Denizce
  e-mail    
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Dost Köşesi       

  Sahip Akosman  / Merak Ettiğim Konular
 

Sahip Akosman'ın derlemiş olduğu
"Merak Ettiğim Konularla İlgili Sorular ve Bulabildiğim Yanıtları"
isimli iki ciltlik eserinden birinci cildi maalesef tükenmiştir. Bu köşede, özellikle birinci cildinden örnekler vererek hem keyifli bir birlikteliği, hem de tatlı bir baskı oluşturarak kitabın tekrar basımını amaçladık.
Kitapların başındaki alfabetik dizin, merak edilenin bulunabilmesi için büyük kolaylık.
Örnekleri zamana yayılı biçimde aktaracağımızdan, yayınlanma tarihini belirterek izleyenlere kolaylık sağlayacağımızı düşündük.

                                                                                          Denizce
                                                                            

                                                                                                                        25.01.2002

 
02.02.2007

Aşure. Bir tatlı çeşidi olan aşureye neden bu isim verilmiştir?

 

Aşurenin aslı Arapça "Aşura"dır. Arapça'da "aşr" on demektir. Muharrem ayının onuncu gününe de Aşura denir. Nuh Peygamberin gemisinin toprağa oturduğu günün anıldığı güne de Aşura derler.

Aşura'dan devşirme olan Aşure kelimesi, içinde en az on (aşr) çeşit kuru bakliyat bulunması gereken ve kuru ve yaş yemişlerle süslenen, leziz bir tatlı çeşidinin adıdır.

Bir rivayete göre, Nuh'un gemisi Cudi dağına oturunca gemide bulunanlar, tufandan kurtuldukları için bir şükran borcu olarak gemide arta kalan çeşitli hububattan bir çorba pişirirler. İşte bu anıyı devam ettirmek isteyen Müslümanlar, Muharrem ayının onunda, aşure pişirerek, ama bu sefer içine şeker de katarak, bu leziz tatlı çeşidini hem evde ailecek yerler, hem de geleneğe uyarak komşulara dağıtırlar.

 

"Fiyasko" kelimesi hangi lisandan dilimize gelmiştir? Bu kelimenin kendi öz lisanında anlamı neydi?

 

Dilimizde "Başarısızlık" demek olan Fiyasko, İtalyanca "Fiasco" kelimesinden dilimize mal edilmiştir. Bu kelimenin kendi lisanındaki oluşum hikayesi kısaca şöyle:

İtalya'da cam eşya imal eden sanatkarlar, bilhassa Venedik'te, çok güzel ve zarif desenli şişe üflemekle ünlüydüler. Bugün de, Murano adasındakiler öyledirler. Bu yerlerde, şayet üfleme esnasında üflenen eşya bozulursa, işe devam edilmez ve o eşya bir kenara bırakılırdı. Asıl iş bittikten sonra, kazaya uğradığı için kenara bırakılan eşya tekrar ele alınır ve bu sefer, bu bozuk eşyadan, ya adi bir bardak yapılır, veya başka işe yarayan bir kap yapılırdı. Bu gibi ürünlere de "fiasco" denilirdi.

 

"Umurumda değil" deyimindeki "umur" kelimesi ne demektir?

 

Arapça'da, iş buyurma, buyruk, husus, madde anlamında olan Emr'in çoğulu "Umur"dur. İşler, hususlar, maddeler anlamındadır. "Umurumda değil" sözüyle, "konu içeriği olan işlerin, maddelerin ve hususların beni ilgilendiren bir yanı yok" denilmek istenmektedir.