Denizce
  e-mail
 denizce@denizce.com
 





Akvaryum
Amatör Denizcilik
Amat.Denizci El Kit.
Anılı Fıkralar
Anında Hava Tahmini
Atatürk ve Tıbbiyeliler
Beklenmeyeni Bekleyin
Bendeki Kulak Van..
Bir Karakaslı
Bismarc Zırhlısının..
Boğaziçi Büyüsü
Buda
Buz
Clara
Cruise The Black Sea
Cruise Ukraine
Çarşılar..Pazarlar..
Da Vinci Şif.Çöz.
Deniz Balıklarımız
Deniz Kirliliği
Denizde Günah
Denizden Gelen A.
Denize Karşı
Derin Mavi Atlas
Düşünmenin Öyküsü
Enerjinin Dansı
Ezan Vakti Beeth.
Ezbersiz Eğitim
Fener Balat...
Gerçekler Bilinir...
Geri Gelmemek Üzere
Hakkımdaki Her Şey
Handbook of Sailing
Harbi Delikanlılar
Hayat Tatlı Zehir
Hayatın Kökleri
İki Kalas Bir..
İki Mülkiyeli
İnsanınYaşayanGeç..
İran Devrimi H.
İzlanda Yolcusu
Kahvehaneler
Kara Göründü
Karia
Kimyasal Tankerler
Kovulduk Ey...
Kuytuda Büyür...
Kuzey Yanım..
Küçük Anılarda...
Latife Hanım
Maviturkuaz
Mutfakta Zen
Ömrümden Uzun...
Operada Gerçekçilik
Ortaçağda End.Devr.
Oyuncaklar
Parlama Noktası
Sarıldım Minik T...
Sessizliğin Rengi-1
Seyir Haritaları
Shark&Rays
Sınavcı
Six Sigma Yolu
Siyasi Satrançta..
Seyyar
Sualtı Maceralarım
Sualtının Yıldızları
Su Ürünleri Mevz..
Tarihin Sınırlarına..
Tatlısu Balıklarımız
Tavuk Suyuna..
Tek Başıma
Tıbbiyenin ve...
Tüfek, Mikrop ve ..
T.Fotog.Kütüphanesi
U.İşaret Kod Kitabı
Uzmanına Sor
Vira Demir
Yollar... Sokaklar...
Yorgun Mayıs Kısrakları
Zekâ Oyunları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Kitap Köşesi   

 Siyasi Satrançta Mat Olmamak
 

Turgut Tülümen
Emekli Büyükelçi


Siyasi Satrançta
Mat Olmamak

 

ISBN 975-6813-22-9

 

Kavaklıdere Kültür Yayınları

No:10

 

Tel: 0212 - 234 9120

 

Hazırlık ve Baskı: Rekmay Ltd.

Ankara 2001

 

www.rekmay.com.tr

 
 

Mehmet Başman ve Kavaklıdere Yayınları'na teşekkürlerimizle

 

“... Unutulmaması gereken bir nokta da küreselleşme olgusunun, kimi çevrelerce, gelişmiş ülkelerin dünyaya egemen olmasına zemin hazırlayacak bir süreç olarak görülmesi ve şimdiden oluşan tepkilerin G-8’lerin toplanacağı mahallerin seçimini dahi zora sokmasıdır. Terör sorununa çözüm aranırken, bütün bu noktaların dikkate alınarak kapsamlı bir değerlendirmeye gidilmesinde yarar vardır. Yapılacak ilk iş, terörizmin her yönüyle dünyadan silinmesi için gereken önlemlerin alınması, arkadan da tüm ulusların kardeşlik, kader birliği, tek ve aynı Allah’a inanmanın kaçınılmaz yakınlığı içinde, eşit fırsatlara sahip olarak yaşama hakkına kavuşturulmasıdır. Belki o zaman, çağımızın eğilimi, sorunların entegrasyon yoluyla çözümlenmesi ve bunun tabii sonucu gibi gözüken küreselleşmeye veya “yeni bir dünya düzeni”ne ulaşılması rüya olmaktan çıkabilir.”

 

Önsöz 

1961 yılı Ağustos ayında, Soğuk Savaş'ın sembolü haline gelen Berlin duvarı inşa edilmiştir. Tam on yıl sonra, 1971 yılının Ağustos ayında, dörder diye anılan ABD, İngiltere, Fransa ve Sovyetler Birliği'nin Berlin konusunda vardıkları anlaşma ile Doğu-Batı ilişkileri farklı bir görünüm kazanmıştır.

İngiltere'nin NATO Daimi Delegeliği görevinden tanıdığım Sir Bernard Burrows ile Christopher Irwin'in birlikte kaleme aldıkları "Security of Europe" adlı kitapta, sözkonusu dörtlü anlaşma "Soğuk Savaş sırasında ateşkes ilânı" olarak tanımlanmakta ve bunun, iki süper güç arasında varılan nükleer dengeden ziyade, önceliklerde yapılan değişikliklerden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Onlara göre, tüketici kesimin baskısı Sovyetler Birliği'nde de hissedilmiş, ayrıca, Batı Avrupa, Japonya ve Çin birer güç merkezi konumuna gelerek, uluslararası ilişkileri etkilemeğe başlamışlardır.

Nükleer dengenin önemli sonuçlarından biri, Batı Avrupa'nın, NATO şemsiyesi altında, Varşova Paktı'nın muhtemel saldırılarına karşı güvence altına girmiş olmasıdır. Bu durum, Batı Avrupa ülkelerinin kendi aralarında mevcut sorunları çözüme kavuşturmalarına olanak sağladığı gibi entegrasyon hareketini de güçlendirmiştir. Ancak, NATO içinde yapılan istişarelere rağmen, ABD'nin Sovyetler Birliği ile, ikili düzeyde, stratejik silâhların kontrolü müzakerelerine girişmiş olması Atlantik ötesi ilişkileri zaman zaman güçlü bir sınavdan geçirmiştir.

Stratejik silâhlarla ilgili müzakerelere paralel olarak, aşırı kuvvet yığılımı nedeniyle, her an patlamaya hazır bir barut fıçısına dönmüş bulunan Orta Avrupa'da karşılıklı ve dengeli kuvvet indirimlerine gidilmesi büyük önem taşıyordu. Aslında bu fikir, Avrupa'da konuşlandırılmış Amerikan kuvvetlerinde indirim yapılması hususunda, Senatör Mansfield'in ABD Kongresi'ne sunduğu tasarıyı önlemeye yönelikti. En fazla çekinilen şey, Sovyetler Birliği'nden karşılığı alınmadan, ABD kuvvetlerinde indirim yapılması ihtimaliydi. Dolayısıyla, hem buna meydan verilmemeli, hem de Sovyetler Birliği karşılıklı indirim fikrine yanaştığı takdirde, nasıl hareket edileceği önceden tespit edilebilmeliydi. İttifakın bir kısım üyeleri kuvvet indirimlerinin NATO'nun caydırıcılığını zafiyete uğratacağını ileri sürerken, bazı üyeler ise, Batı Avrupa'daki savunma tertiplerinin reorganizasyonu için fırsat yaratabileceğini savunuyordu. Bu tartışmaların başlattığı, Doğu-Batı ilişkilerini yumuşatma süreci, takriben 20 yıl sonra, Soğuk Savaş'ın sonunu getiren, Sovyetler Birliği'nin ve onunla birlikte Varşova Paktı'nın dağılışıyla noktalanacaktır.


Turgut Tülümen Özgeçmiş İçin Tıklayınız