e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

  Örgü'nün Ana Fikri Nedir?

 Lisa Gansky    

 

  

Ekonomik krizin aslında, yepyeni bir ekonominin doğuşu olduğunu söylesek ne olur? Paylaşım modelleri şirketlerimize, topluluklarımıza, kullandığımız araç ve teknolojilere, ekip ve markalarımıza yepyeni bir can suyu olabilir mi?

İhtiyaç duyduğunuz ve kullanmak istediğiniz mal ve hizmetlere, sahip olmanın getirdiği maliyet ve sorumluluklar olmadan, uygun fiyatla 7/24 erişim sağlayabilseydiniz, nasıl olurdu? Binlerce işletme ve kurum daha şimdiden, tam da bunu gerçekleştirmenin yeni yollarını geliştiriyorlar.

Bazıları Amazon, Twitter, Facebook ve Spotify gibi büyük ölçekli işler. Diğerleri geçici dükkânlar, pazaryeri borsaları ve kişiden kişiye ödünç verme toplulukları gibi yerel düzenlemeler. Bunlara ek olarak Foursquare, Livebookings ve Groupon gibi mobil hizmetler müşterileri yerel tüccarlara, kent çiftliklerine ve pazarlarına yönlendiriyorlar. Bu işletmeler müşterilerinin tasarruf etmesini sağlıyor.

Hatta bazı durumlarda da müşterilerinin ek gelir kazanmasına yardımcı oluyorlar. Bu işletmeler hâlihazırda sahip olduğumuz şeylerin kullanırlığını artırmamıza imkân veriyorlar. Buna Örgü diyoruz. Örgü, işletmelerin ürünlerini nasıl tasarlayacaklarını, nasıl ortaklıklar kuracaklarını, pazarları nasıl tanımlayacaklarını, müşterilerini nasıl memnun edip markalarını nasıl yöneteceklerini giderek daha çok belirler hale geliyor.

Düzenli olarak kullandığımız hizmetlerin çoğunda paylaşım esastır. Oteller, ofis binaları, halk pazarları ve tabii ki hava yolları gibi “paylaşım platformlarını” bir düşünün. Bunların hepsi sadece ihtiyaç duyduğumuz ya da istediğimiz zaman kullanmak üzere satın aldığımız hizmetler sunuyorlar. Bu tür platformların zenginliğine karşın, tarihsel olarak bir işletmenin ya da markanın değeri, genellikle sahip olduklarıyla ölçülür.

Bugün şirketler ve müşterileri, yeni pazarlara, değişen ekonomik ve kültürel şartlara ve yeni yasalara hızla uyum sağlayabilmek için, çoğu zaman satın almaktan daha iyi sonuç veren alternatif yollara erişim fikrine daha sıcak bakıyorlar.

Yaklaşık 60 milyon dolar tutarında yatırımla 1999 yılında kurduğum Ofoto’yu (şimdi Kodak Gallery) ele alın. Kendi donanımlarımızı satın almak ve kendi fotoğraf paylaşım ve yayıncılık platformumuzu sıfırdan kurmak zorundaydık. Bulut bilgi işlem hizmetleri, kişisel yayıncılık platformları, Amazon Web Services gibi işletmeler arası (B2B) tamamlayıcı hizmetler ve PayPal gibi ödeme sistemleri sayesinde bugün Ofoto’yu, bundan 10 sene öncesinde kullandığımız paranın yüzde beşine (yüzde 5) maledebilirdik. İleride bu hizmet, deneyim, araç ve ekipleri sadece ihtiyaç duyduğumuz zaman kullanabilir ve kullandığımız kadarını ödeyebiliriz. Eğer işletmeniz zaten bu tür sistem ve hizmetlere sahipse, bunları satmak yerine kurumsal müşterilere kiralamanın da oldukça kârlı getirileri olabilir. 

İşletmelerin çekirdek iş modellerini yeniden değerlendirmelerinin ve ürünlerinin doğrudan satılmak yerine nasıl paylaşılabileceğini düşünmelerinin tam zamanıdır. Bunu başarmak için, bir sonraki bilişim devrimini tamamen benimsemeleri gerekmektedir. Örneğin Netflix ve Blockbuster’a bir bakın. Blockbuster filmleri satmak yerine kiralıyordu ama bugün Netflix ve Lovefilm pazarı bariz biçimde ele geçirmiş durumda.

Bu iki şirket, kime hangi filmi önereceklerini belirlemek için müşterileri ve müşterilerinin arkadaşlarıyla ilgili verileri son derece etkin bir biçimde kullanıyor, yani Örgü sistemini tamamen benimsiyorlar. Bu şirketler, video teknolojilerindeki gelişmelere ayak uydurmanın ötesinde yenilikçi ortaklar aradılar ve görüş ve tavsiyelerini giderek büyüyen mutlu Netflix ve Lovefilm kullanıcılarından oluşan toplulukla paylaşan müşterilerini sürekli olarak ödüllendirdiler.

