Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 






Hukuk
Türk Bayrağı K.
Amat.Deniz.Yonetm.
Balıkçı Barınakları
Can ve Mal Koruma
Dz.Çatışmayı Önl...
Gemiadamları Yön..
Gem.Yön.Değiş.
Kabotaj Kanunu
Kıyı Kanunu
Limanlar Kanunu
Montreux
Özel Öğr.Kurum.K.
Yeni Petrol K.

Mevzuat
Çocuk Hakları Söz.
Denizcilik Eğitimi
Denizcilik Müsteş..
D.Tic.Fil.Geliştirilmesi
Deniz Turizmi Yönet.
Gemi Sağlık Res.K.
İSBİ Serbest Bölge
Kadın Hakları M.
Marina Zammı
Sağlık Cüzdanı
TelsizOp.Sın.Yön.
Tescil İşlemleri
Özel Tekne Yön.
Yat Belgeleri
Kontrol Listeleri
Teknik Don.Stand.
Gemi Adam.Stand.
Gemi Adam.Donat.
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Mevzuat       

 Seyfullah Çakmak   [Cumhuriyet Savcısı]

 

  TROLLE SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞININ CEZA HUKUKU AÇISINDAN 
  DEĞERLENDİRİLMESİ 

 

 1. GİRİŞ VE TANIM


Su ürünleri avcılığında kullanılan en önemli araçlardan birisi trol ağlarıdır. Trol ağları ile avcılıkta hedef türün avcılığı sırasında ağa giren pek çok yan ürün istenilen vasıfta olmadığı için israf olmaktadır. Pek çok türün aynı anda avlanıldığı bir avcılık dalı olduğundan multi avcılık da denilmektedir.

 

Trol konusunun ülke çapında av miktarı verimliliği ve av bölgelerinin tespitine yönelik olarak çok yönlü bir şekilde araştırılması gerekir. Gerek teknik ve gerekse genel mahiyette trol üzerinde yazılmış pek çok yayın bulunmaktadır.

 

Ülkemizde trol avcılığı diğer avlanma şekilleriyle kıyaslandığında gırgır avcılığından sonra ikinci derecede önemli bir avlanma şeklidir. Ancak lehinde ve aleyhinde birtakım görüşlerle sürekli gündemdeki yerini muhafaza etmiştir. Nitekim Türkiye 1. Su Ürünleri Şurası (12-14 Haziran 1997) 1. oturumunda Prof. Dr. Işık ORAY yaptığı açıklamada:

 

"Deniz Balıkları Üretiminin % 90’dan fazlası pelajik (yüzeysel) balıkları avlayan gırgır balıkçılığına dayanmaktadır. Sahil balıkçılığı içerisinde yer alan balık üretiminin % 90’dan fazlası trol avcılığı ile elde edilmektedir. Ülkemizde yaklaşık 544 adet gırgır teknesi ve 441 adet trol teknesi bulunmaktadır. Trol teknelerinin en yoğun olduğu bölgemiz Karadeniz’dir. Karadeniz’de trol sahaları sınırlı olup bu dar bölgede avlanan trol gemilerinin av gücü kapasitelerinin anormal artışı, denizsel stoklara zarar vermiştir."
demek suretiyle bu durumu teyit etmiştir.

 

İstatistiklere bakıldığında ülkemizde 1984-85 yıllarında yapılan avcılığın %92’si pelajik %8’i ise demarsal (dip) balıklara  aittir. Demarsal türlerin değişik ağlarla yakalanması da göz önüne alındığında ticari av yapan trol teknelerinin toplam üretiminde yaklaşık paylarının %5 civarında olduğu görülmektedir. Buna karşılık balık azlığı ile ilgili tüm yüklenmeler %5’lik av yapan bu kesime yapılmaktadır. Oysa ki ülkemiz denizlerinde ticari yönden egemen yöntem gırgır avcılığıdır. Balıkçılığımızda yapılan modernizasyon ve tekne boyutlarının artması pelajik balık avcılığında kullanılan gırgır takımlarında olmuştur.

