e-mail
    
    denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

  Noelbaba

Derleyen: Haluk Işındağ    

Noel döneminde "Noel-Baba" Hıristiyan aleminde hep bir coşku, bir sevinç ve de mutluluk kaynağıdır.
Yandaki resimdeki gibi  ekonomik kriz nedeniyle Arjantin'li Noel-babanın cepleri boş da olsa, o hep çocuklar için, dahası içimizdeki bitmeyen, tükenmeyen çocuk için dostluk, hatırlanma, sevgi, sakınma ve önemsemeyi çağrıştırmış, bir umut olmuştur.

 

Peki, bu Noel-baba kimdir, yaşamış mıdır, nerelidir?

 

Sevgili Avrupa'lı Hıristiyan dostlarımıza, birlikte mutlu olmayı becerebilen Türk dostlarından belki de küçük bir noel hediyesi.

 

"Noel-baba Anadolu'nun bağrından çıkma iyilik timsali bir insandır. "

Üstelik hayatında belki de hiç kar görmemiş, kızağa binmemiş, rengeyiğini de hiç bilmemiş. Olsun sevgiyi, dostluğu ve barışı çağrıştırıyor ya varsın kızağa binmesin.

 

Sevgili Papa, Vatikan'da Katolik dünyasının başı olarak tabii ki bu gerçeği biliyordur. Acaba katolik dostlarımız, katoliklik kadar önemli ortodoks mezhebinin başı Patrik'in İstanbul'da Fener'de ve yüzyıllardır görevine hiç ara vermeden huzur içinde yaşadığını ve dinini buradan yönettiğini  biliyorlar mı?

 

Türkiye'deki yaşamlarını sürdürürken kendilerini hiçbir zaman azınlık olarak görmeyen Yahudi dostlarımız neler diyorlar?

Onlar, tüm Avrupa'lı dostlarına ortaçağdan, ikinci dünya savaşına kadar (daha dün gibi) yaşadıkları zor günlerinde Türk dostlarının desteğini göğüslerini gere gere anlatıyorlar. Tıpkı yine İstanbul'da yaşayan Ermeni Patriği gibi bütün Avrupa'ya yaşamlarını anlatıyorlar, birlik ve beraberliğe  çağırıyorlar, önyargılarından arınmaları için koşuşturup duruyorlar.

 

Bizler burada kilisesi, sinagogu, camisi, cem evi hepsi bir arada gönül gönüle yaşayabiliyoruz. Darısı tüm diğer ülkelerin başına.

 

Bize düşen görev ise aklımızla, insan onuruyla, her yaptığımız işte bir katma değer yaratmak, gönlümüzü açmak ve bir bölümünü anlatmaya çalıştığım tüm bu güzellikleri dostlarımıza duyurabilmektir.

 

Sevgili Dostlar,

Noel'iniz kutlu olsun. Yeni yılda herşeyler gönlümüzce olsun, sağlıklı, mutlu, sevdiklerimizle birlikte, barış içinde, ayırımsız ve de insanca.

 

Haluk Işındağ       

 

 

 

NOEL BABA'nın TARİHÇESİ

Akdeniz kıyılarında önemli bir Lykia kenti olan Patara'da  (Bugünkü Demre) M.S. 300'e doğru doğmuş. Zengin bir buğday tüccarının oğlu Nicholaos'ın daha gençlik yıllarında bile mucizeler yarattığına inanılırmış. Babasından kalan büyük mirası yardım işleri için harcayarak çevresindekilerin gönlüne taht kurmuş. Kurmuş, çünkü yardım ederken kimliğini saklayıp kimselerin gururunu kırmamaya hep özen göstermiş.

Fakir bir kızın çeyiz parasını evin bacasından atmasıyla da o ünlü Noel-baba hediyeleri, şöminelerle ilintileri başlar. İkonalarda ve resimlerde de Nicholaos'ın üç altın top ile gösterilmesi bu yüzdendir.

Aziz Nicholaos'un yaşamıyla ilgili birkaç öykü

Nicholaos hacı olmak üzere Kudüs'e gider. Geri dönüşünde fırtınaya tutulan gemiyi dualarıyla batmaktan kurtarır, ayrıca denize düşerek boğulan bir denizciyi de diriltir. O günden sonra Aziz Nicholaos denizcilerin de koruyucu azizi olarak kabul edilir.

Nicholaos bir müddet sonra Patara'nın komşu kenti Myra'ya göç eder. Myra Başpiskoposu ölmüş yerine geçecek kişi üzerinde anlaşma sağlanamamıştır. Bunun üzerine sabah kiliseye ilk gelen kişinin başpiskopos olması kararlaştırılır. Aziz Nicholaos kiliseye ilk gelen kişi olarak başpiskopos seçilir. Burada da mucizelerine devam ederek üç generali ölümden kurtarır.

