| |
http://www.tinaztitiz.com
İçinde boğulduğumuz
sorunlarla başa çıkabilme yolunun bilim olduğuna inanmış
bilim yandaşı dostlarım,
Size bu mektubu,
bilimi toplum yaşamında bir yol gösterici kılma yolundaki çabalarınıza
katkıda bulunabilme amacıyla yazıyorum.
Toplumumuzu
oluşturan bireylerin zihinsel kabiliyetleri ve bilgi-beceri düzeyleri
kuşkusuz geniş bir alana dağılmıştır. Dolayısıyla da "bilimi gerçek
bir yol gösterici kılmak" amacı, dağınık bir yeterlikler uzayında pek
kolay gerçekleştirilebilir görünmüyor.
Bu güçlüğün, az
sayıda "temel yol gösterici ilke"nin
belirlenip, bunların da çeşitli toplum kesimlerinin yeterlik düzeyleri
ve ilgi alanlarına göre yaygınlaştırılmasıyla önemli ölçüde
aşılabileceğini -daha doğrusu eğer aşılabilecekse ancak bu yolla
mümkün olabileceğini- düşünüyorum.
Nitekim, yüksek
düzeyli sembolizasyonlar kümesi olan dinlerin yaygınlaştırılmasında da
benzer bir yöntem -örneğin on emir- kullanılmaktadır.
Bilim bağlamında bu
"az sayıda temel yol gösterici ilke"nin neler olabileceği konusu bilim
dünyasının işidir. Ama bu ilkelerin kullanıcılarının neredeyse tamamı
bilim dünyası dışındadır. Bu nedenle de ilkelerin, bu ihtiyaç
sahiplerinin gereksinimlerine dikkat edilerek formüle edilmesi doğru
bir yaklaşım gibi görünüyor.
Bu basit düşüncenin
ışığı altında, küçük bir çalışma grubunca formüle edilmiş bir "temel
yol gösterici ilkeler" önerisini sizin dikkatinize getirmeyi düşündüm.
Sizlerden ricam
-eğer bu yaklaşımı benimser iseniz-, bu ilkelerin ya da daha
geliştirilmiş biçimlerinin toplum kesimlerine yaygınlaştırılması, daha
da doğru bir deyimle "yaşam pratikleri içine
sokulması" yolunda imkânlarınızı harekete geçirmenizdir.
Bunu
yap(a)madığımız takdirde, çok çok küçük bir bilim insanları grubu ile,
toplumun çok büyük bir kesimi arasında -aynen şimdi olduğu gibi-
hiçbir anlamlı ilişki kalmayacak, geniş kesimlerdeki insanlar akıl
dışılık araçlarıyla yaşamlarını kolaylaştırmaya, sürdürmeye devam
edeceklerdir. Büyücü ve benzer meslek sahipleri bu anlamda sorunun
kaynaklarını göstermesi açısından yararlı bir işlev yapmaktadırlar.
Bilimin yaşam kolaylaştırıcı pratiklerinden nasibini alamayan sıradan
insanlar büyücülere yöneliyor. Bugüne kadarki pratiğin özeti de zaten
bu olmuştur.
Bilim özgün (yerel)
sorunların açıklanması ve çözülmesiyle ilgilenmedikçe ve de o
sorunlara muhatap durumdaki kesimleri ilgilendiremedikçe, yayın
sıralamasında birinci sıraya çıksa da bu ancak, bu toplumun
kaynaklarıyla başka toplumların özgün sorunlarına katkı yapılıyor
demek olacaktır. Bilim insanlarının bu yalın gerçeği görebilmesi
gerekiyor.
Sözünü ettiğim
küçük çalışma grubunun, geliştirilmek amacıyla önerdiği "temel yol
gösterici ilkeler"i dikkatinize sunarım. Saygılarımla.
"Eğer
insanlarımızın bilim hakkında ~10 şey bilmesi "iyi" olsaydı bunlar
neler olurdu?" sorusuna verilen yanıtların derlemesi..
-
Kendini bilmek
1.
Kendi beden ve ruh bütününün yapısı ve ihtiyaçlarının bilinci.
(Beden ve ruh bütünü ile o bütüne verilmiş olan ömrün kullanım aracı
olan zamanın, evrenin bir modeli olduğunun; bütün zenginlikleri
içinde barındırdığının; beden, ruh ve zaman iyi kullanılabildiği
takdirde bir maddi ve manevi zenginlik sağlama aracı olduğunun
bilincinde olmak.)
2.
Tüm varlıkların ortak özelliğinin yüksek öğrenebilme yeteneği olduğu
bilinci.
(İnsan -eğer öğrenmek isterse- çevresindeki en olmaz şeyleri dahi bu
amacı yolunda kullanabilir.)
