|
http://www.tinaztitiz.com
Hemen tüm anne ve babaların bu soruyu
kendilerine -değişik biçimlerde de olsa- sık sık sordukları biliniyor.
"Çocuğumu nasıl yetiştirmeliyim? Ortama uyum gösterecek şekilde mi
yoksa evrensel doğru-iyi-güzel ölçülerine göre mi? Ben uzman
olmadığıma göre bu konuda kime güvenmeliyim?" ve benzer birçok
soru.
Pedagoji bu soruların daha çok "nasıl"
kısmıyla ilgili. Bir bakıma "ne"ler öğretileceği belli, "nasıl"
öğretileceği konusu işin güç yanı imiş varsayılıyor.
Pedagoglar bu "öğretme" işiyle
uğraşadursunlar, "neler" öğretileceği işin en karışık tarafı oluyor.
İşte eğitim sistemi burada devreye giriyor ve tüm yurttaşlara
-ilköğretim sırasında- şu öğreti ezbere belletiliyor: aklınıza
gelenler -her neler ise- doğrudur; onları sorgulamayın ve
sorgulatmayın; bunları çocuklarınıza da ezbere belletin!
Bunun yalnız ülkemize has bir insan
hakkı ihlâl türü olduğu sanılmasın. En medeni sayılan ülkelerde de bu
paradigma böyledir. Örneğin 2.5 milyon ev okulunda (home schooling)
eğitim gören ABD'li çocukların neler öğreneceklerine ebeveynleri karar
verir. Danimarka'da örgün eğitim almak istemeyenler evlerinde
eğitilebilirler ve onların neler öğreneceklerine yine aileleri karar
verir.
Buradan, ailelerin kategorik olarak
yanlış şeyler öğrettikleri yargısı çıkarılmamalıdır. Böyle bir şey
istatistik bilimine aykırıdır. Değerli mankenlerimizin sunduğu kültür
ve magazin programlarından dahi doğru birşeyler öğrenilebilir.
Şu birkaç öneri, "acaba neleri
nasıl öğretsem ve neleri nasıl öğrenmese" çelişkisi içindeki anne
ve babalara yardımcı olabilir. Böyle bir kuşkusu bulunmayanlar içinse
zaten sorun yoktur.
Ø
İnsanlar (ve tek hücreliler
dahil tüm canlılar), ana rahmine düştüğünden itibaren -belki de daha
önce öğrenmeye başlayan birer süper öğrenme makinesidirler. Neleri
nasıl öğreneceklerini herkesten iyi bilirler. Ondan sonraki tüm
"öğretme" girişimleri bu yeteneği giderek azaltır.
Ø
İnsanlar dışındaki tüm
canlılar, türlerinin bu müthiş yeteneğinin farkına varmışlardır.
Yalnızca insan, o çok övündüğü aklı sayesinde "öğretme" denilen
zihinsel dondurma metodunu keşfetmiş, sonra da bunu akademik bir
disiplin haline getirerek sorgulama dışına çıkarmıştır. Tanrının
sorgulandığı günümüzde tek sorgulanmayan kesim eğitim
akademisyenleridir.
Ø
İnsan dışındaki canlılar ve
onlara bakmayı akıl edebilen çok az sayıdaki insan, yaşam sürdürme
sırasındaki sorun çözme girişimlerinin izlenip, henüz o beceriyi
kazanmamış yavrularca (yani çocuk ve gençler) tekrarlanmasının
"öğrenme" olduğunu keşfetmiştir.
Ø
Bunu keşfedememiş olanlar ise,
"yapılmasını istedikleri şeyleri sürekli söylemek ve bir yandan da
onların aksini yapmak" gibi bir yolun "öğretme" olduğunu sanırlar.
Ø
Öğrenme konusunda anne ve
babanın birkaç sorumluluğu ise şunlardan ibarettir:
v
Çocuğunuz,
ihtiyaçlarını saptama ve bunları çevresine iletme konusunda doğuştan
bir uzmandır; bu iletim becerisini -korkutma, hoşnutsuz tavır
takınma vb yollarla- köreltmemeniz yeterlidir. Bu nedenle onun adına
ihtiyaç varsaymayın, sadece ilettiklerini anlayabilecek şekilde
kendi iletişim becerinizi geliştirin.
v
Öğrenme ortamları
hazırlayınız, doğrudan öğretmeye çalışmayınız. Yaşamın her saniyesi
bir öğrenme ortamıdır. Çocuklarınızın, sizi her an izlediklerini,
yaptıklarınızı, yapmadıklarınızı, tavırlarınızı, hattâ duygu ve
düşüncelerinizi okuyarak, sizin yaşamınızı sürdürme yolunda akılcı,
ahlâklı ve güzel davranmakta olduğunuzu varsaydıklarını biliniz.
