|
Bu yazı dizisi Martine Atalay'ın
özgün eseridir. Resimlerin ekrana gelme sürelerini beklemenizi
önermekteyiz. Orjinal büyüklükteki resimleri görebilmek için
lütfen
denizce@denizce.com
adresine bir ileti gönderiniz.
Aynı zamanda Thira adı
verilen Santorini, kesinlikle Akdeniz'in en etkileyici
adasıdır. Kyklades ada takımının parçası olan bu volkanik
ada, eşsizdir. Batı kıyısı boyunca uzanan 60 ile 120 metre arası
yüksekliğinde dik yamaçların tepeleri, ara sıra ufak beyaz
evlerle bezenmiştir. Doğu’ya doğru yumuşamakta olan bu yamaçlar,
burada yerlerini muhteşem kum ve çakıl plajlarına
bırakmaktadırlar.

Milattan 3.000 yıl önce adanın
ilk sakinleri buraya, burada bulunan volkanın şeklini temsil
eden ve “yuvarlak” anlamına gelen Strogyle adını vermişlerdir.

Bu volkan, MÖ 1450 yılında
patlayarak, Caldera adı verilen ve 83 km2
büyüklüğündeki alanı kaplayan bir krater oluşturmuştur.

Bu felaketten sonra su yüzeyinin
üstünde geriye sadece Santorini ve Aspronisi kalabilmiştir. Bu
patlama esnasında oluşan dev dalga, Girit’e kadar ulaşmış ve Minos uygarlığının sona ermesine neden olmuştur. Milattan önce
2. yüzyılda gerçekleşen diğer patlamalar, Caldera’nın
ortasındaki Palea Kameni, Nea Kameni ve Thirasia adalarının
oluşmasına yol açmıştır. Thirasia adasının adı, Doria’lı bir
sömürge reisi olan Thira’nın adaya kendi ismini verdiği zamana
uzanmaktadır. Santorini adı, Venediklilerin adaya Aziz Irina
adına verdikleri bir isimdir.

Yine adı Thira olan başkent,
muhteşem bir alanda bulunmaktadır. Uzunlamasına yayılan şehirde
ilgi çekici sokaklar, kemerler ve merdivenler bulunmaktadır.
Burada, yukarı şehri alt şehre ve burada bulunan iskeleye
bağlayan 600 basamaklık bir merdiveni görmek mümkündür. Yokuşu
çıkmak için, zengin bir armatörün hediyesi olan çekmeli bir
demiryolu kullanılmaktadır; inmek için ise katıra
binilebilmektedir.

Arkeoloji Müzesi ziyaretçilerine,
volkanik küllerin altına gömülü bir şehrin keşfedildiği çok
ilginç bir sit alanı olan Akrotori’den gelen
buluntulardan oluşan bir koleksiyon sunmaktadır. Burada
bulunan freskolar, orijinallerinin 3 tanesi dışında tümünün
Atina’ya taşınmış olması nedeniyle birer kopyadan ibarettir.
50 kilometrelik bir çevre yolu,
adanın gezilmesini sağlamaktadır. Adanın en güzel yolu, kuzeye
doğru yönelerek şahane deniz ve ada manzaraları eşliğinde
Imerovigli’den geçen yoldur. Adanın en güzel yeri ise,
bazıları kayadan oyulmuş olan evleri ve yamaçlara asılı kalmış
gibi duran kiliseleriyle Oia’dır. Buradan, koyun yamaçlar
tarafından neredeyse kapatılıyor olması sebebiyle, volkan
kraterinin şekli hakkında fikir edinmek mümkün olmaktadır. .

Ada merkezinde bir yükseltinin
üstünde, şahane bir alanda yer alan ve kuruluşu çok eski
zamanlara dayanan Bizans ve Venedik şehri Pyrgos ve yerel
tarzda yapılmış evleri bulunmaktadır.
Adanın güneyinde Monolithos,
Kamari, Perissa, Haghios Gorgios gibi plajlar ve turistik
tesisler bulunmaktadır. Güneybatısında ise birçok koyun yanısıra
siyah volkanik kumdan oluşan ve kırmızı yamaçlarla çevrelenen
Red Beach’i bulmak mümkündür.
Kaimeni Adaları’na
düzenlenen tekne gezilerini kesinlikle kaçırmamak gerekmektedir.
Bu gezilere katılmak için sağlam yürüyüş ayakkabılarının
bulundurulması önerilir, zira siyah volkanik çakıllar ayakları
yakabilmektedirler.
Santorini, volkanik kayaların
üzüm yetiştirmek için son derece uygun olması sayesinde
şarapları ve özellikle yumuşak beyaz şarabı ile ün salmıştır.
Üreticiler’e ödenecek bir ücret karşılığı bunların tadına bakmak
mümkündür.
Martine Atalay'a teşekkürlerimizle
Denizce

|