|
http://www.tinaztitiz.com
"Yaşamı birbirimize
kolaylaştırmak" gibi bir birlikte yaşama misyonu
oluşturamadıktan sonra, e-devlet (ya da e-....) yolunda
tanımlanabilecek projelerin başarı şansları nedir?
Örneklerden bir grubu e-devlet projeleridir.
Vatandaşlık kimlik numaranızı bulabilmek için
http://tckimlik.nvi.gov.tr/pls/kimlik/kimlik
adresine giriniz. Girenlerin en az yarısı "Girdiğiniz
kriterlere uyan T.C. kimlik numarası bulunamadı. Nüfus kaydınızın
doğruluğu için lütfen en yakın İlçe Nüfus Müdürlüğüne başvurunuz"
şeklinde bir mesaj alacaktır (ben aldım).
Nitekim Gelirler Genel Müdürü aynen şöyle yakınıyor: "vatandaşlık
kimlik numaraları ile vergi numaraları arasında uyum yok; yani, biz
Ahmet'e vergi salacağız Mehmet'e tahakkuk edecek; vatandaşın devlete
güveni sarsılacak!"
Bu uygulamanın, "vatandaşın işini
kolaylaştırmak" amacı ile tanımlanmadığı, meraklı birkaç kamu
girişimcisi bilişimcinin, e-devlet gazına gelerek ürettikleri amatör
bir proje olduğu bellidir.
Belediyelerin e-devlet konusunda ödül alan uygulamaları
var. Ödül işi madalyonun bir yüzüdür.
Diğer yüzü ise, aynı belediyelerin -birçok belediye
gibi-, vatandaşın işini kolaylaştırma konusundaki olumsuz tutumudur.
Bunun somut örneklerini bilenler bilir.
Böylece, uygulamada vatandaşın işlerini güçleştirme
işlevi yapan bir belediye bunları bilişim desteği altında yaparsa ne
olur?
Cevap: "Kaplanın kanatları
olsaydı yapabileceği kötülüklerin sonu olmazdı-Çin Atasözü"
Bilişim giderek "bilgisayarlaşma-internetleşme"
ile özdeşleşmeye başladı. Bunun yanlışlığına ve orta-uzun vadede
Türkiye'yi bilişimin imkânlarından bütünüyle koparacağına dikkat
edilmelidir.
Mevcut toplumsal yaşamımızı ve onun bir alt-kümesi olan
devlet yapımızı, birkaç temel olmazsa olmaz üzerine oturtmaksızın,
mevcut yapının bilgisayar ve internetle desteklenmesi, işi daha da
içinden çıkılmaz hale getirecektir. Çünkü bir süre sonra, kimsenin
hikmetinden sual edemeyeceği yeni bir "taraf",
bilgisayar yazılımları ortaya çıkacaktır.
"Vallahi çok haklısınız ama
bilgisayar böyle diyor" kalıbı şimdiden yavaş yavaş
duyulmaktadır. Nitekim, yaptığı atamaların uygunsuzluğundan yakınan
memur adaylarına bir kamu görevlisi aynen böyle diyordu: "Kesinlikle
bir uygunsuzluk olamaz, bütün atamalar bilgisayarla yapılmıştır".
İleride, bu tür yakınmaların çoğalması olasılığına karşı bilgisayar
yazılımları da aynen kamu görevlisi statüsüne kavuşturulunca, "vazife
başında bilgisayara hakaret"ten mahkemeye düşecek binlerce
insanı şimdiden görebiliyorum.
Şaka bir yana, e-devlet
uygulamalarının, üzerine oturması gereken olmazsa olmazlardan birisi,
uygulamalardaki süreç parçalanmalarınıngiderilmesidir.
Bunun yapılması ise, bu parçalanmaya yol açan başlıca nedenin ortadan
kaldırılmasına bağlıdır. O neden, "Kalabalık
Kamu Kadroları" gerçeğidir. Bu gerçeğin altında ise,
bürokrasi-politika-akademi-iş yaşamı dörtgeninin, "iş
yaratma teknolojileri" konusundaki başarısızlığı ve -halen
devam eden- aymazlığı yatmaktadır.
İkinci olmazsa olmaz, toplumumuzun -tabii bu arada
devleti oluşturan görevlilerin- değer yargıları içine karışmış bulunan
zihinsel virüslerin (http://www.tinaztitiz.com/yazi.php4?id=484)
bilinmesi ve tedavülden kaldırılmasıdır.
İşte bilişim bu iki noktada son derece değerli işlevler
görebilecek çok değerli bir araçtır.
Yeter ki bilişimi, yalın düşünmenin, doğru sorular
sormanın, yaşamı birbirine kolaylaştırmanın ya da daha yalın olarak "sorunları
bilgiyle çözme"nin bir aracı olarak anlamaya ve bilgisayar
ve interneti de bunun araçları içinden -en önemli olmayan- birisi
olarak görmeye başlayalım. Bilişim, bilgisayar ve internetle
özdeşleştirilerek bilgisayar yazılım ve donanım satışlarının
artırılmasına hizmet etmeyle sınırlı tutulamayacak kadar önemli olan
bu işlevleri üstlenecek mi üstlenmeyecek mi?
Bunu anlamak için acaba bu çağı da mı ıskalamalıyız?
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce
 |