 

Trol; Bir tür sürütme ağıdır. Dip ve orta su balıkçılığında kullanılır. Trol kökeni çok eskilere dayanan bir ağdır. Eskiden sandallarla çekilerek yapılan trol avcılığı, şimdi girgin motorlarından yapılmaktadır. 25 metre uzunluğunda, kol, ana ağzı ve tordan oluşan bir ağ takımıdır. Trolün kollarına yakın bir mesafede iki adet büyük ve yassı tahta parçası vardır. Bunlar ana ağzını açık tutarlar. Çelik halatlarla deniz dibini tarar. Bu arada önüne çıkan tüm balıkları (yavru balıklar da dahil) içine alır.

 

Balık yakalama aletlerinin sınıflandırılmasında trol ağları, sürütme ağları grubuna girer. Bu tür ağların en popüler olanıdır. Kanat, gövde ve torba olmak üzere başlıca üç kısımdan ibaret bir av aracı olup, zemin üzerinde veya su üzerinde sürüklenmektedir. Gemiye bağlı olarak deniz dibinde ve su içinde sürüklenen genellikle mekanik olarak atılıp su ürünlerinin torbasında toplanarak avlanmalarını sağlayan bir av aracıdır. Diğer bir deyişle trol motorlu teknelerle denizin dibinde ve su kitlesi ortamında sürüklenerek çekilen ve kenarları iki kapı ile yana doğru açılan huni şeklinde geniş ağızlı bir ağdır.

 

 2. TROL ÇEŞİTLERİ

 

Başlıca Trol çeşitleri şunlardır:

 

 a-) Dip trolü:  Hayatiyet bakımından deniz zeminine ve zemine yakın ortamda yaşayan canlıların yakalanmasında kullanılır. Dip trol ağı deniz zeminine temas edilerek sürülür ve toplanır. Tek ve çift gemide kullanıldığı gibi tek gemi tarafından yandan ve kıçtan kullanılmak üzere iki tarzda kullanılır. Çift gemi ile kullanıldığında kapıya gerek yoktur. Trol kapısı ağ ağzının kafi miktarda açıklığını sağlamak amacıyla ağın büyüklüğüne ve kullanılma gayelerine göre muhtelif ebat ve kısmen de değişik şekillerde olan ve genellikle dikdörtgen biçiminde zemine isabet eden kenarlarında demirden kızakları ve ağın ağzını arzu edilen nispette açmak suretiyle üzerinde ayar kolları kullanılan bir gereçtir. Dip trol ağlarının büyüklükleri genel olarak kurşun yakasının uzunluğu ile ifade edilir. Ancak Su Ürünleri Yönetmeliğinin 14/a-1. fıkrası son cümle uyarınca birden fazla gemi ile dip trol ağlarının çekilmesi yasaklanmıştır.

 

Yapılan bir araştırmada yerli dip trolü için en uygun çekim hızının 2-3 mil/saat olduğu saptanmıştır. 2 mil/saat çekim hızının demarsal balıklar, 3 mil/saat hız ile de semipelajik ve pelajik balıklardan daha fazla verim alındığı tespit edilmiştir.

 

Bodrum Su Ürünleri Araştırması Enstitüsü Müdürü Nezih BİLECİK tarafından 1989 yılında yayınlanan "Türkiye’de Trol Avcılığı ve Gerçekler" adlı el kitabında trolle ilgili basında çıkan yakınmalar, balıkçıların tutumu, balık yuvaları ve yumurtalarını tahrip ettiği şeklindeki düşünceler çok net bir şekilde bilimsel olarak ele alınmış ve ortaya konmuştur.

