|
İlber Ortaylı, akademik çevrelerde
engin kültürü, eskilerin deyişiyle 'tebahhuru' ile tanınan bir
üniversite hocası iken, özellikle 1999 yılında, Osmanlı
Devleti'nin Kuruluşunun 700. Yılı kutlamaları vesilesiyle
çeşitli toplantılarda yaptığı 'konuşmalar'la Türk toplumuna
Ahmet Refik'ten sonra 'tarihi sevdiren adam' olma yolunda
kararlı adımlarla ilerledi. Sadece geniş bilgisi olan araştırıcı
bir tarihçi olarak değil, şaşırtıcı çıkışlar yapan bir sosyal
düşünür, kültürün bütün lezzetini tatmış bir aydın, çok gezen
bir seyyah, hayatı dolu dolu yaşayan bir yaşama ustası,
Türkiye'yi dünya ile bir bütün olarak düşünen vizyonu açık bir
düşünce adamıdır kendisi...
İlber Ortaylı'nın kanatlarında
tarihin sınırlarına çıkılan bu ilginç yolculuğa hoşgeldiniz!
Tarihimiz, bize doğru mu
öğretiliyor? Tarih kitapları belirli bir ideolojinin
propagandasını yapmak amacıyla, bazı gerçekleri görmezden mi
geliyor? Tarihi doğru öğrenmek bize ne kazandırır? Gerçekten
Cumhuriyetle Osmanlı birbirlerine çok uzak devletler midir?
Osmanlı’yı reddedersek ne kazanırız, ne kaybederiz? 19. yüzyıl
Osmanlı’nın neden "en uzun yüzyılı"? Osmanlı bugün devam ediyor
mu? Türkiye-AB ilişkileri...21. yüzyılda onurlu bir devlet ve
millet olarak yaşayabilmemizin şartları nelerdir?
İlber Ortaylı’dan tarihi,
tarihimizi doğru anlamaya dair sorulara cevaplar bu kitapta..
“Resmi tarih dediğimiz de,
alternatif tarih dediğimiz de, övgümüz de, sövgümüz de,
ilkelliklerimiz de birbirinden farksız.”
“Tarih çim
sahası değil ki, istediğin yerleri tespit edip, kazık çakıp
çitle çeviresin. “Ben bu kadarını seviyorum, gerisini yakalım”
veyahut “Bana ne?” diyemezsiniz. Bu mümkün değil.”
“Türkiye’de
insanların bir kısmı ‘Biz Osmanlı değiliz’ derken, diğerleri
‘Osmanlı biziz’ diyor. Bu tip bir ayrım sakattır ve mümkün
değildir.”
İlber Ortaylı
|