Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Taner Kışlalı
Ataol Behramoğlu
Attila İlhan
Aziz Nesin
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
Behçet Necatigil
Cahit Sıtkı Tarancı
Can Yücel
Edip Cansever
Faruk Nafiz Çamlıbel
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Halide Edip Adıvar
Halikarnas Balıkçısı
Mevlana
Nazım Hikmet
Necati Cumalı
Neyzen Tevfik
Orhan Kemal
Orhan Veli
Ömer Hayyam
Özdemir Asaf
Rıfat Ilgaz
Uğur Mumcu
Yahya Kemal Beyatlı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Yazarlarımız   

  Rıfat Ilgaz                                                                                     

 

 

 

 Rıfat Ilgaz

 

 1911 Cide - 7 Temmuz 1993 İstanbul

 

 

Camlarda karayel acımasız

Nereye baksam can çekişmesi

Gece... yol boyu memleket memleket

Isıtsın iyimserliğin içimi

Dağılsın ölüm korkum bir görün

Aydın bakışlarını arıyorum

 

Rıfat llgaz, 1940'ların toplumcu-gerçekçi şairleri arasında başta  gelenlerindendir. 1911 yılında Cide'de doğdu. Şiir yazmaya ortaokul öğrencilik yıllarında başladı. İlk şiiri 27.07.1927'de, günlük Nazikter gazetesinde yayınlandı. Ayrıca; Açıkgöz (Kastamonu), Güzel İnebolu ve Güzel Tosya gazetelerinde şiirleri ve yazıları yayınlanmaya başladı. Lise yıllarında babasının ölümü nedeniyle ayrıldı. Yatılı olarak Kastamonu Muallim Mektebi'nde öğrenim gördü. 1930 yılında mezun oldu. Altı yıl süreyle Gerede, Akçakoca, Hendek ile Düzce arasında Gümüşova'da ilkokul öğretmenliği yaptı. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü 1938'de bitirdi ve Adapazarı Ortaokulu Türkçe Öğretmenliğine atandı. 1939'da İstanbul Karagümrük Ortaokulunda Türkçe Öğretmenliğine başlayan llgaz'ın, yazı ve şiirleri büyük dergilerde yayınlanmaya başladı. 1940'da Gığır, Oluş, Ulus, Güneş, Yücel, Varlık, Hamle ve Yeni İnsanlık dergilerinde şiirleri çıktı ve aynı yıl Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne girdi. Hasan Tanrıkut, Sabahattin Kudret Aksal, Salah Birsel'le tanıştı. Ömer Faruk Toprak ile 9 Eylül 1942'de Yürüyüş dergisini çıkardılar. Bu dergide Orhan Kemal, Sait Faik, Cahit Irgat, A. Kadir, Nazım Hikmet (İbrahim Sabri) ile birlikte çalıştılar. 1943'de ilk kitabı "Yarenlik"i yayınladı. Şiirleri olağanüstü bir ilgi gördü. Ocak 1944'de "Sınıf" adlı şiir kitabı çıktı. Sıkıyönetim kararı ile toplatıldı. Pertev Naili Boratav "Sınıf" için:

"Yeni Türk şiirine inanmayanlara, Rıfat llgaz'ın kitabını okuyup anlamalarını dilemekten başka yapılacak birşey yoktur" diye yazdı.

1945'de Gün dergisi çıktı. llgaz bu dergide sekreterdi. Bu dergide yazıları yayınlandı. Aziz Nesin'in Cumartesi dergisine ortak oldu. Seçici kurulda çalıştı. 1946'da Esat Adil, Sabahattin Ali ve Aziz Nesin ile birlikte Gerçek gazetesini çıkardılar. 1946 Ekim ayında Yığın dergisini Esat Adil ve Adil Yağcı ile birlikte çıkardılar.

