e-mail
denizce@denizce.com
 






Orhan Erdenen
Abut Efendi
Ahmet Fethi Paşa
Ahmet Afif Paşa
Ahmet Necip Bey
Amucazade Yalısı
Burhanettin Efendi
Dolmabahçe Sarayı I
Dolmabahçe Sarayı II
Edip Efendi
Ethem Pertev
Fehime Sultan Yalısı
Hacı Feyzi Efendi
Hamidiye Cami
Halil Ethem Paşa
Hekim Başı Yalısı
Huber Yalısı
İtalyan Sefareti
Kadri Paşa Yalısı
Kıbrıslı Yalısı
Kızkulesi
Kont Ostrorog
Mediha Sultan S.
Rahmi Koç Yalısı
Rumelihisarı
Sait Halim Paşa
Serasker Rıza Paşa
Şerifler Yalısı
Zarif Mustafa Paşa
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Boğaziçi Yalıları    

 Sait Halim Paşa Yalısı       

 

Kaynak  : Orhan Erdenen "Boğaziçi Sahilhaneleri"
                 (
Prof. Dr. Behçet Ünsal "Mimari Biçim" notlarıyla)
Köybaşı Caddesi No:117 (Ada 296/parsel 20-21).
Üslubu   : Neo-klasik (ahşap/bağdadî). (Ev Mecmuası 1977/9'a göre:
                   II. Bozuk ampir üslubu, Batı derlemeciliği).
İnşası     : XIX. yüzyıl son çeyreği.
Yerleşim alanı : 1.535 m2.
Mimarı   :  Petraki Adamantini (Ev-1977/9)

Rıhtımındaki iki arslan heykelinden dolayı "Arslanlı Yalı" ismiyle de anılan Sait Halim Paşa Yalısı, üslubuna uygun olarak, daha sakin dış görünüşüne karşın, dekorasyonunda ağır arabesk unsurlar kullanıldığından, küçük bir Arap sarayını andırır. Yalının planında harem ve selamlık aynı çatı altında düşünülmüştür. Her iki bölüme -güney ve kuzeyden- ahşap, camekanlı bölmelerle giriliyor. Kuzey yönü harem, güney yönü selamlık.

“Sait Halim Paşa (1861-1921): Osmanlı Sadrazamlarından Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın dört oğlundan biri olan Mehmet Abdülhalim Paşa’nın oğludur. II. Abdülhamit’in sivil paşalarından”

Yan cephelerde, giriş camekanları üzerleri, bahçe ağaçları arasında ahşap korkulukla balkonlar. (1974 yılı yazında Turizm Bankası tarafından yaptırılan onarım sırasında, bu balkonlar da tamir ettirilmiştir.) İkinci kat üzerinde fırdola, dam korkuluğu, doğu, kuzey ve güney yönlerinde korkulukların tam ortasında üç ayrı kabartma dua levhaları. Dam üzerinde, cihannüma şeklinde kare planda ışıklık. Beş baca. Duvarlar, merdivenler, rıhtımlar, sağ ve sol bahçelerde dökme kapı ve parmaklıklarda tüm bir beyazlık, önündeki Boğaziçinin mavi suyunu kireçlemiş gibi, temiz bir aydınlık yapıyor.

Tarihçe
Yalının yarı inşasına Sait Halim Paşa'nın kardeşi Hidiv Abbas Halim Paşa katkıda bulunmuştur. Sait Halim Paşa ölünce yalı varislerine kalıyor. Araplara kiraya veriliyor. Hatta bir dönem Kral Faysal'a bütünüyle yazlığına kiraya verilmiştir. Bina Turizm Bankası'na geçince, bir müddet sadece yabancıların girebildiği kumarhane yapıldı. Yangın tehlikesi ve benzeri sebeplerle kumarhane 1972 yılında Hilton'a nakledildi. Bina halen kapalı bulunmakta, ancak güney bahçesi yazlık lokanta, kuzey bahçesi plaj olarak kullanılmaktadır. Bahçenin kuzey ucunda, minik bir deniz hamamı (lido) var; üç yönden denize girilebiliyordu.

