|
http://www.tinaztitiz.com
İki veya daha çok olay, bir kapalı çevrim halinde birbirlerini
üretiyorlarsa buna "Kısır Döngü" ya da eskilerin deyimiyle "Fâsit
Daire" adı veriliyor. Ancak bu tür kapalı çevrimler her zaman fesat
üretimine (fâsit) sebep olmazlar. Bir bölümü son derece yararlı
işlevler de görürler. Tavuk ve yumurta döngüsü gibi. Bunlara çeşitli
örnekler vererek döngülerin neler ürettiğine daha iyi karar
verilebilir. İşte birkaç örnek:
-
Yumurta
> Tavuk > Yumurta
-
Kalabalık kamu kadroları > Personel için ayrılabilecek bütçenin daha
çok kişiye bölünmesi > Düşük ücret > Düşük ücrete, ancak düşük
nitelikli çalışanların istihdam edilebilmesi > Beklenen görevlerin
standardının düşmesi > Düşük standartlı görevlere, çok sayıda düşük
nitelikli işsizin talep yaratması > Taleplerin siyasi baskıya
dönüşmesi > Kamu kadrolarının daha da kalabalıklaşması.
-
Gelişmiş
bir demokratik ortam > İnsanların nitelik dokularının gelişmesi >
Yüksek nitelikli insanların demokratik ortamı daha da
geliştirmeleri.
-
İnsanların nitelik dokularının yetersizliği > Demokrasinin yarattığı
özgürlük ortamının, karşılıklı hakların çiğnenmesine yol açması >
Demokrasinin yozlaşması > İnsanların nitelik dokularının daha da
bozulması.
-
Eğitim
sisteminin çarpıklığı > Yetersiz nitelikli insan yetiştirilmesi >
Yetersiz nitelikli insanların "oyun kurucu" durumuna yükselmesi >
Yetersiz sistemlerin kurulması ve/ya mevcut sistemlerin kötü
işletimi (eğitim sistemi de dahil) > Eğitim sisteminin daha da
bozulması
-
Terör >
Devlete güven ortamının zedelenmesi > Kamu görevlilerinin hizmetten
kaçışı > Yetersiz hizmet sunumu > Halkın şikayet ve reaksiyonları
> Terörün bu reaksiyonları istismarı >Terörün daha da güçlenmesi.
-
Yüksek
enflasyon > Küçük ölçekli işlerin batması > üretimin azalması >
Artan enflasyon.
-
Kendi
işini kuranların sayısının artışı > Daha çok insanın bundan haberdar
oluşu > Daha çok kişinin cesaretlenmesi > İşini kuranların daha da
artması.
Bu tür "kendini besleyen döngü"lerin büyük bir bölümüne dikkat
edilirse, başlanan nokta yerine ya daha geri (ya da ileri) bir noktaya
varıldığı görülecektir, aynen açılan ya da kapanan bir spiral gibi.
Eğer döngü "iyi" birşeyler üretiyorsa bu spiral giderek daha iyi
sonuçlara; aksine "kötü" birşeyler üretiyorsa bu defa giderek daha
kötü şeyler doğmasına yol açacaktır.
Toplumu yönlendirenler (politikacılar, bürokratlar, bilim adamı,
düşünür, yazar) her ikisine de duyarlı olmak zorundadırlar. Olumlu
spiralleri daha kuvvetlendirmeye, olumsuzların genişleme hızlarını
durdurarak, önce onu kapalı bir çevrime, sonra da mümkünse olumluya
dönüştürmeye çalışmalıdırlar.
Peki ama bu nasıl olacak?
Bunu yapabilmek, döngülerin bu haliyle mümkün değildir. Çünkü,
döngüyü oluşturan baklalar birbirine o denli sağlam bağlıdır ki,
döngünün bir başka sonuç üretmesine imkan yoktur. O halde döngü içine
yeni bir element sokulmalı ve o yeni element, döngünün ürettiği
sonuçları olumluya çevirebilmelidir. Teknik deyimle bir "evirici"ye (inverter)
ihtiyaç vardır.
