| |

Muhteşem müzeleri, tiyatro, dans ve konser etkinlikleri,
çarpıcı restoranlarıyla Brezilya'nın kültürel, sanatsal ve
finansal başkenti olma unvanını hak eden Sao Paulo'yu, yerel
halk, bu müstesna şehrin sambanın merkezi olduğunu ima
edercesine, kısaca “Sampa” diye adlandırıyor.

Tokyo, Seul, Meksiko ve New Yorkla birlikte dünyanın en büyük
beş metropolü arasında yer alan, merkezde 12, varoşlarıyla
birlikte 22 milyonu aşan nüfusuyla tüm Güney Yarıküre'deki en
kalabalık şehir Sao Paulo. Brezilya'nın en zengin şehri, Güney
Amerika'nın finans merkezi unvanlarına sahip Sao Paulo, Güney
Amerika kıtasının en güzel restoran, bar, gece kulüpleri,
muhteşem müzeleri, tiyatro, dans ve konser etkinlikleriyle
Brezilya'nın kültürel, sanatsal ve finansal başkenti olma
özelliğini koruyor.
Latin
Amerika'nın Kalbi
Sao Paulo'nun, kurulduğu 1700'lerde küçük bir kasaba iken
çabucak büyümesinin kökeninde, verimli topraklar ve yüksek rakım
sayesinde gelişen “kahve üretimi” yer almakta. Dünyaca ünlü
Brezilya kahvesi, 70 kilometre uzaklıktaki komşu liman kenti
Santos üzerinden dünyaya ihraç edilirken bu ticaretten en büyük
payı Sao Paulo alır. Kahve üretiminde işgücünü oluşturan
kölelik, 1800'lerin sonlarında kaldırılınca dev kahve
plantasyonlarındaki işgücü ihtiyacı İtalya, Portekiz, İspanya,
Almanya gibi Avrupa ülkelerinden gelen yeni göçmenler tarafından
karşılanır. Göç dalgası, 20. yüzyılın başlarında Japon, Suriye
ve Lübnanlı göçmenlerle devam eder.

20. yüzyılın başlarından itibaren neredeyse dünyanın her
tarafından çok yoğun göç alan küçücük şehir, günümüzde dev
metropolün kucak açtığı sayısız farklı kültürün her türlü damak
tadına hitap eden 12.000'den fazla restoranında size dünyanın
tüm lezzetlerini ihtişamlı bir zenginlikle sunar. 70'ten fazla
dev alışveriş merkezinin varlığı, şehri Güney Amerika'nın
alışveriş cenneti yapıveriyor. Bunların arasında dünyanın en
lüks ilk on alışveriş merkezi listesine girenler de var.
Brezilya'da faaliyet gösteren uluslararası dev firmaların büyük
çoğunluğunun ofislerini burada açmış olmaları, şehrin ticari ve
ekonomik önemini vurgulayan önemli bir detay.

Şehrin ev sahipliği yaptığı yüzlerce sanatsal, kültürel ve
ticari etkinlikten en öne çıkanları Güney Amerika'daki en
görkemli sanatsal etkinlik olan “Sao Paulo Sanat Bienali”, “Moda
Haftası” ve Emerson Fittipaldi, Jose Carlos Pace, Ayrton Senna
ve Felipe Massa gibi dünya çapındaki Brezilyalı sürücülerin de
yarış kazandığı “Sao Paulo Formula 1 Grand Prix” yarışıdır. Her
iki yılda bir düzenlenen ve ülkemizden de yoğun katılımın olduğu
son bienalin bir milyondan fazla ziyaretçi tarafından
gezildiğini hatırlatmamız gerekiyor. Sao Paulo Moda Haftası ise,
dünyadaki en önemli beş moda haftası etkinliğinde Londra, New
York, Milan ve Paris ile yarışmakta.