Her iki yöndeki bahçe girişlerinde: önce yedi mermer merdiven; camekanlı ön antre, sonra tekrar üç mermer merdivenle hollere çıkılıyor. Hollerin tavanında alçı nakışlar; Selamlık kısmında duvarlarda arkalıkları yüksek geniş oturma / bekleme kanapeleri. Harem holü, Beylerbeyi, Dolmabahçe saraylarında ve bazı köşklerde görüldüğü gibi, ihtişamlı unsurlarla düzenlenmiş. Döşemeler parke. Merdiven, başlarında ahşap yarım sütunlar üzerinde, ahşap heykelciklerle holün ortasına doğru uzanmış. Merdiven sahanlığında kare kristal bir ayna var. Bu sahanlıktan sonra merdiven sağa ve sola olmak üzere ikiye ayrılıyor. Dökme korkuluklar önemsiz.

Giriş katında, solda  -şimdi sahilhanenin müzesi olan-  deniz cephesi bölümü, Sait Halim Paşa dairesi, kapılarındaki keçe kaplamalarıyla, sedef kakmalarla; halı, avize, dolaplar ve deri duvar kaplamaları ile arabesk dekorasyon hakkında tam bir fikir verdiği gibi, sahilhanenin en zengin kısmını da teşkil ediyor. Duvarlardaki deri kaplamalara, kapılardaki kadife üzerine yapılmış kuşlara, tavandaki çiçek resimleriyle, yağlı boya panolara, kristal aynalara, kornişlere, kabartmalı tekne tavana, sağ köşedeki odanın güllü ve yaldızlı oluşuna, çok alçak, modern mimariyi dahi ilgilendirecek minik koltuklara, avizelere, büfelerdeki, kapılardaki ihtişama ayrı bir kitap gerekli oluyor. Dört metre yüksekliğindeki sedefli, nakışlı kapılar için, İstanbul'un  -sarayları dahil-  en zengin, en ihtişamlı kapıları diyeceğiz.Yazı levhaları önemli. Abidevî, arabesk büfede kufî yazılar var.

Güney camekanlı harem kısmına girişte, (kuzey girişindeki camekandan farklı olarak) kavukluklar ve holde 1865'de Kahire'de yapılıp, yalıya getirilmiş, Sait Halim Paşa'yı avda gösteren, duvar boyu yağlı boya tablo dikkati çekiyor. Selâmlık kısmı batı yönü koridorundaki bir gemi tablosunda olduğu gibi, bu av tablosuna bakış yönüne göre perspektif değişiyor. Yerler parke.

Selâmlık koridorundan yirmialtı iskemleli, geniş masasıyla, yalının tek modern pencereli (5x5 m. ebadında camlı) yemek odasına gidiliyor. Pencereleri kuzey bahçesini görüyor. Kabartmalı tavanda haki renk hakim; ortasında kristal avize sarkıyor. Holdeki büyük tablo Clement'in eseri. Büfe ahşap, iskemleler "SH" markalı. Yemek odası yanında mutfak servis merdiveni var. Merdiven mozaik. Üst katta merdiven sofasından bütün odalara girilebiliyor. Burada zengin kornişler var. Duvarlarda çerçeveli yağlı boya. Aplikler sadece burada var. Harem odaları bütün hatıralarını yitirmişler; basit bir görünüm içinde. Bu kata  deniz cephesinde olduğu gibi caddeye bakan cephede de üç oda var. Pencereler giyotin tarzı, üçlü. Orta cam kepenkli.

