Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Denizcilik Eğitimi
ADF Olası Sınav Soruları
DTO Olası Sınav Soruları
VHF Olası Sınav Soruları
Denizcilik Eğitimi-1
Denizcilik Tarihi

AB ve Denizcilik
Akıntılar
İst.Boğ.Dip Akıntısı
Balıkçı Günlüğü
Bayrakların Dili
Bofor Tablosu
Boğazlarımız
Boylu Soylu Gemiler
Büyük Denizciler
Büyüklere Oyuncak
Cankurtarma İşaret.
Deneyim/Sintine p.
Deniz Aşıkları Koop.
Deniz Bilim.Enst.I
Denizde Yangın
D.Taşıtlar.Yangın
Dizel Motorlar
Ege ve Akdeniz...
Fenerler
Forsa Yelkenlisi
Gemi İşletmecisi
Gemi Sicili Kodları
Gemi Söküm Tes.
Hamidiye Krvz.
Harita Simgeleri
Kıyı Konferansı
Kurtuluş'un Son..
Kürek Sporu
Levent Yatı
Marmara'da Yaşam..
MDTMYO B.Bülteni
Ölçüler
Pusula
Saltanat Kayıkları
Savarona
Trak'ın Seferi
Tekne Boya-Bakım
Teknede Yaşam
Türkiye Süngerleri
Yavuz / Bismarc

Ev Tersaneciliği
Marinalar
Marina Map
Mersin DTMYO
Tekne İmalatçıları
Türk Loydu
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri
 Deneyimler / Sintine Pompası
 
 


ELEKTRİKÇİNİN DEVRİ DAİM MAKİNASI...

Küçük ahşap teknemin bakım ve bazı tadilat işlerini (hala pek çok eksiğiyle, örneğin daha döşemelerim yok) bitirir bitirmez (aslında daha suya ineceğim yoktu ama iki yüce makam,birincisi esim; bana tatil zamanının geldiğini karşı konulmaz biçimde beyan etmişti, ikincisi tekneyi sahiden mükemmel boyayıp vernikleyen boyacım; bu tekne bu sıcakta biraz daha karada kalır ve açarsa, ben elimi sürmem deyince mecburen toparlanıp suya indik) götürüp tonozuna bağladık. Sabah 8.30 veya 9.00 sularında planlanmış olan denize iniş, ancak saat 19.00 civarı olabildi. Tecrübe icabı, kimselere güvenemediğimden, direği bizzat dikmek ve ayarlarını yapmak da yaklaşık 1 saatimi aldı ve Tuzla'dan
yola çıktık.

Yaklaşık yarim saat sonra tekneme yenilerini hediye ettiğim seyir fenerlerimi yakmak üzere, önce ana elektrik şalterine el attım... Atmamla birlikte şalterin kırmızı anahtarı elimde kaldı, gövdesi ise bir daha ulaşılamamak üzere, sintinenin derinliklerinde kayboldu...

Aslında teknenin elektrik sistemi mevcut ve iş görür durumdaydı. Bir elden geçirmeyi ve daha düzgün, derdi toplu bir sistem yaratmayı istemiştim.

Neyse nasılsa gideceğimiz yeri biliyoruz, karanlıkta da buluruz, elektrik ille şart değil,sintine pompası da aküye direkt bağlı nasılsa,devre kesiciden  bağımsız çalışır. Tekne su yaparsa otomatik çalışır deyip yola devam ettim.

Yerime bağlandıktan sonra, üzüntüyle tekneme veda edip, aileme katılmak üzere yola çıktım. Güvertenin üzerinde zamanında teslim edilmeyen bazı ıvır zıvır nedeniyle henüz delikler vardı, ayrıca direk ıskaçasını yalıtamamıştım. Bu nedenle yağmur yağması halinde teknenin su yapacağını biliyordum, ama hem otomatik pompam vardı, hem benim kızımın gayet derin bir sintinesi vardır, hortum takip içini dakikalarca yıkasanız, onlarca litre su sintinede kaybolur gider...

Neyse, etrafta iki üç güvenilir kişiye tekneye göz kulak olmalarını rica edip, barınak reisinin cep, yazlık ve kışlık evlerinin telefonlarını (sahiden,adamda hepsi var) alıp,kendi telefonlarımı bırakıp Istan buldan ayrıldım.

Tatilde İstanbul'daki yağmur faciasını duyunca, her gün sağı solu arayıp, teknenin inatla yüzmekte olduğunu öğrenip rahatladım...

Dönüşte yol yorgunu eve beş dakika uğrayıp doğru teknenin basına gittim. Oooh,iste orda nazlı nazlı salınıyor kerata.

