| |

Bu bölümde
anlatılan olta takımları en genel şekilleri ve uygulamaları ile
tanıtılmaktadırlar. Kısaca nasıl yapılır, nerelerde
kullanılırlar gibi soruların cevabı verilmektedir. Aslında pek
çok takımda tam ayırım yapmak mümkün değildir. Mesela çapariler
hem sarkıtmalardan sayılırlar hem de ayrı bir grup içinde
incelenebilirler, zokalı takımlar da aynı şekilde çoğunlukla
sarkıtma gibi kullanılır, çatal köstek veya ağırlığı ortada olan
sarkıtmalar pek çok şartta savurma dip takımı olarak da
kullanılabilirler, şamandıralı takımların bazen sarkıtma gibi
bazen de özellikle tatlı sularda yeldirme gibi kullanıldığı
uygulamalar vardır. Bu tür değişik uygulamalar ve özel takımlar
www.bilgehansarp.net/fishing adresindeki sitede balıkların
nasıl avlanacağı anlatılırken ayrıca anlatılmaktadır. Unutmayın,
her suyun her balığın takımı ayrıdır; yanlış takım boşa bekletir
boş döndürür!
Sarkıtmalar
Sarkıtmalar, adı üzerinde yukarıdan aşağı sarkıtılarak
kullanılan takımlardır. Bunu yapmak için suyun üzerinde
olmalıyız. O halde sarkıtmaların nerelerde kullanılacağı hemen
anlaşılmaktadır; bunlar iskele, duba veya köprü üstleri,
sandallar veya yüksek kıyı profili gibi yerlerdir. Genel olarak
da derince sularda kullanılır denebilir. Bunun dışında akıntı
durumuna göre de iskandilin ağırlığını arttırıp eksilterek
değişik şartlara uydurulabilirler.
|
 |
|
Genel
görünüşleri yandaki gibidir fakat şartlara göre farklı
şekillerde de hazırlanabilirler.
Bunların
hepsinin adı ve kullanılışı da farklıdır. Sıralayacak
olursak; yemli çapariler, üç köstekli takımlar, çatal
köstekli takım, akıntılı sularda uzun köstekli takım
diyebiliriz. |
Aslında
yemli çaparilerde sarkıtmalar grubuna alınabilir. Yine de
çaparilere ayrıca bakacağımızdan burada bahsetmiyoruz.
Üç Köstekli Takımlar:
Bunların
en geneli üç köstekli takımlardır, hata o kadar ki bu takıma
genelde üçlü veya üç köstekli de denir. İsteğe ve ihtiyaca göre
iki veya dört köstekli olarak da düzenlenebilir ama genelde beş
köstek ve fazlası çapari olarak sayılacağından daha fazla köstek
konmaz. Bu takımlar iki şekilde düzenlenebilir; birincisi
iskandilin uçta olduğu tiptir. Resimde solda en baştaki takım
buna örnektir. Çok iri olmayan her türlü balığın özellikle de
taş balıklarının avında kullanılır. Yeter uzunlukta olta ipinin
ucuna bir fırdöndü ve fırdöndünün diğer ucuna da 70 - 80 santim
uzunluğunda beden bağlanarak takımın ana hatları ortaya çıkar.
Beden genelde olta ipinden daha ince misinadan seçilir ve ucunda
bir iskandil kasası yapılır. İstenirse ilk fırdöndüden sonra
olta ipi kalınlığında 80 santim kadar bir parça eklenir bunun
ucuna ikinci bir fırdöndü bağlanır, beden ikinci fırdöndünün boş
gözüne bağlanır. Bu araya konan parçaya kolçak denir. Yine de
kolçak bu takımlarda sık kullanılan bir eleman değildir. Mezgit
gibi oltaya gam yaptıran balıkların avında veya akıntı nedeni
ile takımda oluşan gam miktarını azaltmak amacı ile
kullanılabilir. Köstekler beden de incedir ve boyu 10-12 santimi
pek geçmez. Takımın yapımında uyuma dikkat etmeli, fırdöndüden
olta ipine, iğneden köstek boyuna tüm elemanler birbirleri ile
uyumlu olmalıdır. Avı yapılan balığa göre takımın kalınlıkları
ve uyumu o balığa ilişkin sayfalarda ayrıca belirtilmektedir.