Öğretmenliğe yeniden döndükten sonra Boğazlayan-Yozgat'a tayini çıktı. Hastalığı nedeniyle Validebağ Sanaturyumunda yattı. Şubat 1947'de Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Mim Uykusuz'un çıkardığı Markopaşa kadrosuna girdi. Sık sık kapatılan bu derginin daha sonraları sorumlu müdürlüğünü üstlendi. Malum Paşa, Merhum Paşa, Hür Markopaşa gibi dergilerin de sık sık adı değişiyordu.

1950'li yıllarda llgaz gazetecilik yapmaya başladı. Sakıncalı olduğundan, gazeteler ve dergiler imzalarına pek yer vermediler. 1952-1960'daTan gazetesinde dizgici-düzeltmen ve röportaj yazarı olarak çalıştı. Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk'un çıkardığı Dolmuş dergisinde "Stepne" takma adıyla yazılar yazdı. Hababam Sınıfı, Pijamalılar (Bizim Koğuş), Don Kişot İstanbul'da bu dergide dizi olarak yayınlandı. Hababam Sınıfı'nı da, isminin sakıncalı olması nedeniyle "Stepne" (Yedek Lastik) takma adıyla yazdı. Ocak 1953'de Devam adlı şiir kitabını çıkardı ve bu kitap da toplatıldı.

1961 Anayasası yürürlüğe girdikten sonra kendi adıyla yazı ve şiir yayınlayabilme olanağına kavuşan Rıfat llgaz Demokrat İzmir, Akbaba, Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus gibi yayın organlarında ve kimi edebiyat dergilerinde yazı yazabildi. Sınıf yayınlarını kurdu ve kendi kitaplarını yayınlayabildi. 1970'de Basım Şeref Kartını aldı.

1974'de emekli oldu. Doğum yeri olan Cide'ye yerleşti. 12 Eylül 1980 döneminde gözaltına alındı. 70 yaşında gerekçesiz sorguya çekildi ve gözaltında kaldı. Tutukluluğu sona erince İstanbul'da, oğlu Aydın llgaz ile birlikte ölümüne kadar yaşamaya başladı. Bu olaylar "Kırkyıl Önce Kırk Yıl Sonra" adlı kitabında anlatılır.

Yıllarca kendisini bizden uzaklaştırmaya çalışan yönetimlerden sonra, demokrasi yolunda ülkemizdeki gelişmeler Rıfat IIgaz adını yeniden yücelttiyse de, Sivas olaylarının acısına dayanamayan duyarlılığı 7 Temmuz 1993 günü aramızdan ayrılmasına neden oldu.

 

Hikâye, roman, gülmece hikâye ve romanları, oyun, anı türünde çok sayıda kitabı bulunan Rıfat Ilgaz, Yıldız Karayel romanıyla 1982 Madaralı Roman Ödülü'nü ve 1982 Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazandı.

Ünlü mizah romanı Hababam Sınıfı oyun, film ve müzikli gösteri olarak çok büyük bir yaygınlığa ulaştı, mizah edebiyatımızın başlıca klasikleri arasında yer aldı. Rıfat Ilgaz'ın şair olarak acılı bir ses tonu var... İlk şiirleriyle, 1940'lı yıllar toplumcu şairler kuşağının, Nâzım Hikmet'in özellikle İnsan Manzaraları'na yakın bir şairiyle karşılaşıyoruz.

Rahat konuşma dili, küçük, yoksul insanın yaşamını anlatışıyla, dil ve söyleyiş özellikleri bakımından Orhan Veli’lere yakın duruyor.

Fakat, Rıfat Ilgaz'ın şiirinde yoksul insanın yaşamından kesitler, bir dil ya da fantezi öğesi olarak değil, toplumun acılı gerçekleri olarak yansıtılmıştır, işçi, köylü ve dar gelirlinin, yoksul kenar mahalle insanının savaş yılları ve sonrasındaki çileli yaşamını, hapishaneyi ve hapisteki insanın yaşamını ve psikolojisini eşine az rastlanır bir gerçeklikle çok ölçülü bir duygu ve düşünce dengesiyle, alttan alta acı bir ironiyle yansıtmayı başarmış olan Rıfat Ilgaz'ın, tema ve ironi ögeleriyle M.Eloğlu'nu, konuları ve toplumcu şair kişiliğiyle A.Arifi etkilemiş olduğu gözleniyor. Son yılların ürünleri arasında, toplumsal konulu, sağlam biçim ve kuruluşu olan şiirlerinin yanısıra, şiirimizin özde ve biçimde yeni açılımlarının özelliklerini başarıyla özümsemiş ve daha kişisel konulu şiirler de (Leylaklarını Anlatıyorum, v.b.) yer alıyor.

 
 

 Rıfat Ilgaz Hakkında

 

Bir kitaba da konu olan minibüsçü Süleyman Salcı, yazarla 1979 yılında yakınlaştıklarını söyledi.

'Gözümüzdeki perdeyi Rıfat Ilgaz açtı'

                                          Zeycan Gül

 

CİDE - Türk edebiyatının ölümsüz ismi Rıfat Ilgaz 'ın doğup büyüdüğü memleketi Cide, doğal güzellikleri ve insanlarıyla Ilgaz'ın yapıtlarında hayat buldu.

1970'li yıllardan itibaren Cide'de sürekli yaşamaya başlayan yazar Rıfat Ilgaz'ın buradaki yaşantısını, insanlarla kurduğu ilişkileri en yakınında yer alan kişilerle konuştuk.

Ilgaz'ın kitabına Minibüsçü Süleyman adıyla konu olan Süleyman Salcı , Ilgaz'la 1979 yılında yakınlaştıklarını belirterek o yılları şöyle anlatıyor:

''Rıfat Ilgaz çok mütevazı biriydi. Kapısı herkese açıktı. Siyasi görüşten ziyade insani görüşe önem verirdi. Mala - mülke önem vermezdi. Gözümüzdeki perdeyi açan insandı. Bize toplumcu, paylaşıma dayanan görüş kazandırdı. Rıfat Ilgaz'ı tanıdığım için çok mutluyum.''

Salcı, Ilgaz'la yaşadığı bir başka olayı ise şöyle anlatıyor:

''1979 yılında bir bankaya şoför alınacaktı. Sınavı kazanırım ama torpilli biri araya girip hakkımı yer diye sınava girmeye çekindim. Rıfat Ilgaz'dan torpilli birinin bankaya şoför olarak alınacağı söylentisi yayıldı. Ilgaz'ın yanına gitim. 'Sizin eşitlikten yana olduğunuz söyleniyor. Bırakın aynı koşullarda yarışalım' dedim. Ilgaz, 'Bu iddialar doğru değil, tarafsız kalacağım' dedi. Tarafsız kaldı. İddiaların doğru olmadığı ortaya çıktı. Bir daha da kendisinden ayrılamadım.''

Cide'nin en eski öğretmenlerinden ve 'ilçenin ilk komünisti' olarak tanınan öğretmen Muammer Karayel ise Rıfat Ilgaz'la Uzunkum Otel'de tanıştıklarını anlatıyor. Ilgaz'ın yazdığı eserlerin birçoğunun gerçek olaylara dayandığını söyleyen Karayel, ''Ilgaz, Cide'nin folklorunu ortaya çıkaran, var eden kişidir. Çocukları araştırmaya yönlendiren kişidir'' diyor. Ilgaz'ın inatçı bir kişilik yapısına sahip olduğunu anlatan Karayel, Ilgaz'ın 12 Eylül askeri darbesinden sonra Cide'de yaşadığı dönemde emniyet güçlerince çok rahatsız edildiğini belirterek ''31 Mayıs 1981 yılında 11 kişi tutuklandık. Bolu'dan getirilen bir bölük komando tarafından Kastamonu Et ve Balık Kurumu binalarına taşındık. Çengellere asıldık. Ilgaz'ın gözü bağlı ifadesi alındı ve iki gün ayakta kaldı. Sağlık sorunları nedeniyle jandarma gözetiminde Ballıdağ Sanatoryumu'na kaldırıldı'' diyor.

