|
|
 |
|
07.02.1885 -10.01.1951
"Orta Sınıfın Konformizmine
İsyan"
Amerikalı yazar toplumsal/eleştirel romanlarında boyun eğmiş,
dar kafalı küçük adamların ve materyalist dünyanın
aksaklıklarını acımasızca gözler önüne serdi. Ülkesinin ilk
yazarı olarak 1930 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü aldı.
Bir doktorun oğlu olarak Minnesota'nın Sauk Centre
kasabasında dünyaya geldi. Yale Üniversitesi'nde edebiyat
okudu ve mezun olduktan (1908) sonra ABD yolculuğuna çıktı.
Değişik gazetelere yazı yazdı ve yazar Jack London'a kısa
öyküleri için fikirlerini sattı. |
1920: Main
Street
Lewis yazarlık kariyerine 1915'te yazdığı elendirici romanlarla
başladıysa da dikkatleri çok çektiği söylenemez. Ancak 1920'de
Amerika'nın bir kasabasındaki yaşamı anlattığı Main Street (Ana
Cadde) adlı satirik/eleştirel romanıyla edebiyat dünyasında
adını duyurabildi. Büyük bir kentte büyümüş ve üniversiteyi
okumuş genç bir kız olan Carol, evlendikten sonra kırsal kesimde
doktorluk yapan eşiyle birlikte Gopher Praurie'ye gelir.
Yenilikler getirmek ve köhne kırma girişimi yüzünden kasaba
halkı tarafından dışlanır ve büyük kente kaçar. Orada da
özlediği hayatı bulamayınca, daha iyi bir gelecek için belirsiz
bir umut besleyerek taşra kasabasına döner. Okuyucuların çoğu
Lewis'in fırsatçı kasabalılara karşı giriştiği satirik
saldırılan görmezlikten geldi. Bu yapıtı romantik kasaba
hayatına bir övgü olarak en iyi satan kitaplar listesine girdi.
1922 Babbitt
(İbret)
Monarch, Pioneer ve Zenith gibi kentleriyle hayali bir eyalet
olan Winnemac'da geçen Lewis'in romanları, çok titiz
araştırmalara dayanmaktadır. Lewis önce konusunu saptar,
arkasından da anlatacağı dünyaya dalardı. Not defterlerine
konuşmaları, deyimleri, giyim ve hayata bakış açılarını kaydeder
ve bunlara dayanarak özgün, çoğu kez klişemsi "orijinal bir ton"
yaratırdı.
Lewis, Babbitt (İbret, 1922) adlı romanında Zenith adlı büyük
kentte yaşayan sıradan insanın günlük hayatını anlattı. Emlakçı
Babbitt için yalnız ve yalnız işi önemlidir ve kendisi gibi
insanların Amerika'nın omurgasını oluşturduklarından emindir.
Sonunda, ömrü boyunca bir yalana inandığını kabullenmek zorunda
kalmakla beraber uyumlu davranışını sürdürür. Romanın inanılmaz
başarısı üzerine "babbitt" sözcüğü, doymuş dar kafalı orta
sınıfa mensup kimseleri nitelemek üzere Amerikan konuşma dilinde
yer aldı.
Doktorlar dünyasında geçen Dr. Arrowsmith adlı romanında
Lewis, önceki romanına oranla daha uzlaşıcı bir dil kullandı.
Burada bir doktor, mesleğindeki ahlaksızlık nedeniyle kendisini
araştırmacı olarak gerçekleştirdiği ve bağımsızlığı bulduğu
yalnız bir dünyaya çekilir.
1927: Elmer
Gantry
Örgütlenmiş din ticaretini şarlatanlık olarak ele alıp maskesini
düşürdüğü, 1927'de yayınladığı Elmer Gantry adlı romanı şiddetli
tepkilere neden oldu. Lewis'i linç etmekle tehdit ettiler ve
bazı kentlerde yapıtı yasaklandı. Elmer Gantry gezgin bir papaz
olarak tumturaklı söz söyleme yeteneğinden yararlanarak sonunda
kendi kilisesini kurar. Verdiği mesajın saçmalığını kendi
yaşantısıyla kanıtladığı halde müritleri seve seve yanıltılmayı
kabul ederler.
Honore de Balzac'a dayanarak orta sınıfın durumunu anlatmak
istediği bir roman dizisinin son romanı Dodsworth’dur (1929).
Bir otomobil firmasının yöneticisi işinden istifa eder ve eşiyle
birlikte bir Avrupa yolculuğuna çıkar. Ne var ki evliliği burada
yıkılır. Bu yapıtın konusu bir taraftan Amerikan ile Avrupa
kültürlerinin yüzleştirilmesinden diğer taraftan da hayatlarına
aniden yeni bir anlam kazandırmak zorunda olan insanların
karşılaştıkları sorunlardan oluşmaktadır.
1935: Faşizm
Uyarıları
Lewis 1930 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldü. Ödül
komitesinin bu kararına, 'kendi yuvasını kirleten' biri gözüyle
baktıkları yazarı buna layık görmeyen ABD basınına mensup bazı
kimselerce itiraz edildi.
|
 |
Lewis geç dönem yapıtlarında 20'li yıllarda yazdığı
romanlarındaki ifade gücünü yakalayamadı. Buna rağmen
kitapları okuyucular arasında çok popülerdi ve satışları
gayet iyi gidiyordu. 1930'dan sonra en büyük başarısına
It Can’t Happen Here (Burada Olmaz, 1935) adlı
taşlamasıyla ulaştı. Nazilerin Almanya'da iktidara
geçmeleri üzerine Lewis, buna benzer bir gelişmenin
ABD'de mümkün olamayacağı düşüncesinin hatalı olduğu
konusunda uyarısını yaptı. |
Askerlerin, sanayinin ve kilisenin Amerikalı bir "Führer"
yetiştirme çabasında bulundukları bu romanın fonunda radikal
sağcı Huey Long adındaki demagogun çevirdiği dolaplar yer
alıyordu.
Belirtilmeye
değer son romanı olan Kingsblood Royal'da (Kral Kanı, 1947)
Lewis ırkçılık sorunlarını irdeledi. Alkol sorunlarıyla savaşan
yazar 1951'de 65 yaşında Roma'da öldü.
Kaynakça:
Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)
|