|
http://www.tinaztitiz.com
Sorun Nedir?
Bir alışkanlığını değiştirmek ya da yeni bir
alışkanlık edinmekte sorunlarla karşılaşmamış kişi sayısı herhalde
çok azdır. Halbuki kolayca görülebilir ki mevcut yaşam alanının
sınırlarını zorlayıp genişletmek ve bu yolla yeni refah ve/ya
mutluluk ürünlerine erişmek isteyen herkes kimi alışkanlıklarından
vazgeçmek, kimilerini de edinmek gibi bir durumla karşılaşır.
Üniversiteyi bitirip iş bulamayan kişi, eğitimi
sırasında öğrendiklerinin yetmediğini, ekonomik yaşamın kendisinden
o güne kadar pek önem vermediği bir dizi bilgi, beceri, tutum ve
davranışı beklediğini bir şokla görür. Ama onları kazanması için bir
dizi alışkanlığını değiştirmesi ve bir o kadarını da edinmesi
gerektiğini görür ve mesele gelir Kendini Değiştirme İradesi -KeDİ
diyelim- yetmezliğine dayanır.
Aşırı kilolarından kurtulmak, sigara veya
alkolden uzaklaşmak ya da o güne kadar pek önemsemedikleri ölçüde
kişilerarası ilişkilerini geliştirmek isteyen kişilerin
karşılaştıkları sorunlar da benzerdir.
İşin ilginç yanı, iş yaşamına uyum göstermek,
zayıflamak ya da sigara bırakmak isteyenlerin hemen hepsi de
bunların teknik olarak “nasıl” yapılması gerektiğini gayet iyi
bilmektedirler. Kitle iletişim araçları, ticari eğitim kuruluşları
ya da insanların kendi aralarında oluşturdukları kulak okulları
bu teknik araçlar hakkında sürekli bilgi iletirler. Bunların bir
bölümü hurafe türünde de olsa büyük bölümü doğrudur.
Kilo vermek isteyenlerin egzersiz yapmaları,
yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durmaları, öğün atlatmamaları ve
de bunları yapmadıkları takdirde kendilerini bekleyen riskler bu
kişilerce tam tamına bilinmektedir. Sigara içenler, bırakmak için
önce pasif içme ortamlarından uzaklaşmaları gerektiğini, bunu
yapmazlarsa gelecekte karşılaşabilecekleri hastalıkların neler
olabileceğinin neredeyse bir uzman hekim kadar farkındadırlar. En
azından bir bölümü böyledir.
Kişisel ilişkilerini geliştirmek isteyenlerin
sorunları da benzerdir. Tanıdıkları hakkında daha ayrıntılı bilgiler
edinmek, bunları bir şekilde bir veri tabanında tutmak, sık
aralıklarla güncellemek, yeni tanıdıklar edinmek için uygun
ortamlarda bulunmak, o ortamların normlarını öğrenip asgari
ölçülerde uymak gerektiğini bilen -ya da bir şekilde öğrenen-
gençler, bunları uygulamaya sıra geldiğinde yine aynı engele
çarparlar: Kendini Değiştirme İradesi yetmezliği!..KeDİ.
İşte bütün bu kişiler bu yüksek bilinç
düzeylerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçememekte ya da
yenilerini edinememektedirler.
KeDİ Yetmezliğinin Yapısı..
Alışık olduğumuz siyah-beyaz mantık düzenimiz
herşeyi iki uçlu olarak gösterir. Bir şey ya iyi ya da kötüdür,
soğuk ya da sıcaktır, uzun ya da kısadır. Bir kişideki KeDi ya
vardır ya yoktur vs.
Gerçek ise böyle değildir. Siyahla beyaz arasında
sonsuz gri tonlar, soğukla sıcak arasında sonsuz ılık dereceler,
uzunla kısa arasında sonsuz orta'lar vardır. Benzer şekilde
kişilerin KeDi de tam ile hiç arasında sonsuz tonlara
ayrılmıştır, bu bir.
İkincisi, KeDİ yetmezliği bir bütün değildir.
