e-mail
denizce@denizce.com
 






Hukuk
Türk Bayrağı K.
Amat.Deniz.Yonetm.
Balıkçı Barınakları
Can ve Mal Koruma
Dz.Çatışmayı Önl...
Gemiadamları Yön..
Gem.Yön.Değiş.
Kabotaj Kanunu
Kıyı Kanunu
Limanlar Kanunu
Montreux
Özel Öğr.Kurum.K.
Yeni Petrol K.

Mevzuat
Denizcilik Eğitimi
Denizcilik Müsteş..
D.Tic.Fil.Geliştirilmesi
Deniz Turizmi Yönet.
Gemi Sağlık Res.K.
İSBİ Serbest Bölge
Kadın Hakları M.
Sağlık Cüzdanı
Tekne Vergileri
TelsizOp.Sın.Yön.
Tescil İşlemleri
Özel Tekne Yön.
Yat Belgeleri
Kontrol Listeleri
Teknik Don.Stand.
Gemi Adam.Stand.
Gemi Adam.Donat.
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Hukuk    

  Yeni Petrol Kanunu                                                       Av. Cem Gürkut Moralıoğlu

 

 

Yeni Petrol Kanunu / Türkiye’de Gerçekten Petrol Yok mu?

Gündemdeki petrol kanununa değinmeden önce halihazırdaki mevzuatı gözden geçirmek gerekirse, ülkemizde halen petrole ilişkin olarak temel üç kanun yürürlüktedir. Bunlar: 

6326

8659

16 Mart 1954

Petrol Kanunu

5015

25322

20 Aralık 2003

Petrol Piyasası Kanunu

4586

24094

29 Haziran 2000

Petrolün Boru Hatları İle Transit Geçişine Dair Kanun

 

Polemik konusu olan, 1954 tarihli Petrol Kanununu ilga ederek yerine geçmesi planlanan 5574 sayılı yeni adı ile Türk Petrol Kanunu, T.B.M.M. nezdinde 17.01.2007 tarihli oturumda kanunlaşmış ise de, Sayın Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer tarafından onaylanmadığı ve T.B.M.M.’ye 06.02.2007 tarihinde iade olunduğu için halen yürürlük kazanmamıştır.  

Petrol konusu, tüm dünyanın gündeminde halen fevkalade hayati bir önem taşırken, yeni kanunun değerlendirilmesi için, bünyesinde barındırdığı anayasal kriterlere aykırılıklar ve hukuk tekniği açısından hataların mevcudiyeti bir yana, salt hukuki bakış açısı yeterli olamayabilecek, basit spekülasyonlar dahi irdelenmesi gereken parametreler halini alabilecektir.  

Yeni kanun incelendiğinde; “Kanunun hazırlanışında adeta ülkede petrolün bulunmadığı olgusundan yola çıkıldığı, petrol arama faaliyetlerinin son derece yüksek maliyeti de gözönüne alınarak, yerli ve yabancı kuruluşların ülkemizde petrol arama-çıkartma çalışmalarına teşvik edilme gayesi güdüldüğü ve yer yer bu amacı aşar mahiyette kabul edilemez imtiyazlar tanındığı” gözlemlenmektedir. 

Bu vesile ile, Türkiye’deki petrolün “gizli mevcudiyetine” ilişkin speküle edilen: “Türkiye’de petrolün var olduğu, ancak yabancılar tarafından açılan kuyulardan adeta fışkırarak petrol çıkmasına rağmen açılan kuyunun ve konunun üstünün örtüldüğü” yönündeki bir miktar da çelişki taşıyan yaygın söylemden yola çıkarak konuyu ele almak gerekirse, Türkiye’nin yetiştirdiği ve aynı zamanda global çerçevede de kabul görmüş kıymetli bir jeolog olan müvekkilim rahmetli Prof. Dr. Aykut Barka ile vefatı öncesinde bu konuyu uzun uzun konuşma imkanı bulmuştum. Gene birkaç yıl önceki bir yurt dışı seyahatimde tanıştığım TPAO’nun önde gelen bir yetkilisine de bu konuyu sorduğumda yanıt hemen hemen aynı idi. Buna göre: “Türkiye’de petrolün mevcut olduğu kanaatini taşıdıklarını, ancak jeolojik yapının  mevcut teknikler ile petrol çıkartmaya uygun olmadığını, dolayısı ile kuyunun ilk açılışında adeta fışkıran petrolün, çıkartma sürecinde diğer katmanlara sızarak maalesef kaçtığını” belirtmişlerdi. Buna ilave olarak TPAO yetkilisi beyefendi o tarihte bana: “Halen Karadeniz üzerinde petrol aramaya yönelik bir platform kurmakta olduklarını, bu çalışmadan ümit taşıdığını, ancak bundan da bir sonuç alınamaması halinde Türkiye’nin bugün için petrol konusunda acilen lejyoner bir bakış açısını benimsemesi gerektiği kanaatini taşıdığını” beyan etmişti…  

Ülkemiz petrol rezervlerinden güncel teknikle yararlanılamıyorsa da gelecekte böyle olmayabileceği, bu itibarla petrol çıkarılmasına ilişkin imtiyazlar dağıtılmadan önce bu çerçevede değerlendirilmesi, diğer yandan günümüzde halen petrol için meşruiyeti tartışılmakta olan savaşlar yapılmakta iken, gözönünde ve güncel örnekler olarak; Güney Kıbrıs Devleti Hükümeti’nce Kıbrıs Adasının çevresinde Akdeniz’de petrol çıkarılması için civar ülkelerle işbirliği arayışları sürmekte iken ve bölgede Türkiye Cumhuriyeti Donanmasının devriye gezdiği bir ortamda, KKTC eski Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın: “KKTC Hükümeti, derhal Türkiye Cumhuriyeti ile bir anlaşma akdederek bölgede petrol arama/çıkarmaya ilişkin tüm imtiyazları Türkiye’ye devretmelidir” yönündeki önemli beyanatı ve ülkemiz ile tarihi bağları bulunan Irak Ülkesi’nin petrol yönünden son derece zengin kuzey bölümündeki siyasi/hukuki belirsizlikler de gözönüne alındığında; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından da onaylanmayan kanunun gözden geçirilerek fiili duruma uygun hale gelmenin ötesinde, yakın geleceği de şekillendirebilecek bir jeopolitik yetkinlikte tekrar ele alınmasında sonsuz fayda olduğu açıktır.

 

Saygılarımla,                
Av. Cem Gürkut Moralıoğlu     

 

İstanbul Barosunun konuyla ilgili düzenlediği "Türkiye'nin Enerji Politikaları ve Türk Petrol Yasası" konulu panel detaylarına da aşağıdaki adresten ulaşılabilir.
http://www.istanbulbarosu.org.tr/Detail.asp?CatID=1&SubCatID=1&ID=2583

 

Av. Cem Gürkut Moralıoğlu'na teşekkürlerimizle

Denizce

22.03.2007