|
http://www.tinaztitiz.com
Okul-Veli-Öğrenci Sözleşmesi: okul seçmede basit -ama etkili-
bir yöntem
Çocuğu okul çağına
gelip de "hangi okul?" sorusu ile
uğraşmayan veli yok gibidir. Geliri az olan için seçenekler az gibi
görünse de, şöhreti iyiye çıkmış devlet okullarından hangisine -ve de
nasıl- torpil bulunacağı onlar için de karmaşık bir sorun oluşturur.
Daha yüksek okul giderlerine katlanabilecekler için sorun daha basit
değil, aksine daha karmaşıktır.
İyi bir okulun
özelliklerini sayıp dökmek, sonra da "işte
böyle bir okul bulun" demek iyi bir yol değildir. Çünkü o
özelliklerin olup olmadığını denetleme imkânı genellikle yoktur; okul
yöneticilerinin söyledikleri ise -çoğunlukla- gerçeklerden ziyade
özlemlerden ibarettir.
Bunun yerine basit,
bir okulun içini temiz çekilmiş bir röntgen filmi kadar net
gösterebilen, ayrıca da denetlenmesi mümkün bir ölçü önereceğim. Bunun
için de önce birkaç noktaya işaret edeceğim:
·
Bir çocuğun 6
yaşından, liseyi bitirmesi beklenen 17 yaşına kadarki toplam zamanının
(yaklaşık yüzbin saat) sadece %10 kadarı okul ortamında, %90'ı ise
okul dışında geçmektedir. Kar tatili vs gibi gariplikler (http://www.tinaztitiz.com/yazi.php4?id=577)
yüzünden okula gidilmeyen süreler çıkarılırsa bu %10'un daha da
azalması mümkündür. İsteyenler oturup hesaplayabilirler.
· Okul
dışındaki sürenin üçte birinin uyku ile, geri kalan bölümün de en az
üçte ikisinin aile ile beraber geçirildiği varsayılırsa, aile
ortamındaki sürenin yaklaşık %40 ya da diğer bir deyimle okuldaki
sürenin 4 katı kadar olduğu görülür.
· Aile
ortamının, onun ayrılmaz parçası durumdaki televizyon -bazı ailelerde
şifreli kanallar, bilgisayar gibi daha da zengin ortamlar- yoluyla
okula göre çok daha etkili olduğu bilinmektedir. Bu, %40 gibi görünen
oranı daha da yukarılara götürmekte ya da okulun göreceli etkililiğini
azaltmaktadır.
· Benzer
bir akıl yürütme okul ve aile ortamlarının dışındaki yaklaşık %17'lik
bölüm için de geçerlidir. Sinema, zengin iletişim ve etkileşimli
arkadaş çevreleri, spor ve benzeri etkinliklerin çocuk üzerindeki
etkilerinin, daha durağan okul ortamına göre daha yüksek olduğu ya da
ailedekine benzer bir şekilde okulun göreceli etkililiğini azalttığı
söylenebilir.
· Bütün
bunlar okulun üstlendiği işlevleri yapmasını güçleştirmektedir. Hem
kendine ayrılan zaman payı küçüktür, hem de kullandığı araçlar -aile
ve diğer sosyal çevrelere göre- daha az etkilidir. Bu aynen, ağır bir
cismin, çok zayıf bir kaldıraç yardımıyla hareket ettirilmeye
çalışılmasına benziyor. Nitekim de bir türlü hareket ettirilemiyor.
· Bu
durum karşısında rasyonel düşünce, okulun, başlıca paydaşlar
durumundaki aile ve çocuk ile bir anlaşma yapmasıdır. Yani bir
"Okul-Veli-Öğrenci Sözleşmesi".
· Okul,
veli ve çocuk birbirlerinden karşılıklı olarak birşeylere söz
vermelerini (taahhüt etmelerini) istemelidirler. Örneğin okul veliden,
çocuklarına belirli sorumluluklar vermelerini istemelidir.
