|
İnsanoğlunun bildiklerinin artması yaşamının her alanını
etkilemiştir. Gelişen tıp bilgisi ve teknolojisi, gelişen
bilimin ve teknolojinin insan yaşamına olumlu katkısı insan
ömrünün uzamasına yol açmıştır, açmaktadır.
Artan yaşlı nüfus beraberinde toplumu etkileme gücünü de
getirmiştir. Toplumsal yapı buna göre tekrar kurgulanırken, daha
önceleri çok seyrek olan ve kişisel sorun gibi görülen yaşlılığa
bağlı sorunlar toplumsal sorunlar halini almaya başlamıştır.
Sağlık hizmetleri bu yeni duruma göre yeniden organize
olurken, hizmet sektörü, imalat sektörü de bu yeni durumu göz
önünde bulunduracak yapılanmalara girme çabasındadır.
Artan yaşlı nüfus ile bireysel sorunların toplumsal sorunlara
dönüşmesine, sağlık organizasyonlarının buna göre yeniden
organize olmasına iyi örneklerden biri prostat hastalıklarıdır.
Çünkü prostat hastalıkları yaşın ilerlemesi ile artmaya başlar
ve yaşlı nüfus artınca şimdi olduğu gibi toplumsal bir sorun
sıfatını kazanır.
15 Eylül günü “Dünya Prostat Günü” olarak ilan edildi. Bu
prostat hastalıklarının toplumsal sorun olduğunun ilanından
başka bir şey değildir.
Prostat erkeklere özgü bir organdır. Anne karnındaki erken
ceninde hamileliğin 12. haftasında prostat oluşumu büyük oranda
tamamlanır. Yani erkeklerde, annesinin hamileliğinin 12.
haftasından itibaren var olan bir organdır. Prostat bir salgı
bezi organıdır. Ejüklatın yani meninin büyük bir bölümü prostat
sıvısından oluşur. Ejekülatın yani meninin %1-2 si spermden,
%98-99 spermi taşıyan sıvıdan oluşur. Bu sıvının çok önemli bir
kısmını da prostat salgısı oluşturmaktadır.
Prostat mesanenin hemen çıkışında, başı aşağıya, tabanı
yukarı bakan kestane şeklinde bir organdır. Yetişkin bir erkekte
2.5x3x4 cm ebatlarında ve ortalama 20 gram ağırlığındadır.
Prostat 35-40 salgı bezini çevreleyen bağ ve kas dokularından
oluşur. Prostat salgı bezlerinin kanalları prostat içinden geçen
idrar yoluna açılır. Ayrıca prostat içindeki bu idrar yoluna
meni kanalları da açılmaktadır. Mesaneyi dışarıya bağlayan idrar
yolu (Ürethra), prostat bezi içinden sonra hem idrar hem de meni
yolu görevini görmektedir.
Yerini, yapısını, görevlerini yazdığım prostat neden çok
önemli...?!
Çok önemli çünkü; ejekülatın yani meninin sıvı kısmının
önemli bir kısmını oluşturur ve erkeğin eşini hamile
bırakmasında, soyumuzun devamında rol alır...
Çok önemli çünkü; hastalıkları yaşantımızın kalitesini bozar
ve yaş ilerledikçe daha çok kişinin önemli bir sağlık sorunu
olur, yaşlı insanların sayısı arttıkça bu sorun toplumsal bir
sağlık sorunu haline gelmeye başlar...
Başlıca hastalıkları daha çok 20-40 yaşları arasında görülen
iltihaplanmaları yani prostatitler, 40 yaşından sonra artan
yaşla birlikte görülme sıklığı artan prostatın iyi huylu
büyümesi yani Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) ve kötü huylu
büyümesi yani Prostat Kanseridir.