 

 b-) Pelajik Trolü (Orta Su Trolü):  Bu tip troller yakın ve diple ilişkisi bulunmayan pelajik bir başka deyişle yüzeysel veyahut yüzeye yakın balıkların avlanmasında kullanılırlar. Bu çeşit trollerin dip trollerinden farklı olarak trol kapıları hidrodinamik kaidelere uyarılarak inşa edilmiştir. Bu kapılar, üzerindeki tertibat sayesinde nispeten satıha yakın olarak yüzdürülebilecek şekilde yapılmışlardır. Halk arasında göçmen balığı veya yüzey balığı  diye isimlendirilen balık grubunun avlanmasında kullanılırlar. Bu yöntemle yapılan avcılığın deniz zeminiyle hemen hemen hiç ilgisi yoktur. Ve genellikle hamsi, sardalya, palamut, uskumru gibi balıkların avcılıklarında kullanılır. Okyanuslarda avcılığın esasını oluşturur. Çok amaçlı bir ağ olarak aynı zamanda dip trolü gibi de kullanılması mümkündür.

 

Teknik özellikleri dip trol ağlarında olduğu gibidir. Ancak dip trol ağlarında kurşun yaka mantar yakanın gerisine geldiği halde orta su trolünde her ikisi de aynı hizadadır. Dip trol ağlarında kapı ve muhafaza bu ağlarda olmayıp, çift tekneyle çekilmektedir. Ayrıca orta su trolünde torbanın önünde torbaya giren balıkların girmesini engelleyici bir perde bulunmaktadır. Çekim hızı dip trolüne göre daha fazladır. Çekim hızı bittikten sonra tekneler birbirlerine yanaşırlar. Buradan da ana ve yardımcı teknelerle balıkçılığın yapıldığı anlaşılmaktadır.

 

 c-) Kombine Trolü:  Esas itibariyle, bir dip trolü olmakla birlikte kapıları değiştirilmek veya kapılarından iki adet şamandıra ile yüzdürülerek orta su trolü olarak da kullanılan trol ağıdır. Şamandıra olarak boş bidon veya plastik yüzdürücüler kullanılır. Şamandıraların çıkarılmasıyla birlikte aynı ağ dip trolü olarakta kullanılır.

 

 d-) Karides Trolü:  Teknik olarak özel karides ağı deyimi kullanılmaktadır. Özellikleri dip trolünde olduğu gibidir. Ancak ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 35/1 sayılı sirkülerin 7. maddesi 5. bendi son üç paragrafında boyutlarına ilişkin sınırlamalar getirilmiştir. Akdenizde Göksu ırmağı ile Türkiye-Suriye sınırı arasında kalan Karasularımızda dip trolünün yasak olduğu sahada özel karides ağı ile karides avcılığı yapılmaktadır.

 

e-) Kankava (Kemereli Trol): Kankava, Ege denizinde, sünger avcılığında kullanılan iki lastik ve demir tekerlekli, arkasında bir veya iki torba bulunan sürütme esasına dayanan av aracıdır. Uzunluğu farklı boyutlarda olmakla beraber, 9 m. uzunluğunda kullananlara müsaade edilmemektedir.

 

Kankava veya kemereli trol adı verilen bir tür sürütme ağı ile deniz dibini tarayarak yapılan avcılığa kankava ile sünger avcılığı denilmektedir. Bu tür ağla, ülkemizde sünger avcılığı yapılmaktadır. Ortalama bu gemilerde 4 süngerci çalışmaktadır.

 

Yasanın 24/d maddesinde Kankavadan bahsedilmektedir. Münhasıran sünger avcılığında kullanılan kankavanın trol sayılmayacağı öngörülmüştür. Bu sözün karşıtından  sünger avcılığı dışında kullanılan kankavanın trol sayılacağı anlaşılmaktadır.

 

 f-) Algarna:  Algarna deniz dibinde sürütülme esasına dayanan bir istihsal vasıtası olup karides ve deniz salyangozu avcılığı yapılmaktadır.