 

 

 Eserleri

 

ŞİİR KİTAPLARI
1943   Yarenlik
1944   Sınıf
1953   Devam
1954   Üsküdarda Sabah Oldu
1962   Soluk Soluğa (önceki kitaplarından seçmeler ve yeni şiirleri)
1969   Kara Kılçık
1971   Uzak Değil (1940-1971 yıllarında yayımladığı şiirlerden seçmeler)
1974   Güvercinim Uyur mu?
1983   Kulağımız Kirişte
1983   Bütün Şiirleri (1937-1983)
1987   Ocak Katırı Alagöz

 

ROMANLARI

          Karadeniz'in Kıyıcığında

          Karartma Geceleri

          Sarı Yazma

          Yıldız Karayel

 

MİZAH ESERLERİ

          Çalış Osman Çiftlik Senin

          Don Kişot İstanbul'da

          Garibin Horozu

          Hababam Sınıfı

          Hababam Sınıfı Baskında

          Hababam Sınıfı İcraatın İçinde

          Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı

          Hababam Sınıfı Uyanıyor

          Hoca Nasrettin ve Çömezleri

          Nerde Kalmıştık

          Nerde O Eski Usturalar

          Pijamalılar

          Radarın Anahtarı

          Rüşvetin Alamancası

          Sosyal Kadınlar Partisi

          Şeker Kutusu

          Apartıman Çocukları

 

ÇOCUK ROMANLARI

          Bacaksız Kamyon Sürücüsü

          Bacaksız Okulda

          Bacaksız Paralı Atlet

          Bacaksız Sigara Kaçakçısı

          Bacaksız Tatil Köyünde

          Cankurtaran Yılmaz

          Kumdan Betona

          Küçükçekmece Okyanusu

          Öksüz Civciv

 

DENEME / ANI

          Cart Curt

          Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra

          Nerde Kalmıştık

          Yokuş Yukarı

 

 

 

 Şiirlerinden...

 

  

Uçurtma

Çocuklarımız neleri sevmiyorlar ki...
Uçurtmayı seviyorlar söz gelişi,
Bir havalandı mı uçurtmaları
Daha da güzelleşiyorlar.
Maviliklerde gözleri
Özgürlüğü yaşıyorlar
Uçurtmalarla birlikte.

Koparıp da iplerini hele
Bir kurtuldular mı ellerinden,
öylesine seviniyorlar ki,
Gidiş o gidiş, bile bile...

Kızalım mı umursamayışlarına?
Kendi yaşamlarını izliyorlar boşlukta.
Onlar da birer uçurtma değil mi?

Bizim de ne süslü uçurtmalarımız vardı,
Alıp başlarını gitmediler mi?
Gözümüzden bile esirgerdik
Hangi birinin ipi kaldı elimizde?

 

 

 

Biraz Daha Sabır

Gözünü yıldırmasın karakış,
Altında sağlama yatağın,
Hastanede sıran var.
Ne kaldı ki şurada,
Ekim, Kasım, derken Aralık
Sabrın tükenmezse eğer,
Heybelide'sin bahara doğru.
Bilirsin can boğazdan gelir,
Senin neyine şu bakır mangal,
Çıksın çadırcılara...
Bilmem işine yarar mı artık,
Şu duvardaki palto,
Yok işte çalışmaya dermanın!
Hele otursun şu barış yerine,
Sık dişini!
Her şey düzelecek yakında,
Her şey yoluna girecek;
Doktor kapına gelecek,
İlaçlar ayağına.
Bakma kesildiğine terkosun
Şerbet akacak çesmelerden!
Bu sıcağa kar mı dayanır,
Dirilirsin bayrama varmadan,
Kalkarsın ayağa.
Sıtmalı kızının
Doya doya öpersin yanaklarını.
Biraz daha sabır, aslanım,
Biraz daha sabır!

 

 

 

Kaynakça: Rıfat Ilgaz webb-sitesi

                     Son Yüzyıl Büyük Türk Şiiri Antolojisi - Ataol Behramoğlu