|
http://www.tinaztitiz.com
Burada anlatacağım
başarı hikayesi genele yaygınlaştırılabilir. Okullar -her derecelisi-
başta olmak üzere her türlü kurumda uygulanabilir.
Öğrenilmesi istenilen
ama yeterli öğrenme yardımcısı -öğretmen deniliyor-
bulunmayan durumlar hemen herkesin başına gelmiştir. Burada anlatılan
vaka da böyledir ve tüm olay gerçektir.
Bir özel okul. Ana
okulundan lise son sınıfa kadar eğitim yapıyor. Okul yönetimi
Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE) kararı almış. Ayrıca, bilgisayarları
laboratuvar denilen özel hacimlerin dışına çıkarmış ve sınıfların
standart ders işleme araçlarından birisi haline getirmiş. Karatahta,
tepegöz ya da video-çalar neyse bilgisayar da o hale gelmiş. Her
sınıfta, 5 kişiye 1 bilgisayar düşüyor.
Bir yenilik de
kullanılan bilgisayar işletim sistemlerinde yapılmış ve her sınıfta
hem PC uyumlu hem de Mac bilgisayarlar yanyana kullanılıyor.
Bilgisayarların hepsi internete bağlı.
Buraya kadar herşey
mükemmel. İdeal bir BDE uygulaması için herşey –hattâ biraz fazlası-
var. Söylemeye gerek yok iyi de yatırım yapılmış.
Yalnız küçük (!) bir
sorun var: Yaklaşık 100 öğretmen içinde, bilgisayar bölüm başkanı olan
bir Fin Türk’ünden başka bilgisayar bilen öğretmen yok. Yüz öğretmen
ve yaklaşık 500 öğrenci karşısında 1 öğretmenin yapabileceği hemen
hiçbir şey yok.
Öğrenciler içinde,
okuldan atılmak üzere disiplin kuruluna sevkedilmiş birisi var. Çözüm
ondan geliyor. Şöyle:
v
Öğrencilerin çoğunluğu evinde ya da internet kafelerde bilgisayarla
–şu ya da bu düzeyde- tanışmış durumda.
v
Okulun
idari kadrosunda, sekreter, muhasebe görevlisi gibi kimseler var ve
bunlar işleri gereği bilgisayar kullanıyorlar. BDE ile ilgili
bilgileri olmasa da bilgisayarda hazır bir programı kullanabiliyorlar,
temel kavramlara sahipler, yazıcı kullanabiliyorlar.
v
Öğretmenler içinde de bazılarının çok az da olsa kulak dolgunluğu var.
Hattâ bazılarının çocuklarının bilgisayarları var, ama utandıkları
için çocuklarına bir şeyler soramıyorlar, ama meraklılar.
v
Velilerin durumları da aynı. Her düzeydeki veli içinde hiçten-tama
kadar bilenler var.
v
Bilgisayar bölüm başkanı uzun bir liste hazırlıyor. Listenin en
üstünde bilgisayarla ilgili tek cümle var: HİÇ
BİLMİYORUM. En altta ise bir diğer cümle:
TAM BİLİYORUM.
v
Bu iki
uç arası kademe kademe yeterlik düzeyleri ile doldurulmuş. “Hiç
bilmiyorum”un hemen altında, “açıp kapamayı biliyorum”, “disket
takıp çıkarmayı biliyorum” gibi ifadeler, onun altında “hazır
bir programı yardımla kullanabilirim”, onun da altında “hazır
bir programı deneyerek kendi başıma kullanabilirim”
ifadeleri var. Liste böyle gidiyor. En altta da “tam biliyorum”
var. Bu, örneğin çökmüş bir bilgisayarı yeniden tanımlayıp belki yeni
bir işletim sistemi tesis etmek anlamına geliyor.
v
Liste 3
ana gruba (A, B, C) ve her grup da 3’er alt-gruba bölünmüş. Böylece
A1, A2, A3, B1, B2, B3 ve C1, C2, C3 şeklinde 9 yeterlik kademesi
ortaya çıkmış. A1 “tam bilme”, C3 ise “hiç bilmeme”ye karşılık
geliyor.
v
Bu 9
yeterlik düzeyi için göğüse takılabilecek aşağıdaki butonlardan
yaptırılmış. Tabii ki A1 sayısı daha az, C3 sayısı daha fazla.
Aralardakiler de ona göre sayılandırılmış.
v
Bir
genel duyuru yazılmış ve öğretmenlere, öğrencilere ve velileri
duyurulmuş. Özeti şu:
Ø
Okulumuzda bir toplu öğrenme sistemi kurduk. Herkes birbirinden
öğrenecek.
Ø
Herkes
hem öğrenci hem de öğrenme yardımcısı
(öğretmen) olacak.
Ø
Aşağıdaki yeterlik listesinde kendi yeriniz için bir öz-değerlendirme
yapınız. Güçlük çekerseniz bir başkasından yardım isteyerek düzeyinizi
tahminleyiniz. Tahmininizde hata yapmaktan korkmayınız, çünkü sonradan
düzeltebileceksiniz.
Ø
Her
yeterlik düzeyine karşılık gelen aşağıdaki butonlardan yaptırdık.
Bilgisayar bölümüne uğrayarak kendi butonunuzu alıp göğsünüze takınız
ve lütfen şunu hatırlayınız: öğretmen herşeyi bilen değil öğrenmesini
bilen ve başkalarının öğrenmelerine yardımcı olan kişidir. Bu nedenle,
yeterlik düzeyiniz düşük ise bunu gurur, yüksek ise övünme konusu
yapmayınız.
Ø
Şimdi
herkes -bu konuda- hem öğrenci hem de öğrenme yardımcısı
(öğretmen)dir.
Ø
Amaç,
toplu yardımlaşma sistemi yoluyla herkesin birbirinden bilgisayar
konusunda merak ettiklerini öğrenmesidir. Öğrenmek istediklerinizin,
hangi yeterlik düzeyine karşılık geldiğini listeye bakarak saptayın ve
kimin göğsünde o düzeyin butonlarını görürseniz ona sorun.
Ø
Sorduğunuz kimse öğrenci, veli ya da okulun idari görevlilerinden
birisi olabilir. Sizin için hiç farketmemeli. Amacınız tektir:
öğrenmek!
Ø
Bu
arada düzeyinizi doğru takdir edip etmediğinizi kontrol edin. Size
sorulanlara kolay cevap veriyor, hattâ daha üst düzeyin yeterliklerini
de bilebiliyorsanız butonunuzu değiştirip bir üst düzey butonu alınız.
Ø
Aksine,
sorulanlara genellikle cevap veremiyor, yardımcı olamıyorsanız
kendinizi biraz fazla değerlendirmiş olabilirsiniz. Bu durumda
butonunuzu değiştirip bir alt düzey butonu alın. Bundan da ne öğünün
ne de utanın. Gerçekçiliğinizle övünebilirsiniz.
Bu sistemi
işletebilirsek müthiş bir iş yapmış oluruz. Çok etkili bir toplu
öğrenme aracı keşfetmiş oluruz.
Başarılar ve
teşekkürler.
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

|