|
http://www.tinaztitiz.com
"Saklı içerik"
deyimi medyada zaman zaman kullanılmaya başlandı. Açıkça verilmeyen,
ama öyle olduğu, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak kadar net anlaşılan
mesajlara "saklı içerik" deniliyor. Örneğin, okullardaki sınavlarda
öğrencilerin başında bekleyen gözetmenler hiçbir şey söylemeseler de
verdikleri mesaj, "siz kopya
çekebilirsiniz, biz bunu engellemek için varız"
biçimindedir ve bu durumdaki "saklı" içerik budur.
Yalan söylemenin
ayıp olduğu konusundaki açık mesajlarla beyni yıkanan çocuğa, evde
telefonla arayan birisi için "şimdi evde yok deyiver"
şeklindeki telkin ya da sigaranın zararları konusundaki sürekli
propagandaya karşın sevilen bir dizideki esas oğlanın bir sigara
yakıvermesi hep birer "saklı içerik"tir.
Saklı içeriğin
başlıca özelliği, öğretilmek için çabalananların aksine kolayca
öğrenilmesidir. Okullardaki resmi müfredatın (açık içerik) öğretmek
istediklerinin değil de, hiçbir yerde yazılı olmayanların kolayca
öğrenilebilmesi bunu net olarak göstermektedir. (Saklı içerik
konusuyla ilgilenenler,
http://www.tinaztitiz.com/search.php4
adresinde bu konuda birkaç yazı bulabilirler).
Saklı içerik
çoğu zaman
bilmeden, farkında olmadan, bazen de propaganda uzmanlarının bilinçli
olarak kullandıkları bir olgu ya da araçtır.
TV dizileri
içinde en çok izlenenler "Çocuklar Duymasın", "Asmalı Konak"
ve "Tatlı Hayat" imiş. İlk sıradakiler bunlar mıdır yoksa başka
diziler mi öndedir, bu yazının konusu açısından hiç bir fark
yaratmayacağını, zaman zaman da olsa izleyenler bilirler.
Her üç dizide
-ve diğerlerinde- toplum ortalamasının epey üzerinde bir yaşam
düzeyine sahip aileler vardır. Aileleri daha iyi yaşam koşullarına
öykündürmek açısından bu abartının bir yararı olduğu söylenebilir.
Konuları,
mesajları, mizah türleri gibi açılardan farklar taşıyan bu dizilerdeki
çeşitli iş ve ev mekânlarında geçen sayısız sahne içinde tek ortak
nokta vardır ve en kuvvetli mesaj da budur denilebilir: çalışmamak!
Bu dizilerin
-sanki sözleşmişler gibi- ortak saklı içerikleri "böylesine bir
hayat için çalışmaya gerek yoktur" şeklindedir.
Çocuklar
Duymasın
dizisindeki taş
fırın erkeğini -ki bu kadar ilgisiz bir tip nasıl seçildi o da ayrı
bir garipliktir- ve onun büro -ki galiba bir mimari bürodur-
arkadaşını, bir defa dahi çalışırken gören var mıdır? Tüm yaşam, akşam
yemeğinin kimlerde yeneceği, sonrasında nereye gezmeye gidileceği
konusundan ve fısfıs İsmail denilen garip tipin kaba cinsel çağrışımlı
şakalarından(!) ibarettir.
İnsan kaynakları
yöneticisi olduğu anlaşılan hanım ile onun sekreter kankasını hiçbir
evraka ellerini dokundururken, bir damlacık çaba gösterirken gören var
mıdır?
Buradaki net
"saklı içerik", "ey insanlar, yaşam budur; çalışmanıza gerek
yoktur; böyle yaşam çalışmadan olabilir" biçiminde değil midir?
Tatlı Hayat
dizisindeki kuru temizleyiciyi bir defa çalışırken gören var mıdır? "Böylesine
bir yaşam sadece fırıldak düşüncelerle mümkündür" saklı mesajından
başka kuvvetli mesaj alan var mıdır?
Asmalı
Konak'taki debdebeyi besleyen kaynak "çalışma" olmadığına göre nedir
bilen var mıdır? Bunları uzatmak ve pembe dizilere kadar götürmek
mümkündür (oralarda hiç olmazsa ara sıra yönetim kurullarında kararlar
filan alınır).
Aziz Nesin'i
giderek daha iyi anlıyorum ve tepki toplayan yargısına karşı duyduğum
ilk an tepkisinin ne kadar yersiz olduğunu şimdilerde daha iyi
anlıyorum ve korkuyorum.
Medyanın ne
denli bir etkileyici güç olduğunu bilmeyen kalmadı. İntihar etmeyi
öğütleyen bir şarkının ardından köprüden atlayan, cinayet filmi
seyredip aynısını uygulayan, tecavüz sahnelerini çocuk arkadaşları
üzerinde uygulamaya kalkan bebeleri biliyoruz.
Başlıca eğitim
kaynağı TV -ve onun basılı türleri- olan milyonlarca insana sürekli
biçimde "çalışmanıza gerek yok böyle yaşamanın yolunu bulun"
mesajını veren kadrolar (senaristlerden başlayıp TV yöneticilerine
kadar) rahmetli Nesin tarafından tanımlanan gruba mı yoksa Göring
kategorisine mi giriyorlar? Yoksa her ikisinin de dışında bir üçüncü
türe mi aitler?
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce
 |