|
|
 |
|
İnsanoğlu, 5000 yıldan beri süt içiyor. Bu konudaki ilk
kanıtlar Dicle ve Fırat ırmakları arasında kurulan Sümer
Uygarlığı'nın Ur kentinde bulunmuştur. Bir ''yaşam
mucizesi'' diye nitelenebilecek kadar büyük besin
değerine sahip olan sütün, insan yaşamındaki yeri insanlık
tarihi kadar eskidir. M.Ö 26.Yüzyıl'a ait Babil
kabartmalarında süt ve süt kesiği temalarının işlendiğini
görüyoruz. |
Yine M.Ö. 8. Yüzyıl'da Homer'in yazılarında süt, süt kesiği
ve peynirle ilgili anlatımlara rastlanır.
İncil'de de İbrahim Peygamber'in üç meleğe tatlı ve ekşi süt
sunduğu anlatılır. M.Ö. 4. Yüzyıl'da Antik Trakya ahalisi bugün
yoğurt adıyla bildiğimiz "prokiş"
dedikleri bir çeşit ekşi süt üretiyorlardı. Süt işleme
tekniklerini bugünkü Rusya, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine
tanıtanların da Moğallar, Persler ve Türkler'le birlikte diğer
göçebe kavimler olduğu söylenir. Yüzyıllardır sağlığa yararlı
bir içecek olduğu söylenen sütün yararları uzmanlarca
kanıtlanmıştır. Süt içerdiği bol tüm kalsiyum ve vitaminlerle
birçok hastalığı önler, hatta tedavi eder. Bu yüzden uzmanlar,
sağlık açısından bol miktarda süt tüketilmesini öneriyorlar.
Kanser düşmanı süt;
kanseri özellikle de bağırsak kanserini önlemeye yardımcı olur.
Kaliforniya Universitesi'nden Doktor Cedric Garland'ın 20 yıllık
bir araştırması, süt tüketen kişilerin daha sağlıklı
bağırsaklara sahip olduğunu gösterdi. 20 yıl boyunca 2000 kişiyi
inceleyen Garland, günde 2-3 bardak süt içen kişilerde bağırsak
sorunlarına, hatta bağırsak kanserine pek rastlamadığını
belirtti. Bu yüzden Garland, bağırsak kanserini önlemek için
günde 2-3 bardak süt tüketilmesini öneriyor. Tıpkı diğer bilim
adamları gibi, Garland da sütün içerdiği kalsiyum ve D
vitamininden dolayı bu kadar yararlı olduğunu ileri sürüyor.
1987 yılında yapılan bir araştırmada, Avusturya'da bol miktarda
bağırsak kanserine rastlanması dikkat çekti. Hafta'da en az 2-3
bardak süt tüketmeyen kişilerde, bağırsak kanserine yakalanma
olasılığının daha yüksek olduğu tespit edildi.
Uzmanlar, sütte bulunan kalsiyumun bağırsaklardaki, kansere
yol açabilen fazla asitleri yok ettiğini ve böylece sindirim
sisteminin sağlıklı bir şekilde çalıştığını belirtiyorlar. New
York Kanser Araştırma merkezi'nde kanser hastaları incelendi ve
süt içen hastaların kanser hücrelerine bakıldığında, hücre
gelişmelerinde yavaşlamaya rastlandı. Böylece, kalsiyumun kanser
hücrelerini yavaşlattığı kanıtlanmış oldu. Bostonlu bilim
adamları, fermente sütün içerdiği "Asidofilis"
bakterisinin de bağırsak kanserine karşı etkili olduğunu
söylüyorlar.
Yapılan araştırmalarda, bu bakterinin kanser üreten hücreleri
yok ettiği ortaya çıktı. Japon araştırmacılar, her gün süt
içerek mide kanserinden de uzak durulabileceğini savunuyorlar.
Yapılan bir çok uluslararası araştırmalarda, süt tüketen
kişilerde akciğer kanserine de pek rastlanmadı. Johns Hopkins
Üniversitesi araştırmacıları, süt içen kişilerde kronik bronşite
pek rastlamadıklarını dile getirdiler. Uzmanlar sütün; sigara,
alkol ve bol miktarda kahve gibi bağımlılık yapan maddeleri
tüketen kişileri bile koruduğuna dikkat çektiler. Yapılan
araştırmalarda 1-2 paket sigara içen ve süt tüketmeyen
kişilerde, kronik bronşite yakalanma olasılığının daha yüksek
olduğu görüldü.
