| |

Biri
üzümden, biri susamdan elde edilir. Biri çok tatlıdır,
diğeri hafif acı. İkisi de süzüle süzüle uzun yollardan
gelir, soğuk kış günlerinde sofralarda buluşurlar.
Ramazan
ayından sonra mutfaklarda artık kış hazırlıkları telaşı
başladı. Turşular, salçalar, reçeller, tarhanalar, sebze
ve meyve kuruları, bakliyatlar kilerdeki veya raflardaki
yerlerini aldı. Aslında bu çeşitlerin hepsi artık tüm
yıl boyunca, yaz veya kış tüketilebildi, fakat bazıları
var ki, onlar için soğuk kış günlerinin gelmesini
beklemek gerekti: Tahin ve pekmez gibi. Türkiye'de,
köyleri ile ilişkisi hâlâ devam edenler, şu aralar
pekmezin iyisini elde etmenin gayretindedir. Asırlar
öncesinde bal gibi doğal şeker maddesi olarak kullanılan
pekmezi artık, kimi şifa niyetine, kimisi katık niyetine
sofrasından eksik etmiyor çünkü…
Bir Saklama
Yöntemi
Nasıl ortaya
çıktığı ile ilgili kesin bir bilgi olmasa da, Anadolu'da pekmez
hâlâ yoğunlukla tüketilen değerli bir besin kaynağı. Bahar ve
yaz aylarında yetişen meyvelerin tüketim fazlasını
değerlendirmek için üretilen önemli bir gıda saklama ve
değerlendirme yöntemi aynı zamanda. Ürün fazlasını
değerlendirmede uygulanan diğer yöntem ise lokum cinsi
şekerlemelerin atası olarak bilinen pestil. Asırlar öncesi
yaşamlarını sürdürebilmek için doğadaki her ürünü her koşulda
mümkün olduğunca tüketmeye çalışanlar, bu gayretlerinin sonunda
pekmez ve pestil gibi yöntemleri kullanarak kara kış şartlarının
üstesinden gelmeyi başarmışlardır.
 |
|
 |
Pekmez ve
pestil, doğal gıda değeri taşıdığı kadar lezzet ve nefaset
değeri de taşırlar. Gastronomik anlamda her türlü değere sahip
olan pekmez ve pestil nedense uluslararası arenada, gıda tarihi
ve gastronomi üzerine yazılmış eserler içinde hak ettiği kadar
yer almaz. Bu bağlamda, sağlıklı beslenmenin sürekli
desteklendiği günümüzde, araştırmacıların geleneksel üretim
tekniklerine de gerekli ilgiyi göstermesi gerekir diye
düşünüyorum. Pekmezle ilgili Anadolu'da güzel bir deyiş vardır:
“Pekmez gibi malın olsun, Antalya'dan sinek gelir” derler.
Anadolu insanının pekmeze olan düşkünlüğünü ve pekmezin değerini
gösterir bu deyiş…
Pekmez Çeşitleri
Geleneksel gıda
maddelerimizden pekmezin önemli bir miktarı üzümden yapılır.
Dut, keçiboynuzu, karpuz, andız ve erikten elde edilen pekmez
çeşitleri de vardır. Nar ve sumak ekşisi de bir nevi pekmez
sayılır. Ülkemizde bağcılık yapılan her bölgede pekmez de
üretilir. Tokat (Zile), Kahramanmaraş, Gaziantep, Hatay, Afyon,
Amasya, Balıkesir, Kırşehir, Kayseri, Malatya gibi
şehirlerimizde daha yaygın üretim gerçekleşir. Bunların içinde
Zile Pekmezi çalma yöntemi ile yapılan tek beyaz katı pekmezdir.
Yapılarına göre bölgesel isimler alırlar. Pekmezin sıvı olanına
'nardenk', katısına 'ravenda', doğrudan güneşte koyulaştırılan
pekmeze 'gün balı' denilir.
Tahin Pekmezin
Sevgilisidir
Pekmez günümüzde
genellikle tahinle karıştırılarak tüketilir. Bu yüzden de
dükkânlarda tahin ve pekmez ikiz paketler şeklinde satılır.
Tahin deyince akla pekmez, pekmez deyince tahin gelir aslında.
Kahvaltılarda ekmeklerin üzeri iki renkli hafif acı ve çok
tatlının bu birleşimiyle süslenir. Tahin ülkemizde yoğunluklu
olarak Konya'nın Bozkır ilçesinde ve hatta eski teknikler ile
üretilmeye devam eder. Tahin, susamın öğütülmesi ile elde
edilir. İşin uzmanları susamın iyisinin Antalya Manavgat'da
yetiştiğini söylerler. Yıllar önce Bozkırlılar Manavgat'a üzüm
götürürler, dönüşte develer boş kalmasın diye yerine susam
yüklerlermiş. Üzüm ile susam arasında böyle bir değiş tokuş olur
ama ne rastlantıdır ki, bu iki ürün işlendikten sonra tahin
pekmez olarak sofralarda tekrar buluşurlar. Değirmenciliğin
gelişmiş olduğu Bozkır bölgesi tahinin en iyi üretildiği
bölgelerden biridir. Tahinin önemli bir miktarı helva yapımında
kullanılır. Üstelik Türkiye'nin tamamında; Karadeniz'den
Akdeniz'e, Marmara'dan Güneydoğu'ya, her bölgede farklı helva
çeşidi yapılır. Fakat helva dışında tahin; Akdeniz, Doğu Akdeniz
ve Güneydoğu Anadolu'da tatlıdan tuzluya, mutfakta birçok
yemeğin içinde de değerlendirilir.
Tahinle pekmeze
olan sevgi işte böyle güçlüdür ve hâlâ sürmektedir. Şimdi
Yozgat'ın Akmağdeni'nden Hakkı Yurtlu'nun pekmeze yazılmış
dizelerine ve tahinli pekmezli tariflerin tadına bırakıyoruz
sizleri:
Kağnılarla
getirirdik üzümleri köye
Havtlarda ezilirdi üzümler
Pekmez toprağı getirirdik ocaktan
Sabaha kadar pekmez kaynardı
Teştlerde, kulplu kazanlarda
Tandırda sabahlardı, nineler, anneler…
Yazı: Vedat Başaran
Foto: Önder Durmaz
Kaynakça:
SkyLife - Kasım 2007
Vedat Başaran ve
Önder Durmaz'a teşekkürlerimizle
Denizce

14.11.2007
|
|