· Aile
içinde küçük de olsa belirli (somut, net) sorumlulukları bulunmayan
çocukların, okul ile ilişkilerinde derin sorunlar yaşanması
kaçınılmazdır. Hattâ daha da ötesi, çocukken sorumluluk verilmemiş
kişilerin yaşları ve boyları büyüyünce sorumsuz bireyler olması
garantidir.
· Okul
çocuktan da bir şeyler istemelidir. Örneğin kopya çekmemesini
istemeli, bunu taahhüt etmesini istemelidir.
· Buna
karşılık çocuğun da okuldan isteyecekleri olmalıdır. Örneğin,
sınavlarda başında gözetmen bekletilmemesini, böylece "sen potansiyel
hırsızsın" denilmemesini istemelidir. Bu örneklerin sayısı
artırılabilir. Aşağıda, birkaç yıl önce İzmir'de bir özel okulda
uygulanan böyle bir karşılıklı sözleşme -örnek olarak- verilmektedir.
· Şimdi,
böyle bir sözleşme yapmamış bir okul, şunlardan hangisini iddia
etmektedir?
1.
Biz öyle bir okuluz
ki, bir çocuğun toplam zamanının %10 kadarında etkileyici yöntemler
kullanır ve geri kalan %90'lık zamanın olası tüm olumsuz etkilerini
siler, üstüne üstlük olumlu etkiler yaratırız. Sizin aile olarak ya da
öğrenci olarak hiçbir şey yapmanıza gerek yok; biz size rağmen
gerekenleri yaparız. Bizim adımız yeter. Bir şey yapmasak bile
yaptığımız düşünüldüğüne göre bu işlerle uğraşmamıza gerek yok. Siz
para verin yeter.
2.
Bizi çocuğun yetişmesi
ilgilendirmiyor. Bunun için aile olarak sizin ne yapıp
yapmayacağınızla ilgili değiliz. Biz sadece sizin paranızla
ilgileniyoruz. Ama bunu belli etmemek için bol bol da kendimizi
övüyor, propaganda yapıyor, başkalarından farklı olduğumuzu yayıyoruz.
3.
Aslında siz
velilerimiz ve öğrencilerimizle bir sözleşme yapılması gerektiğine
inanıyoruz. Fakat bizi önleyen engel öğretmenlerimizin
alışkanlıklarıyla başa çıkamamak. Öğretmen ücretlerini ucuza getirmek
için zaten emekli olmuş, çalışma enerjisini kaybetmiş olanları
seçiyoruz. Onlar da bu tür ek enerji isteyen uygulamalara
yanaşmıyorlar. Bizim de sözümüz geçmiyor. Doğan boşluğu övünerek ve "biz
eğitimciyiz, bu işleri biz biliriz" diyerek dolduruyoruz.
Siz para verin yeter.
4.
Böyle bir şey
gerekseydi Milli Eğitim Bakanlığı emrederdi. Demek ki gerekmiyor.
5.
Böyle bir uygulamanın
gerektiğini düşünmemiştik, ama şimdi yapacağız.
İşte aranan ipucu bu seçeneklerin cevaplarındadır. Ne kadar ünlü
olursa olsun, ne kadar pahalı ya da ucuz olursa olsun çocuklarınızı
sözleşme yapmaya -içtenlikli olarak- razı olan okula verin. Böyle bir
okul yok ise, sözleşme yapma konusunda yöneticilerini ikna etmeye
çalışın, kabul etmeyenlerden -mutlaka- uzak durun.
Haziran 25, 2004
OKUL - VELİ -
ÖĞRENCİ SÖZLEŞMESİ
v. 3.0 Tarih :
07.10.01
Aşağıdaki maddeler
içinden tarafımı -okul idaresi, veli ve/ya öğrenci olarak-
ilgilendirenleri yerine getireceğimi taahhüt; ve bunlara uymadığımın
belirlenmesi halinde doğabilecek her türlü sonucu peşinen
kabullendiğimi beyan ediyorum.
Bu taahhütlerimin
yerine getirilmesinde karşılaşabileceğim maddi güçlükler olması
halinde, benzer sonuçları sağlayabilecek alternatif yollar arayıp
bulacağım ve söz konusu güçlüklerin taahhütlerimi yerine getirmemi
bütünüyle engellemesine izin vermeyeceğim.