Takımın kullanılması dip yapısına ve akıntının durumuna göre
değişir. Temiz, kumlu diplerde iskandil kuma yatırılarak takım
iskandili dipten kasmeyecek kadar gergin tutulursa hassas olur.
 |
|
Balık
vurunca çalınarak iğnenin oturması sağlanır. Dibi taşlık,
kayalık ilişken olan yerlerde ise iskandil dibe oturtulmaz
dipten 10-15 santim kadar yukarıda tutulurak hem yemlere
hareketlilik sağlanır hem de olası takılmaların önüne
geçilmeye çalışılır. |
Takımı
kullanırken en çok hangi iğnelere balık geldiğine dikkat etmek
gerekir. Eğer tüm iğneler eşit olarak balık alıyor ise sorun
yoktur. Ama genelde balık daha çok en alt iğnelere geliyor ise
verimi arttırmak için takımı yeniden düzenlemek gerekir. İlk
deneme köstek boylarını ve beden boyunu kısaltmak olmalıdır.
Bundan sonuç alınmaz ise o halde iskandili hafifletip bedenin
gerisine alarak; ağırlığı ortada olan sarkıtmalara çevrilir ve
yeldirme gibi kullanılır. Bu verimi arttırsa bile takımın
indirilirken çok dikkat gerektirmesi aksi halde karışarak
bozulması ve çok yavaş çalışma gereği nedeni ile sıkıcı
olabilir. Derin ve akıntı olmayan veya sert akıntılı yerlerde
daha da zordur ve pek uygulanmaz; normal akıntılı yerlerde ise
serbest indirilen takımda akıntı, bedeni oltadan uzak tutarak
karışmayı önleyeceği için daha hızlı ve başarılıdır denebilir.
Kuvvetli
akıntısı olan dip yamaçlarının başları, kayalık burun başları
gibi yerlerde üç köstekli takımda biraz daha değişiklik yapmak
gerekir ve ağırlık ortaya alınabilir. Resimlerden soldan
ikincisi böyle bir takıma örnektir. Özellikle taş balıklarının
avında ve soğuk sonbahar günlerinde balıklar derinelere
çekildiğinde iyi sonuçlar verir. Takımın farkı kullanılan
iskandilin iki ucununda delikli olmasıdır, bu iskandile mavruka
denir ve bir ucuna iki köstekli beden bağlanırken ikinci gözüne
de bir köstek bağlanarak yine üç köstekli takım elde edilir. En
uçtaki kösteğin boyu 20 hatta akıntı durumuna göre 40 santime
kadar olabilir. Tabii kösteğin uzatılabilmesi için akıntının
hızlı olması gerekir. Dibin durumu ne olursa olsun bu takım
kullanılırken iskandil dibe oturtulmaz; dipten uç kösteğin
uzunluğu kadar yukarıda tutulur. Akıntı sert ise, uç köstek
akıntı ile uzanacağından dipten uzaklaşır böylece takım biraz
daha aşağı indirilebilir.
Bu
takımla, yani üç köstekli takımla, izmarit, mezgit, istavrit,
kolyoz, uskumru, mercan, ispari, karagöz, hani, lipsoz, lahos,
eşkina gibi pek çok balık tutulabilir. Takımın yemleri balığa
göre değişmekle beraber midye, karides, sülünez, balık eti,
garos gibi çok çeşitlidir.
Çatal Köstekli Takım
Bu takım yukarıda görüldüğü gibi ağırlığı ortada olan üç
köstekli takıma benzer, kullanım yeri de hemen hemen aynıdır
yani akıntılı yerlerde, yar başlarında kullanılır. Aradaki tek
fark ağırlığın alt ucunda bir yerine iki köstek bulunmasıdır. Bu
şekilde balığın bol olması durumunda daha fazla balık yakalama
şansı elde edilebilir. Yalnız takıma ismini veren çatal
köstekler birbirlerine karışarak sık sık problem yaratır. Bunu
önlemek için ilk uygulanan yol köstek boylarını farklı
tutmaktır; genelde kösteklerden biri 10-15 santim olurken diğeri
25 santime kadar uzatılır. Ama bu da dolaşmaları pek önleyemez.
 |
|
Özellikle
kırlangıç balığı avında kullanılan, terazi beden olarak bilinen
ve yanda resmi olan, çatal bedenli takım bu takımın özel bir
uygulaması olarak kabul edilebilir. Takımın o şekilde
düzenlenmesi karışmaları oldukça azaltır. Bu takımın nasıl
hazırlanacağı yukarıda adresini verdiğimiz sitede kırlangıç
balığının anlatıldığı sayfada detaylı olarak verilmektedir. |
Bazı
uygulamalarda da kösteklerin birbirine karışmasını önlemek için
ince tel çatal bedenler kullanılabilir. Bunun bir resmi sağda
görülmektedir. Bazen de takımdaki ağırlık, yaprak kurşunun
dikdörtgen olarak sarılması ile yapılır; bu durumda beden yaprak
kurşunun içine girer ve ve burada çatallanarak iki kösteğe
ayrılır. köstekler dikdörtgen olarak sarılmış yaprak kurşunun
sağından ve solundan sarkar. Ama bu akıntılı yerler için
düzenlenmesi esasa olan bu takımda ortadaki dikdörtgen kurşun
fırıl fırıl dönerek oltaya hem gam yaptırır hem de balığı
ürkütür. Bir de kurşunu sıkarken dikkatsizlik yapılırsa ya
köstekler serbest kalır ve bir tarafa doğru kayar; veya fazla
sıkılırsa da bedeni veya kösteği zedeleyerek iri bir balığı
çekerken kopmaya neden olur ve balığa veda edersiniz. Bu
mahsurlarından dolayı yaprak kurşunu sararak dikdörtgen kurşun
yapma yolu pek tavsiye edilmez.
Burada
anlatılan orjinal hali ile çatal köstekli takım ile üç köstekli
takım ile yakalanan balıkların hepsi yakalanabilir. Yemleri de
aynı şekilde balığa göre seçilerek kullanılır.
Tüm
köstekli bedenlerde, sarkıtma uygulamalarında kösteğin bedene
sarılması problemi yaşanır. Aslında oltayı karıştırıp avı
bozmadıkça bu durum o kadar sıkıcı değildir. Ama bazen,
özellikle balıkların nazlı olduğu dönemlerde balığın
kıskandırılıp oltaya vurmasına engel olabilir. Tedbir olarak
kösteği bedenden uzak tutmak için bazı yollara baş vurulabilir.
Bunların en yaygın kullanılanları yandaki resimdeki gibidir.
Birincisi kösteğin bedene bağlandığı yere ince yaprak kurşunu
muska gibi sararak kösteği bedenden açarak dik tutmaktır. Muska
şeklinde sarılan yaprak kurşun çok ince olmalı, kösteklerdeki
kuşunların ağırlığı iskandilden fazla olmamalıdır. Veya iskandil
kullanmadan sadece muska şeklinde sarılmış kurşunlar ağırlık
olarak kullanılabilir; bu defa da üstteki kurşunların
alttakilerden ağır olmamasına dikkat etmek gerekir. Aksi halde
takım indirilirken karışmalar olabilir. Bu yol uygulaması zor
bir yoldur. İkinci yol ise kösteği bedene üçlü fırdöndü ile
bağlanmak; yalnız bu bağlantıdan önce kösteği ince bir plastik
hortumun içinden geçirmek düğüm atıldıktan sonra da, hortumu
sürüp fırdöndü halkasına geçirip sıkıştırmaktır. Köstek boyuna
göre 5-8 cm., boyundaki hortum (tüp) parçası kösteği bedenden
açacaktır. Akvaryumculardan temin edebileceğiniz hava hortumları
bu işi görebilir, daha iyisi eczanelerden temin edilebilecek
akvaryum hava hortumlarından da ince olan serum hortumlardır.
 |
|
Sarkıtmalar el oltası olarak kullanılabileceği gibi,
makinalı takımlarda da kullanılabilir.
İskele üstü veya yüksek rıhtımlardan altta dolaşan balıkları
yakalamak için bazen sadece ucunda halkası olan kamışlar
kullanılabilir. |
Bu kamışlara iki veya üç köstekli takımlar bağlanabileceği gibi
en zevkli olanı tek sinek iğne bağlayarak avlanmaktır. İğne
avlanılacak balığın sevdiği yemlerle yemlenir. Bazen çıplak iğne
yerine beyaz tüylü çapari iğnesi kullanılır, İğnenin sapına,
gözün hemen üstüne ince yaprak kurşun sarılarak zoka benzeri
takım yapılırsa bu takıma salyema denir. Zokalı takımlardan da
sayılabilen salyemalar, kullanım şekline göre sarkıtma sınıfına
da alınabilir; aslında zokalı takımlar da sarkıtmaların özel bir
uygulaması gibidir. Salyemalar, daha çok iskele üstlerinden
çinekop avlamakta kullanılır, yine de etrafta başka balıklar var
ise onları da oltaya atlayabilir. Bu takımda yaprak kurşunlu
beyaz tüylü iğne yerine pirçol (zokita, leblebi) zoka ve
kuyrukaltı yem de kullanılabilir. Her durumda kurşun kısmın
civalanıp parlatılması gerekir. Salyemalar suya atıldıktan sonra
yavaşça batacak şekilde ayarlanmalıdır, hızlı batan takım etkili
olmaz. Olta ipinin sonuna kadar balık vurmaz ise çekilip tekrar
atılmalıdır. Salyemalar tek iğneli olurlar ilave kösteğe gerek
yoktur, zaten çalışmaz.
Uzun Köstekli Takım
Daha çok
nehirlerde sazan, çapak, kefal, bıyıklı balık gibi balıkların
avlanmasında kullanılır; bununla birlikte denizde de sert
akıntılı yerlerde rahatlıkla kullanılabilir. Aslında bir
yeldirme uygulamasıdır ama sarkıtma gibi kullanılır. Takım aynı
anda iki amaca hizmet eder biri yemleme ikincisi tabii ki
yakalama. Aslında, mesela denizlerde yemleme ihtiyacı yok ise o
zaman bu takım yeldirmelerin sandalın demir yerinden istenilen
uzaklığa kadar açılmalarını da sağlar. Diyelim ki sert akıntı
altında karagöz yatağını buldunuz da dip durumundan dolayı pek
uzağa demirleme şansı yok; akıntı da sert yeldirme veya serbest
beden uçuyor o zaman bu takım size istenilen uzaklıkta balığa
yemi gösterme imkanı sağlayacaktır.
Takımı
meydana getiren en önemli eleman ağırlıktır. Yanda şematik resmi
görülen ağırlık, çember biçimli, genelde bir tarafı hafifçe
bombeli, bombenin ortasında ara ipin bağlanacağı delik (göz)
olan; diğer tarafında yemleme torbasının ipinin geçeceği bir
yarık bulunan özel bir ağırlıktır.
 |
|
Takımın
kullanılışına gelince; av yerinde uygun şekilde demirlenen
sandaldan önce takımın uçmasını önleyecek olan ağırlık
görevini görecek yemleme paketi sicim gibi bir ipe
bağlanarak indirilir. Ağırlığın yeterli olması, yemliğin
akıntı ile uçmaması gerekir ki bu en az 500 gr., ağırlık
demektir, gerekir ise yem torbasına ilave ağırlık da
konabilir. Yemleme yapılmıyor ise o takdirde sadece ağırlık
indirilebilir. Halka iskandilin gözüne takımın ne kadar
açılması isteniyor ise o uzunlukta ara olta ipi bağlanır, bu
olta ipinin diğer ucuna üçlü fırdöndünün orta gözü bağlanır. |
Üçlü
fırdöndünün üst gözüne olta, alt gözüne de beden bağlandıktan
sonra takım tamamdır. Şimdi iş geldi indirmeye. Halka iskandilin
yemleme ipinin geçmesi için bırakılmış olan yarık kısmı hafifçe
açılarak yemleme torbasının ipi halka iskandilin içine geçirilir
ve yarık tekrar kapatılır. Önce beden yavaşça suya bırakılarak
akıntı ile açılması sağlandıktan sonra olta halka iskandil
yardımı ile indirilmeye başlanır. Akıntı takımı uçurmak istese
de yemlik veya ağırlık ipi kılavuz görevi görür ve yemli iğneler
ara ipin ve bedenin boyuna göre istendiği kadar sandaldan
açılır. Ara ipi çok uzun yapmak oltayı toplarken problemler
yaratacağından tavsiye edilmez; eğer yemli iğnenin sandaldan
oldukça uzaklarda balığa gösterilmesi planlanıyor ise bedeni
uzun tutmak gerekir. Bu takımda genelde tek iğne vardır ama
istenir ise birden fazla köstek de kullanılabilir, yine de
unutulmamalı ki çok fazla köstek takımın kullanılmasını
zorlaştırır. Bir de büyük balık yakalanması hedefleniyor ve
büyük balıkların da o bölgede varlığı biliniyor ise kesinlikle
tek köstek kullanılmalıdır. Özellikle nehirlerde çok verimli
olan bu takımı denizde de verimli kullanmak mümkündür. El oltası
veya makinalı kamışlı takım olarak da düzenlenebilir.
Rastgelsin………………
Bilgehan Sarp'a teşekkürlerimizle
Denizce

www.bilgehansarp.net/fishing
|
|