| |
Üç mevsim karla kaplı masalsı vadileri, Rus Baltık mimarisi,
çam ormanlarıyla çevrili kayak merkezi ve sıradışı lezzetleriyle
Sarıkamış'a havayolu ile bir - iki satte ulaşabileceğinizi
biliyor muydunuz?

‘İsviçre gibi’ ifadesi klişe sanılabilir, ama değil.
Sarıkamış'ın ormanlarla kaplı yüksek vadileri, şaşılacak
derecede Alpler'deki dağ köylerini andırıyor. Daha doğrusu
herşey, İsviçre'nin yarım yüzyıl önceki hali gibi: İnek
sürülerinin çıngırak sesleri duyuluyor... Orhan Pamuk'un uzak,
yalnız ve metruk bir metropole benzettiği Kars'ın 53 kilometre
güneybatısındaki Sarıkamış'ı bize hatırlatan ilk şey, 90 bin
askerimizi yitirdiğimiz Osmanlı - Rus Savaşı kuşkusuz. Oysa
Sarıkamış, eşsiz doğası ve tarihi zenginlikleriyle anımsanmayı
hak edecek kadar güzel...
İki Saatte
Sarıkamış
Bugüne dek hep uzak olduğu için gözardı edilen Sarıkamış'ı
görmek için önemli bir fırsatınız var artık. İstanbul ve
Ankara'dan her gün karşılıklı yapılan THY seferleriyle birkaç
saat içinde Kars'a ulaşılabiliyor. Şehir merkezinden Sarıkamış'a
uzanan çift şeritli karayolu ise kışın en sert günlerinde bile
açık ve bakımlı. İlçeye gelen ziyaretçiler için konaklama hiç
sorun değil. Kayak tesislerinin bulunduğu Cıbıltepe Mevkii'ndeki
beş ve üç yıldızlı iki otelin yanı sıra, ilçe merkezinde birkaç
motel ve konukevi hizmet veriyor. En yükseği 3 bin 138, en
küçüğü 2 bin 599 metre yüksekliğinde tam 6 volkanik dağ
zirvesiyle çepeçevre sarılmış bir plato üzerine kurulan
Sarıkamış'ın ortalama rakımı, 2 bin 90. Aras Nehri ile birlikte
Kars Çayı, Zivin ve Keklik derelerinin bereket dağıttığı ilçe,
yüksek rakımı ve bol oksijenli havası nedeniyle kondisyon
depolamak isteyen sporcular için bulunmaz bir kamp alanı. Kış
aylarında soğuğun eksi 40 derecelere kadar inmesi nedeniyle,
Türkiye'nin en soğuk yerleri arasında sayılan ilçenin serin
yazları, sporcular için bir hazine.

