| |
Kişinin yalnızca kuvvetli kaslara sahip olması yeterli değil.
Kasların nasıl ustaca kullanıldığı, doğru hareket etmelerinin
nasıl sağlandığı, düzgün bir duruşa nasıl sahip olabileceğinin
bilinmesi de gerekir. Uygun hareket, vücudun canlılık
kazanmasına yardımcı olur.
İnsan vücudunu oluşturan eklem, kas, kemik ve sinirlerin diğer
sistemlerle işbirliği halinde çalışmasını öğreten bilince "vücut
mekaniği" denir. Vücut mekaniğine uygun hareket edilmediği zaman
oluşan sırt ağrıları yaygın ve pahalı bir sağlık sorunudur.
Omurgaya mümkün olduğu kadar az yüklenilmesini sağlamak ve böylece
sırt ağrılarını ve çeşitli sakatlıkları önlemek için, öncelikle
bireylere çeşitli faaliyetler sırasında nasıl davranmaları gerektiği
öğretilmeli, içinde yaşadıkları mekanlar (işyeri, evinin
donanımı, yatağı.v.s.) uygun hale getirilmeli.
Uygun ayakta duruş pozisyonu nasıl olmalı?
-
Baş, boyun omurlarında hafif bir eğim meydana getirecek şekilde dik
ve çene biraz önde olmalı,
-
Omuzlar dik ve aynı zamanda sırt omurlarına hafif bir eğim
sağlayacak, omurgaya da maksimum uzunluğunu verecek şekilde
geriye çekilmiş olmalı,
-
Göğüs önde, kalça kasları kasılmış olup, bel omurları hafif bir
eğim oluşturmalı,
-
Kollar vücudun iki yanında, dirsekler biraz gevşek. Kolların
dirsekten aşağı kısmı vücuda yakın, el ayası içe dönük ve
parmaklar hafif bükülü olmalı,
-
Diz kapakları yüzle aynı yönde ve dizler hafif gergin pozisyonda
olmalı,
-
Ayaklar karşıya bakmalı ve bacaklar bilekle 90 derecelik açı
oluşturmalı, ayak tabanı yere tam olarak basmalı.
Uygun Yatış Pozisyonu Nasıl Olmalı?
İyi bir yatış pozisyonu sağlamak için yatağın düz, rahat ve
destekleyici özellikte olması gerekir.
Yan yatış pozisyonu
Sırtüstü yatış pozisyonu
-
Boyun ve bel kavisleri normal eğimlerini korumalı
-
Yüksek olmayan ve eni geniş bir yastıkla yatılmalı,
-
Normal boyun eğimini koruyacak şekilde başı ve boynu desteklemeli
(şişman olmayan bireyler yastıksız da yatabilirler).
Uygun Oturma Pozisyonu Nasıl Olmalı?
-
Baş dik, çene ileride, omurga dik,
ve sandalyenin arkalığına tümüyle
temas etmeli,
-
Ayaklar yere temas etmeli, dizler hafifçe sandalyenin
oturmalığından ayrı olmalı,
-
Kollar yanda rahat bir şekilde bırakılmalı,
-
50 dakikadan daha uzun süreyle aynı pozisyonda oturmamaya özen
gösterilmeli.
Çağımızda insanlar evde, okulda ya da işyerinde zamanlarının önemli
bir bölümünü bilgisayar başında geçirmek durumunda kalıyorlar.
Bilgisayarda çalışırken vücudun rahat ve gevşek olması gerekir. Bu
nedenle kullanılan malzemelerin uygun yerlere yerleştirilmesi
önemli.
Bilgisayarda çalışırken daha rahat edebilmek ve sırt ağrılarını
önlemek için:
Omuz ve kol pozisyonunuzun rahatını artırmak için:
-
Klavye ve farenizi aynı düzeye getirin,
-
Dirseklerinizi aynı düzeye getirin.
-
Kollarınız yanlarda ve gevşek olarak dursun,
-
Farenizi yakın bir yere yerleştirin.
-
Klavyenizi ortaya koyun ve ona doğru yönelin,
-
Kollarınızın dinlenmesi için sık sık uzatın, egzersiz
yapın.
Bilek ve parmaklarınızın rahatını artırmak için aşağıdakileri
göz önünde bulundurun;
-
Farenizi kullanırken bileklerinizi yukarı, aşağı ve yana eğmekten
sakının. Bileğinizin düz pozisyonunu ve rahatını korumaya
yardımcı olmak istiyorsanız, klavyenizin ayaklarını kullanın,
-
Yazarken ellerinizi ve bileklerinizi klavyenizin üzerinde sürüyün
ve parmaklarınızı aktif hale getirin.
Göz yorgunluğunu en aza indirmek için:
-
Monitörün önünde rahatça oturun. Kolunuzu monitöre belirli bir
mesafede yerleştirin.
-
Göz kamaştırıcı ışıktan sakının. Ekranın ışık kontrol düzeyini
gözünüzü yormayacak şekilde ayarlayın.
-
Monitörünüzün parlaklık, matlık ayarını ve yazı büyüklük
düzeylerini kendinize göre ayarlayın.