Sao Paulo'nun ilk kurulduğu eski merkez bölgesi Praça Da Sé,
17. ve 18. yüzyıllarda inşa edilmiş, Portekiz barok stilinin
Avrupa dışındaki en güzel örneklerini oluşturan en iyi korunmuş
koloni yapılarıyla doludur. Praça Da Sé'de yapılacak bir yürüyüş
turu, hareketli caddeleriyle size yüzyıl öncesinin koloni
atmosferini yaşatacaktır. Buradaki Katedral Sé, dev şehrin
sembolü olmuş bir anıtsal yapı. Triângulo bölgesinin kuzey
ucunda yer alan Mosteiro Sao Bento da şehirdeki en eski ve en
önemli kiliselerden biri.
Sampa'nın Latin
Ruhu
“Avenida Brigadeiro Faria Lima” ya da kısaca Faria Lima
Bulvarı, lüks iş merkezleri, üst gelir sınıfına hitap eden
sayısız lüks restoranı, gece kulübü ve alışveriş merkezi ile
farklı bir havadadır. Bulvardan akıp giden lüks yaşamı,
kafelerden birinde gerçek Brezilya kahvesi yudumlarken izlemek
ve Sampa'nın Latin ruhunu solumak, akılda kalacak keyif dolu
dakikalar olacaktır.

Birçok müze ve kültür merkezinin bulunduğu Paulista Avenue,
1800'lerin sonunda inşa edilmiş tarihi tren istasyonu Estação da
Luz, Brezilyalı ünlü mimar Oscar Niemeyer tarafından tasarlanmış
yapı ve müzelerle dolu, şehrin ikinci büyük parkı Ibirapuera
Park, Asyalı göçmenlerin yaşadığı hareketli Liberdade bölgesi,
özellikle fotoğraf makinenizi yanınıza almayı asla unutmamanız
gereken tarihi alışveriş merkezi Merkado (Mercado Municipal),
modern Brezilya sanatından kesitler sunan Pinacoteca do Estado
de São Paulo, şehrin mutlaka gezilmesi gereken yerleri arasında.

Brezilya'nın tarihsel geçmişini 100 binden fazla objeyle
sunmaya çalışan ve ciddi bir elyazması koleksiyonuna sahip olan
“Ipiranga Müzesi”, Latin Amerika ülkeleri ve kültürleri arasında
bir entegrasyon sağlamayı hedeflemiştir. Aynı zamanda Latin
Amerika Parlamentosu'na da ev sahipliği yapan “Memorial da
America Latina” ile kendi ülkelerindeki zorlu yaşamı geride
bırakarak büyük umutlarla ülkeye göçmen olarak gelenlerle ilgili
objelerin korunduğu, 1882'den 1978'e kadar gelen göçmenlerin ilk
misafir edildiği “Immigrant's Hostel” de müze severler
tarafından mutlaka ziyaret edilmesi gerekiyor.

Her zaman canlı ve hareketli dev meydan Praça da República,
Pazar günleri bir açık hava pazarına da ev sahipliği yapıyor.
Amazon yerlilerinin yaptıkları ağaç oymalardan yarı değerli
taşlara kadar akla gelebilecek her şeyin satıldığı, ucuz
alışveriş tutkunları ve otantik objeler peşinde koşanlar için
kaçırılmayacak bir fırsat niteliğinde.

Tüm şehrin panoramik bir görüntüsünü özellikle akşam
güneşinin battığı saatlerde fotoğraflamak hoşunuza gidecekse Rua
João Brícola üzerindeki, New York'taki Empire State'in Brezilya
versiyonu kabul edilen Banespa Gökdeleni size bu imkânı doyasıya
sunar.

Sao Paulo, neredeyse dünyanın tüm farklı kültürleri ile
harmanlanmış, eşi zor bulunan müstesna bir mozaiktir. Kültürel,
sanatsal ve ticari dinamikleri ile sanki Latin Amerika'daki bir
dünya başkenti gibi…

Kaynakça:
SkyLife - Mart 2009
Yazı - Foto: Faruk Budak
Faruk Budak'a teşekkürlerimizle
Denizce

06.05.2009
|
|