1.
Bu sözleşmenin
ayrılmaz parçası sayılan Ezbersiz Eğitim Andı'nı
benimsediğimi, veli, öğrenci ve okul idaresi olarak bu yaklaşımın
gereklerini yerine getireceğim,
2.
"Gürültüsüz
ve Özgür Okul" adıyla özetlenen ve bu sözleşmenin ayrılmaz
parçası sayılan Disiplin Politikası'nın,
veli olarak yüklediği yükümlülükleri yerine getireceğim,
3.
Söz konusu Disiplin
Politikası kapsamındaki şu noktalara özel önem vereceğim:
(i) Kıyafet
konusunda konulmuş bulunan ve tek tipten uzak ama kurumsal ciddiyeti
simgeleyen kurallara titizlikle uyulmasını veli olarak sağlayacağım,
(ii) Öğrenme
özgürlüğü olarak ifade edilen ve her öğrencinin sakin bir derslik
ortamında diğer öğrencilerin bu sükuneti bozabilecek herhangi bir
davranışta bulunmaksızın öğrenebilme hakkına, velisi bulunduğum
öğrencinin tam olarak uyması için üzerime düşeni yapacağım,
(iii) Disiplin
Politikasının yaptırım hükümlerinin uygulanmasını hiçbir şekilde
geciktirmeyeceğim,
(iv) Öğrenci
hakkında, görüşmek için davet edildiğimde buna gecikmeksizin
uyacacağım,
(v) Öğrenciyi,
okul yönetimince plânlanan, sosyal etkinliklere katılması konusunda
teşvik edeceğim,
(vi) Örencinin,
okul araç-gereç ve donanımına verdiği zararı, tarafıma bildirilmesi
halinde derhal tazmin edeceğim,
(vii) Öğrencinin,
zararlı alışkanlıklarının önlenmesinde okulla yakın işbirliği
yapacağım.
4. Öğrencinin,
oturduğu semtte toplumla ilişkilerini geliştirmek için çalışmalarda
bulunmaya -özürlü ve yaşlılalara hizmet, sanat etkinliklerine
katılmamış olanlara önderlik etmek vbg- özendireceğim,
5.
Öğrencinin ilgi
alanlarını genişletme, merak uyarma konusunda özel bir çaba
harcayacağımı ve bu çerçevede olmak üzere, imkânlarım yettiğinde
şunları sağlayacağım;
a.
Şunları edinmeyi:
(i)
Teleskop, Mikroskop,
(ii)
Bilgisayar ve internet bağlantısı,
(iii) En az
1 yabancı hoby dergisine abone olma.
b.
Şu yerleri görmesini:
(i) Feza
Gürsoy Bilim Merkezi (Ankara/Altınpark),
(ii)
Deneme Bilim Merkezi (İTÜ-Taşkışla/İstanbul)
(iii) Rahmi
Koç Sanayi Müzesi (Hasköy/İstanbul),
(iv)
British Museum (Londra),
(v)
Smithsonian Institute (Washington D.C.),
(vi)
Science Museum (Londra)
c. Sanat
etkinliklerine katılması (en az, 2 ayda bir defa bir klasik Türk veya
Batı Müziği Konseri, en az 2 ayda bir defa tiyatro)
6.
Öğrencinin,
televizyon, video, internet gibi kaynaklardaki şiddeti ve cinsellik
istismarını içeren filmleri ve siteleri izlemesine kesinlikle izin
vermeyeceğim,
7. Aile
yaşamımızda şiddetin hiçbir türüne başvurmayacağım,
8.
Öğrencinin
hergün mutlaka banyo yapmasını, bunu vazgeçilmez bir alışkanlık haline
getirmesini sağlayacağım,
9.
