Denizce
    
e-mail
 
denizce@denizce.com
 

  

  



Dünya
Atmaca
Böğürtlen
Datça Florası
Deniz Minareleri..
Doğal Klimalı Evler
Ekolojik Sistem
En Yakın Mars
Mars 2007
Sulak Gezegen Mars
Evsel Atıksular
Gediz'in Güzelleri
Gelincikler
İklim Dinamikleri
İklim Geleceğimiz
İstanbul'da İlkbahar
Karaca
Kardelen
Karıncalar
Kasırga Nasıl Oluşur
Kelebek
Kış Güneşi
Kış Uykusu
Kurutulan Dünya
Kül ve Ekmek
Küresel Isın.Pay.
Lale
Mağaracılık
Mantarın Rengi
Meyve Çiçekleri
Nar, Mazı Meşesi
Pil
Sedir A.ve Gemicilik
Sonbaharın Renkleri
Suya Aşık Kuşlar
Türkiye Doğası
Yaban Koyunu
Yapraklar
Zakkum

  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım 

 

  Elektrokimyasal Güç Kaynağı, PİL

Hacer Erar    

 

 

Şehir cereyanına ulaşılamayan yerlerde (araba, radyo, teyp, dizüstü bilgisayarı, cep telefonu, saat, işitme cihazı gibi) pil kullanılır.

Doğru akım (dc direct current) güç kaynağıdır. Raflarda en çok 1.5 ve 9 Volt’luk pillere rastlanır. 1.5 Volt’luk pillerin AA boyutu kalem pil olarak bilinir. Daha dar ve kısa olan AAA, kalın ve büyük olanlar C ve D boyutlarıdır. Saatler ve işitme cihazlarında oldukça küçük boyutlarda piller kullanılır. Daha yüksek voltaj değerleri elde etmek için pillerin seri bağlanması gerekir (+-,+-). Lehim yaparak pilleri birleştirmek çok zordur, piyasada mekanik olarak seri bağlanmayı sağlayan düzenekler vardır. Zaten 9 Volt olarak satılan piller de, birbirine seri olarak bağlanmış 6 küçük pilden oluşmuştur. Pillerin voltaj değerleri voltmetre ile ölçülür. Bir cihaza bağlı olmadığı durumlarda üzerinde yazan voltajdan daha yüksek değerler okunur (örneğin 1.5 Volt, 1.7 Volt ölçülebilir). Pil bir cihaza bağlandığında voltajının düşeceğini unutmayın. Voltmetre, pilin üzerinde yazan voltajın altında bir değer gösteriyorsa o pil ile ancak çok az akım çeken bir cihazı –belki- çalıştırabilirsiniz. Bitmiş pilleri cihaz üzerinde bırakmayın ve rasgele çöpe atmayın.

 

Pil Çöplüğü

Cep telefonları, fotoğraf makineleri, işitme cihazları, oyuncaklar, dizüstü bilgisayarlar derken yaşantımızda hiç de küçümsenmeyecek bir yer edinmiş durumdalar. Pillerin çoğu lityum, gümüş, nikel ve civa gibi zehirli metaller içerir ve bu nedenle rasgele çöplere atılmamaları gerekir (sadece pil değil boya, temizlik malzemeleri, yağlar, böcek ilaçları da tehlikeli çöp kategorisine girer). Bu tür çöpler yaşadığımız çevre ve insan sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açarlar. Zararlı maddeler toprak, yeraltı suları, ırmaklar, bitkiler, balıklar, inekler derken, insanlara da kolaylıkla ulaşabilir. ABD’de her yıl 3 milyarın üstünde alkali pilin çöpe atıldığı bildiriliyor. Yıllar geçtikçe büyüyen tehlikenin farkına varan gelişmiş ülkeler, etkili önlemler almakta gecikmemişler. Önce, yaşanılan mekanlarda çöplerin biyolojik olarak çözünebilen, çözünemeyen ve tehlikeli çöpler olarak ayrılmasını sağlamışlar (çöpleri 7-8 kategoriye ayıran ülkeler de var). Her seferinde tek tip çöpü toplayarak, geridönüşümü mümkün olanlarını ilgili tesislere aktarmış, kalanları çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde saklamışlar. Kısa vadeli çözüm olarak şarşedilebilen (rechargeable) pillerin kullanılmasının teşvik edilmesi gerektiği düşünülmekte (her bu türden pil, 300 alkali pilin çöpe atılmasını engeller). Fakat şarşedilebilir pillerin de bir ömrü var, sonuçta onların da özel bir organizasyonla toplanması ve özel ortamlarda saklanması gerekiyor (şüphesiz en iyi çözüm, geridönüşüm tesislerinde değerlendirilmeleri). Nanoteknoljideki son gelişmeler yakın zamanda çok uzun ömürlü pil üretmenin mümkün olacağını gösteriyor. (bu pillerin ömrü yaklaşık 20 yıl olacak). Biliminsanları 3 yıl içinde marketlerde nanopillerin satılabilir olacağını umuyorlar. Pil çöplüğü oluşturma işinde kendimize düşeni yapmaya başlamaya ne dersiniz? En yakın çevremizden (ev, okul, iş yeri) başlayarak biten pillerin toplandığı pil çöplükleri oluşturabiliriz; daha sonra ilgililer gerekeni yapacaklardır.

 

    

   Kaynakça:
   Bilim ve Teknik Dergisi 
 Ocak-Eylül 2005

 

 

Hacer Erar'a teşekkürlerimizle

Denizce

19.12.2008