e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

  Zengin Sorumluluğu

Tınaz Titiz       

 

http://www.tinaztitiz.com

"Zengin sorumluluğu" için kişisel bir manifesto!

  • "Babalarımız, büyükbabalarımız, büyük büyükbabalarımız ya da annelerimiz keşke daha daha uyanık olabilseler, bugünlerin geleceğini o zamanlardan görebilseler ve imkanlarını öylece kullanabilselerdi!"
    Bu sözleri şimdiden duyabiliyor musunuz?

  • Kurumlar ya da kişiler belirli bir maddi iriliğe, zenginliğe ulaştıktan sonra enerjilerinin giderek daha büyük bölümünü sadece o zenginliği sürdürmeye harcıyorlar.
    İrilik, tek başına belirli zorunluklar üretiyor ve kurum sahiplerini çekip çevirmeye başlıyor. Kurum sahipleri bunun farkına -çoğu zaman- varamıyor; iriliğin ürettiği sorunlar farkındalığı önlüyor.
    Farkına varabilenler ise kendilerine dönük mükemmeliyet oyunlarıyla kendilerini avutmaya -kendilerinden kaçmaya- başlıyorlar. Bu yarı-sarhoşluk, yarı-uyanıklık durumuna iğne batıranları ise duymazlıktan geliyor, rahatsız oluyorlar.

  • Öte yandan, gönüllü kuruluşlar belirli bir maddi iriliğe erişmiş kişi ve kuruluşların kaynaklarını kullanarak çeşitli projeler üretiyorlar. Kimisi parlak görünüşlü ama içeriği zayıf, kimisi ise toplumun gerçek ihtiyaçlarına yönelik ama ancak "farkında" olanların destekleyebileceği parıltısız projeler. Burada kritik nokta, kişi ve kuruluşların zenginliklerinin hangi tür projelere kanalize olacağıdır.

  • JFK'nin şu sözü damıtılmış bir bilgelik taşıyor: "İyi başkan, kendisine önerilenler içinde işe yarar olanları farkedebilendir".
    Bu söylem zenginliklerin nasıl kullanılması gerektiğinin de yolunu göstermiyor mu?
    Ülkemizde, başarılı pazarlama kurguları ve halkımızın yarı bilgili halini kullanarak milyon dolarlar toplayabilen ve bunları pahalı kuşe kağıtlara yazılı raporlar üreterek kullanan gönüllü kuruluşların yanısıra, bitki özsuları gibi "bütün organizmayı derinden, yavaş yavaş besleyen" projeler üretip uygulayan kuruluşlar da var.

  • Serbest Pazar sisteminin altın kuralı "müşteri kraldır" diyor.
    Bu doğrudur, ama ön-koşulları söylenmez ise tam doğru değildir.
    Eğer müşteri:

    • Tüm seçenekler konusunda bilgi sahibi ise ve

    • Tüm seçeneklere erişme şansı varsa ve

    • Seçeneklerden birisi yönünde koşullandırılmıyor ise
      kraldır.

  • Gönüllü kuruluşlar da projelerini serbest pazar ilkelerine göre pazarlamalı ve bunda başarılı olanlar kaynaklara erişebilmelidirler. Ama şu koşulla:
    Eğer zenginlik sahipleri:

  • Toplam kaynakların sınırlı olduğunun bilincinde iseler,

  • Bu sınırlı kaynakların, tekrarlanabilirliği yüksek projelere tahsisinin getireceği yararları takdir edebiliyor iseler,

  • Destek seçeneklerinden bir veya birkaçına sempati, çıkar ilişkisi vbg nedenlerle daha yakın durmuyorlar ise
    projeler serbest pazar ilkelerine göre hak ettikleri destekleri bulmalıdırlar.

Bir toplum, çeşitli kaynaklarını kontrolda tutanların akıl ve ahlak düzeyleri kadar yaşamaya layıktır.

http://www.tinaztitiz.com

 

 

Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle

Denizce