Yeni Petrol
Kanunu / Türkiye’de Gerçekten Petrol Yok mu?
Gündemdeki petrol kanununa değinmeden önce halihazırdaki
mevzuatı gözden geçirmek gerekirse, ülkemizde halen petrole
ilişkin olarak temel üç kanun yürürlüktedir. Bunlar:
Polemik konusu olan, 1954 tarihli Petrol Kanununu ilga ederek
yerine geçmesi planlanan
5574 sayılı yeni adı ile
Türk Petrol
Kanunu, T.B.M.M. nezdinde 17.01.2007 tarihli oturumda
kanunlaşmış ise de, Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer
tarafından onaylanmadığı ve T.B.M.M.’ye 06.02.2007 tarihinde
iade olunduğu için halen yürürlük kazanmamıştır.
Petrol konusu, tüm dünyanın gündeminde halen fevkalade hayati
bir önem taşırken, yeni kanunun değerlendirilmesi için,
bünyesinde barındırdığı anayasal kriterlere aykırılıklar ve
hukuk tekniği açısından hataların mevcudiyeti bir yana, salt
hukuki bakış açısı yeterli olamayabilecek, basit spekülasyonlar
dahi irdelenmesi gereken parametreler halini alabilecektir.
Yeni kanun incelendiğinde; “Kanunun hazırlanışında adeta
ülkede petrolün bulunmadığı olgusundan yola çıkıldığı, petrol
arama faaliyetlerinin son derece yüksek maliyeti de gözönüne
alınarak, yerli ve yabancı kuruluşların ülkemizde petrol
arama-çıkartma çalışmalarına teşvik edilme gayesi güdüldüğü ve
yer yer bu amacı aşar mahiyette kabul edilemez imtiyazlar
tanındığı” gözlemlenmektedir.
Bu vesile ile, Türkiye’deki petrolün “gizli mevcudiyetine”
ilişkin speküle edilen: “Türkiye’de petrolün var olduğu, ancak
yabancılar tarafından açılan kuyulardan adeta fışkırarak petrol
çıkmasına rağmen açılan kuyunun ve konunun üstünün örtüldüğü”
yönündeki bir miktar da çelişki taşıyan yaygın söylemden yola
çıkarak konuyu ele almak gerekirse, Türkiye’nin yetiştirdiği ve
aynı zamanda global çerçevede de kabul görmüş kıymetli bir
jeolog olan müvekkilim rahmetli Prof. Dr. Aykut Barka ile vefatı
öncesinde bu konuyu uzun uzun konuşma imkanı bulmuştum. Gene
birkaç yıl önceki bir yurt dışı seyahatimde tanıştığım TPAO’nun
önde gelen bir yetkilisine de bu konuyu sorduğumda yanıt hemen
hemen aynı idi. Buna göre: “Türkiye’de petrolün mevcut olduğu
kanaatini taşıdıklarını, ancak jeolojik yapının mevcut
teknikler ile petrol çıkartmaya uygun olmadığını,
dolayısı ile kuyunun ilk açılışında adeta fışkıran petrolün,
çıkartma sürecinde diğer katmanlara sızarak maalesef kaçtığını”
belirtmişlerdi. Buna ilave olarak TPAO yetkilisi beyefendi o
tarihte bana: “Halen Karadeniz üzerinde petrol aramaya
yönelik bir platform kurmakta olduklarını, bu çalışmadan ümit
taşıdığını, ancak bundan da bir sonuç alınamaması halinde
Türkiye’nin bugün için petrol konusunda acilen
lejyoner bir bakış açısını benimsemesi gerektiği kanaatini
taşıdığını” beyan etmişti…
Ülkemiz petrol rezervlerinden güncel teknikle
yararlanılamıyorsa da gelecekte böyle olmayabileceği, bu
itibarla petrol çıkarılmasına ilişkin imtiyazlar dağıtılmadan
önce bu çerçevede değerlendirilmesi, diğer yandan günümüzde
halen petrol için meşruiyeti tartışılmakta olan savaşlar
yapılmakta iken, gözönünde ve güncel örnekler olarak; Güney
Kıbrıs Devleti Hükümeti’nce Kıbrıs Adasının çevresinde
Akdeniz’de petrol çıkarılması için civar ülkelerle işbirliği
arayışları sürmekte iken ve bölgede Türkiye Cumhuriyeti
Donanmasının devriye gezdiği bir ortamda, KKTC eski
Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın: “KKTC Hükümeti, derhal
Türkiye Cumhuriyeti ile bir anlaşma akdederek bölgede petrol
arama/çıkarmaya ilişkin tüm imtiyazları Türkiye’ye
devretmelidir” yönündeki önemli beyanatı ve ülkemiz ile tarihi
bağları bulunan Irak Ülkesi’nin petrol yönünden son derece
zengin kuzey bölümündeki siyasi/hukuki belirsizlikler de
gözönüne alındığında; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da
onaylanmayan kanunun gözden geçirilerek fiili duruma uygun
hale gelmenin ötesinde, yakın geleceği de şekillendirebilecek
bir jeopolitik yetkinlikte tekrar ele alınmasında sonsuz
fayda olduğu açıktır.
Saygılarımla,
Av.
Cem Gürkut Moralıoğlu
İstanbul Barosunun konuyla
ilgili düzenlediği "Türkiye'nin Enerji
Politikaları ve Türk Petrol Yasası" konulu panel
detaylarına da aşağıdaki adresten ulaşılabilir.
http://www.istanbulbarosu.org.tr/Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=2583
Av.
Cem Gürkut Moralıoğlu'na teşekkürlerimizle
Denizce

22.03.2007
|