Bu yeni elementin durumu, yukarıdaki örneklerden birisiyle
açıklanmaya çalışılırsa, bunun nasıl mümkün olabileceği daha iyi
anlaşılacaktır. Örneğin, "Kalabalık Kamu Kadroları" ele alınırsa:
Kalabalık kamu kadroları > (yeni element) > (seyrelmeye yönelen
kadrolar) > Ayrılan bütçe payının daha seyrek bir kadroya bölünmesi
> Yükselen ücretler > Personel niteliklerinin yükselmesi > Personelden
beklenen görevlerin standartlarının yükselmesi > Standartı yükselen
görevlere, ancak daha yüksek nitelikli elemanların talepte
bulunabilmesi > Siyasi baskıların azalması > Kamu kadrolarının daha
da seyrelme eğilimine girmesi.
Görüldüğü gibi, olumsuz spiral olumluya dönüşme sürecine girmiştir.
Bunun yapılabilmesi, zincire eklenen "yeni element" sayesinde
olabilmektedir.
Böyle bir "yeni element" geliştirilebilir mi?
Evet, bazı durumlarda bu mümkündür. Bu özel durumda aranan "yeni
element", örneğin iç girişimcilik (intrapreneurship) olabilir.
Yani, kamuda çalışanlara, kendi işlerini kurma desteği yaratılarak
(örneğin Girişim Destekleme Şirketleri yoluyla) kadrolar
seyreltilebilir.
Bir diğer örnek, "Eğitim Sisteminin Çarpıklığı kısır döngüsü
üzerinden verilebilir. Bu döngünün olumluya dönüştürülebilmesi için
gereken "yeni element", mevcut eğitim sistemine dokunmaksızın (zaten
kimse dokunamaz), Dağıtık Öğrenme Ortamları adı verilebilecek bir yeni
kavramı (Bkz. "Farzedin ki Hindiyiz", M.Tınaz Titiz, Sah. 48,
"Dağılmış Öğrenme Ortamı", V Yayınları, 1991) hayata geçirmek
olabilir.
Buna göre, mevcut eğitim kargaşası sürerken, onun dışında,
bilgisayar destekli bir sistem oluşturup, sayıları yaklaşık 70,000
olan yerleşim birimlerindeki bilgi ihtiyacı tatmin edilmeye çalışılır.
Bilginin bu şekilde somutlaştırılıp insanlarımızın hayatlarına
girmesiyle, bir yana bırakılmış eğitim sistemini yönetenler de bu yeni
olguya göre sistemi düzenlemeye çalışacaklardır. Bunu yapabildikleri
ölçüde resmi eğitim sistemi kabul görecek, yapıl(a)madığı takdirde ise
Dağıtık Öğrenme Ortamlarının rekabetine dayanamayarak silinecektir.
Dikkat edilirse Dağıtık Öğrenme Ortamlarının hayata geçebilme
şansı, mevcut eğitim sisteminin çarpıklığından gelmektedir. Yani bir
kısır döngü bu defa bir avantaja dönüşmektedir.
Bunun çok kolay olmadığı şüphesizdir.
Ancak burada işaret edilmek istenen de işin zorluğu ya da kolaylığı
değildir. Açıklanana benzer bir yaklaşım kullanılmaksızın döngüler
değiştirilmeye çalışılırsa, harcanacak zaman ve çabanın beyhude
olacağına işaret edilmek istenmiştir.
İcatçılık genellikle elle tutulabilir dünyaya özgü sayılır, en
azından bizim kültürümüzde böyledir. Ama burada ihtiyaç olan 'sosyal
yenilikçilik" ya da "sosyal icat"tır.
İcat sözcüğünü aşağılama -Prof. Zihni Sinir- içerecek şekilde
kullanmayı bırakıp, aynen yukarıdaki "yeni element" gibi yaşam
döngümüze sokabildiğimizde içinde bulunduğumuz kısır döngü avantaja
dönmeye başlayacaktır.
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

21.02.2006
|