Ortada, kişinin fizik ve psişik benliği ile irtibatlı bir çekirdek
ile onun çevresinde sıralanmış, çekirdekle bir bütünmüş gibi
görünen, ama dikkatli incelendiğinde çekirdek ile bağlantıları çok
daha zayıf parçalardan ibaret bileşik bir yetmezlik söz konusudur.
Çekirdek Nedir, Çevresinde Neler Vardır?
KeDİ yetmezliğinin çekirdeği, ne şekilde oluştuğu
bu yazının konusu açısından önem taşımayan fiziki ve/ya psişik
“alışkanlık(lar)”dır ve doğrudan -yani çevresindekilerden ayırıp
yalıtmadan- değiştirilmesi gerçekten de pek kolay olmayabilmektedir.
Sigara içen kişi için kandaki nikotin düzeyi
“alışkanlık”ın fiziki parçasını, sıkıntı ve sevinçlerini paylaşma
arzusu ise psişik parçasını oluşturur. Bunların çevresinde yer alan
kimi parçalar ise şunlar olabilir:
·
pasif içme ortamlarında bulunma,
·
sigara ikramlaşması,
·
otlanma tabir edilen kültürel kod,
·
spor yapmama,
·
kaderini tamamen kendi dışındaki dünyaya bıraktıran, bir çeşit
uyanık-uyku hali,
· sigara konusundaki hurafeler (“doktor günde 3 tane içmeme izin
verdi”, “sigara içiyorum ama bol bol da temiz hava alıyorum”,
“bırakırsam stres daha kötü”, “filanca içmedi ama kanser
oldu”, “hiç zararını görmüyorum” vbg),
· sigara harcamalarının daha öncelikli giderlerin önüne geçmesine yol
açan, bireysel/ailesel bütçe yapmama alışkanlığı,
·
sigara kokusundan hoşnut olmayanların gösterdikleri yersiz
tolerans,
·
yanında sigara içilerek sağlıkları tehdit edilenlerin gösterdikleri
yersiz tolerans,
·
“dostluk” kavramına yersiz olarak yüklenmiş bulunan “zararına
dahi olsa uyarmama” kültürel kodu,
·
ve diğer birçoğu
Daha da uzatılabilecek bu listeden hemen
görülebilecek bir gerçek, bunların fizik veya psişik benliklerle
olan bağlantılarının zayıflığıdır. Örneğin kandaki nikotin
düzeyinin düşürülmesi ve pasif sigara içme ortamlarında
bulunmaktan kaçınmanın ne kadar farklı olduklarına dikkat
edilmelidir. Kişi pek bir güçlüğe uğramadan bu tür pasif ortamlarda
bulunmamayı seçebilir ve bunun kendisine yükleyebileceği bir fiziki
ve/ya psişik yük yoktur. Kandaki nikotin düzeyi ise çok daha sert
bir çekirdektir.
Kilo sorunu olan kişide ise kandaki şeker
düzeyinin düşmesiyle doğan açlık hissi ve damak tadı alışkanlıkları
fiziki parçalar, sıkıntı ve sevinç kutlamaları ise psişik
parçalardır.
Kişisel ilişkilerinin geliştirilmesi konusundaki
çekirdek ise, kişiler arası ilişkilerin yanlış olarak bir
karşılık -maddi ve/ya manevi- ödemeden bir şey istemek gibi
değerlendirilme alışkanlığıdır. Bunun çevresini ise, fizik veya
psişik benliğimizle bağlantıları çok daha zayıf bir dizi alışkanlık
sarmaktadır.
KeDİ Tümörü??
Bir çekirdek ve çevresindeki parçalardan oluşan
KeDİ yetmezliği bir tümör gibi irileşmek ve başka alanlara atlayarak
oralarda da kendini tekrarlamak eğilimindedir. Herhangi bir alanda
ve herhangi bir biçimde oluşmuş bir yetmezliğin hem çekirdeği hem de
çevresindeki parçalar zamanla çevrelerine yeni parçaları çekerek
büyümek eğilimindedirler. Örneğin, sigara alışkanlığının çekirdeğini
oluşturan “kandaki nikotin düzeyi” giderek ancak daha yüksek
düzeylerde sağlanmak kaydıyla eski zevk düzeyini sağlayabilmektedir.
