|
|
 |
|
18.2.1931 Lorain (Ohio)
"Anılar Aracılığıyla Kimliğin
Kazanılması"
Amerikalı yazar romanlarında ABD'de yaşayan zencilerin
tarihi ve şimdiki zamanlarıyla hesaplaştı. Morrison 1993'te
ilk Afro-Amerikalı yazar olarak Nobel Edebiyat Ödülüne layık
görüldü. |
Morrison
Lorain/Ohio'da Chloe Anthony Wofford adıyla dünyaya geldi. Zenci
bir işçi ailesinin kızı olarak Washington'da ve ünlü Cornell
Üniversitesi'nde edebiyat eğitimi aldı. Üniversiteden 1954'te
mezun olur olmaz Texas'ta öğretmenliğe atandı. Bundan üç yıl
sonra da Washington D.C.'ye doçent olarak gitti. Amerika'nın
başkentinde evlenerek iki çocuk sahibi oldu. Boşandıktan sonra,
1964'te, doğduğu Lorain kasabasına döndü.
1970: İlk
Romanı
60'lı
yılların ortasında New York'ta Random Yayınevinde lektör olarak
çalışmaya başlayan Morrison, burada daha çok zenci edebiyatından
sorumlu kişi olarak görev yaptı. Bu çalışmaları yanı sıra İnsan
Hakları Hareketlerinde de aktif bir rol oynadı. Başlıca uğraşı
alanı, sanat ve edebiyatta beyazların dikte ettikleri değerlere
bağlı olmayan bir zenci estetiğine ilişkindi.
Öğretmenlik
yıllarında yazdığı kısa öykülerinden Morrison'un The Bluest Eyes
(En Mavi Gözler, 1970) adlı ilk romanı çıktı. Bu roman,
annesinin sevgisini yeniden kazanabilmek için her şeyden çok
mavi gözlere ve sarı saçlara sahip olmayı dileyen Pecola
Breedlove adlı zenci kızın kaderini anlatmaktadır. Ne var ki
annesinin sevgisi tümüyle yanlarında çalıştığı beyaz ailenin
kızına yönelmiş gibi görünmektedir. Sonunda Pecola babası
tarafından iğfal edilip hamile kalır ve çocuğunu doğururken
aklını yitirir. Morrison romanlarında beyazların saptadıkları
bir güzellik idealine ve bir kadının değer ölçütü olarak dış
görünüme itibar etmesine karşı gelir.
1977: Adını
Edebiyatçı Olarak Duyurması
1974'te
yazdığı Sula adlı romanında Morrison, hayat yolları çok farklı
olan iki kadın arasındaki arkadaşlığı anlattı. Romanın başkişisi
Sula, ödün vermeden kendini gerçekleştirme çabasında olduğu için
zenci toplum tarafından dışlanmaktadır. Morrison, bütün
romanlarında olduğu gibi, burada da bir yandan zencilerin ABD'de
baskı altında tutulan toplumsal durumlarını gösterirken, diğer
yandan dikkatini özellikle zenci kadının konumuna vermektedir.
|
 |
|
Morrison
1977'de yazdığı Song of Solomon (Solomon'un Şarkısı) adlı
aile efsanesiyle edebiyat dünyasında adını duyurabildi.
Yapıtın Milkman adlı kahramanı, kendi yaşama amacını bulmaya
çalışırken, kölelik dönemine kadar izlediği ailesinin
tarihini de araştırır.
Ancak
beyazların kültürel ve maddesel değerlerinden kopup siyah
halkının bir üyesi olduğunu kavradığı zaman kendi kimliğini
bulur.
Morrison'un bir sonraki romanı Tar Baby (Katran Bebek, 1981)
insanın kendi kimliğini arayışını işlemektedir. |
Bir Karaip
adasında geçen bu öyküde dünyayı gezmiş bir fotomodel ile adanın
kırsal, geleneksel toplumunda kök salmış bir erkek arasındaki
aşkın olanaksızlığı anlatılmaktadır.
1987: Beloved
Morrison
1983'te Albany New York State Üniversite'ye atandı ve burada,
yeni yetişmekte olan genç yetenekli yazarlara altı yıl boyunca
ders verdi. 1987'de Sethe adlı köle kadının öyküsü Beloved
(Sevgili) yayınlandı. 19. yüzyılda geçen bu romanda Morrison,
kölelik kaderinden kurtarmak amacıyla kızını öldüren bir köle
kadına ilişkin bir haberden yararlandı. Anne hapishaneden
çıkınca, önce siyah toplum tarafından çocuk katili olarak
dışlanır. Gördüğü genç bir kadını ölmüş çocuğu sanarak peşine
düşer ve kadın ortadan kaybolunca, Sethe yavaş yavaş aklını
kaçırır. Sonunda siyahların dayanışması sayesinde acısından
kurtulma yolunu bulur. Morrison modern edebi teknikleri (çok
yönlü bir perspektif ile kişinin kendi kendisiyle yaptığı
monolog), zencilerin geleneksel anlatım stiliyle virtüöziteye
ulaşan bir ustalıkla birleştirdi. Köleliğe ilişkin suçları bütün
çıplaklığıyla gözler önüne sererek Stave Narratives (Kölelik
Öyküleri) denilen edebi türde yapıldığı gibi, beyazları korumak
amacıyla hiçbir kusuru hoş göstermedi. Bunu yaparak zencilerin
arka plana itilmiş tarihini açığa çıkardı.
1993: Nobel
Ödülü
Morrison
1989'da edebiyat bilimleri profesörü olarak Princeton
Üniversitesine geçti. Üç yıl sonra yayınlanan Jazz adlı
romanında yazar, bir cinayet öyküsünü kullanarak 20'li ve 30'lu
yıllardaki Harlem'de yaşayan zencilerin bir panoramasını çizdi.
Morrison 1993 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü alan ilk
Afro-Amerikalı oldu.
Kaynakça:
Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)
|