|

Çoğu kez yılbaşı çamı olarak tanıdığımız, piramide benzer
görüntüsüyle dikkat çeken sedir ağaçları botanik biliminde Cedrus
libani olarak isimlendiriliyor. Sedir ağacı veya Lübnan sediri
ülkemizde yaşayan önemli orman ağaçlarından biri olup, uygarlık
tarihine yön veren bir ağaç. Çünkü sedir ağacı olmasaydı, belki de
uygarlığımız bugünlere gelemeyecekti.
Sedir ağacına Lübnan sediri denmesinin nedeni, bu bitkinin
doğum yerinin Lübnan olmasından kaynaklanıyor. Kısaca Lübnan
bayrağının sedir ağacıyla süslenmesi bir rastlantı değil. Sedir
ağacının coğrafi yayılışına baktığımızda, bu ağacın bereketli hilal
adı verilen ve ülkemizin de bir kısmının içinde bulunduğu,
Mezopotamya'da bulunduğu görülüyor. Bu nedenle bu bölgede bulunan
sedir ağacı ve diğer bitkilerin yaşamımızdaki yeri çok büyük. Peki bu
noktada Mezopotamya'nın ve burada yaşayan bitkilerin ne gibi bir önemi
var?
Birçok biliminsanı tarafından uygarlığın beşiği olarak kabul
edilen Mezopotamya, sözcüğü nehirlerarası (Latince, mezo = orta-ara,
potamus = nehir) anlamına geliyor. Burada kastedilen nehirlerse Fırat
ve Dicle.
|
 |
Bu bölge yüzyıllar boyunca adı geçen nehirlerin taşıdığı
besin bakımından zengin alüvyal maddelerin birikmesiyle çok
bereketli topraklara sahip bir alan haline geliyor ve günümüzde
besin olarak kullandığımız birçok sebze ve meyvenin de biyolojik
olarak doğum yeri oluyor. Sedir ağacı da, bu bölgede doğan en
önemli ağaçlardan biri. Sedir ağacı hayatımızda neden bu kadar
önemli? sorusunun cevabını açıklamadan önce bu ağacın genel
özelliklerine bir göz atalım. |
Sedir ağacı, çamgiller (Pinaceae) ailesinden olup yaprak
dökmeyen, yani herdem yeşil, yaklaşık 30-40 m kadar uzayabilen ve
uygun koşullarda bin yıl yaşayabilen kozalaklı bir ağaç türü. Bu ağacı
çam ağaçlarından ayırt etmenin en kolay yolu, ibre adı verilen
yaprakların çamlara göre çok kısa oluşu (yaklaşık 2-3 cm) ve birden
çok ibrenin bir demet şeklinde aynı yerden çıkması. Sedir ağacının
kozalakları çam kozalaklarından farklı olup daha ince ve uzun. Kozalak
pulları adı verilen yapıları arasında boşluk bulunmuyor. Sedir
ağacının dünya genelinde yayılış gösteren 4 türü var. Bunlar Atlas,
Himalaya, Kıbrıs ve Lübnan sedirleri.
|
 |
Bu ağaçlar günümüzde Lübnan ve ülkemizde yer alan Toros ve
Amanos Dağları başta olmak üzere genellikle Akdeniz havzasında
yayılış gösteriyor. Sedir ağacı diğer kozalaklı ağaçlar gibi geç
büyüme özelliği gösterip kuvvetli bir odun yapısına sahip. Bunun
yanında, tüm çamlarda olduğu gibi odununda reçine bulunduruyor. |
Bu reçinenin
görevi, ağacın herhangi bir nedenden dolayı yaralanması durumunda
açılan yaranın kapatılarak mikrop kapmasını önlemek ve ağacın kendi
kendini tedavi etmesini sağlamak.
Bu nedenle reçineler, çok uzun yıllardan beri halk tıbbında
da antiseptik (mikrop öldürücü) özelliklerinden dolayı yaygın olarak
kullanılıyor. Ayrıca kehribar adı verilen yarı saydam görünüşlü taşlar
da, bu tip bitkilerin reçinelerinin fosilleşmesiyle ortaya çıkıyor.
Reçinelerin bir başka özelliği de, kokuları ve kimyasal özellikleriyle
bitkiyi böceklere ve kurtlara karşı koruması. Bu nedenle sedir başta
olmak üzere çam, selvi, göknar, ardıç gibi tüm reçineli ağaçlardan
elde edilen kereste, böceklerin ve kurtların verecekleri hasarlara
karşı çok dayanıklı oluyor. Reçinenin bu ağaçlara sağladığı üçüncü
yararsa, kimyasal yapısıyla hücrelerin oksijenle temasını keserek
onların bozulmasını engellemesi. Bu özelliğinden dolayı sedir ve selvi
ağaçlarının reçineleri Eski Mısır'da ölülerin mumyalanmasında
kullanılmış.
|
 |
Sedir ağacına geri dönecek olursak, bu ağacın odununun çok
sağlam olması, böceklere ve atmosferik etkilere karşı diğer
ağaçlardan daha dayanıklı olması ve yine içerdiği reçine sayesinde
sudan daha az etkilenmesi nedeniyle, antik uygarlıklar tarafından,
başta gemi olmak üzere çeşitli inşaat sektörlerinde kullanılmış. |
Dünya tarihine baktığımız zaman, ilk başta Eski Mısır olmak
üzere, İspanyollar, Portekizliler ve Cenevizlilerin gemici ulus
olmalarının nedeni, Akdeniz havzasında yaşamış olmaları ve sedir
ağacını tanıyor olmalarından kaynaklanıyor. Eğer bu bölgelerde sedir
ağaçları olmasaydı, belki de bugün ne binlerce mil kat edebilen
dayanıklı gemiler yapabilirdik ne de denizleri bu kadar iyi
tanıyabilirdik. Bugün ülkemizde çok az, Lübnan'daysa sadece korunan
alanlarda sedir ağaçlarının bulunması da, Eski Mısır uygarlığından
günümüze kadar bu ağacın yoğun bir şekilde kullanılarak tüketilmiş
olmasına bağlanıyor.
Cenk Durmuşkahya
cdkahya@hotmail.com
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Sayı: 448 Mart-2005
Cenk Durmuşkahya'ya teşekkürlerimizle
Denizce

|
|