Başlangıçta birkaç tane ve arasıra içilen sigaranın zamanla birkaç
pakete çıkmasının nedeni budur.
Çekirdek böylece büyüme eğilimine girince bu
ihtiyacını çevresindeki destekleyici parçalardan almaya
çalışacaktır. Bu parçaların herbirinin destekleme potansiyelleri ise
sınırlıdır. Bir kişi artan nikotin ihtiyacını örneğin giderek daha
çok pasif ortamlarda bulunarak karşılayamayacağına göre, yeni
parçalar edinmek zorundadır. Bu yeni parça örneğin daha sert sigara
türlerine geçiş, sigara ile birlikte pipo veya sigar içmeye başlama,
alkolle birleştirerek daha iyi bir kendini onaylama ortamı yaratma
ya da daha etkili parçalar -hap gibi- eklemek olabilir.
Bu yeni eklenen parçalar bazen bizzat bir
çekirdek halini alabilir ve ana çekirdekten hariç bir tümör oluşumu
sürecini başlatır. Bunun üzerine alışkanlıklarla başa çıkmadaki
başarısız girişimler bindiğinde kişi kendi kendine şu mesajı güçlü
olarak vermeye -ve her gün tekrar tekrar vermeye- başlamaktadır: “benim
iradem zayıf, sigarayı da bırakamam, kilo da veremem, yeni ilişkiler
de kuramam, kader beni nereye sürüklerse oraya giderim”. Bu
terminal duruma alışkanlıkların trajedisi de denilebilir.
KeDİ yetmezliğinin yapısı ve yayılarak tüm
benliğimizi sarma süreci, gözümüze niçin başedilemez göründüğünü de
açıklamaktadır.
Buradan bir çıkış yolu üretilebiliyor..
Bu mekanizma anlaşılınca başa çıkma yolu da
belirginleşmektedir:
Adım 1 - Değiştirilmek veya edinilmek istenilen
alışkanlığın çekirdeğinin ve onu çevreleyen parçaların farkına
varılması,
Adım 2 - Çekirdek ile ilgili hiçbir girişimde
bulunulmaması; böylece, bir süre destek öğelerinden arındırılıp
gerçek büyüklüğüne indirilene kadar beklenmesi. Bu süre içinde,
çekirdeği çevreleyen parçaların -en önemlilerinden başlayarak- her
biri için birer “sakınma plânı” yapılması ve plânların uygulamaya
konulması,
Adım 3 - Çevresi ile etkileşimi zayıflatılarak
yalnız bırakılmış çekirdekteki KeDİ yetmezliği üzerine bir dizi
araçla -söz vermek, yaptırımlı güvence vermek, dayanışma ağı
oluşturmak vbg- gitmek.
Sonuç
Kendini değiştirmek, yaşam alanı sınırlarımızı
genişletebilmenin anahtarıdır. Bunun know-how'ı ise, genişletmek
istediğimiz sınırlarımızın teknik yanlarını bilmek kadar -hattâ
ondan daha önemli olarak- değişime engel olan yetersizliğimizin
yapısını bilmeye bağlıdır. O yapı hakkındaki farkındalığımızı
artırabildiğimiz ölçüde başarı şansımız artacak, körlemesine üzerine
gittiğimiz takdirde ise oluşabilecek başarısızlıklar kendimizi
haksız yere “iradesi zayıf” olarak nitelememize yol açacaktır.
Kendimizi değiştirebilmemiz mümkündür ve bu
sandığımız kadar güç değildir. Ama önce şu soruyu içtenlikle
yanıtlayabilmeliyiz: kendimizi değiştirmeyi ne kadar istiyoruz ve
gerçekten ne kadar istiyoruz?
The Politics of Ecstacy, Dr. Timothy Leary, Tom
Robbins, Ronin Publishing
http://www.tinaztitiz.com
Tınaz Titiz'e teşekkürlerimizle
Denizce

11.09.2007
|