 |
|
Noel
döneminde "Noel-Baba" Hıristiyan aleminde hep bir coşku, bir
sevinç ve de mutluluk kaynağıdır.
Yandaki resimdeki gibi
ekonomik kriz nedeniyle Arjantin'li Noel-babanın cepleri boş da
olsa, o hep çocuklar için, dahası içimizdeki bitmeyen, tükenmeyen
çocuk için dostluk, hatırlanma, sevgi, sakınma ve önemsemeyi
çağrıştırmış, bir umut olmuştur. |
Peki, bu Noel-baba kimdir, yaşamış mıdır, nerelidir?
Sevgili Avrupa'lı Hıristiyan dostlarımıza, birlikte mutlu olmayı
becerebilen Türk dostlarından belki de küçük bir noel hediyesi.
"Noel-baba Anadolu'nun bağrından çıkma
iyilik timsali bir insandır. "
Üstelik hayatında
belki de hiç kar görmemiş, kızağa binmemiş, rengeyiğini de hiç
bilmemiş. Olsun sevgiyi, dostluğu ve barışı çağrıştırıyor ya varsın
kızağa binmesin.
Sevgili Papa, Vatikan'da
Katolik dünyasının başı olarak tabii ki bu gerçeği biliyordur. Acaba
katolik dostlarımız, katoliklik kadar önemli ortodoks mezhebinin başı
Patrik'in İstanbul'da Fener'de ve yüzyıllardır görevine hiç ara
vermeden huzur içinde yaşadığını ve dinini
buradan yönettiğini biliyorlar mı?
Türkiye'deki yaşamlarını
sürdürürken kendilerini hiçbir zaman azınlık olarak görmeyen Yahudi
dostlarımız neler diyorlar?
Onlar, tüm Avrupa'lı
dostlarına ortaçağdan, ikinci dünya savaşına kadar
(daha dün gibi) yaşadıkları zor günlerinde Türk dostlarının desteğini göğüslerini gere
gere anlatıyorlar. Tıpkı yine İstanbul'da yaşayan Ermeni Patriği gibi bütün
Avrupa'ya yaşamlarını anlatıyorlar, birlik ve beraberliğe
çağırıyorlar, önyargılarından arınmaları için koşuşturup duruyorlar.
Bizler burada kilisesi,
sinagogu, camisi, cem evi hepsi bir arada gönül gönüle
yaşayabiliyoruz. Darısı tüm diğer ülkelerin başına.
Bize düşen görev ise
aklımızla, insan onuruyla, her yaptığımız işte bir katma değer
yaratmak, gönlümüzü açmak ve bir bölümünü anlatmaya çalıştığım tüm bu
güzellikleri dostlarımıza duyurabilmektir.
Sevgili Dostlar,
Noel'iniz kutlu olsun.
Yeni yılda herşeyler gönlümüzce olsun, sağlıklı, mutlu,
sevdiklerimizle birlikte, barış içinde, ayırımsız ve de insanca.
Haluk Işındağ
|
NOEL
BABA'nın TARİHÇESİ
Akdeniz
kıyılarında önemli bir Lykia kenti olan Patara'da (Bugünkü
Demre) M.S. 300'e
doğru doğmuş. Zengin bir buğday tüccarının oğlu Nicholaos'ın daha
gençlik yıllarında bile mucizeler yarattığına inanılırmış.
Babasından kalan
büyük mirası yardım işleri için harcayarak çevresindekilerin
gönlüne taht kurmuş. Kurmuş, çünkü yardım ederken kimliğini
saklayıp kimselerin gururunu kırmamaya hep özen göstermiş.
Fakir bir
kızın çeyiz parasını evin bacasından atmasıyla da o ünlü Noel-baba
hediyeleri, şöminelerle ilintileri başlar. İkonalarda ve
resimlerde de Nicholaos'ın üç altın top ile gösterilmesi bu
yüzdendir.
Aziz Nicholaos'un yaşamıyla ilgili birkaç öykü
Nicholaos
hacı olmak üzere Kudüs'e gider. Geri dönüşünde fırtınaya tutulan
gemiyi dualarıyla batmaktan kurtarır, ayrıca denize düşerek
boğulan bir denizciyi de diriltir. O günden sonra Aziz Nicholaos
denizcilerin de koruyucu azizi olarak kabul edilir.
Nicholaos bir
müddet sonra Patara'nın komşu kenti Myra'ya göç eder. Myra
Başpiskoposu ölmüş yerine geçecek kişi üzerinde anlaşma
sağlanamamıştır. Bunun üzerine sabah kiliseye ilk gelen kişinin
başpiskopos olması kararlaştırılır. Aziz Nicholaos kiliseye ilk
gelen kişi olarak başpiskopos seçilir. Burada da mucizelerine
devam ederek üç generali ölümden kurtarır.
0 yıl Myra'da
kıtlık başgösterir. İskenderiye'den Byzantion'a mısır götüren bir
filo Myra'nın limanı olan Andriake'ye uğrar. Nicholaos hemen
limana koşar ve her gemi başına bir miktar mısır vermelerini
ister. Gemiciler Byzantion'a vardıklarında istemeyerek verdikleri
mısırların yerlerinde olduğunu hayretle görürler.