Hamamı mermer, sadeliği ile dikkati çeken kurnaya yeni devirde bir basit mermer kurna daha ilave edilmiş. Kubbeli hamam ancak bir banyo odası kadar küçük. Bahçeye bakan kuzey odalarında devrinin mobilyaları pek eski vaziyette, atılmış olarak duruyorlardı. Her odanın süslemeleri, tavan ve halısı farklı. Ancak bir çok kısımlarda sıvalar, boyalar bozulmuş, devrinin inşa tarzını yansıtan bağdadîler yer yer çökmüş. Fakat bina halen oldukça sağlam görünüyor.

 

Cumhuriyet devrinde kalorifer konmuş. Yalının (Sait Halim Paşa'nın) tepedeki geniş, güzel korusu Yapı ve Kredi Bankası tarafından satın alınmıştır. Yalının altı mermer. Bu kısım hem rutubet, hem serinlik için hava cereyanı temin ediyor. Sıcak bir Ağustos günü bu zemin katın mermer kafesli küçük dehlizlerden biri önünde durulunca air-condition cihazı konulmuş gibi, soğuk ceryan insanı adeta üşütüyor. Binanın saçak korkuluğu üzerinde yine ahşaptan başlıklar ve kuzey, güney ve doğu yönünde üç ayrı üslupta eski Türkçe üç pano var: "Ya malikül mülk" ("Mülkün sahibi" anlamlarına gelerek; Allah için: "Herşeyin sahibi sensin" deniliyor.) Ahşap yarım sütunların bazıları kenger yapraklı eklektik.

Yemek salonu ve üst arka harem dairesi hariç, pencerelerde ahşap kepenkler var. Hareminkiler üçlü giyotin pencerelerde, inip kalkan tekli kafesler bulunuyor.Beş bacası ile damdan inen çinko su olukları da var. Yalının ikinci katından, altından yol geçen, kafesli koru bağlantısı 1958'de cadde genişletilirken diğer istimlakler gibi, yanlış olarak yıktırılmıştır.

Yalının orijinal eşyalarının ekserisi Hacı Ömer tarafından satın alınmış olup, Emirgan'daki önünde at heykeli bulunan  yine satın aldığı köşkte bulunmaktadır. Sait Halim Paşa'nın ölümünden sonra oğulları yalıyı satışa çıkarmışlar, bu sebeple Turizm Bankası tarafından satın alınmıştır. Caddedeki dükkanlar yalının mutbakları idi. Sait Halim Paşa'nın sağlığında kapısında (Aç olan buyursun yesin) yazar, bir çok kimse de bu mutbaktan yemek yerdi.
Yalıda sofalar etrafındaki trabzanlı localar, çok eski bir geleneğin devamı olmuştur. Merdivenleri, avizeleri, kakma kapıları, Atatürk Köşesi, kristal aynaları, yıldızlı masaları, büfeleri tam bir saray havası vermektedir.

Refi Cevad Ulunay yaşadığı hatıralarından olarak şöyle yazmıştı: "Boğazın incilerinden olan bu muhteşem binayı iyi bilirim. Burası Türkiye'nin ve Türk musikisinin bir akademisi idi. İstanbul'un en büyük üstadları burada toplanırlar; muazzam salonda avizelerden süzülen ziyalar nur şelâleleri gibi denize dökülür; yalının önü hanımiğnesi kayıklar, piyadeler, kiklerle dolar; Nedim, Üsküdarlı Fuat Beyler, Hacı Kerameler, Hafız İsmailler arkadaki koruda bülbülleri çatlatırlar; setreli ağalar büyük gümüş tepsilerle rıhtıma yanaşan yüzlerce kayığa dondurmalar, şerbetler ikram ederlerdi."

