Denizce
  e-mail    
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Dost Köşesi       

  Sahip Akosman  / Merak Ettiğim Konular
 

Sahip Akosman'ın derlemiş olduğu
"Merak Ettiğim Konularla İlgili Sorular ve Bulabildiğim Yanıtları"
isimli iki ciltlik eserinden birinci cildi maalesef tükenmiştir. Bu köşede, özellikle birinci cildinden örnekler vererek hem keyifli bir birlikteliği, hem de tatlı bir baskı oluşturarak kitabın tekrar basımını amaçladık.
Kitapların başındaki alfabetik dizin, merak edilenin bulunabilmesi için büyük kolaylık.
Örnekleri zamana yayılı biçimde aktaracağımızdan, yayınlanma tarihini belirterek izleyenlere kolaylık sağlayacağımızı düşündük.

                                                                                          Denizce
                                                                            

                                                                                                                        25.01.2002

 
25.09.2007

Kadir Gecesi hangi günün gecesidir?

 

Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetinin indiği gün "Kadir günü veya gecesi" diye adlandırılmış ve bu sebeple Ramazan ayının 27'ci günü kutsal gün sayılmıştır. "Kadr" arapçadır, rütbesi yüksek, yüce anlamındadır. Araplar, Kadir gecesi'ne "Leyle-i kadr" derler.

 

 

Şeker Bayramının, veya diğer adıyla Ramazan Bayramının, bir zamanlar, Osmanlı Türkçesinde söylenen karşılığı ne idi?

 

Diğer bir adı Ramazan Bayramı olan Şeker Bayramı'nın Osmanlılar zamanındaki adı, yani bugün de kullanılan Arapça adı "El Fitr İd-i Saîd." dir. Fıtr = oruç bozan [adam], said = yüksek, ulu, mübarek demektir. "Oruç Bozanların Ulu Bayramı" anlamındadır.

 

 

"Tevrat", "İncil" ve "Kuran", 3 büyük dinin kutsal kitaplarıdır. Ya "Zebur" nedir?

 

Zebur, Davut Peygamber'in (M.Ö.1030-955) Kutsal kitabının adı olup Peygamber'in manzum ilahilerini ve yakarışlarını içerir. Kuran'a göre Davud, kendilerine Tanrı tarafından kitap indirilen dört peygamberden biridir. Davud'a indirilen kitap olan Zebur, 5 kitap ve 150 mezmur'dan (Mezmur= şarkı biçiminde söylenmek üzere yazılmış şiirler, dini seslenişlerden) oluşmaktadır.

Çocukluğunda çoban olan Davut veya batılı adıyla David, İbranilerin 2ci Kralıdır ve 40 yıl saltanat sürmüştür. 15 yaşına kadar çobanlık yapan Davut'un çok güzel ve etkileyici bir sesi vardı. Bilahare askerliğe başlayan ve savaşlara katılan Davut, İsrailoğullarının başına musallat olan, çok iri yapılı dev Calut'u (Goliath) bir sapan taşıyla alnından vurup öldürünce, komutan Talut'un kıskançlığını üzerine çekmiş ve o da, Talut'tan korktuğu için kaçmıştı. Talut'un ölümünden sonra ise, evvela İsrailoğullarına komutan sonra da kral oldu. Hükümdarlığı esnasında, saltanatla peygamberliği birleştirdi. Önce Talut'un dul karısıyla evlendi. Daha sonra, komutanlarından Orya'yı zorla savaşa gönderip ölümünü sağladıktan sonra dul kalan güzel karısı Betsabe ile evlendi ve bu evlilikten Süleyman Peygamber doğdu.

Kuran'da, Davud'un savaşta başarı sağlaması, kendisini ve birlikte olanları koruması için ona zırh yapma sanatının öğretildiği, demirin onun parmakları arasında nasıl mum gibi yumuşadığı anlatılmaktadır. Bundan ötürü de Davud, halk arasında demircilerin piri olarak bilinir.

Davud, Musa peygamberin şeriatına ve Tevrat'a bağlı kalmıştır. Dokunaklı ve etkileyici sesiyle Zebur'u okuduğu zaman dinleyicilerin kendinden geçtiği söylenegelmiştir. Davud'un sesinin etkisiyle uçan kuşların düştüğü, yabani hayvanların uysallaştığı, akan suların durduğu anlatılmıştır. Divan edebiyatında, gür ve güzel insan sesine, "Davudi" ses denir. Baki bir beytinde şöyle seslenmekte;

" Avazeyi* bu aleme Davud gibi sal,
Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş".

Yahudi kabalacılar (Yahudilerde, Tanrı buyruğu kanunların yanında, ağızdan ağıza söylenen dini buyrukların İbrani felsefesinde yazılı olan bilim dalına inananlar), iki eşkenar üçgenin birbirine ters çatılması ile meydana gelen, çerçevesinde İbrani simgeleri bulunan, altı köşeli tılsımlı yıldıza "Magen Davud" adını vermişlerdir. Müslümanlar, bu yıldıza "Mühür-ü Süleyman" derler.
Bu ve daha pek çok hikaye, Zebur'da anlatılmaktadır.

Not: Peygamber Süleyman (M.Ö.933), babası Davut'un yerine tahta geçince, ülkesini kalkındırdı ve genişletti. Eski kaynaklar, onun bilmediği hiçbir şeyin olmadığını, herşeye gücünün yettiğini, örneğin havada yürüyebilip tüm hayvanların ve kuşların dilinden anladığını yazarlar.

* Avaze= yüksek ses