği gerçekleştirdik.
Kentin önemli kuruluşları organizasyondan sponsorluklarını
esirgemedi. Federasyon ve kulüp ilgililerinin de çabaları ile
katılanların unutamadığı bir yarış gerçekleştirilmiş oldu; üstelik
bu Mersin kentinin spor tarihine yapılan ilk
Cumhurbaşkanlık spor etkinliği olarak geçti.
Denizde öğleye doğru başlayan yelken yarışları akşama kadar
kıran kırana sürüyordu. Yarış bitimlerinde protestolar
görüşülüyor, sonuca bağlanıyor ve ardından sosyal programlar
başlıyordu.
Protesto
kavramını açarsak
üstteki paragrafın anlaşılması kolaylaşacak. Denizde, gölde
akarsularda yelken yarışları belirli parkurlarda ve
önceden ilan edilmiş kurallar çerçevesinde yapılmaktadır. Her
yelken yarışçısı; yarışta kurallara uygun davranmak yanında
rakibinin aynı şeyi yapıp yapmadığını kontrol etmek
sorumluluğuna da sahiptir. Rakibinin kural dışı davrandığını
gördüğünde; teknesinde bulunan kırmızı bayrağı göstererek
“protesto” diye seslenmektedir. Yarış bitimi karaya
dönüldüğünde; sporcu doldurduğu bir form ile yakınmasını, yelken
hakemlerinden oluşturulan protesto komitesine bildirmektedir.
Protesto komitesi protesto veren ve gören sporcuları, gerekirse
tanık sporcuları dinleyerek başvuruyu karara bağlamaktadır. Bu
yöntem yelken sporcularında hakkını arama becerisinin erken yaşlarda
gelişmesine ön ayak olmaktadır.
İşte bu etkinlik anısına yaptırılan tişörtler emeği geçen
herkese dağıtılmıştı. 11 sene sonra bu etkinlikte ter döken bir
insanın üzerinde; yarış tişörtlerden birini görerek o günlere döndüm
yüzüme yayılan bir gülümseme ile.
Sosyal bir varlık olan insanın dünyaya, insanlığa yaptığı
olumlu katkılar kendine o anda mutluluk, doyum getirirken; üzerinden
uzun seneler geçtikten sonra da aynı sevinci yaşatacak sonuçlara da
yol açabilmektedir; benim bu olayda yaşadığım gibi...
Dr. Nedim İnce
www.mersinyasam.com
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

30.06.2010 |