Komşuya söylediğiniz küçük yalanın, içtiğiniz sigaranın, yüzünüzdeki
ya da sesinizdeki gerginliğin hep "yaşam sürdürme" gereği olduğunu
varsaymakta ve onları -olağanüstü bir başarıyla- öğrenmektedirler.
İşte bütün bu anlar onlar için birer öğrenme ortamıdır.
v
Oluşturduğunuz öğrenme
ortamları ile öğretmeye kalkıştıklarınızın çelişmesi ise bütünüyle
yanlıştır. Söylediği ile yaptığı uyuşmayan insanlar ancak böyle
yetiştirilebilir. Bunun için her an ne yapıp ne söylediğinize dikkat
edin. Ayrıca da az söyleyin.
v
Kendi özlemlerinizi,
tutkularınızı, beğeni ya da nefretlerinizi kendinize saklayın,
çocuklarınıza da benimsetmeye çalışmayın. İdeolojik tercihlerinizin
yalnız size ait olduğunu açıkça belirtin, çocuklarınızın farklı
tercihlerde bulunmalarını güçleştirici ortamlar hazırlayarak dolaylı
benimsetme yoluna sapmayın.
v
Çocuklarınızı yaşamın
çeşitli güçlükleri karşısında çaresiz bırakmak istiyorsanız onları
gereğinden çok koruyunuz. Unutmayınız ki onları risklerden korumanın
en iyi yolu kontrollu risk ortamlarıyla tanıştırmaktır (http://www.tinaztitiz.com/yazi.php4?id=631).
Sorunlardan uzak tutulan çocuklar korkak, çaresiz ve dolayısıyla da
saldırgan olurlar.
v
Yaşadığınız dönem
ebeveyninizinkinden daha hızlı, daha müşkülpesent, daha
yarışımcıdır. Her şeyi onlardan daha hızlı ve daha iyi yapmak, daha
çok rekabet etmek zorunda olduğunuzu biliyorsunuz. Anne veya babanız
bir yabancı dili şöyle böyle bilebilir, ama siz daha iyi bilmek
zorundasınız. Onların zamanında en karmaşık alet daktilo idi. Siz
bilgisayar kullanmak zorundasınız.
Çocuklarınız ise sizinkinden daha hızlı, daha iyi ve daha yarışımcı
olmayı gerektiren bir ortama doğdular. Bu gerçeği kavrayın ve
öğrenme ortamlarını ona göre oluşturun.
Bu bağlamda önünüzdeki en büyük engel, sahip olunması gereken
becerilerin (yabancı dil, bilgisayar vbg) adlarıyla oynaşıp içeriği
ile ilgilenmeyen yüzeysel yaklaşımlardır. Bu kargaşa içinde
çocuklarınız için tatminkâr birer öğrenme ortamı oluşturmanız güç
olabilir. Ama biliniz ki onları bekleyen yaşam ortamı sizin sahip
olduklarınızdan daha fazlasını isteyecektir.
Çevrenizdeki yapaylıklar, yüzeysellikler, üstünkörülükler sizi
kızdırabilir, hattâ bu becerilere karşı antipati duymanıza neden
olabilir. Bu tür duygularınıza dikkat ediniz. Çocuğunuzun geleceğine
antipati duyamazsınız.
v
Çocuğunuz hangi yaşta
olursa olsun, en iyi öğrenme ortamları onlara sorumluluk vererek
yaratılabilir. Bunun için tüm imkânları kullanıp sorumluluk
yükleyin. Aksi halde yaşamı boyunca sadece talep eden, kendi
dışındaki dünyayı kendisine refah ve mutluluk sağlamaya zorunlu
sayan, ama kendisinin hiçbir vecibesi bulunmadığına inanmış bir
kişilik ortaya çıkacaktır.
Ø
Bütün bunlar çok
karmaşık ve güç geliyorsa kondom kullanınız!
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e
teşekkürlerimizle
Denizce

|