|
|
Şeker Bayramının,
veya diğer adıyla Ramazan
Bayramının, bir zamanlar, Osmanlı Türkçesinde
söylenen karşılığı ne idi?
Diğer bir adı Ramazan Bayramı olan Şeker Bayramı'nın
Osmanlılar zamanındaki adı, yani bugün de kullanılan Arapça
adı "El Fitr İd-i Saîd." dir. Fıtr = oruç bozan [adam], said
= yüksek, ulu, mübarek demektir. "Oruç Bozanların Ulu
Bayramı" anlamındadır. |
|
|
"Tevrat", "İncil"
ve
"Kuran",
3 büyük dinin kutsal kitaplarıdır. Ya
"Zebur"
nedir?
Zebur, Davut
Peygamber'in (M.Ö.1030-955) Kutsal kitabının adı olup
Peygamber'in manzum ilahilerini ve yakarışlarını içerir.
Kuran'a göre Davud, kendilerine Tanrı tarafından kitap
indirilen dört peygamberden biridir. Davud'a indirilen kitap
olan Zebur, 5 kitap ve 150 mezmur'dan (Mezmur= şarkı
biçiminde söylenmek üzere yazılmış şiirler, dini
seslenişlerden) oluşmaktadır.
Çocukluğunda çoban olan Davut veya batılı adıyla David,
İbranilerin 2ci Kralıdır ve 40 yıl saltanat sürmüştür. 15
yaşına kadar çobanlık yapan Davut'un çok güzel ve etkileyici
bir sesi vardı. Bilahare askerliğe başlayan ve savaşlara
katılan Davut, İsrailoğullarının başına musallat olan, çok
iri yapılı dev Calut'u (Goliath) bir sapan taşıyla alnından
vurup öldürünce, komutan Talut'un kıskançlığını üzerine
çekmiş ve o da, Talut'tan korktuğu için kaçmıştı. Talut'un
ölümünden sonra ise, evvela İsrailoğullarına komutan sonra
da kral oldu. Hükümdarlığı esnasında, saltanatla
peygamberliği birleştirdi. Önce Talut'un dul karısıyla
evlendi. Daha sonra, komutanlarından Orya'yı zorla savaşa
gönderip ölümünü sağladıktan sonra dul kalan güzel karısı
Betsabe ile evlendi ve bu evlilikten Süleyman Peygamber
doğdu.
Kuran'da, Davud'un savaşta başarı sağlaması, kendisini ve
birlikte olanları koruması için ona zırh yapma sanatının
öğretildiği, demirin onun parmakları arasında nasıl mum gibi
yumuşadığı anlatılmaktadır. Bundan ötürü de Davud, halk
arasında demircilerin piri olarak bilinir.
Davud, Musa peygamberin şeriatına ve Tevrat'a bağlı
kalmıştır. Dokunaklı ve etkileyici sesiyle Zebur'u okuduğu
zaman dinleyicilerin kendinden geçtiği söylenegelmiştir.
Davud'un sesinin etkisiyle uçan kuşların düştüğü, yabani
hayvanların uysallaştığı, akan suların durduğu
anlatılmıştır. Divan edebiyatında, gür ve güzel insan
sesine, "Davudi" ses denir. Baki bir beytinde şöyle
seslenmekte;
" Avazeyi*
bu aleme Davud gibi sal,
Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş".
Yahudi kabalacılar (Yahudilerde, Tanrı buyruğu kanunların
yanında, ağızdan ağıza söylenen dini buyrukların İbrani
felsefesinde yazılı olan bilim dalına inananlar), iki
eşkenar üçgenin birbirine ters çatılması ile meydana gelen,
çerçevesinde İbrani simgeleri bulunan, altı köşeli tılsımlı
yıldıza "Magen Davud" adını vermişlerdir. Müslümanlar, bu
yıldıza "Mühür-ü Süleyman" derler.
Bu ve daha pek çok hikaye, Zebur'da anlatılmaktadır.
Not: Peygamber Süleyman (M.Ö.933), babası Davut'un yerine
tahta geçince, ülkesini kalkındırdı ve genişletti. Eski
kaynaklar, onun bilmediği hiçbir şeyin olmadığını, herşeye
gücünün yettiğini, örneğin havada yürüyebilip tüm
hayvanların ve kuşların dilinden anladığını yazarlar.
*
Avaze= yüksek ses
|