| |
http://www.tinaztitiz.com
Bu önerimin siyasi parti örgütlerince bir hezeyan
olarak değerlendirileceğinin farkındayım. Hiçbir parti genel
başkanının da böyle bir işe kalkışabileceğini sanmıyorum. En azından
delege sistemiyle seçilmiş bir genel başkanın böyle bir şey yapması
teknik olarak bir daha seçilmemesi demektir.
Dahası, hiçbir partinin bu operasyonu yapabilmek için
gereken kararı da alabileceğini sanmıyorum. Bulunduğu noktayı parti
örgütü sayesinde elde edip koruyabilen siyasi parti kadrolarının,
bindikleri dalı kesmeleri mümkün görünmüyor.
Peki bütün bu güçlükleri bile bile bunu hangi akla
hizmet için öneriyorum? Şöyle nedenlerim var:
-
Düzgün
amacı olan, bir değer yaratmak amacıyla kurulmuş gönüllü
kuruluşların -eğer insanların gözlerinin içine baka baka yalan
söylemezlerse- ne kadar zor taraftar bulabildiklerini, yönetim
kurullarını bile ne kadar güç oluşturduklarını, kurucularının bir
gecede verdikleri yemek parasını dahi aidat olarak vermekten
kaçındıklarını hep duyarız.
Diğer yandan en küçük siyasal partinin dahi yüzlerce taraftar
toplayabildiğini, hatta biraz iktidar -ya da muhalefet- şansı
görünüyorsa kapısında binlerin toplandığını, çoğu zenginin bunların
dişe dokunur görünenlerine hep birden yardım ettiğini de duyar,
biliriz.
Partisine -hatta partilerine- gönül vermiş olanların sayısının bu
kadar çok, gönüllü kuruluşlara gönül vermiş olanların ise bu denli
az olmasının aslında tamamen rasyonel bir seçim farklılığından
kaynaklandığı da bellidir. Siyasi parti üyeliği ve/ya
sempatizanlığı ve/ya öyle görünürlüğü ileriye dönük bir
yatırımdır.
Gün gelir, partinin doğrudan (iktidar veya ortağı) ya da dolaylı
(muhalefet) yaptırım gücüne kavuşması halinde, bu yatırımın neması
fazlasıyla alınacaktır.
-
Parti
örgütlerinin varlığının bilinen en önemli gerekçesi "parti
programını" vatandaşlara anlatmaktır. Bu, komik fıkra gibi bir
şeydir. Parti üyeleri içinde kaçının program hakkında bilgili
olduğu, onlar içinden de kaçının o bilgili olduğu konunun ne
olduğunu bildiği bilinmemektedir.
Kaldı ki çağımızda artık insanların yatak odalarına dahi giren
internet ortamı, birilerine bir şey anlatmak için bir başkalarının
gerekliliğini tamamen ortadan kaldırmıştır.
Ayrıca da, vatandaşın kimi parti üyelerinin tutum ve davranışlarına
bakarak parti hakkında olumsuz kanaatler edindiği pek de sık görülen
bir durumdur.
Özetle bugün yurdumuzda siyasi parti üyeliği bir rant kapısı olarak
anlaşılmakta ve vatandaşlar da bunu böyle bilmektedirler.
-
Vatandaşın
önemli bir bölümü bu durumun farkındadır. Hatta bunların bir kısmı
da siyasi parti(ler)e üyedirler. Farkında olanların bir bölümü bunun
bir ahlaksızlık olduğunu bilmekte, fakat kendini bu çarkın dışına
çıkarabilecek gücü gösterememekte, birisinin çıkıp bunu düzeltmesini
beklemektedir.
Bir kısmı ise sadece damak tadının zevkine varmak peşindedir.
Belki küçük bir bölümü ise bu çarkla mücadele etmekte ve de hiç
şansı olmadığını bile bile mücadele etmektedir.
O halde önemli bir kesim bu işin farkındadır ve bu kesimin önüne,
mevcutlardan ya da yenilerden birisi çıkıp, "ey vatandaşlar biz
örgütümüzü lağvediyoruz" diyebilse o partiye büyük bir yönelim
olabilir. Fakat siyasi partiler yasası buna cevaz vermez.
-
Böyle bir
deneyi ancak "düzgün politikalar üretmesine karşın düşüş
halindeki" partiler yapabilir, çünkü kaybedecek bir şeyi
kalmamıştır. Mevcut örgütüne rağmen bunu nasıl yapabileceği o parti
yönetim kadrosunun becerisine ve cesaretine kalmıştır.
Bu iddiaya
inanmayan partiler varsa küçük bir deney yapabilirler. Hakkında
yolsuzluk söylentisi bulunan bir yörenin örgütünü bütünüyle
feshetsinler ve ilk seçimde alacakları oyların artıp artmadığına
baksınlar.
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

18.10.2006
|
|