Öğrencinin
özgüvenini geliştirici olanaklar yaratacağımı, özgüvenini zedeleyici "sen
beceremezsin", "sen yapamazsın senin yerine ben yapayım"
gibi ifadelerden kesinlikle kaçınanacağımı, her fırsatta, onurlu,
kendisine güvenilir bir insan olduğunu telkin edeceğim,
10. Kendisine
gösterilebilecek güveni hiçbir şekilde istismar etmeyeceğine
güvendiğimi, pratik olarak -davranışlarımla- göstereceğim,
11. Öğrencinin
sorumluluk duygusunu geliştirmek üzere;
a.
Şunları yerine
getirmesini mutlaka sağlayacacağım;
(i)
Yatağını düzeltme,
(ii)
Odasını toplama,
(iii)
Basit temizliğini
yapma,
(iv)
Ayakkabılarını
temizleme,
(v)
Pantalon/etek,
gömleğini ütüleme (11 yaşından büyükler için)
b.
Şunlardan imkân ve
uygun olanları sağlayacağım;
(i)
Evin gazetesinin
alınması,
(ii)
Evin çöpünün atılması,
(iii)
Varsa ev hayvanının
her türlü bakımının yapılması,
(iv)
Çiçeklerin sulanması,
(v)
Atık kağıtların
toplayıp kapıcıya teslimi,
(vi)
Basit onarım işlerinin
(kaçıran musluklar, alçılanmak istenen delikler vb) yaptırılması,
(vii)
Benzer diğer
sorumluluklar
12. Derslerini
yapması sırasında, HİÇ BİR ŞEKİLDE öğrenci yerine bir şey
yapmayacağım;
13. Derslerini
yapmakta zorlanması halinde dahi, yardım adı altında, karşılaştığı
güçlüklerden öğrenmesini engellemeyeceğim, bu gibi durumlarda, kişisel
bir "Danışılabilecekler Paneli" oluşturmayı telkin edeceğim;
14. Kopya alma ve
vermenin, hırsızlığın tam bir örneği olduğunu:
(i) Veli
olarak telkin edeceğim,
(ii) Okul
idaresi olarak telkin edeceğimi ve her türlü sınavı gözetmensiz olarak
yaptırmak üzere ekli Onur Yasası'na paralel hareket edeceğim,
(iii) Öğrenci
olarak bilincinde olacağım ve Onur Yasası'na paralel hareket
edeceğim,
15. Evde, yanında
sigara içmeyeceğim,
16. Çocuğumun
beslenmesi konusunda gerekli özeni göstereceğim ve bu bağlamda:
(i) Sağlıklı
beslenme konusunda ailece bilgileneceğiz ve sağlıklı beslenme
alışkanlıklarının yerleşmesini sağlayacağım,
(ii) Beslenmeye
bir yarar olmayan, yükte hafif pahada ağır, abur-cubur yiyecek ve
içeceklerden uzak durmayı teşvik edeceğim,
(iii) Boy ve
kilosu arasındaki dengeyi koruması bilincinin gelişmesine katkıda
bulunacağım,
(iv) Aile
bireylerinin her türlü tutum ve davranışının, çocuklar üzerinde örnek
etkisi yarattığını -beslenme dahil- bilerek davranacağım,
17. Sözlerimizle
eylemlerimizin farklılıkkların, çocukların ruh sağlıklarını olumsuz
etkilediğinin bilincinde olarak davranacağım (Örneğin sigara içmesi
önlenen ve bizzat sigara içerek örnek olunan çocukların durumu),
18. Çocuğuma saygı
göstermenin, onu sevmek kadar, hattâ daha da önemli olduğunun
bilincinde olacağım,
19. Öğrencinin
sağlık kontrollarını düzenli olarak yaptıracağım, bunu kalıcı bir
alışkanlık haline getirmesini sağlayacağım,
20. Derslerinin
işlenmesi için gereken kitap, araç, gereç gibi yardımcıları zamanında
ve tam olarak temin edeceğim,
21. Bu hükümlerin,
çocuğumun odasında görünür bir biçimde çerçeveletilerek
bulundurulmasını sağlayacağım.
22. Ve en önemli nokta olarak, bütün bu hükümlere uymayı
güçleştiren koşulların varlığı halinde uymak için gereken her türlü
yolu deneyeceğim.
(okul, öğrenci ve velisinin imzaları)
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

|