|
O kadar çabuk
değişiyor ki herşey, şaşırmamak elde değil. Saygısızlık, küstahlık,
ikilemli tavırlar ortalığı kaplarken birilerinin şımarıklaşmaya
başladığını anlıyorsunuz. Oysa saygıya ihtiyacımız var. Hem de
dünden daha çok.
Kimilerine göre
bu durum değişen ve globalleşen dünyanın en büyük çelişkisi.
Orası bizi ilgilendirmemeli. Önemli olan saygıda nereye doğru
sürüklendiğimizdir. Saygı karnesi zayıf!... Saygıyı yitirmenin
bedelinin ağır olacağını sonradan anlayacak insanoğlu. O güne
gelmeden önce şimdi saygı zamanı…
Bilirsiniz,
birileri herşeyin kendisinin olduğunu zanneder. İstekleri
masumdur gibi görünür. Masumiyetin yüzü maskeli olabilir,
unutmayın. Ama maskeyi bir tek tavır düşürür. Saygı…
Kimse kimsenin
değildir. Kimse kimsenin üzerinde bir baskı uygulama hakkına
sahip değildir. Özgürlüklerin büyüdüğü bir çağda eşitlik ilkesi
çiğnenemez. Fakat gerçek böyle değildir ne yazık ki. Çünkü arada
sıkışıp kalmış bir tavır vardır ve unutulmak üzeredir. Saygı…
Saygınlık ve
saygı ayrı şeyler değildir. Saygınlığı olan saygıyı da hak
etmiştir. Buna rağmen saygı hak edene verilmez. Çirkinleşmiş
ilişkilerin peşinde koşanlar, sevgiyi kendi çıkarlarına uygun
görenler, herşeye sahip olma tutkusuyla yanıp tutuşanlar saygıyı
da kendilerine verilecek bir ödül sanırlar. Oysa saygı her
isteyene verilmez ki.. Saygıya layık olunabilir ancak…
Şiddetin, bitmek
tükenmek bilmeyen saçmalıkların savunucuları saygı istiyorlar.
Alabilirler mi acaba? Ne dersiniz? Saygı para ile sahip olunacak
bir şey değildir, öğrenecekler. Aldatmaca ve iki yüzlülük içinde
kavrulanlar kömürleşecekler bu duygularıyla. Çünkü saygı sadece
saygıdır. Ötesi kötü duygularla iletişi yoktur ve olmayacaktır…
Şimdi saygı
zamanı… Aslında her zaman saygı zamanı. Bireysel ve toplumsal
her alanda saygıyı yayma ve geliştirme zamanı. Kişisel istek ve
hırslarımızdan arındıktan sonra saygıyı hayata geçirme zamanı.
Bunca söze rağmen saygı nerede?
Saygı öylesine
ilginçtir ki, ortada yokmuş gibi davranır. Ancak her an her
yerde ve aramızdadır. Saygısızlığı yaşam felsefesi haline
getirmiş kişileri mutlaka yalnız bırakınız. Onlar yaptıklarından
vazgeçinceye kadar saygısızlığa mahkum olmalıdırlar.
Büyüğe saygı,
öğretmene saygı, hekime saygı, dürüst ve namuslu insana saygı,
insan özelliklerinin en güzelini yaşatanlara saygı… Şimdi saygı
zamanı.
Dr. Çağatay Üstün'e
teşekkürlerimizle
Denizce

28.08.2007 |