Tekneyi açıp farş tahtalarını kaldırınca, aşağı yukarı bir 20 santim su gördüm. Demekti otomatik sintine pompası çalışmıyormuş... Şamandırasını elle kaldırdım, tik yok. Eeh, al bakalım yeni tesisat, halbuki karadayken denediğimizde çalışıyordu. Bu arada alışkanlıkla portatif güneş panelimi çıkarıp fişini taktım. İçten takma motorum olmadığından akümü şarjlı tutmak için her zaman ondan faydalanırım.

Teknenin karinasına çabucak bir göz attım, her yer kupkuru... Başladım teknenin içini yerleştirmeye. Bir yarim saat sonra bir su şıkırtısı far kettim. Sancak tarafta yatak tahtalarını kaldırıp altlarına bir baktım ki, bindirme olan kaplama tahtalarının her biri üzerinden bir parmak kalınlığında küçük ırmakçıklar çağlamakta... Dolayısıyla suyun nerden girdiğini anlamak ta öyle kolay değil. Deli gibi teknenin içini dağıtmaya başladım. Ön yatakları savurdum kenara, hayır, sürat ve derinlik göstergelerinin dipleri kupkuru... Tamam vanaları kapattıydım ama, bu kesin su portatif tuvalet yerine koyduğum "yaşam kalitemizi" arttıracak yeni tuvalet! Yoo, oraya saldır, buraya saldır WC de değil. Havuz giderleri ????  Hayır onlar da değil. Bu arada korkuyla fark ediyorum ki, gelen su bileğim kalınlığına ulaşmış. Motoru çalıştırıp gidip tekneyi kuma oturtsam mi? Yoksa o ''canım suya'' atlayıp gövdedeki deliği mi arasam?Bir panik, bir panik... Kendi kendime sakin olmayı telkin edip, hiç olmazsa suyun nerden geldiğini anlamaya çalışıyorum. Tabii, Murpy kanunu gereği kaporta giriş bölmesinin kıça bakan tarafında, havuz oturaklarının altından, el ayak girmeyecek ve görünmeyen bir yerden geliyor. Peki ama diyorum, bu tekne bir haftadır böyle su alıyor olsa,bin kere batardı.

İyi ama çok vakit kaybediyorum, şimdi sahiden batacak !

Havuz oturağındaki ambar kapağını kaldırıp, normalde 5 yasında çocuğun giremeyeceği boşluğa baş aşağı dalıyorum. Elime bir hortum geliyor, ucundan aslanlar gibi sular gelmekte. Yahu bu ne hortumuydu? Hortumu yukarı çekiyorum (su hattının en az 50 santim üstüne) suyun umuru değil, keyifle akıyor. Yahu nerde kaldı bileşik kaplar prensibi? Bu su deniz seviyesinin üzerine çıkıyor inatla... Avucumla hortumun ucunu kapamaya uğraşıyorum, tutmak mümkün değil. Şaşkın şaşkın bakınırken bunca zaman içinde sintinedeki su miktarının pek artmadığını fark ediyorum. Hayret...Aslında batmış olmalıydık çoktan. Kahverengi pis görüntülü suya parmağımı daldırıp tadıyorum... Pek tuzlu değil.Bir daha,yok bu kesin tatlı su. Su dışardan gelmiyor!

Kafamda bir şimşek çakıyor ve üzerimden tonlarca yük kalkıyor. Hortum sintine pompasının hortumu, bir şekilde yerinden çıkmış olmalı. İyi ama,sintine pompası hortumun ucundan bir metre aşağıda, üstelik pompa çalışmıyordu ya ????  Çalışmayan pompanın hortumundan sintinedeki su niçin bir metre yokuş yukarı tırmansın ?

Daha fazla uzatmadan meseleyi anlatayım :

Akünün yerini değiştirme isteğim üzerine sayın elektrikçim yeni aküyü yeni yerine bağlarken yoluna sintine hortumu çıkmış. O da münasebetsiz hortumu yerinden çıkarıp kıç altına savurmuş. Bir hafta boyunca sintine pompası (yada akücük ne kadar dayandıysa) yağmurla sintineye dolan suyu basmış, aynı su kıç altından tekrar sintineye geri akmış. Sonuçta akü iflas. Suyun devri daimi durmuş. Ben akıllı gelip güneş panelini aküye bağlayınca zavallı akü biraz kendini toplayıp pompayı tekrar çalıştırmış...

Biraz daha panikleyip tekneyi götürüp karaya oturtsam, ''sintinesindeki sudan korkup tekneyi karaya oturtan enayi'' olarak ebediyken denizcilik literatürüne geçecektim. Allah korudu !

Ey Batu Göker bey, elektrik sistemi, devre kesici şalteri, pompası, borda çıkışları olmayan ve ağzı kesik bir pet şişeyle suyunu boşaltabileceğim bir ''Pirat gemüsü'' kaç para ?


                                                                
                                                                   
   Âli San