Samiha Ayverdi'nin kaleminden Sait Halim Paşa ve Yalısı: "XIX. asır sonlarında hemen tamamıyla Türklerin eline geçen Yeniköy sahilerinde, bir de 1914 Türk-Alman ittifakının, içinde imzalanmış olduğu Mısırlı Prens Sait Halim Paşa Yalısı vardı. Bir vakitler Osmanlı devletini haysiyetinden, canından, malından, topraklarından eden asi bir dedenin bu zavallı torunu, bir göktaşı gibi nereden düştüğü belli olmadan, gelip devletin baş köşesine yerleşti. Böylece de İttihat ve Terakki Fırkasının elebaşıları olan Enver, Talat ve Cemal Paşalar, muazzam bir servetin ve prenslik unvanının etrafında kabinelerini örgütleştirdiler. Enver Paşa, bu mağrur ve basiretsiz adam, o en basit siyasi gerçeği dahi kavrayamayarak Alman ideal ve menfaatlerine adeta gönüllü bir yardımcı oldu. Kabinede, harbe tarafdar olmayan birkaç nazır istifa etti. Bu arada işte, Sait Halim Paşa'nın Yeniköy'deki  yalısında, İmparatorluğun ölüm fermanı olan o meş'um Türk-Alman ittifakı imzalandı."

 

1980-84 yıllan arasında Turizm Bankası tarafından esaslı bir onarım görmüştür. Yalı ve arsasının Sarıyer Tapu Sicil Muhafızlığındaki kaydı: Sait Halim Paşa Yalısı ve arsası 5302 m2.
Köybaşı Caddesi 4.6,1968 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Turizm Bankası  A.Ş.'ne 926 ada/21 parsel, arsa ve yarım masura tatlı su ifrazen 926 ada/ 7 parsel, bahçeli ahşap yalı.

Yalının rıhtımda bulunan arslan heykelleri hakkında Yeniköy'lü Nubar Horanyan şu bilgiyi verdi: "Sait Halim Paşa kılıç kuşanınca hediye olarak İtalya'dan dişi arslan heykeli geldi. Paşa'nın ikinci kuşağında da erkek arslan heykeli Almanya'dan hediye olarak gönderildi. Sait Halim Paşa ölünce cenazesi yalıya getirildi, sonra  mezarlığa götürüldü.

Bugünkü durumu ile Sait Halim Paşa Yalısı:
Bahçesi :   56x92 m.=5152 m2. Yalı: 41x35 m.= 1535 m2.
Harem ve Selâmlık halinde bulunan yalıda;
alt katta   : 3 salon, 3 wc, 7 oda, 1 mutfak, 2 antre bulunmaktadır.

üst katta  : 1 salon, 4 wc, 1 (alaturka) hamam, 2 banyo, 14 oda, 2 balkon bulunmaktadır.

 

Mimari Biçimi
"Bu Mısırlı Yalısı içten ve dıştan orijinal olarak korunmuştur. Dış yüzü ampir etkili (Pastiche), içeride Arabesk ve Eklektik derleme dekorasyonu ile eklemeli stil sergilemektedir. Harem ve Selâmlık dairesi aynı çatı altında planlanmıştır. Yaklaşık 5 dönüm bahçesinin görkemli boğaz peyzajı içinde 41x35 m. boyutlu bir saray yavrusu gibi durmaktadır. Şimdilik turistik amaçlarla kullanılagelmektedir. Planı geleneksel boğaz yalısı tipinde, orta sofa etrafında odalar ile çevrelenmiştir; kubbeli-kurnalı hamamı özel Türk hamamı örneğini yaşatmakta. Su ihtiyacı terkos ve büyük bir sarnıç ile karşılamyormuş. Eski tarz ahşap yapılı iki kat altında mermer kaplama ve kafesli bodrum katı bava akımım ve rutubeti karşılamaktadır diğer Boğaziçi yalıları gibi. Yan cepheler giriş camekam ve üst balkon teraslar ile belirgin bulunuyor; buralardan sofa, kabul ve yemek salonlarına geçiliyor, üst kat ise yatak odalarına tahsis edilmiş idi. Deniz cephesinde ise sade ve sakin bir mimari yeğlenmiş bulunuyor. Koni ve bahçesi dışında yalı, Osmanlı mimarisinin XIX. yüzyılda içinde bulunduğu derleme ve kararsız bir yabancılık göstergesi gibidir."

(Behçet Ünsal)