-
Görecelik
Tek, değişmez ve nihai bir doğru ya da gerçeğin bulunmadığı; her
şeyin -doğruluk/yanlışlık, iyilik/kötülük, güzellik/çirkinlik- kabul
edilen referanslara göre değişebileceği bilinci.
(Bu anlamda değişmeyeceği söylenebilecek tek doğru, olsa olsa,
bilimin tahminleri ve hatta kendi yöntemleri ve yapısının zamanla
değişebileceğidir. Olmaz olmaz. Her şey mümkündür.
İnsanın algılayan ve anlam veren bir yaratık olduğu ve bu anlam
vermede herkesin kullandığı zemin'in doğal olarak farklı olduğu ve
bu nedenle insanların farklı düşünce ve duygular içinde olmasının
kaçınılmaz olduğu bilinci. )
-
Eko-sistem
zinciri.
Herşey, enerjinin bir şekle bürünmüş halidir. Nerede bir enerji
varsa orada bir yaşam formu oluşur. (Bütün bu formlar, birbirini
kullanan bir zincir oluşturur. Bu ekolojik zincirden bir bakla dahi
çıkarılsa zincir kopar; doğacak ardışık sonuçlar baklayı koparanı da
yok eder. Kısacası, doğa kendine uymayanı eler.)
1.
Entropy yasası.
Her şey düzensizliği artıracak şekilde gelişir.
"Az çoktur (less is more)", düzensizliği daha yavaş
artırmanın çaresidir.
Bireysel yaşamdan, aile ve toplum yaşamına kadar uzanan geniş
alandaki refah ve buna bağlı mutlulukların bir öğesi "az çoktur"
ilkesidir.
Kişinin kendi ve çevresinin -her türlü çevre- çıkarlarını, entropy'i
en az artıracak şekilde uzlaştırmasının en iyi yolu ise "zarar verme
-kendine, başkasına ve hiçbir şeye- ilkesidir.
2.
Lavoisier yasası.
Yoktan var etmek Tanrıya mahsustur.
-
Değişim
1.
Sistemler, değişimlere karşı dengelerini korumak eğilimindedir
Canlı ya da cansız, bireysel ya da toplumsal tüm sistemler içinde
bulundukları durumu değiştirebilecek etkilere karşı koyarlar.
2.
Küçük değişimlerin etkileri çok büyük olabilir ya da "kelebek
etkisi".
-
Sorun çözme
1.
Nedensiz sonuç olmaz
Her sonucun en az bir nedeni, o nedenlerin de en az birer nedenleri
ve ilh. olabilir. Başlangıçta sonuç olan, bir süre sonra neden
haline gelebilir ve böylece neden ile sonuç dönüşümlü olarak
birbirlerini besleyebilerler. Sosyal olaylar genellikle böyle
gelişir ve neyin neden, neyin sonuç olduğu tartışmalı hale
gelebilir.
2.
Doğru sorular cevaplar için anahtardır.
Sorunlar, onlar hakkında doğru sorular sorarak çözülebilir. Doğru
sorular ise ancak dili iyi kullanarak tasarımlanabilir.
3.
Sorunlar da maddeler gibi elementlerden oluşur. Bunun kimyasını
bilmeksizin sorunlar çözülemez.
Onları ancak onlara yol açan nedenler ortadan kaldırılabilir;
sorunlar çözülmedikçe, diğer sorunlarla birleşme yoluyla yeni
sorunlar oluşturmak eğilimindedirler; belirli koşullar altında
geçerli olabilen çözümler, değişik koşullar altında çözüm
olmayabilir, hatta yeni sorunlar yaratabilirler.
4.
Yalnızca bir tane desteklenmemiş varsayımla dahi kanıtlanamayacak
hiçbir şey yoktur.
Peşpeşe dizili birkaç varsayımla ise akla gelebilecek tüm senaryolar
mümkün hale gelir.
5.
Liebig'in minimum yasası
Bir organizmanın sağlıklı yaşaması için gereken girdilerden en eksik
olan, eksik olmayan diğerlerinin ne kadarlarının kullanılabileceğini
belirler. Ya da "şeytan ayrıntıdadır".
6.
Zihinsel duruluk
Bedensel temizlik kadar önemlidir, hattâ daha da önemlidir.
Bilgiçlik uğruna belleği, birbiriyle bağlantısı zayıf ya da yapay ve
de sorgulama dışı bırakılması koşullandırılan bilgilerle yüklemek,
bu büyük hediyeye karşı işlenebilecek bir suç ve günahtır.
-
Birlikte yaşama
1.
Aslolan özgürlüktür; müdahale (kısıtlama) ancak aklın yol
göstericiliğinde ve toplumsal uzlaşı ile belirlenir.
2.
Bir canlının yaşam hakları, onun dışındaki canlıların da
sorumluluğunu oluşturur.
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce
 |
|