e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

  "Toplu Öğrenme Modeli" Başarı Hikayesi

Tınaz Titiz       

 

http://www.tinaztitiz.com

Burada anlatacağım başarı hikayesi genele yaygınlaştırılabilir. Okullar -her derecelisi- başta olmak üzere her türlü kurumda uygulanabilir.

Öğrenilmesi istenilen ama yeterli öğrenme yardımcısı -öğretmen deniliyor- bulunmayan durumlar hemen herkesin başına gelmiştir. Burada anlatılan vaka da böyledir ve tüm olay gerçektir.

Bir özel okul. Ana okulundan lise son sınıfa kadar eğitim yapıyor. Okul yönetimi Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) kararı almış. Ayrıca, bilgisayarları laboratuvar denilen özel hacimlerin dışına çıkarmış ve sınıfların standart ders işleme araçlarından birisi haline getirmiş. Karatahta, tepegöz ya da video-çalar neyse bilgisayar da o hale gelmiş. Her sınıfta, 5 kişiye 1 bilgisayar düşüyor.

Bir yenilik de kullanılan bilgisayar işletim sistemlerinde yapılmış ve her sınıfta hem PC uyumlu hem de Mac bilgisayarlar yanyana kullanılıyor. Bilgisayarların hepsi internete bağlı.

Buraya kadar herşey mükemmel. İdeal bir BDE uygulaması için herşey –hattâ biraz fazlası- var. Söylemeye gerek yok iyi de yatırım yapılmış.

Yalnız küçük (!) bir sorun var: Yaklaşık 100 öğretmen içinde, bilgisayar bölüm başkanı olan bir Fin Türk’ünden başka bilgisayar bilen öğretmen yok. Yüz öğretmen ve yaklaşık 500 öğrenci karşısında 1 öğretmenin yapabileceği hemen hiçbir şey yok.

Öğrenciler içinde, okuldan atılmak üzere disiplin kuruluna sevkedilmiş birisi var. Çözüm ondan geliyor. Şöyle:

v      Öğrencilerin çoğunluğu evinde ya da internet kafelerde bilgisayarla –şu ya da bu düzeyde- tanışmış durumda.

v      Okulun idari kadrosunda, sekreter, muhasebe görevlisi gibi kimseler var ve bunlar işleri gereği bilgisayar kullanıyorlar. BDE ile ilgili bilgileri olmasa da bilgisayarda hazır bir programı kullanabiliyorlar, temel kavramlara sahipler, yazıcı kullanabiliyorlar.

v      Öğretmenler içinde de bazılarının çok az da olsa kulak dolgunluğu var. Hattâ bazılarının çocuklarının bilgisayarları var, ama utandıkları için çocuklarına bir şeyler soramıyorlar, ama meraklılar.

v      Velilerin durumları da aynı. Her düzeydeki veli içinde hiçten-tama kadar bilenler var.

v      Bilgisayar bölüm başkanı uzun bir liste hazırlıyor. Listenin en üstünde bilgisayarla ilgili tek cümle var: HİÇ BİLMİYORUM. En altta ise bir diğer cümle: TAM BİLİYORUM.

v      Bu iki uç arası kademe kademe yeterlik düzeyleri ile doldurulmuş. “Hiç bilmiyorum”un hemen altında, “açıp kapamayı biliyorum”, “disket takıp çıkarmayı biliyorum” gibi ifadeler, onun altında “hazır bir programı yardımla kullanabilirim”, onun da altında “hazır bir programı deneyerek kendi başıma kullanabilirim” ifadeleri var. Liste böyle gidiyor. En altta da “tam biliyorum” var. Bu, örneğin çökmüş bir bilgisayarı yeniden tanımlayıp belki yeni bir işletim sistemi tesis etmek anlamına geliyor.

v      Liste 3 ana gruba (A, B, C) ve her grup da 3’er alt-gruba bölünmüş. Böylece A1, A2, A3, B1, B2, B3 ve C1, C2, C3 şeklinde 9 yeterlik kademesi ortaya çıkmış. A1 “tam bilme”, C3 ise “hiç bilmeme”ye karşılık geliyor.

v      Bu 9 yeterlik düzeyi için göğüse takılabilecek aşağıdaki butonlardan yaptırılmış. Tabii ki A1 sayısı daha az, C3 sayısı daha fazla. Aralardakiler de ona göre sayılandırılmış.

v      Bir genel duyuru yazılmış ve öğretmenlere, öğrencilere ve velileri duyurulmuş. Özeti şu: 

Ø     Okulumuzda bir toplu öğrenme sistemi kurduk. Herkes birbirinden öğrenecek.

Ø     Herkes hem öğrenci hem de öğrenme yardımcısı (öğretmen) olacak.

Ø     Aşağıdaki yeterlik listesinde kendi yeriniz için bir öz-değerlendirme yapınız. Güçlük çekerseniz bir başkasından yardım isteyerek düzeyinizi tahminleyiniz. Tahmininizde hata yapmaktan korkmayınız, çünkü sonradan düzeltebileceksiniz.

Ø     Her yeterlik düzeyine karşılık gelen aşağıdaki butonlardan yaptırdık. Bilgisayar bölümüne uğrayarak kendi butonunuzu alıp göğsünüze takınız ve lütfen şunu hatırlayınız: öğretmen herşeyi bilen değil öğrenmesini bilen ve başkalarının öğrenmelerine yardımcı olan kişidir. Bu nedenle, yeterlik düzeyiniz düşük ise bunu gurur, yüksek ise övünme konusu yapmayınız.

Ø     Şimdi herkes -bu konuda- hem öğrenci hem de öğrenme yardımcısı (öğretmen)dir.

Ø     Amaç, toplu yardımlaşma sistemi yoluyla herkesin birbirinden bilgisayar konusunda merak ettiklerini öğrenmesidir. Öğrenmek istediklerinizin, hangi yeterlik düzeyine karşılık geldiğini listeye bakarak saptayın ve kimin göğsünde o düzeyin butonlarını görürseniz ona sorun.

Ø     Sorduğunuz kimse öğrenci, veli ya da okulun idari görevlilerinden birisi olabilir. Sizin için hiç farketmemeli. Amacınız tektir: öğrenmek!

Ø     Bu arada düzeyinizi doğru takdir edip etmediğinizi kontrol edin. Size sorulanlara kolay cevap veriyor, hattâ daha üst düzeyin yeterliklerini de bilebiliyorsanız butonunuzu değiştirip bir üst düzey butonu alınız.

Ø     Aksine, sorulanlara genellikle cevap veremiyor, yardımcı olamıyorsanız kendinizi biraz fazla değerlendirmiş olabilirsiniz. Bu durumda butonunuzu değiştirip bir alt düzey butonu alın. Bundan da ne öğünün ne de utanın. Gerçekçiliğinizle övünebilirsiniz.

Bu sistemi işletebilirsek müthiş bir iş yapmış oluruz. Çok etkili bir toplu öğrenme aracı keşfetmiş oluruz.

Başarılar ve teşekkürler.

http://www.tinaztitiz.com

 

Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle

Denizce