| |
http://www.tinaztitiz.com
"Zengin sorumluluğu"
için kişisel bir manifesto!
-
"Babalarımız,
büyükbabalarımız, büyük büyükbabalarımız ya da annelerimiz keşke
daha daha uyanık olabilseler, bugünlerin geleceğini o zamanlardan
görebilseler ve imkanlarını öylece kullanabilselerdi!"
Bu sözleri şimdiden duyabiliyor musunuz?
-
Kurumlar ya da
kişiler belirli bir maddi iriliğe, zenginliğe ulaştıktan sonra
enerjilerinin giderek daha büyük bölümünü sadece o zenginliği
sürdürmeye harcıyorlar.
İrilik, tek başına belirli zorunluklar üretiyor ve kurum sahiplerini
çekip çevirmeye başlıyor. Kurum sahipleri bunun farkına -çoğu zaman-
varamıyor; iriliğin ürettiği sorunlar farkındalığı önlüyor.
Farkına varabilenler ise kendilerine dönük mükemmeliyet oyunlarıyla
kendilerini avutmaya -kendilerinden kaçmaya- başlıyorlar. Bu
yarı-sarhoşluk, yarı-uyanıklık durumuna iğne batıranları ise
duymazlıktan geliyor, rahatsız oluyorlar.
-
Öte yandan, gönüllü
kuruluşlar belirli bir maddi iriliğe erişmiş kişi ve kuruluşların
kaynaklarını kullanarak çeşitli projeler üretiyorlar. Kimisi parlak
görünüşlü ama içeriği zayıf, kimisi ise toplumun gerçek
ihtiyaçlarına yönelik ama ancak "farkında" olanların
destekleyebileceği parıltısız projeler. Burada kritik nokta, kişi ve
kuruluşların zenginliklerinin hangi tür projelere kanalize
olacağıdır.
-
JFK'nin şu sözü
damıtılmış bir bilgelik taşıyor: "İyi başkan, kendisine
önerilenler içinde işe yarar olanları farkedebilendir".
Bu söylem zenginliklerin nasıl kullanılması gerektiğinin de yolunu
göstermiyor mu?
Ülkemizde, başarılı pazarlama kurguları ve halkımızın yarı bilgili
halini kullanarak milyon dolarlar toplayabilen ve bunları pahalı
kuşe kağıtlara yazılı raporlar üreterek kullanan gönüllü
kuruluşların yanısıra, bitki özsuları gibi "bütün organizmayı
derinden, yavaş yavaş besleyen" projeler üretip uygulayan kuruluşlar
da var.
-
Serbest Pazar
sisteminin altın kuralı "müşteri kraldır" diyor.
Bu doğrudur, ama ön-koşulları söylenmez ise tam doğru değildir.
Eğer müşteri:
-
Tüm seçenekler
konusunda bilgi sahibi ise ve
-
Tüm seçeneklere
erişme şansı varsa ve
-
Seçeneklerden
birisi yönünde koşullandırılmıyor ise
kraldır.
-
Gönüllü kuruluşlar
da projelerini serbest pazar ilkelerine göre pazarlamalı ve bunda
başarılı olanlar kaynaklara erişebilmelidirler. Ama şu koşulla:
Eğer zenginlik sahipleri:
-
Toplam
kaynakların sınırlı olduğunun bilincinde iseler,
-
Bu sınırlı
kaynakların, tekrarlanabilirliği yüksek projelere tahsisinin
getireceği yararları takdir edebiliyor iseler,
-
Destek
seçeneklerinden bir veya birkaçına sempati, çıkar ilişkisi vbg
nedenlerle daha yakın durmuyorlar ise
projeler serbest pazar ilkelerine göre hak ettikleri destekleri
bulmalıdırlar.
Bir toplum, çeşitli
kaynaklarını kontrolda tutanların akıl ve ahlak düzeyleri kadar
yaşamaya layıktır.
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

|
|