Hıristiyanlara karşı olan İmparator Diocletianus ve
Licinius zamanında Nicholaos da diğer Hıristiyanlar gibi bir ara
hapsedilmiştir. M.S. 325 tarihinde Hıristiyanlık içindeki
problemleri çözmek için İznik'teki
(Nikaea) meclis toplantısına Myra Başpiskoposu olarak katılır.
Yolda giderken bir handa öldürülerek salamura yapılmış üç çocuğu
dirilttiği daha sonra Bonaventure adlı bir kilise adamı tarafından
iddia edilmiştir. Ögrencilerin de koruyucusu olduğuna inanılan
Aziz
Nicholaos'un
6 Aralık 343'te 65 yaşında iken öldüğü sanılmaktadır. Myralılar
onun adına bir kilise yaparak içindeki lahitte onu sonsuz uykusuna
bırakmışlardır.
Haçlı
Seferleri sırasında 20 Nisan 1087'de Bari'den gelen tüccarlar kemiklerini çalıp Bari'ye
götürmüş ve yaptıkları bazilikaya gömmüşlerdir, onun olduğu
sanılan geride kalmış bir kısım kemik ise bugün Antalya Müzesi'nde saklanmaktadır. |
|





|
Bugünkü çocuklar, St. Nicholas'ı yaşadığı zamanlardaki gibi görseler
kesinlikle tanıyamazlardı. Beyaz sakalı ve kırmızı beyaz giysisi
hariç, St. Nicholas, bugünkü Noel Baba ile çok değişiklikler
gösteriyordu. Kızağı yoktu, onu çeken rengeyikleri yerine yaşlanmış
bir eşeği vardı. Noel öncesi değil, 6 Aralık olan Hristiyanlar'ın
Yortu Günü'nde dünyayı dolaşırdı. İnsanlara verdiği hediyeler ise,
küçük meyveler, fındıklar, mumlar ve tahta parçalarıydı.
St. Nicholas geleneğine en çok sahip çıkan, Hollandalılar oldu. "Denizlerin
Koruyucusu" olarak da anılan St. Nicholas, Amerika'ya varan ilk
Hollanda gemisi ile Yeni Kıta'ya taşındı. NIEUW AMSTERDAM'a (bugünkü
New York kenti) yerleşen Hollandalı Protestanların ilk inşa ettikleri
kiliseye onun adı verildi. St. Nicholas'a iyiliksever bir büyücü
kimliğini yakıştırmalarıyla da Noel Baba, Santa Claus ismi ile
ünlendi.
Noel Baba
Kilisesi
Aziz Nicholaos öldüğünde yapılan kilise veya şapel 529 yılındaki
depremde yıkılınca daha büyük belki de bazilika tipinde bir kilise
yapılmıştır. Peschlow, büyük apsisin güney tarafında eşit apsisli iki
küçük mekân ile bugünkü binanın kuzey yan nefinin büyük kısmının bu
ilk yapıya ait olduğunu tahmin etmektedir. Bu kilise VIII. yüzyılda
deprem veya Arap akınlarıyla yıkılmış, daha sonra tekrar
yenilenmiştir. 1034 yılında Arap donanmasının denizden yaptığı
akınlarla harap olmuştur. On yıl harap durumda kalan kilisenin 1042'de
Bizans İmparatoru IX. Konstantin Monomakhos ve eşi Zöe tarafından
tamir ettirildiği kitabesinden anlaşılmaktadır. XII. yüzyılda binaya
bazı ekler yapılmış, kilise tekrar onarılmıştır.
XIII. yüzyılda Türklerin eline geçen Myra'da
(Demre),
kiliseyi serbestçe ibadet etmek için kullandığını ve kilisede bazı
onarımların yapıldığını anlıyoruz. 1738'de büyük kilisenin yanındaki
şapel tamir edilmiştir. 1833- 1837 yılları arasında Anadolu'yu gezen
C. Texier, Myra'ya da uğramış ve kitaplarında kiliseden bahsetmiştir.
Ondan on yıl kadar sonra 1842 yılı Mart ayında Teğmen Spratt ile Prof.
Forbes de Myra'ya gelmiş, kilisenin bir krokisini çıkarmışlar ve
kilisenin yanında bir manastırın olduğunu görmüşlerdir.
1853 yılında Kırım Harbi sırasında Ruslar kilise ile ilgilenmişler ve
burada bir Rus kolonisi kurmak için Anna Golicia adındaki Rus kontesi
adına toprak almışlardır. Ancak Osmanlı Devleti işin siyasî yönünü
farkedince Rusların aldıkları toprakları geri almış, yalnızca
kilisenin onarım istekleri kabul edilmiştir. Böylece 1862 yılında
August Salzmann adında bir Fransız, Nicholaos Kilisesi'nin onarımı ile
vazifelendirilmiştir. Bu restorasyonlar kilisenin aslını bozacak kadar
kötü yapılmıştır. Bu restorasyon sırasında 1876'da bugün görülen çan
kulesi de ilave edilmiştir.