 

Trolün daha gelişmiş şekli olan bir av aracıdır. Trol gibi deniz dibine indirilen ağ, güçlü motorlarla çekilir. Ağ kollarının her iki yanındaki demir kapılarla dibi tarayarak, denizin dibinde ne varsa siler süpürür.

 

Ayrıca dip trolünde olduğu gibi dip taraması özelliği taşıyan bazı ağlar da vardır. Iğrıp, Manyat, Trata ve Tarlakoz bu ağlar arasında yer alır.

 

"Bu ağların tamamı çevirme-sürütme ağları grubuna girer. İnsan gücü ve mekanik bir güçle istihsal oranında çevrilerek atılan ve dipten sürülerek karaya ve gemiye alınabilen, iki kanatlı, torbalı ve torbasız ağlardır. Bu ağları kullanan tekneler 8-10 m uzunluğunda olup 3-8 personel tarafından çalıştırılmaktadır. Genellikle sahilden elle veya denizden motor gücü ile çekilmektedirler. Manyat çoğunlukla Marmara denizinde Tarlakoz yalnızca Ayvalık çevresinde, ığrıp ve trata ise Ege ve Akdeniz de kullanılmaktadır.

 

Trata ağı; gümüş ve sardalya avcılığında kullanılan ağ türüdür. Başlıca özelliği torba ağının üzerinde muhafaza ağının olmamasıdır. Iğrıp; 4-14 m uzunluğunda 25-35 HP gücünde motorlara sahip teknelerle çekilmektedir. Avladığı balık türüne göre isimler almaktadır. Yöresel olarak isimlerine de rastlanmaktadır. Özellikle Trata ağının özelliklerini taşımaktadır. Uzunluklarının değişik olması nedeniyle bu ağdan ayrılmaktadır. Tarlakoz ise genellikle iki balıkçı kayığı ile çekilen manyat ağının küçük bir şeklidir. Daha ziyade sığ bölgelerde kullanılır. Manyatın teknik özellikleri, ağ göz açıklıkları ve ağ derinlikleri trata ağına benzer. Ancak ağ uzunlukları farklıdır. Karides ve kıyı manyatı olmak üzere iki çeşidi vardır. Karides manyatı ile derin sularda kıyı manyatı ile sığ sularda avcılık yapılır. Karides manyatı ile yalnızca karides avlandığı halde kıyı manyatı ile barbunya ve tekir gibi dip balıkları avcılığı da yapılmaktadır. Manyat insan gücü veya mekanik bir güçle istihsal alanında çevrilerek atılan ve dipten sürütülerek toplanıp karaya veya gemiye alınabilen iki kanatlı, torbalı veya torbasız ağlardır."

 

Iğrıp ve Manyatın her ikisi de açıktan denize bırakılıp, dibe yerleştirilir ve sonra kıyıya kadar uzun halatlarla çekilir. Ağın kollarına bağlı halatlara, kıyıdaki tayfalar, bellerine doladıkları kalın bir ipi pratik bir düğümle bağlayıp, üç-beş metre çeker ve sonra gene aynı işlem yapar. Her ikisi de sahilden çekilen bir nevi trol gibidir. Önüne çıkan her türlü balığı yakalar. Gözleri ufak tutulursa balık yavrularını da tutarak balığa zarar verir. Manyat, ığrıp ağına göre, ağın yüksekliği bakımından biraz daha küçüktür.

 

Bu genel açıklamaları özetlersek; Dip trolünü gözünüzde canlandırmak için bir pazar filesi düşününüz. Filenin tutulan yerlerinde kapı diye tabir edilen ve filenin ağzının açılmasına yarayan kısım vardır. Filenin ağzının alt kısmındaki ağırlıklar ve üst kısmında bulunan yüzdürücüler torbanın daha iyi açılmasını sağlamakta, kapının iki tarafından gelen  halatlarla ağ belirli bir süre çekilerek çekilen alandaki balıkların torba içine girmesi sağlanmaktadır.

