|
ORUÇ REİS
(Midilli 1474
- Cezayir 1518)
En büyük Türk denizcilerindendir. Ebu Yusuf Nurullah Yakub'un
oğlu. Midilli'de doğdu. Hızır ve İlyas Reis'lerin ağabeyidir.
Yunanca, Arapça, İtalyanca, İspanyolca ve Fransızca'yı öğrendi.
Kardeşi İlyas Reis ile birlikte deniz ticareti yaparak hayata
atıldı.
Böyle bir sefer sırasında Rodos şövalyelerine esir oldu.
Esirlikten kurtulunca Memluklu Sultanı Kansu Gavri'nin hizmetine
girdi ve Mısır ince donanmasının başına getirildi. Mısır
donanmasıyla birlikte İskenderun körfezinde bulunduğu sırada
Rodosluların saldırısına uğradı.
Yavuz Selim'in ağabeyi Sultan Korkut'tan büyük yardım gördü ve
Korkut Çelebinin verdiği 18 oturaklı bir gemiyle korsanlığa
başladı. Bu gemisi de Rodoslular tarafından ele geçirildi.
Korkud Çelebi ona 22 oturaklı bir gemi daha verdi. Oruç Reis
İtalya kıyılarını yağmalamaya başladı. Yavuz Sultan Selim
padişah olunca (1512) Anadolu kıyılarını bırakarak
İskenderiye'ye gitti. İskenderiye'den sonra Cerbe adasını
kendisine merkez yaptı. Kardeşi Hızır Reis de burada kendisine
katıldı. Kısa zamanda Fransa ve İtalya arasındaki sulara hakim
olunca Avrupa devletleri endişelendiler.
Tunus Sultanı Mulay Muhammed ele geçirecekleri ganimetten 1/8
pencik ve 1/50 liman vergisi vermeleri şartıyla Oruç Reis'e
Halk-ül Vad kalesini verdi. Buradan yapılan çıkışlarda İspanyol
ve İtalyan gemilerini ele geçirdi, kızıl saçlı ve sakallı olması
sebebiyle İtalyan ve İspanyollar tarafından Barbarossa adı
verilen Oruç Reis'in ünü bütün Batı Akdeniz'e yayıldı.
Bicaye kalesine sığınan İspanyol gemileriyle yaptığı bir
çarpışma sırasında kaleden atılan toplarla kolundan yaralandı.
Bu yaralı kolu daha sonra kesildi. Piri Reis'in emrinde 6 gemiyi
İstanbul'a yolladı. Piri Reis, Yavuz Sulatan Selim'e Oruç
Reis'in gönderdiği hediyeleri sundu. Yavuz Sultan Selim de Oruç
Reis'e elmas kabzalı iki kılıç, iki hil'at ve iki gemi gönderdi.
Bu sırada Oruç Reis Cicelli kalesini ele geçirdi. Bicaye
kalesini de ele geçirmek için çatıştıysa da başaramadı.
Cicelli'ye geri döndü. Burada Berberi kabileleri arasındaki
anlaşmazlıklara karıştı; berberi reislerinden Abdülaziz ile Kuko
Ahmet arasındaki anlaşmazlıkta Abdülaziz tarafını tuttu, böylece
berberiler arasındaki nüfuzu arttı. Cezayir şehri halkı
kendilerini İspanyollardan kurtarması için Oruç Reis'e başvurdu.
Oruç Reis Cezayirlilerin bu çağrısını kabul etti; 21 gemi ve
karadan da 500 kişilik birlikle Cezayir üstüne yürüdü (1516).
Kısa zamanda şehre hakim oldu. İspanyollar Cezayir limanı
ağzında bulunan adaya (Penon d'Alger) çekilmek zorunda kaldılar.
Cezayir'in Oruç Reis'in eline geçmesini istemeyen İspanyollar
Don Diego de Vera kumandasında 180 parçalık donanma ve 15.000
kişilik bir ordu ile şehri almak istedilerse de başaramadılar.
Oruç Reis İspanyolların müttefiki olan yerli kabileleri yendi ve
Cezayir'in 150 km batısındaki Tlemsen kalesini ele geçirdi.
Cezayir'de yönetimi düzenlemek için kardeşleriyle iş bölümü
yaptı. Cezayir'in doğu kısmının yönetimini Hızır Reis, batı
kısmının yönetimini ise Oruç Reis üstüne aldı. Bütün ülkede
nüfus ve arazi sayımı yapıldı. İspanyol nüfuzu altında bulunan
Tlemsen hükümdarlarına bağlı olan Kal'atül Kıla ve sonra da
Tlemsen alındı.
İspanyollar Tlemsen'i Oruç Reis'den geri almak ve eski hükümdarı
tekrar başa geçirmek için Don Martin d'Argote kumandasındaki bir
kuvveti Cezayir'e yolladılar. İspanyollar önce Kal'atül Kıla'yı
aldılar. Oruç Reisin kardeşi İshak İspanyollar tarafından şehit
edildi.
Daha sonra Marki de Comares komutasındaki bir ordu Tlemsen'i
kuşattı. Oruç Reis İspanyolların ve onlarla işbirliği yapan
yerlilerin saldırılarına karşı 6 aydan daha fazla bir süre
dayandı. Sonra yanında kalan 40 kadar adamıyla kaleden çıktı.
İspanyol hatlarını yardı. Arkasından gönderilen Garcia de Tineo
kumandasındaki İspanyollar ile Salado ırmağında yapılan son bir
savaşta şehit oldu. Hızır Reis (Barbaros Hayreddin Paşa) Cezayir
emiri olarak ağabeyinin yerine geçti (1518).
|