Dünyanın en yararlı içeceği süt, insanların doğumlarından
itibaren ilk aldıkları besindir. İlk günlerinde annelerinin
sütüyle beslenen bebeklere, daha sonraları hem anne sütü hem de
hayvani sütler verilir. Süt bebeklerin narin vücutlarını
sağlamlaştırır, güçlendirir. Süt binlerce yıldır olduğu gibi
yine insan vücudunun en fazla ihtiyaç duyduğu içecek olmayı
sürdürüyor. Sütün kadınlar için önemi ise, güzelliğe güzellik
katması.
Bebeklik
ve Çocukluk Döneminde Süt Tüketimi
Dünyanın en yararlı içeceği süt, insanların doğumlarından
itibaren aldıkları ilk besindir. İlk günlerinde annelerinin
sütüyle beslenen bebeklere, daha sonraları hem anne sütü hem de
hayvani sütler verilir. Süt bebeklerin narin vücutlarını
sağlamlaştırır, güçlendirir.
Çocukluk döneminin ilk birkaç yılının, bir çocuğun
gelecekteki sağlıklılığı üzerinde hayati bir önemi vardır.
Gıdalar ve gıdaların önemli besin öğeleri, kuvvetli kemik ve
diş, sıkı kas ve sağlıklı doku oluşturmaya yardım eden
maddelerdir.
Süt, memeden kesilen çocuğun gıdasının önemli bir parçası
olmaya devam eder. İki yaşın altındaki çocuklara tam yağlı süt
verilmelidir. Çünkü sütteki yağın sağlayacağı enerji ve vitamin
A’ya ihtiyaçları vardır. 2 yaşından sonra daha çeşitli gıdalarla
beslenmeye başladıklarından diyetlerine yavaş yavaş yarım yağlı
süt girebilir.
Ergenlik çağında besinlere ihtiyaç oldukça yüksektir.
12.5-15.5 yaş arasında erkek çocuklar daha hızlı büyürler ve
yılda 10cm’ye kadar boyları uzayabilir. Büyüme hızı kızlarda
biraz daha azdır.
Gençlerde
Süt Tüketimi
Gençler için sağlıklı bir beslenme düzeni, mümkün olduğunca
besleyici değeri yüksek olan çeşitli gıdaları içermelidir.
Ergenlik çağında kalsiyum ihtiyacı kemiklerin büyüme ve
gelişmesine bağlı olarak özellikle çok yüksektir.
Günde 500ml. süt veya eşdeğer miktarda peynir veya yoğurt,
gençlerin kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır. Küçük bir kase
yoğurt veya küçük bir parça peynir bir bardak sütün yerine
geçebilir.
Süt aynı zamanda, enerji, protein ve çeşitli vitaminleri de
sağlar ve yemek arası içecek olarak dişleri de korur.
Yaşlılık
Döneminde Süt Tüketimi
Süt ve süt ürünlerinin uyumluluğu, çeşitliliği ve besleyici
olması, bu ürünleri yaşlılar için de değerli kılmaktadır.
Yaşlı kimselerin besin ihtiyaçları genellikle daha genç
yetişkinlerin ihtiyaçları ile benzerdir ve vitamin D dışında 65
yaşın üzerindeki kişiler için spesifik bir tavsiye yoktur.
Enerji alımı azaldığında, diğer besinlerin alımı da düşecektir
ve yetersiz beslenme riski artacaktır. Çeşitli besinleri baz
alan dengeli bir diyet önemlidir.
Süt ve süt ürünleri gıdalara ilgisini kaybeden kişiler için
özellikle önemlidir. Süt çeşitli gıdalarda çeşitli pişirme
şekilleri ile kullanılabilir. Soslarda, puddinglerde,
kahvaltılarda veya soğuk ve sıcak içeceklerde kullanılabilir.
Süt ve peynir besleyiciliği arttırmak için diğer gıdalara
eklenebilir (çorbalar, püreler gibi).
Yararları
-
Kemik erimesini önler
-
Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir
-
İshali tedavi eder
-
Mide rahatsızlıklarını giderir
-
Sindirim sistemini düzene sokar
-
Ülseri önler
-
Beyine enerji verir
-
Diş çürüklerini önler
-
Kronik bronşiti önler
-
Tansiyonu düşürür
-
Yağsız süt, kolestrolü düşürür
-
Kanserin önlenmesine yardımcı olur
Kaynakça:
www.sutas.com.tr
www.istanbul.com |