e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Suyun Ticarileştirilmesi

 Dr. Nedim İnce    

 

  

Daha önceleri bu köşede su üzerine yazılar yayınlandı. Buğday Bülten’inin internet sitesinde su ile ilgili bir haber okuyunca bu hafta da yazı konusu su oldu. Önce haberi okuyalım.

“Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları (KESK), Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Emek Partisi (EMEP), Sosyalist Hareket Partisi (SHP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri (Tüm Bel Sen)’nin  bir araya gelerek oluşturduğu "Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu" dünyada ve Türkiye'de suyun özelleştirme politikalarını protesto etmek için Taksim’de bir eylem düzenledi.

Platform üyeleri suyu metalaştırma politikalarına karşı çıkarken, 2009 yılında İstanbul'da toplanacak ve suyun piyasalaştırma sürecini hızlandırmayı amaçlayan 5. Dünya Su Forumu'na karşı da ortak mücadele çağrısında bulundu. Platform adına açıklama yapan Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon sekreteri Tores Dinçöz, dünyanın canlı hayatının sürmesi için en temel unsur olan suyun da özelleştirildiğini belirterek, "Dünya halklarının ortak malı olan su ve su kaynaklarının talan edilmesine ve sermayeye peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz" dedi. Suyun ticarileştirilmesi nedeniyle halkın temiz su ihtiyacının karşılanamadığı ve gelecekte susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalınacağına dikkat çeken Dinçöz, "Geçimini tarımla sağlayan milyonlarca insan geçim kaynaklarını kaybedecek. Bütün bunlar göç, yığınsal işsizlik, çarpık kentleşme gibi ağır ve yıkıcı etkilere neden olacaktır" dedi ve şöyle devam etti: "Önümüzdeki dönemde önemli toplumsal mücadele konularından biri suyun özelleştirilmesi ve metalaştırılması olacağı açık bir şekilde görülüyor. Dünya Su Forumu tüm dünyada ve ülkemizde suların özelleştirilmesini amaçlıyor. Suyun piyasalaştırma sürecini hızlandıran su forumuna karşı gereken cevabı vermek, ülke ölçeğinde güçlü ve kararlı bir birliktelikle mümkün olacaktır. Bunun için güç birliği yaparak mücadele etmeliyiz.”

Küreselleşme gibi olumlu duygular uyandıran isim altında aslında sermayenin sınırsız, denetimsiz, kuralsız ya da sadece kendi kuralları çerçevesinde her yere nüfuz etmesinin olduğu artık gün gibi açıkta. Sermaye maksimum kar edinebilmek için küreselleşme dalgası ile birlikte önceden kamu hizmeti olan her alana girmektedir. Belediye hizmetleri, sağlık hizmetleri, kamu finans ve sanayi kuruluşları, madenler, enerji kaynakları vb… alanlar sermayenin son gözdeleri olmuştur.

Sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesinden sıkça bahsederken sanırım artık su kaynaklarının ve kullanımının da ticarileştirilmesinden bahsetmeye başlayacağız. Nitekim zaman zaman basında su kaynaklarının ekonomik değerleri ile ilgili haberler okuyoruz. Bu tespitten sonra suyun bu ekonomik değerinin ancak özelleştirildikten sonra yani sermaye kontrolüne geçtikten sonra değerlendirilebileceği savının ileri sürüldüğünü görüyoruz. Yani kamuoyu yavaş yavaş belki de hızlıca suyun özelleştirilmesine hazırlanıyor.

Kamu hizmetleri, yurttaşın gereksinimlerine göre yapılanır. Hizmeti yönlendiren kamuyu oluşturan yurttaşların, toplumun gereksinimleridir. Sermayenin ürettiği hizmetlerin tek amacı vardır; kar. Hizmeti kar elde etme amacı yönlendirir. Yurttaşların, toplumun gereksinimi kar elde etmeyi sağladığı ölçüde sermaye için önemlidir. Tersinden söylersek kar getirmeyen yurttaş gereksinimi, toplum ihtiyacı, sermayenin ilgisini çekmez.

Bu gerçekler altında yaşamın kaynağı olan ve doğası gereği kamunun denetiminde ve de kamu hizmeti olması gereken su kaynakları ve dahi kullanımı; sermayeye devredildiğinde yurttaşların ve toplumun gereksinimlerinden çok kar amacındaki sermayenin gereksinimlerine göre işlem görecektir.

Sonuçların neler olabileceği hakkında yukarıdaki haberde ipuçları mevcuttur.

Dr. Nedim İnce

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

26.08.2008