Birçok kentin koruyucu azizi olan Noel Baba'ya adanmış iki bine yakın kilise bulunmaktadır. O'nun
yaşam öyküsü ve mucizeleri birçok kitapta yer almış, ancak en eskisi
750-800 yılları arasında Byzantion'da Stadion Manastırı
Başkeşişlerinden Michael tarafından yazılmıştır. Şimdi biz Anadolu
Bizans mimarisinin ilgi çekici bir yapısı olan St. Nicholaos
Kilisesi'ni beraberce gezelim.
Müze girişinden sonra taş döşeli yoldan aşağıya doğru inilir. İnerken
Noel Baba'nın heykeli solumuzda yeşillikler içinde görülür.
IV. yüzyılda burada bulunan tek kubbeli kilisenin güneyine VIII.
yüzyılda haç şeklinde bir şapel ile kuzey tarafına da eklemeler
yapılmıştır. Ayrıca 1862-63 senelerinde de binaya dış narteks ile iç
narteksin bazı kısımları ilave edilmiştir.
Binanın esas girişi batı yönünde olmasına karşılık biz gezi
yönünde anlatmayı daha uygun bulduk. Bugün iki sütunu ayakta kalmış
bir avludan bir iki basamakla Bizans Devri'nde
ilave edilmiş güney nefine inilir. Haç biçimli bu bölümün doğu
kısmında üç kemerli pencereye sahip bir apsis yer alır. Apsisin önünde
orijinal stylobat ile ortasında altar kaidesi hâlâ görülür. Apsis
nişinin içinde yer yer renkleri kaybolmuş ve belirsizleşmiş aziz
figürleri vardır. Bunların altındaki küçük niş içindeki fresko Noel
Baba'ya aittir. Bu bölüm ve esas kilisenin güneydoğu şapelinin
tabanlarında farklı desenlerde mozaik panolar görülür. Batı yönünde
merdivenlerin karşısındaki niş içerisinde İsa, Meryem ve Yahya
freskoları vardır.
Buradan iyi muhafaza edilmiş kapı çerçevesi bizi lahitlerin bulunduğu
kısma, yani haç biçimli şapelin uzun kısmına çıkartır. Lahitlerin yer
aldığı nişler içindeki freskolar bugün net olarak görülmese bile
çeşitli aziz tasvirlerini içeren freskolar ile bezenmiştir. Kuzey
duvarındaki ilk nişle sütunların üzerinde Meryem freskosu ilginç
örneklerdir. Noel baba freskosunun bulunduğu ikinci niş sütununun ters
konduğu yazılarından anlaşılmaktadır.
Nişler içinde yer alan lahitlerden birinci niş içindeki akarthus
yaprakları ile süslü Roma Devri lahdinin Noel Baba'ya ait olduğu kabul edilir. Hatta Noel Baba'nın
denizcilerin de azizi olmasından dolayı lahdin üzerinin balık pulu
desenleriyle süslendiği söylenir. 20 Nisan 1087'de Bari'li korsanlar, Noel Baba'nın kemiklerini almak için lahdi kırmışlar, bazı
kemikleri alarak Bari'ye götürmüşlerdir.
İkinci niş ile karşısındaki nişte bulunan lahitler sadedir.
Burada nişler içindeki lahitlerden başka yerde iki mezar daha
bulunmaktadır. Buradan bir kapı ile kilisenin iri blok levhalarla
döşeli avlusuna geçilir. Avluda ise bir niş içerisinde boşaltılmış iki
mezar bulunur. Yanında bulunan mermer üzerinde haç ve çapa motifi Noel
Baba için yapılmış olmalıdır. Solda duvar içine yerleştirilmiş
mezardaki kitabede 1118 tarihi yer alır. Avludan önce dış nartekse,
sonra üç kapı ile ana mekâna (naos) açılan iç nartekse geçilir. Burası
gruplar halinde piskoposların resmedildiği freskolarla süslenmiştir.
Buradan geçilen esas mekân üç kemerle yan neflere açılır. Ana mekânın
güneyinde iki nef vardır. İkinci nefte niş içindeki lahitte Noel Baba'nın
mezarı olduğu söylenir ise de üzerindeki kadın erkek kabartması bunun
böyle olmadığını gösterir. Yan nefin karşısındaki niş içerisinde ise
bir başka mezar vardır. Kuzey nefin kubbesinde Hz. İsa ve 12
havarinin freskoları bulunur. Yanda ise yan nefin kazısı
yapılmaktadır. Bu kazının yapıldığı nefin batı kısmında ise üç oda
bulunur. Binanın ortasında pencereli ve kasnaklı bir kubbenin olması
gerekirken, Salzmann yaptığı tamir sırasında mekânın üstünü kapatarak,
kesme taştan kaburgalı büyük bir çapraz tonoz kullanmıştır.
Kaynak: Büyük Larousse
www.noelbaba.com
Denizce

|