Yazın en sıcak günlerinde bile kırları kaplayan geniş
çayırların göz alıcı yeşilinin solmaması ise, doğanın bir lütfu.
Şöhreti gün geçtikçe artan kış sporları merkezine ev sahipliği
yapan ilçenin coğrafyası, doğanın kucağında dağcılık, binicilik,
trekking, izcilik gibi aktiviteleri yapmak için de elverişli.
Sarıkamış turundaki ilk durağımız, ilçe merkezinde bulunan Yanık
Kilise. 93 Harbi olarak anılan 1877-78 Osmanlı - Rus Savaşı
sırasında Ruslar tarafından inşa edilen mabet, kesme taş ve
tuğla kullanılarak dikdörtgen planlı olarak yapılmış. Yapının
girişi tuğla çerçeveli, yuvarlak kemerli ve üzeri küçük bir çatı
ile örtülmüş. Kaderine terk edilen, çok sonraları belediye
tarafından sinema olarak kullanılan bu ilginç yapı, yanına bir
minare eklenerek cami olarak da kullanılmış. 1970'li yıllarda
yangın geçiren tarihi eserin orijinalinden geriye yalnızca ana
duvarları kalabilmiş.
Katerina Köşkü
Sarıkamış'ın, insana doğal terapi uygulayan müthiş doğasının
gizlediği bir diğer tarih hazinesi ise Katerina Köşkü. 93 Harbi
sonrasından kalma özgün mimari yapılardan biri bu köşk. Kitabesi
olmamasına rağmen, 1902 yılında inşa edildiği tahmin edilen
yapı, Baltık mimarisinin zarif çizgilerini taşıyor üzerinde.
Halk arasında Katerina Köşkü olarak bilinen av köşkü, 1914
yılında Rus Çarı İkinci Nikola ve eşini konuk etmiş.
Avrupa Standardı
Karın sihirli, huzur dolu bir sessizlik içinde yağdığı
yörede, doğanın bahşettiği bu beyaz örtü, yılın 7 ayı hayatın
içinde kalmayı sürdürüyor. Türkiye'de kayak sezonunun en uzun
sürdüğü kış sporları merkezi olan Sarıkamış'ın değerini artıran
bir başka unsur ise, el değmemiş doğası. Kars Havalimanı'na
sadece 45 kilometre uzaklıktaki kayak merkezinin pistleri,
Cıbıltepe - Balıklıdağ ve Çamurludağ'da, 2 bin 200 ile 2 bin 900
metre yükseklik gösteren bir plato üzerine konumlanmış. Saatte 2
bin 400 kişi taşıma kapasiteli ve bilgisayar donanımlı telesiyej
sistemi ile Sarıkamış, Türkiye'nin en gelişmiş kayak
tesislerinden birine sahip. Merkezde, toplam uzunluğu 17
kilometreye ulaşan 6 kayak ve snowboard parkuru konukların
hizmetine sunulmuş. Sarıçam ormanlarıyla çevrili kayak
merkezinin ana pistlerinin bulunduğu 2 bin 635 metrelik
Cıbıltepe'de iki lift sistemi mevcut. Bin 700 metre
uzunluğundaki birinci lift, kayak sporuna yeni başlayanlar için
ideal bir eğime sahip. 2 bin 600 metre uzunluğundaki ikinci lift
ise, farklı zorluk derecelerine sahip dört ayrı pist ile birinci
lifte bağlanmış.

Merkezdeki tüm mekanik tesisler, Avrupa firmalarına dünya
standartları dikkate alınarak yaptırılmış. Sarıkamış'taki en
uzun kayak parkuru, 5 bin 250 metre uzunluğunda. Sarıkamış'ı
diğer kayak merkezlerinden ayıran bir başka özellik ise bölgeye
yağan karın cinsi. Kayak sporu için son derece elverişli olan ve
Alpler'deki kayak merkezlerine şöhretini kazandıran kristal toz
karın aynısı, Sarıkamış'ta da yağıyor. Kış aylarını güneşli
geçirmesine rağmen, bölgeye düşen kar, ilk yağdığı günkü
tazeliğini yitirmeyip, kayak severlere pırıl pırıl pistler ve
güvenli kış sporları olanağı sağlıyor. Kayak merkezi, çam
ormanlarıyla çevrili olduğundan, pistler rüzgâra karşı korunaklı
ve çığ tehlikesi yok. Normal koşullarda yılda ortalama 4 ay
boyunca yaklaşık 1 metre karla kaplı olan merkez, aralık ayından
nisan ortalarına kadar kış sporları için uygun olanaklar
sağlıyor. Kayak merkezi ve yakın çevresinde Alp disiplini, kuzey
disiplini gibi kayak türleri yapılabildiği gibi, tur kayağı ve
kızaklı geziler için de ideal parkurlar bulunuyor. Ne dersiniz,
artık farklı bir kış seyahati yaşamanın zamanı gelmedi mi?

Yazı :
Melih Uslu
Fotograf: Yunus Emre Aydın
Kaynakça:
SkyLife - Kasım 2008
Melih Uslu ve
Yunus Emre Aydın'a teşekkürlerimizle
Denizce

03.12.2008
|
|