e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Su Hayattır

 Dr. Nedim İnce    

 

  

Bianet’te  "İnsan hakkı deyip suyumuzu ticarileştirmelerine karşı çıkmalıyız" başlıklı bir haber dikkatimi çekti. Bir su hakkı aktivisti olan İtalyan Dimitri Mununi ile yapılan söyleşiyi içeren haberde, Mununi su özelleştirmelerine dikkat çekerek; şirketlerin, hükümetlerin suyu özelleştirirken dil değiştirerek olayı meşrulaştırmaya çalıştıklarını ve olası sonuçları gözden kaçırma çabasında olduklarını ifade etmektedir.

Mununi ‘Su insan hakkıdır’ gibi söylemlerle özelleştirmeyi savunan şirket ve hükümetlere karşı gerçek su hakkının yaygın olarak anlatılmasının, suyu özelleştirmesinin sonuçlarının gösterilmesinin önemli olduğundan söz etmektedir.

Mart 2009'da İstanbul'da Dünya Su Forumu toplantısı yapılacaktır. Suyun özelleştirilmesinden yana olan bu kuruluşun toplantısı;  kamuoyuna suyun özelleştirilmenin nimetlerini anlatmayı amaçlamaktadır. Kamuoyunun iknasının hükümetlerin suyu özelleştirme kararını kolaylaştıracağını bilen kuruluş bu yönde çabalarını arttıracaktır.

Dünya Sağlık Örgütü, minimum su miktarına erişimin bir hak olduğunu ilan ve kabul etmiştir. Dünyada tüm canlılar için vazgeçilemez bir yaşam kaynağı olan suyun özelleştirilip ticarileştirilerek bir meta haline getirilmesi temel insan hakkına aykırıdır. Ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ilan ve kabul ettiği “her insanın minimum su miktarına erişme” hakkını tehlikeye düşürmektedir. Ülkemizdeki su hakkı aktivistleri suyun özelleştirilmesinin olası olumsuz sonuçlarına dikkat çekerken, yaklaşan Dünya Su Forumu toplantısı öncesi kamuoyunu uyarma görevini yerine getirmeye gayret etmektedir.

Anımsandığı üzere bir süre önce bazı bakanlar akarsuların boşuna aktığını, tatlı su göllerinin yeterince değerlendirilmediğini dile getirmişler ve çözümün suların özelleştirilmesi olduğunu ileri sürmüşlerdi. Ve medya bu görüşlere geniş yer vermişti. Kamuoyundan gelen tepkiler üzerine konu bir süre sonra gündemden çekilmiş, ancak bu sırada suyun verimli kullanılması ile özelleştirme arasında bir bağ kurulması sağlanmıştı bile.

Özelleştirmeden yana olan ulus ve ulus ötesi şirketler ekonomik olarak medyayı etkileme ve kamuoyunu şekillendirme gücüne sahiptirler. Dünya Su Forumu Toplantısı sırasında ve sonrasında yoğun bir kampanya ile suyun özelleştirilmesinin faydaları dile getirilebilir ve hükümet ilk yoklamayı önceden yaptığı bu konuda ciddi adımlar atabilir.

Dünya Su Forumu toplantısı öncesi toplum bu yönlendirmeye karşı aşılanabilirse su özelleştirmeleri için ikna edilmesi zorlaştırılabilir ve hükümetin bu yöndeki olası girişimleri engellenebilir. Bu nedenle mücadelede öncülüğü yapan su hakkı aktivistlerine kurumsal ve kişisel destekler çok önem kazanmaktadır.

Dr. Nedim İnce         

www.pratikhaber.com    

 

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

10.02.2009