|
http://www.tinaztitiz.com
“Kalite
ihtiyaca uygunluktur” ve “müşteri kraldır”, Toplam Kalite
Yönetimi'nin iki sağlam taşıdır. Geçmişte kalan, “pahalı olan
kalitelidir” anlayışı yerini bu çağdaş anlayışa bırakmıştır.
Gerçekten
de, ihtiyacı “kaybedildiğinde fazla zarara uğranmayacak herhangi
bir yazma aracı" olan kişi için en uygun araç işporta malı bir
tükenmez kalemdir ve bu ihtiyaç tanımı için kaliteli olan odur.
Müşteri krallığı ise bu ilkenin bir türevidir. Müşterinin ihtiyaçları
(yani kalite) ön planda olduğuna göre müşteri kraldır. Hele bunun
üzerine bir de, “kaliteli olan pahalı olmak zorunda değildir” ,
“kalite ucuzlatır” gibi yaklaşımlar binince çağdaş kalite
anlayışının toplumlara sunduğu yararlar daha çarpıcı hale gelmektedir.
Peki, bu
yaklaşımın geçerlik alanı nereye kadardır? Yoksa sınırsız mıdır?
Örneğin,
“tiner koklayarak kafa bulma”ya alışmış sokak çocuklarının ihtiyacı
nedir? Toplum açısından ve çocuklar açısından ihtiyaçlar farklıdır.
Toplum, çocukların tinersiz bir ortamda rehabilite edilmesini ihtiyaç
olarak tanımlarken, çocuklar tiner bulabilmeyi ve de serbestçe
koklayabilmeyi ihtiyaç olarak görmektedir.
O halde
ilk cevaplanması gereken soru ihtiyacı kimin belirleyeceğidir. Buna
şöyle yanıt verilebilir: İhtiyacın, kişinin kendince belirlenmesi
esastır. İhtiyacın karşılanmasının ahlaki/yasal yönleri kalite kavramı
ile karıştırılmamalıdır. Bir şey hem kaliteli hem de yasaya aykırı
olabilir. İkisi ayrı boyutta olgulardır. Örneğin, tiner koklamak sokak
çocuğunca ihtiyaç olarak algılanıyorsa, bunu doyuran bir durum
“kaliteli”dir. Aynı zaman da ahlaka ve yasalara da aykırıdır.
İlk
bakışta doğru gibi görünebilen bu sav doğru değildir.
“Kalite
ihtiyaca uygunluktur” denilirken belirtimine gerek duyulmayan bir ön
koşul vardır: Kalite, ihtiyacın giderilme yolları ve onun sonuçları
konusundaki seçenekler hakkında yeterince bilgilendirilmiş olmak
koşuluyla ihtiyaca uygunluktur.
Bu da
yetmez, bir ön koşul daha vardır: İhtiyacı karşılama yol(lar)ı
konusunda koşullanmamış ve başka seçeneklere kapalı hale gelmemiş
olmak kaydıyla kalite ihtiyaca uygunluktur.
Bu iki
koşula en iyi uyan örneklerden birisi “sigara”dır. Bir sigara
tiryakisinin ihtiyacı bellidir. Temiz havada yürüyüş, müzik dinleme ya
da egzersiz yapma gibi seçenekler arasında gözü kapalı seçeceği şey
sigaradır.
Ama bu
özgür bir seçim değildir. Çünkü koşullanmışlık diğer seçeneklerin
seçilme şansını azaltmış belki de yok etmiştir. Ayrıca sigara
tercihinin olası sonuçları konusunda yeterince bilgi sahibi olunup
olunmadığı da kuşkuludur.
Daha iyi
malın örneklerini görmediği için önüne konulanı seçmek zorunda kalan
bir müşteri kral değildir. Ayrıca, seçimi kaliteli de değildir.
Bir malın
maliyetini etiket değeri olarak zannedegelmiş ve böylece zaman
içindeki bakım masraflarını maliyete katmamayı adet edinen bir kişinin
rastladığı en düşük fiyatlı mal belki o an için cebindeki paraya
uygundur ama kaliteli değildir.
Buna göre
çağdaş kalite tanımını yeniden yapmak gerekiyor:
“Kalite,
-çeşitli seçenekler konusunda özgür seçim hakkına sahip, seçenekler
konusunda bilgilendirilmiş ve de seçeneklerden biri yönünde
koşullanmamış olmak kaydıyla- ihtiyaca uygunluktur”...
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

|