Prostatın İyi
Huylu Büyümesi
Erkeklerin yaşının ilerlemesi demek, prostat büyümesi
kabusuna doğru yol almaları demektir. 40 yaşını geçen hemen her
erkek prostat ile ilgili çeşitli efsaneler duymaya başlar ve
prostat büyümesi kabusu olma yoluna girer. Ya inkar
mekanizmasını işletip yakınması katlanılmaz boyutlarda olmadığı
sürece doktora gitmez, ya da idrar yapma ile ilgili en küçük bir
yakınmada büyük bir telaşla doktora koşar. Kabus işlemeye
başlamıştır...
Prostat bezi 35 yaşından sonra büyümeye başlar. Büyüme
nedenlerini ve mekanizmalarını henüz tam olarak bilmiyoruz.
Erkeklik hormonu Testesteron’un prostat büyümesi ile ilgisi
kanıtlanmış durumda olmasına rağmen henüz mekanizması
bilinmemektedir. Prostat büyümesinin etnik kökenle ilişkisi
bulunamamıştır. Beslenme tarzları prostat büyümesini
etkilememektedir. Cinsel davranışlar ile prostat büyümesi
arasında bir bağ saptanamamıştır.
Prostatın iyi huylu büyümesi öncelikle mikroskobik olarak
başlar, mikroskobik büyümenin yaklaşık yarısı makroskobik
büyümeyle devam eder, makroskobik büyümenin de yaklaşık
yarısında bu büyümeye bağlı şikayetler olur.
Yapılan çalışmalar ışığında bu cümleyi rakamlarla
somutlaştıracak olursak prostat büyümesi ve ona bağlı yakınması
olanları şu şekilde görürüz:
40-49 yaş %14
50-59 yaş %24
60-69 yaş %43
70> yaş %40
Erkekler bu yaş dilimlerinde prostatın büyümesinden
yakınmaları nedeniyle yukarıdaki oranlarda haberdar
olacaklardır. Ama sevindirici olan bir yan var, yakınması olan
erkeklerin bir kısmı tedavi gerektirmekte ve çok daha az bir
kısmına ameliyat yolu gözükmektedir. Bir çalışmaya göre 40
yaşında prostat büyümesine dair yakınması olan kişi, 80 yaşına
kadar yaşayacak olursa prostat ameliyatı olma olasılığı %10 dur.
Prostatın büyümesi mesane çıkışında olması ve idrar yolunun
içinden geçmesi nedeniyle idrar yapma yakınmaları şeklinde kendi
hissettirir. Rahat yapılan ve ileriye giden idrar daha zor,
ince, zayıf bir şekilde yapılır, tuvalet daha fazla zaman
geçirilen bir mekan olur. İşeme yarışında son sıralara demir
atılır. Daha sık idrar yapmaya gidilir, yolculuk öncesi,
misafirlik öncesi tuvalet planlamaları yapılmaya başlanır. Gece
idrara kalkma nedeniyle uykular bölünmeye başlar. Kişinin yaşam
kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Bu yakınmalarla bir üroloji uzmanına başvurulduğunda yapılan
parmak ile prostat muayenesi tanıyı büyük ölçüde koydurur. İleri
tetkiklerle tedavi yöntemi belirlenir.
Prostatın iyi huylu büyümesinin çeşitli tedavi yöntemleri
vardır. İlaçlarla mesane çıkışındaki darlık genişletilip idrar
yapma rahatlatılırken, cerrahi yöntemlerle (Açık prostatektomi,
TUR-Prostatektomi, Laser Prostatektomi, Prostattın ısıtılarak
yada soğutularak küçültülmesi vb...) kitlesi küçültülüp yol
açılarak idrar yapma rahatlatılır.
İyi huylu prostat büyümesi ve oluşturduğu yakınmalar hemen
her insanda kendini farklı bir şekilde gösterir. Diğer yandan
yakınmaların tek nedeni prostatın büyümesi değildir. Mesanenin
yaşlanması da bu yakınmaları oluşturmada rol alır. Tedaviyi
planlarken hastalığa değil, hastaya yönelik bir yöntem
seçilmelidir. En basit örneği, bu şekilde davranıldığında en
radikal tedavi olan prostat ameliyatından sonra istediği sonucu
alamayan, mutlu olmayan %30 luk oran daha aşağılara
çekilebilir.
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

|