|
İş kazaları ile ilgili yazıyı kaleme alırken benim için yeni
olan iki kavramla karşılaştım: Güvensiz davranışlar ve güvensiz
durumlar.
İş kazalarının önce ağırlıklı teknik nedenlere bağlı olduğu
düşünülmüş ve bunlara yönelinilmiş; yeterli olmayınca insan
davranışları ön plana alınarak iş güvenliği önlemleri geliştirilmeye
çalışılmıştır. Bu durumun da yetersiz kaldığı görülünce
araştırmalara devam edilmiş ve her ikisinin birbirini dinamik bir
şekilde etkilediği saptanmış ve temel iş güvenliği sorunlarının
yalnızca teknik sebeplerden ya da insan hatasından kaynaklanmadığı,
sistemlerin teknik ve sosyal yönleri arasındaki etkileşimden ortaya
çıktığı kabul edilmiştir.
Bu son tespit bize, yukarıda söz ettiğim kavramları
geliştirmiştir.
Güvensiz davranışlar insanların üretim sürecinde yaptıkları
eksik, yanlış, hatalı davranışlarını kavramsallaştırırken; güvensiz
durumlar da iş yerlerindeki yönetimsel ve fiziksel ortamların
elverişsizliğini içermektedir.
Güvensiz davranışlar kavramını sağlık hizmetlerinde
kullanmaya ve sonuçlarını irdelemeye çalışacağım.
Gürbüz Yılmaz “işgüvenliği.net” internet sitesinde yayımladığı
makalesinde güvensiz davranışlar insanın fizyolojik ve psikolojik
yapısı ile çevre koşullarından kaynaklandığını dile getirerek;
“Doğal yapısı gereği insan organizmasının tümü günlük çalışma
süresince belli bir düzeyde enerji harcayarak, belirli ölçülerde iş
yapabilme yeteneğine sahiptir. İnsan organizmasına iş gücü ve
fiziksel iş becerisinin üstünde yüklenmek yorgunluğa ve yorgunluğun
sonucu hareketlerinin ağırlaşmasına neden olmaktadır.”
Tespitini yaparak bunun güvensiz davranışlara yol açtığını ve iş
kazası riskini arttırdığını söylemektedir.
Buradan da anlaşılacağı gibi acil servislerde 300’den fazla hastaya
bakmak zorunda kalan hekim ve sağlık çalışanları bir süre sonra
güvensiz davranışlar içine girebilecekler ve sağlıktaki iş kazası
olarak nitelenebilecek hastaya eksik, yanlış, hatalı sağlık hizmeti
verme riski artabilecektir.
Gürbüz Yılmaz’dan devam edelim.
“Üretim sürecinde çeşitli alet ve araçlar kullanan, ölçme,
kontrol, düzenleme işlevlerini yerine getiren insan, sürekli
algılama ve tepki gösterme durumundadır. Bu nedenle çalışan insanın
merkezi sinir sisteminin ve duyu organlarının uyanık olması, söz
konusu işlevleri yerine getirebilecek yetenekte olması gereklidir.
İnsanın doğal yapısı gereği bu yeteneklerin belli ölçülerin ve
sınırların ötesine geçmesi olanaklı değildir. İnsanın bedensel ve
zihinsel gücünü dikkate almadan iş yükünün düzenlenmesi ve çalışma
hızının saptanması sonucunda insanın makine ile uyumlu bir şekilde
çalışması olumsuz yönde etkilenmekte ve güvensiz davranışlar ortaya
çıkmaktadır.”
Yukarıdaki paragrafta yazılanlardan sadece “insanın makine ile
uyumlu bir şekilde çalışması” ifadesini “sağlık ekibinin birbiriyle
uyumlu bir şekilde çalışıp hastaya gereği gibi bakması” şeklinde
değiştirmek, bu koşulların sağlık hizmetine nasıl yansıdığını
göstermek için yeterli olacaktır.
“Ayrıca, işyerindeki ücret ödeme biçimi, ücret düzeyi,
vardiya sistemi, işletme büyüklüğü ve yönetim şekli çalışan insanın
davranışlarını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen etkenler
arasında bulunmaktadır. Çalışan insan, çoğu kendi dışında oluşan
etmenlerden olumsuz yönde etkilenerek güvensiz davranışlarda
bulunabilmektedir.”
İş güvenliği için yazılan bu satırları sağlığa uyarlayabiliriz.
Sağlıkta özellikle hekimlerde ücretin önemli bir kısmı performansa
dayalı ödemelerden oluşmakta, sağlık ekibinin diğer üyelerinde de
ücretin içinde hatırı sayılır bir bölüm oluşturmaktadır. Performansa
dayalı ödeme sistemindeki ücretlendirme birçok sıkıntıyı içinde
barındırmakla birlikte, sağlık çalışanlarının emeği yanında daha
birçok dış faktörden de etkilenmekte ve yol açtığı belirsizlik başlı
başına huzursuzluk kaynağı oluşturmaktadır.
Bu da güvensiz davranışlar olasılığını yani sağlıkta eksik,
hatalı, yanlış hizmet verme riskini arttırmaktadır.
Tüm bunlardan sağlık çalışanlarının psişik ve sosyal durumlarının
göz ardı edildiği algısını yaratan; çalışma kapasitelerini zorlayan,
ücrette yeterliliği ve istikrarı sağlayamayan durumların “güvensiz
davranışlara” yol açabileceği ve sağlık hizmetlerine eksik, yanlış,
hatalı sağlık hizmeti olarak yansıyabileceği sonucunu çıkarmamız
mümkündür.
Dr. Nedim İnce
www.mersinyasam.com
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

11.03.2011 |