Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 






Güvenlik
. VHF Çağrı Kanalları
. Radyo İstasyonları
. Güvenlik - Donanım
. Denizle Şaka Olmaz!
Sağlık
. AIDS
. Alternatif Tıp
. Alzheimer
. Anılar Nasıl..
. Antibiyotik Direnci
. Antidepresan Yerine
. Aspirin
. Bel Fıtığı ve Deniz
. Bellek
. Bellek Güçlendirme
. Bellek_Zaman
. Beyindeki CEO
. Biyolojik Saat
. Böbrek Nakli
. Çevre-Koruyucu Hekim
. Çocuk Felci
. Çocuk Gelişimi
. Çocuklukta Şişman..
. Dalış Hastalıkları
. Dipten Sesler
. Denizde İlkyardım
. İlk Yardım
. Deniz ve Güneş
. Deva Bitkiler
. Diş Sağlığı
. Doktorluk Nedir
. Ecza Kutusu Malzem.
. Egzersiz
. Gıda Zehirlenmesi
. Gözlerim Aşina Size
. Grip Virüsü
. Güneş ve Sağlık
. Güneşin Etkileri
. Hasta Gözüyle
. Hasta Hakları
. Hasta-Hekim İlet.
. Hastanın Bilgilen.
. Hekim Gözüyle
. İdrar Kaçırma
. İçtiğimiz Su
. İkizler
. İlkyardım
. Kanser
. Kemik Erimesi
. Korkmamayı Öğ.
. Kök Hücre
. Kulaktaki Düğme
. Kuş Gribi
. Meme Kanseri
. Mutfaktaki Tehlike
. Neydik Ne Olduk
. Otizm Nedir?
. Otizm Üzerine
. Pasif Sigara İçimi
. PC Egzersizleri
. Prostat
. Reçete Yazdırmak
. R.S.Hıfzısıhha M.B
. Saçmalamak...
. Sağlığın Niteliği
. Sağlık İçin Hareket
. Sağlıklı Beslenme
. Sağlıklı Yaşam
. Selülit
. Sevimli Tehlikeler
. Stres
. Su
. Tıp Bayramı
. TTB ve Sağlık
. Uyku ve Rüya
. Uzun Boy
. Vitaminler
. Vücut Mekaniği
. Yaşla Gelen..
. Uzak Yol-İlaçları
. Yakın Yol-İlaçları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Güvenlik / Sağlık  

 Sağlığın Değişen Niteliği                                                                   Dr. Nedim İnce

 

 

Kamusallıktan-Ticariliğe

Sağlığın sosyal ve fen bilimleri olmak üzere iki yönü var. Sağlığın sosyal boyutu sağlığa kamusal özellik kazandırmış ve asırlar boyu bu özelliği baskın olmuştur. Nedir kamusal özellik; sağlık hizmeti sunarken ve sağlık hizmeti alırken o toplumun üyesi olmak yeterli bir koşuldur. Kamu, sağlık hizmetlerinden her bireyin yararlanması sorumluluğunu üstlenmiş ve her dönemde, dönemsel özelliklerine uygun sağlık sistemleri kurmuştur. Animist toplumlarda şamanlar ve büyücüler, antik çağda rahip hekimler, yakın çağa kadar da gerek okuldan, gerekse ustasından yetişmiş hekimler mesleklerini icra etmişlerdir. Sağlık sistemi kamusal kaynaklardan, vakıflardan, yardımseverlerin katkılarından beslenmiştir. Batı uygarlığında ilk açılan okullardan biri ilahiyat ile birlikte tıp okullarıdır, bu da yine sağlığın kamusal özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Sağlığın kamusal özelliği çağlar boyu hasta hekim ilişkisine de damgasını vurdu. Hekim kamusal bir görev yaptığını bilmenin davranışlarını sergiledi. Hastadan alınan ücret hep hizmetin gölgesinde kaldı, öncelikle hizmet düşünüldü. Hekimler mesleklerinden zengin olmadılar ama mesleki tatminleri ve sosyal statüleri onlara yeterli doyumu sağladı.

