|
SEYDİ ALİ REİS
(İstanbul 1498 - İstanbul 1562)
Büyük bir Türk amirali, coğrafya ve matematik bilginidir.
İstanbul, Galata'da doğdu. Sinoplu bir aileden gelmedir. Dedesi,
II. Mehmet zamanında tersane kethüdalığında, babası Hüseyin ağa
da darüssınaa kathüdalığında bulunmuşlardı. Kendisi de tersanede
reis olarak çalıştı.
Barbaros Hayreddin Paşa'nın
yanında yetişti.
Seydi Ali
Reis, tersane kethüdası olduğundan bir deniz harekatında
bağımsız olarak kumandanlık yapmadı. Rodos'un fethine (1522) ve
daha sonra Akdeniz'de cereyan eden bütün deniz savaşlarına
Barbaros'un yanında katıldı ve batı Akdeniz bölgesini çok iyi
öğrendi. Preveze Deniz Savaşında
(1538) Osmanlı donanmasının sol tarafına komuta ederek büyük
yararlıklar gösterdi ve bu savaştan sonra adı daha çok duyulmaya
başlandı. Trablusgarp'ın fethiyle biten harekatta Kaptan-ı Derya
Sinan Paşa ve
Turgut Reis emrinde çalıştı
(1551).
Kanuni Sultan Süleyman
tarafından, Portekiz donanmasıyla girdiği deniz savaşını
kaybeden Murat Reis'in yerine Hint kaptanlığına atandı ve
Basra'daki donanmayı
Süveyş'e getirmekle
görevlendirildi.
Bu olay
onun yaşamının da dönüm noktası oldu.
15 gemiyi derhal tamir
ettirerek uygun deniz mevsimi için beş ay bekledi ve donanması
ile Basra'dan ayrıldı (1554). Basra'dan aldığı 15 kadırga ile
Süveyş'e doğu yol alırken Horfakan şehri açılarında 25 parçalık
Portekiz donanmasıyla karşılaştı. Yapılan çarpışmada
Portekizliler bir gemi kaybedip geri çekilince yoluna devam
etti.
Maskat yakınlarında 34 parçalık bir Portekiz donanmasının
saldırısına uğradı. Güney Arabistan sahillerinde dağların denize
dik inmesinden faydalanarak, gemilerini Portekiz donanmasıyla
kıyı arasına soktu, savaş başladığı zaman dağların kestiği
rüzgar sebebiyle Portekiz donanmasının yelkenli gemileri
hareketsiz kaldı, kürekli gemileriyle hızlı hareket ederek
düşmanın sayı üstünlüğünü yok etmeye çalıştı. Yapılan savaşta
Portekizlilerin altı gemisi batırıldı, Osmanlı donanmasının da
beş gemisi battı, biri de yandı (1554).
Umman sahilindeki Zufar limanı geçilerek Şihr şehri hizasına
gelinince, günbatısı yönünden fil
tufanı denilen bir fırtına çıktı. Çıkan fırtına
yüzünden Seydi Ali Reis kalan dokuz kadırgalık donanmasıyla
birlikte kıyıdan uzaklaşmak zorunda kaldı. Fırtınaya kapılan,
günlerce denizde çalkalanan gemiler doğuya doğru sürüklenerek
Hindistan kıyılarına, Gücerat sultanlığının Demen kalesi önüne
gelebildi, burada üç gemi karaya vurdu; geri kalan gemilerdeki
top ve levazımı bırakarak Seydi Ali Reis elindeki altı gemiyle
Surat limanına girdi; çünkü
Portekiz donanması onu yakalamak için dolaşıyordu.
Seydi Ali Reis buradan Gucerat'ın başkenti Ahmedabad'a gitti.
Harap gemilerle Süveyş'e ulaşmak imkansız olduğundan, kalan
gemiler satılıp karadan İstanbul'a dönülmesine karar verildi.
Seydi Ali Reis Gucerat sultanı Ahmet
Han tarafından iyi karşılandı. Daha sonra
adamlarından bir kısmı Gucerat Sultalığı'nın emrine girdi. Seydi
Ali Reis, Ahmedabad'tan Sind memleketinin başkenti Multan'a,
oradan Lahor'a, bu şehirden de Delhi'ye gelerek
Timuroğullarından Hümayun Şah'ın
huzuruna çıktı (1555).
Hümayun şahın ölmesi üzerine Afganistan - İran yoluyla
Anadolu'ya hareket etti (1556). Bundan sonra Kabil, Semerkant,
Buhara, Meşhet şehirlerinde hükümdarları gördü.
Buhara civarında Özbeklerin saldırısına uğradı ve yaralandı.
İran da Meşhet valisi tarafında tutuklandı, daha sonra serbest
bırakılarak Şah I.Tahmasp'a
gönderildi. Bir süre göz hapsinde kaldıktan sonra Anadolu'ya
geçmesine izin verildi ve Şah'ın Kanuni'ye yazdığı bir mektubu
da alarak Kazvin'den ayrıldı (1557). Aynı yıl Bağdat'a ulaştı.
böylece Basra'dan çıkışından 3 yıl 7 ay sonra tekrar Osmanlı
ülkesine dönüyordu.
Seydi Ali Reis 1557 mayıs ayı başlarında İstanbul'a vardı ve
Edirne'de bulunan hükümdarın yanına gitti. Süveyş donanmasının
uğradığı kayıptan dolayı padişahtan af diledi. Dolaştığı
yerlerde görüştüğü hükümdarların verdiği 18 nameyi sundu; Ali
Reis mahvolmuş bir donanmanın sorumlusu olmakla beraber, başına
gelen olağanüstü olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi, önce
Müteferrika yapıldı, sonra Diyarbakır tımar defterine tayin
edildi. Bir süre şehzade Selim'in hizmetinde çalıştı; Galata
Hassa gemi reislerinden biri oldu (1560). Son görevi
bilinmemektedir. 1562 yılında İstanbul'da öldü.
Denizcilikteki ününün yanı sıra denizcilik, coğrafya, astronomi
gibi konularda da yetki sahibi bir bilim adamı olan Seydi Ali
Reis'in bu konularda bıraktığı eserler şunlardır:
-
Mirat-ı
Kainat (Kainatın Aynası)
-
Hulasat
el-Heyyet (Kısa astronomi)
-
Kitap
el-Muhit fi İlm el-Eflak ve'l-Buhur (Felekler ve Denizler
biliminde okyanus kitabı)
-
Mir'at
el-Memalik (Ülkelerin Aynası)
Son iki eser
batı dillerine de çevrilmiştir. Başından geçen olayları anlatan
Mirat-ül-Memalikin (Memleketlerin Aynası - 1557) adlı
seyahatnamesi donanmasının akıbetini ve emrindeki adamların
hesabını veren bir müdafaname gibi düşünülebilir. Gucerat
devletinin başkenti Ahmedabad'ta yazdığı Muhit (1554)
basılmamıştır. Ali Kuşçu'nun matematiğe ait kitabını
Hülasat-ül-Heyyet adıyla Türkçe'ye çevirdi (Halep 1549). Beş
makale ve 120 fasıl halindeki Mirat-ül-Kainat (Kainatın Aynası)
astronomi ilmine aittir. Katibi mahlasını kullanan Seydi Ali
Reis'in şiirleri de bulunmaktadır.
|