0 yıl Myra'da kıtlık başgösterir. İskenderiye'den Byzantion'a mısır götüren bir filo Myra'nın limanı olan Andriake'ye uğrar. Nicholaos hemen limana koşar ve her gemi başına bir miktar mısır vermelerini ister. Gemiciler Byzantion'a vardıklarında istemeyerek verdikleri mısırların yerlerinde olduğunu hayretle görürler.

Hıristiyanlara karşı olan İmparator Diocletianus ve Licinius zamanında Nicholaos da diğer Hıristiyanlar gibi bir ara hapsedilmiştir. M.S. 325 tarihinde Hıristiyanlık içindeki problemleri çözmek için İznik'teki (Nikaea) meclis toplantısına Myra Başpiskoposu olarak katılır. Yolda giderken bir handa öldürülerek salamura yapılmış üç çocuğu dirilttiği daha sonra Bonaventure adlı bir kilise adamı tarafından iddia edilmiştir. Ögrencilerin de koruyucusu olduğuna inanılan Aziz

Nicholaos'un 6 Aralık 343'te 65 yaşında iken öldüğü sanılmaktadır. Myralılar onun adına bir kilise yaparak içindeki lahitte onu sonsuz uykusuna bırakmışlardır.

Haçlı Seferleri sırasında 20 Nisan 1087'de Bari'den gelen tüccarlar kemiklerini çalıp Bari'ye götürmüş ve yaptıkları bazilikaya gömmüşlerdir, onun olduğu sanılan geride kalmış bir kısım kemik ise bugün Antalya Müzesi'nde saklanmaktadır.


Bugünkü çocuklar, St. Nicholas'ı yaşadığı zamanlardaki gibi görseler kesinlikle tanıyamazlardı. Beyaz sakalı ve kırmızı beyaz giysisi hariç, St. Nicholas, bugünkü Noel Baba ile çok değişiklikler gösteriyordu. Kızağı yoktu, onu çeken rengeyikleri yerine yaşlanmış bir eşeği vardı. Noel öncesi değil, 6 Aralık olan Hristiyanlar'ın Yortu Günü'nde dünyayı dolaşırdı. İnsanlara verdiği hediyeler ise, küçük meyveler, fındıklar, mumlar ve tahta parçalarıydı. 

St. Nicholas geleneğine en çok sahip çıkan, Hollandalılar oldu. "Denizlerin Koruyucusu" olarak da anılan St. Nicholas, Amerika'ya varan ilk Hollanda gemisi ile Yeni Kıta'ya taşındı. NIEUW AMSTERDAM'a (bugünkü New York kenti) yerleşen Hollandalı Protestanların ilk inşa ettikleri kiliseye onun adı verildi. St. Nicholas'a iyiliksever bir büyücü kimliğini yakıştırmalarıyla da Noel Baba, Santa Claus ismi ile ünlendi.

Noel Baba Kilisesi

Aziz Nicholaos öldüğünde yapılan kilise veya şapel 529 yılındaki depremde yıkılınca daha büyük belki de bazilika tipinde bir kilise yapılmıştır. Peschlow, büyük apsisin güney tarafında eşit apsisli iki küçük mekân ile bugünkü binanın kuzey yan nefinin büyük kısmının bu ilk yapıya ait olduğunu tahmin etmektedir. Bu kilise VIII. yüzyılda deprem veya Arap akınlarıyla yıkılmış, daha sonra tekrar yenilenmiştir. 1034 yılında Arap donanmasının denizden yaptığı akınlarla harap olmuştur. On yıl harap durumda kalan kilisenin 1042'de Bizans İmparatoru IX. Konstantin Monomakhos ve eşi Zöe tarafından tamir ettirildiği kitabesinden anlaşılmaktadır. XII. yüzyılda binaya bazı ekler yapılmış, kilise tekrar onarılmıştır.

XIII. yüzyılda Türklerin eline geçen Myra'da (Demre), kiliseyi serbestçe ibadet etmek için kullandığını ve kilisede bazı onarımların yapıldığını anlıyoruz. 1738'de büyük kilisenin yanındaki şapel tamir edilmiştir. 1833- 1837 yılları arasında Anadolu'yu gezen C. Texier, Myra'ya da uğramış ve kitaplarında kiliseden bahsetmiştir. Ondan on yıl kadar sonra 1842 yılı Mart ayında Teğmen Spratt ile Prof. Forbes de Myra'ya gelmiş, kilisenin bir krokisini çıkarmışlar ve kilisenin yanında bir manastırın olduğunu görmüşlerdir.

1853 yılında Kırım Harbi sırasında Ruslar kilise ile ilgilenmişler ve burada bir Rus kolonisi kurmak için Anna Golicia adındaki Rus kontesi adına toprak almışlardır. Ancak Osmanlı Devleti işin siyasî yönünü farkedince Rusların aldıkları toprakları geri almış, yalnızca kilisenin onarım istekleri kabul edilmiştir. Böylece 1862 yılında August Salzmann adında bir Fransız, Nicholaos Kilisesi'nin onarımı ile vazifelendirilmiştir. Bu restorasyonlar kilisenin aslını bozacak kadar kötü yapılmıştır. Bu restorasyon sırasında 1876'da bugün görülen çan kulesi de ilave edilmiştir.

Birçok kentin koruyucu azizi olan Noel Baba'ya adanmış iki bine yakın kilise bulunmaktadır. O'nun yaşam öyküsü ve mucizeleri birçok kitapta yer almış, ancak en eskisi 750-800 yılları arasında Byzantion'da Stadion Manastırı Başkeşişlerinden Michael tarafından yazılmıştır. Şimdi biz Anadolu Bizans mimarisinin ilgi çekici bir yapısı olan St. Nicholaos Kilisesi'ni beraberce gezelim.

Müze girişinden sonra taş döşeli yoldan aşağıya doğru inilir. İnerken Noel Baba'nın heykeli solumuzda yeşillikler içinde görülür.

IV. yüzyılda burada bulunan tek kubbeli kilisenin güneyine VIII. yüzyılda haç şeklinde bir şapel ile kuzey tarafına da eklemeler yapılmıştır. Ayrıca 1862-63 senelerinde de binaya dış narteks ile iç narteksin bazı kısımları ilave edilmiştir.

Binanın esas girişi batı yönünde olmasına karşılık biz gezi yönünde anlatmayı daha uygun bulduk. Bugün iki sütunu ayakta kalmış bir avludan bir iki basamakla Bizans Devri'nde ilave edilmiş güney nefine inilir. Haç biçimli bu bölümün doğu kısmında üç kemerli pencereye sahip bir apsis yer alır. Apsisin önünde orijinal stylobat ile ortasında altar kaidesi hâlâ görülür. Apsis nişinin içinde yer yer renkleri kaybolmuş ve belirsizleşmiş aziz figürleri vardır. Bunların altındaki küçük niş içindeki fresko Noel Baba'ya aittir. Bu bölüm ve esas kilisenin güneydoğu şapelinin tabanlarında farklı desenlerde mozaik panolar görülür. Batı yönünde merdivenlerin karşısındaki niş içerisinde İsa, Meryem ve Yahya freskoları vardır.

Buradan iyi muhafaza edilmiş kapı çerçevesi bizi lahitlerin bulunduğu kısma, yani haç biçimli şapelin uzun kısmına çıkartır. Lahitlerin yer aldığı nişler içindeki freskolar bugün net olarak görülmese bile çeşitli aziz tasvirlerini içeren freskolar ile bezenmiştir. Kuzey duvarındaki ilk nişle sütunların üzerinde Meryem freskosu ilginç örneklerdir. Noel baba freskosunun bulunduğu ikinci niş sütununun ters konduğu yazılarından anlaşılmaktadır.

Nişler içinde yer alan lahitlerden birinci niş içindeki akarthus yaprakları ile süslü Roma Devri lahdinin Noel Baba'ya ait olduğu kabul edilir. Hatta Noel Baba'nın denizcilerin de azizi olmasından dolayı lahdin üzerinin balık pulu desenleriyle süslendiği söylenir. 20 Nisan 1087'de Bari'li korsanlar, Noel Baba'nın kemiklerini almak için lahdi kırmışlar, bazı kemikleri alarak Bari'ye götürmüşlerdir.

İkinci niş ile karşısındaki nişte bulunan lahitler sadedir. Burada nişler içindeki lahitlerden başka yerde iki mezar daha bulunmaktadır. Buradan bir kapı ile kilisenin iri blok levhalarla döşeli avlusuna geçilir. Avluda ise bir niş içerisinde boşaltılmış iki mezar bulunur. Yanında bulunan mermer üzerinde haç ve çapa motifi Noel Baba için yapılmış olmalıdır. Solda duvar içine yerleştirilmiş mezardaki kitabede 1118 tarihi yer alır. Avludan önce dış nartekse, sonra üç kapı ile ana mekâna (naos) açılan iç nartekse geçilir. Burası gruplar halinde piskoposların resmedildiği freskolarla süslenmiştir. Buradan geçilen esas mekân üç kemerle yan neflere açılır. Ana mekânın güneyinde iki nef vardır. İkinci nefte niş içindeki lahitte Noel Baba'nın mezarı olduğu söylenir ise de üzerindeki kadın erkek kabartması bunun böyle olmadığını gösterir. Yan nefin karşısındaki niş içerisinde ise bir başka mezar vardır. Kuzey nefin kubbesinde Hz. İsa ve 12 havarinin freskoları bulunur. Yanda ise yan nefin kazısı yapılmaktadır. Bu kazının yapıldığı nefin batı kısmında ise üç oda bulunur. Binanın ortasında pencereli ve kasnaklı bir kubbenin olması gerekirken, Salzmann yaptığı tamir sırasında mekânın üstünü kapatarak, kesme taştan kaburgalı büyük bir çapraz tonoz kullanmıştır.

Kaynak: Büyük Larousse
            
 www.noelbaba.com

                                                                                   Denizce