Feodal toplumdan kapitalist topluma geçişte üretim araçlarının ve ilişkilerinin değişimine bağlı ciddi toplumsal değişimler yaşanmaya başlandı. Sermaye ağırlığını her alana yaygınlaştırdı. Para, yaşamı kolaylaştırmak ve sürdürmek için bir değişim aracı olmaktan çıktı. Para amaç haline geldi. İnsanın yarattığı ve insanın hizmetinde olması gereken para insanı ele geçirdi. İnsanlar para için çalışır oldu. Para kazanmak yaşamın amacı oldu. Bu da tüm toplumu derinden etkiledi.

Sağlıkta para kazanma gün geçtikçe daha ön plana çıkmaya, sağlığın kamusal yanı zayıflamaya başladı. Kamusal yanın zayıflaması kendini tıp eğitimi müfredatında tedavi edici hekimliği ön plana çıkaran programlarla gösterdi. Tıbbın sosyal boyutuna vurgu azaldı. Sağlığın sosyal boyutuna vurgu azaldı. Tıp fakülteleri hastalık odaklı, ağırlıklı olarak  hastalığı iyileştirmeye yoğunlaştı.

Sağlık alanı otomotiv endüstrisinden sonra en büyük endüstri sektörü oldu. Hızla gelişen teknoloji çok hızlı bir şekilde tıp kullanım (Tanı, tedavi, bakım, takip) alanına girdi. İlaç sektörü devleşti. Çok büyük paraların döndüğü bir alan oldu. Mevcut hastalıkları iyileştirmek için 300-350 kalem ilaç yeterli olmasına rağmen piyasaya 4000-4500 kalem ilaç sürüldü ve her geçen gün yeni ilaçlar sürülmeye devam ediyor. Koruyucu sağlık hizmetleri yeterince para kazandıran alanlar olmadığı için daha geri plana düşmeye başladı.. Kişinin hastalanmasını engellemeye çalışmak yerine hastalanan kişiyi iyileştirmeye çalışmak daha da önemsendi. Tedavi edici sağlık hizmetleri para kazanmaya daha uygun bir alandı çünkü.

Tüm bunlar sağlığın kamusal özelliklerini zayıflattı ve sağlık ticarileşmeye başladı. Başlangıçta utangaç ve yavaş yavaş olan bu değişim ki toplumun diğer sektörlerine göre kamusal özellik en çok sağlıkta direnmiştir, son yıllarda iyice hızlandı. 1980 yıllarından sonra sermayenin gelişen teknolojinin de olanaklarından yararlanarak tüm dünyaya el koyması bu süreci daha da hızlandırdı. Sağlık metalaştı, ticarileşti daha doğru bir deyimle kamusal özelliği iyice gerileyip ticari boyutu ön plana çıkmaya başladı..

Sağlığın kamusal özelliğinin gerileyip, ticari özelliğinin ön plana çıkması neyi getirir? Öncelikle koruyucu sağlık hizmetlerinin gerilemesini sağlayarak insanların hasta olmalarını önlemeyi güçleştirir, önlenebilir hastalıklar ve hastalar artmaya başlar. İnsanlar acı çeker, yaşamları tehlikeye girer. İkinci olarak hastaya sağlık hizmeti sunmada para kazanma ön plana çıkar. Hastanın ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetine ek ona fayda sağlamayacak ama zarar da vermeyecek, para kazandıracak hizmetler sunulur ve maliyet artar, yani fazla tedavi yapılır. Tabii ki bu dediklerim parası olan hastalar içindir. Parası olmayan hastaların sağlık hizmetlerinden yararlanmasında sistemin özü gereği sıkıntılar yaşanabilecektir.

Temel bir insan hakkı olan sağlık hakkının bu şekilde hırpalanacağı büyük bir olasılıktır. Ticarileşmiş, kamusal özelliği zayıflamış sağlık sistemi, oluşacak  sorunları azaltmak için birtakım mekanizmalar geliştirmeye çalışacak ama özünden kaynaklanan sorunları çözmeye yetmeyecektir düşüncesindeyim.

Çözüm, sağlık hakkının en temel insan haklarından biri olduğu gerçeğinden yola çıkarak kamusal özelliğini korumak ve güçlendirmektir diye düşünüyorum.


Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce