| |
Sahip Akosman'ın derlemiş olduğu
"Merak Ettiğim Konularla İlgili
Sorular ve Bulabildiğim Yanıtları"
isimli iki ciltlik eserinden birinci cildi maalesef
tükenmiştir. Bu köşede, özellikle birinci cildinden
örnekler vererek hem keyifli bir birlikteliği, hem de tatlı bir
baskı oluşturarak kitabın tekrar basımını amaçladık.
Kitapların başındaki alfabetik dizin, merak edilenin
bulunabilmesi için büyük kolaylık.
Örnekleri zamana yayılı biçimde aktaracağımızdan, yayınlanma
tarihini belirterek izleyenlere kolaylık sağlayacağımızı
düşündük.
Denizce

25.01.2002
|
08.06.2006 |
Grip
hastalığı mikrobunun cinsi nedir? Gripten
korunmak
için nelere dikkat edilmelidir?
Grip hastalığının
mikrobu virüstür.
Grip virüsünün
A, B, C olarak bilinen
üç
tipi vardır.
Bunlardan C tipi, hafif hastalık
belirtisine yol açar.
Bu yüzden
tehlikeli değildir.
B tipi virüsler,
daha ciddi hastalık
belirtileri yaratır
ve vücut
direncini düşürerek
zatürree
gibi daha ciddi hastalıklara
yol açabilir.
Bu tip virüsler,
biraz sonra değineceğimiz
A tipleri gibi yeni formlara dönüşüp
özellik
değiştirmediklerinden
orta düzeyde
tehlikeli sayılırlar.
Grip virüsleri
arasında
en tehlikelisi A tipi virüslerdir.
Çünkü
bu virüsler,
kolayca
özelliklerini
değiştirebilirler
ve bilinen ilaçlara
karşı
direnç
kazanarak "süper-virüs"
haline gelirler. Bu virüsler,
bilhassa yaşlılarda
ihtilat (komplikasyon) yaratabilirler.
Gribe karşı korunmak için
grip aşısı
bir seçenek
ise de, mevcut aşılar
ancak bir yıl
önce
salgına
sebep olan süper-virüslerin
nitelikleri göz
önüne
alınarak
hazırlanmaktadır.
Bu nedenle, bir yıl
sonraki grip salgınını
oluşturan
yeni nitelikli grip virüslerine
karşı
tam anlamıyla
etkin olamamaktadır.
Dolayısıyla
mevcut grip aşıları,
ne yazık
ki virüslere
karşı
yüzde
yüz
koruma sağlayamamaktadır.
Ama, yine de aşı
yaptırılmalı,
tam anlamıyla
olmasa da, gribe karşı
bağışıklık
kazanılmaya
çalışılmalıdır.
Grip hastalığının kişiden kişiye bulaşması, virüsün temas ya
da teneffüs yoluyla kana karışmasıyla oluştuğundan,
hastalıktan korunmanın en etkin yolu, kişinin mümkün olduğu
kadar hasta kişilerle birlikte olmaktan kaçınması ve eğer
kişi kalabalık bir yerde bulunduysa, ilk fırsatta ellerini
bol sabunlu suyla yıkamasıdır.
|
|
Siyâset
kelimesinin kökeni nedir?
Siyâset,
Arapça
bir kelime olup, devlet işlerini
yürütmek
için,
yöneticilerin
kullandıkları
çalışma
yolu olarak tanımlanabilir.
Siyasetçi
ise, siyâsetle
uğraşan
anlamında
olmakla beraber başkalarının
duygularını
okşayarak
çıkar
sağlamak
anlamında
da kullanılır.
Siyâset
kelimesinin aslı,
Arapça'da
at bakımı,
at bakıcısı
anlamında
olan seis (seyis) kelimesinden türeme
olup at bakıcılığı,
ata bakma işi
anlamındadır.
Zamanla anlam genişlemesine
uğrayarak
yukarıda
belirttiğim
gibi, ulus yönetimi,
ulus yönetiminde
tutulan yol anlamında
kullanılır
olmuştur.
Osmanlı
döneminde,
"siyâset
etmek" deyimi, asmak, ipe
çekmek, ölüm
cezasına
çaptırmak
anlamındaydı
ve devrin padişahları
bu buyruğu
sıkça
kullanırlardı.
Ayasofya Müzesinin
arkasındaki
Bâb-ı
Hümâyûn*dan
Topkapı
Sarayı'na
girildiğinde,
hemen Alay Meydânı'nda*, Divân
Meydânı'na*
açılan Bâb-ı Selâm'ın* sağındaki
has fırının
duvarına
bitişik,
adı
Siyâset
Çeşmesi
olan bir
çeşme
vardır.
Padişah,
bir kişi
hakkında
"siyâset
edin" buyruğu
verdiğinde,
kişinin
kellesi bu
çeşme
önünde
uçurulur,
işi
biten cellat da, elini ve kılıcını
bu çeşmenin
suyuyla yıkarmış.
* Bâb-ı
Hümâyûn
= Sarayın
ana giriş
kapısı.
* Alay Meydânı
= Birinci avlu.
* Divân
Meydânı
= İkinci
avlu. (Saray yapısının
ana sınırlarının
başladığı
yer)
* Bâb-ı Selâm = Orta kapı.
|
|
"İnci". Hanımların dostu simgesi doğal
inci ile yapay üretilen inci arasında ne fark
vardır?
İncinin
kalitesini
belirleyen
özellikler
nedir? İnciyi
iyi korumanın
yolları nedir?
İnci
kelimesinin kökeni
Çince’deki
zhen-zhu
kelimesidir. Okunuşu
yin-çü
olan bu kelimenin anlamı
da,
değerli
huzur
taşı'dır.
Uygur Türkçe'sinde
de, inciye
huzur, rahat, barış
taşı
anlamında
olan
yinçgü ya da,
inç-kü
denilmektedir.
Doğal İnci
(Oryantal İnci) üretimi
Bilindiği
gibi, inciyi yapan istiridyedir.
İstiridyeler,
genellikle 15-45 metre derinlikte doğal
ortamlarında
yaşarlar.
Bu yaşam
süresinde,
ufak bir kum tanesi ya da benzeri bir yabancı
maddenin kabuklarından
içeri
girmesi halinde, onun nazik organlarını
zedelemesini
önlemek
için,
bu yabancı
maddeyi
"inci anası"
denilen sedefimsi bir salgıyla
sarmaya başlarlar.
İlk
salgılandığında
süte
benzeyen bu madde,
üst
üste
binen şeffaf
tabakalar halinde gelişir,
açıklı
koyulu renkler alarak katılaşır
ve
doğal
inci
ya da
oryantal inci olarak bilinen en değerli
inci türünü
meydana getirir.
Kültive İnci
üretimi
Günümüzde
inci, oldukça
gelişmiş
bir teknik kullanılarak
yapay yöntemlerle
özel
havuzlarda
üretilmektedir.
Bunun için
küçük
boncuk şeklinde
bir çekirdek,
istiridyenin midesi ile böbrekleri
arasındaki
kıvrıma
yerleştirilir.
İstiridye,
bu maddeye karşı,
sanki içine
bir kum tanesi girmiş
gibi reaksiyon göstererek,
çekirdeğin
üzerini
inci anası
ile kaplamaya başlar.
Bu işlem
bir hayli uzun süreceğinden,
bir yıl
sonunda
çekirdeğin
üzeri
ortalama 0.15 milimetre sedefle kaplanmış
olur. Güney
denizlerinde ve Burma'daki
çiftliklerde
üretilen
incilerin yıllık
kaplanma hızı
1.5 milimetreye ulaşabilmektedir.
Doğal inci
ile kültive inci arasındaki
farklar:
Doğal
incide,
çok ufak
bir çekirdeğin
etrafında
üst
üste
tabakalar halinde kalın
sedef katlan bulunur. Kültive
incide ise,
çekirdek
oldukça
iri bir boncuk ya da benzeri olduğundan,
oluşan
sedefimsi katların
kalınlığı
da, ancak
çekirdeğin
üstünü
örtecek
kadardır.
Dolayısıyla,
doğal
inci kültive
inciden kat be kat daha pahalıdır.
İnci
kalitesinin değerlendirilmesi:
İnci
kalitesinin değerlendirilmesinde
beş
ana kriter vardır.
Önem
sırasına
göre;
bu kriterler;
şekil,
renk, parlaklık,
yüzey
yapısı
ve iriliktir.
İncilerde
yedi temel renk bulunur. Bunlar beyaz, krem, pembe, gül
pembe, gümüş,
yeşil
ve siyahtır.
İncinin
değerini;
biçimi,
yüzeyinin
saflığı
ve parlaklığı,
rengi, sedef tabakasının
kalınlığı
ve iriliği
gibi faktörler
belirler.
İncinin
bakımı: Doğal İnci (Oryantal İnci):
Güneş ışınları, parfüm, kozmetik maddeler ve ter inciye
zarar verir. Kullanımdan sonra inciler, renginin
matlaşmasını önlemek için yumuşak bir bezle silinmeli, içi
kadife döşenmiş bir kutuda ya da yumuşak bir kesede
saklanmalıdır. Şayet dizi ipi yıpranmışsa, bu yalnız
ustasına dizdirilmelidir. |
|
|