 

İşadamlarının Hemen Uygulayabilecekleri Beş Tüyo

 

Hâlihazırdaki varlıklardan daha fazla faydalanın. Örneğin İngiltere’deki Whipcar şirketi, özel arabaların çoğunun ömürlerinin ortalama yüzde 92’sini atıl vaziyette geçiriyor olmasından faydalanıyor! Whipcar (İngiltere), RelayRides (ABD) ve de Ways (Fransa), insanların arabalarını komşularına güvenli ve uygun bir şekilde kiralamalarına olanak veren bir yöntem geliştirerek, fena halde atıl kalan varlığa güç aktarıyorlar.

İşletmeler ürettikleri ürünün kendisinden ziyade, bu ürünün sağladığı hizmetlere odaklanabilirler. İşletmeler bu şekilde, müşterilerle etkileşime girme, markanın büyümesi, çok değerli izine dayalı bilgi toplama ve arzı kişiselleştirme gibi konularda daha fazla olanağa sahip olacaktır.

 

Dürüst olmaktan korkmamayı öğrenin. Ne yaptığınızı açıkça söyleyin ve bugüne kadar yaptıklarınızı kabul edin. Açık, şeffaf ve duyarlı iletişim esastır. Çok sayıda insanın birbiriyle bağlantıda olduğu ve düşüncelerini açıkça dile getirmekten çekinmediği bir dünyada, müşterilerinin kalbini ve aklını kazanmak isteyen şirketler, mesajlarını evirip çevirmeyi göze alamazlar. İnsanlarla konuşurken açık yürekli olun.

Gerçekten verebileceğiniz kadarını vaat edin; hileye itibar etmeyin ve kural değişikliklerini küçük puntolu yazılarla saklamaya kalkışmayın. İstenmeyen durumlar olduğunda ki mutlaka olacaktır, sorumluluğunuzu kabul edin, düzeltmeye çalışın, özür dileyin ve size yeniden güven duyulmasını sağlayın. Örgü dünyasında hataları dürüstçe paylaşmak başarıyı getirir.

 

Test edin. Öğrenin. Mükemmelleştirin. Kazanın. Deneme ürünleri kullanın.

Örgü hizmetlerinin en değerli özelliklerinden biri de, ürünlerin piyasaya sunulmadan önce ucuz bir şekilde denenmesine izin vermesidir. Deneme ürünleri geniş çaplı bir lansmandan önce, erkenden bilgi edinmenin ve iş modelini rötuşlayıp mükemmelleştirmenin en iyi yöntemidir. Veriler tarafından yönlendirilen bir dünyada, sahip olduğumuz araçlar, platformlar ve ortaklıklar sayesinde Örgü işletmeleri bu denemelerden elde edilen verileri özümseyip kolaylıkla gerçek değerlere dönüştürebilirler.

 

Müşterilerinizi sürekli olarak memnun etmeye çalışın. Twitter gibi sosyal ağlar ve hizmetler dedikodu üretir. Aynı zamanda dikkat çekmenizi sağlarlar. Şirketinizin erişimi ve görünürlüğü arttıkça, duyarlılık ve hemen cevap verebilme yeteneği de zorlaşır. Bu konularda başarılı olmak, ekibinizin temel değerlerinizi ne kadar iyi öğrendiği ve benimsediğinde bağlıdır. Biz henüz bu dönemin başındayız. Erkenden tecrübe etmeye başlayın ve kaçınılmaz hataları bir an önce yapıp, almanız gereken dersleri alın. Bu değerli deneyimleri başarılı bir stratejiye, ekibe ve markaya dönüştürün.

 

Atıktan değer talep edin. Doğal dünyada “atık gıdaya eşdeğerdir” denir. Bunun anlamı şudur: Bir sistemin atıkları diğerinin gıdası haline gelir ve bütünüyle dengelenmiş bir sistemde atık diye bir şey yoktur. Çoğu şirket bunu, ellerindekileri daha verimli kullanarak keşfediyor ve bu şekilde kârlarını büyük ölçüde artırabiliyorlar. Örneğin Emeco mobilyaları Coca Cola ile ortaklık kurarak 111 Navy sandalyesini yarattı.

Bu sandalye 111 adet boş plastik Coca Cola şişesinin geri dönüştürülmesiyle yapılıyor. Bu sandalye son derece şık, çok talep görüyor, beğeniliyor ve aynı zamanda, tarihsel olarak atık olarak adlandırdığımız şeylerde saklı olan değerin vücut bulmuş halini oluşturuyor. Şirketlerin yeniden kullanım ve yukarı ya da geri dönüşüm sayesinde ürünlerinin geri kazanımını sağladığı bu “tersine değer zinciri”, müşterilerle yakın ilişki kurmanın, markayı zenginleştirmenin ve atıktan kâr etmenin bir diğer kayda değer yöntemi. Erişim, kolaylık, açıklık ve kişiselleştirme geleceğin anahtar kelimeleriyse, Örgü işletmeler kazanmaya ve önderliklerini sürdürmeye hazır demektir.   

 

Yazı : Lisa Gansky       
Foto: Sedat Girgin       

   Kaynakça:
   SkyLife
- Nisan 2011

 

Lisa Gansky ve
Sedat Girgin
'e teşekkürlerimizle

Denizce

27.04.2011