-
Gözlük kullanıyorsanız sık sık temizleyin.
Çalışırken iyi bir pozisyonda oturmayı başarabilmek için:
Çalışma zamanının çoğunu oturarak geçirmek zorunda kalan kişilerin
en yaygın olarak karşılaştıkları sağlık sorunları, beden
formunda azalma, kalp ve akciğer veriminde düşme, sindirim
problemleridir. Oturma pozisyonu kişinin solunumuna, kan
dolaşımına, kasların ve iç organların faaliyetlerine
engel olmamalıdır. Pozisyon değiştirerek oturmak esastır. İyi
bir oturma pozisyonu, doğal olarak vücut pozisyonunu
değiştirmeye izin verenidir.
Çalışırken iyi bir pozisyonda oturmayı başarabilmek için potansiyel
zararları üç alanda tanımlayabiliriz:
Bu alanlardan hiçbiri diğerinden daha önemli değildir ve hiçbiri
tek başına tam bir iyileştirme sağlamaz.
İşyeri tasarımı çalışanların rahat ve emniyetli bir çalışmayı
sürdürebilmeleri için istediklerinde çalışma pozisyonu ve
duruşunu değiştirmelerine olanak tanımalıdır. Buna ulaşmak için
tasarımda görevler, çalışma alanı ve sandalye gibi unsurlar göz
önüne alınmalıdır.
Gözleme dayalı görevi olanlar için tasarımda önemli olan, boyundaki
gerilmeyi azaltacak yönde olması. Bunun için her bir görevde
harcanan süre ayarlanmalı.
Elle yapılan hafif işlerde ya da, bilek ve kol desteği gerektiren
ağır işlerde, çalışma yüzeyi çalışanın dirsek yüksekliğinden
aşağıda olacak şekilde ayarlanmalı. Çalışma yerinin tasarımında
sandalye, çalışma alanının bir parçası olarak daima göz önüne
alınmalı. Sandalye yüksekliği, bele göre açısı kolay
ayarlanabilir tipte olmalı. Kişi, oturur pozisyonda bu
değişikliği yapabilmeli. Sandalye işe, iş alanına ve kullanacak
kişiye uygun olarak seçilmeli. İşyeri tasarımında ana hedef,
çalışanın işini oturarak yaptığı zamanın azaltılması.
Oturma pozisyonunu değiştirmek, çalışanın bacaklarını
dinlendirmesine yeterli değildir. Oturarak çalışılan her 40-50
dakikanın 5 dakikasını yürümek gibi çeşitli etkinliklere
harcamak çalışanın bacaklarının şişmesini engeller. Bu aynı
zamanda kalp, akciğer ve kaslar için de yararlı olacaktır.
Geleneksel olarak oturan kişinin işi hafif, ayakta çalışanın işi
zordur fikri yanlıştır.
Sırt ve bel ağrılarından korunmak için eğilme, itme, çekme, taşıma,
kaldırma ve uzanma hareketi gibi hareketleri yaparken uyulması
gereken vücut mekaniği ilkeleri:
-
Yerden bir nesneyi kaldırırken önce çömelmeli, daha sonra nesne
vücuda yakın tutulmalı ve bu şekilde ayağa kalkılmalı. Yerden
bir nesneyi kaldırırken önce belden eğilerek nesne alınır ve
kaldırılırsa vücut ağırlığıyla birlikte nesnenin ağırlığı da
bel bölgesini zorlar ve gerilmesine neden olur.
-
Bir nesneyi kaldırırken kaldıraç gibi yardımcı araç kullanılması,
kaldırılan cismin ağırlığını azaltır.
-
Bir nesneyle hareket ettiği yüzey arasında sürtünme az olursa onu
hareket ettirmek için daha az güç harcanır.
-
Bir nesneyi kaldırma sırasında tek bir kasa yüklenmemeli, diğer
kasları da yumuşak ve eşgüdümlü bir şekilde hareket ettirmeli,
acele edilmemeli. Nesneyi kaldırmak yerine, yuvarlamak,
sürüklemek ya da tekerlekleri varsa bunlan iterek götürmek dah
uygundur. Bir nesneyi itmek, çekmek, kaydırmak o cismi
kaldırmaktan daha az kuvvet gerektirir.
-
Bel kemiğinin düşey olması için kaldırılacak nesneye yakın
bulunmalı, iterken öne doğru, çekerken arkaya doğru eğilerek
beden ağırlığından yararlanılmalı.
-
Nesneler olabildiğince ortadan tutularak itilmeli ya da çekilmeli.
-
Bir nesneye uzanmaya çalışırken, kasların fazla gerilmesi ve belin
geriye doğru hareketi nedeniyle bel bölgesi zorlanır. Bu
nedenle bedene yakın olarak çalışılmalı. Böylece kasların
gerilmesi önlenmiş olur.
Gün boyu doğru vücut mekaniğini kullanmak, bizi daha rahat sağlıklı
ve huzurlu kılacaktır.
Kaynakça:
Öğr.Gör.Fatma Uçar
Arş.Gör.Funda Sevgi
Yrd.Doç.Dr.Nursan Dede Çınar
Sakarya Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu
|
|