 

Algarnada kapı olmaz. Borudan bir dikdörtgen çerçeve düşününüz. Kısa kenarı dolayısıyla ağız açıklığı 60-70 cm civarında olsun. Bu dikdörtgenin alt kenarında boru yerine tel veya benzer bir madde bulunur. Bu madde algarna çekilirken zemin üzerinde gider, zemindekileri içeri atar. Çerçevenin arkası üst köşelerinden arkaya doğru üçgen şeklinde borularla dengeyi sağlamak için uzatılır. Bunun etrafı ağlarla çevrilir, avlanılan ürünler bu ağın içinde kalır.

Manyat, trata, tarlakoz benzerleri için de yine file ve filenin her iki sapından uzatılan uzatma ağları ve ağların ucunda uzun halatlar düşününüz. Bu avlanma araçları genelde karadan  kullanılmaktadır. Halatın bir ucu karadan sabitlenerek denize önce uzatma ağı olan kısmı bırakılmakta, torbayı oluşturan file kısmına gelindiğinde U şeklinde dönülerek ilk bırakılan kısma paralel şekilde karaya yönelinmekte, halatın bir ucu karaya verilerek her iki halatın ucundan çekilerek torba kısmı karaya kadar çekilmekte ve çekilen alandaki balıkların torba içine girmesi sağlanmaktadır.

 

Anlatılanların tümünde bir dip taraması olmakla birlikte; dip trolleri fazla olan ağız açıklıkları ve daha komplike sistemleri ile diğerlerinden farklılık arz etmektedir. Dolayısıyla aynı kategoride değerlendirilmeleri doğru olmaz. Ancak Yargıtay 7.CD. Algarnayı dip trolü olarak kabul etmektedir.

 

Şimdi ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerini inceleyerek konuyu Ceza Hukuku açısından değerlendirelim.

 

 3. KONUYA CEZA HUKUKU AÇISINDAN YAKLAŞIM  


Trolle su ürünleri avcılığı konusunda başlıca yasal düzenlemeler, 1380 Sayılı Su Ürünleri Yasası ve Su Ürünleri Yönetmeliği ile bu düzenlemelere dayanılarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünce sirküler şeklinde ilan edilen ve ikişer yıllık periyotlar halinde uygulamaya konulan su ürünleri avcılığına ilişkin sınırlama, yasaklamalar ve yükümlülükleri içeren ve günümüzde 1 Eylül 2002 ila 31 Ağustos 2004 tarihleri arasındaki avlanma dönemine ilişkin olarak çıkarılan ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 35/1 sayılı ve amatör (Sportif) su ürünleri avcılığını düzenleyen 35/2 sayılı sirkülerdir.

 

Şimdi ilgili metinleri inceleyerek açıklamalarımızı yapalım.

Yasa-Madde 24 - a) İçsular, Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her çeşit trol ile su ürünleri istihsali yasaktır.

İlmi maksatlarla yapılacak incelemelerde trol kullanılabilir.

 

b) Karasularımız dahilinde dip trolü ile su ürünleri istihsali şekli ayrı bir yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik hükümlerine aykırı olarak dip trolü ile su ürünleri istihsali yasaktır.

 

c) Orta su trolü hakkında 23 üncü madde hükümleri uygulanır.

Ancak orta su trolünün dip trolü olarak kullanılması yasaktır.

 

d) Münhasıran sünger avında kullanılan kankava trolden sayılmaz.

Yasa-Madde 36 - (Değişik: 15/5/1986 - 3288/7 md.)

Bu Kanundaki ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerdeki yasak, tahdit ve mükellefiyetlere aykırı hareket edenlere verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir.

 

h-1) 24 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki dip trole müteallik yasak ve tahditlere ve mükellefiyetlere aykırı hareket edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile birlikte, iki milyon liradan altı milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri zapt ve müsadere olunur. Tekerrür halinde iki misli ceza hükmolunur ve suç konusu su ürünlerinin istihsalinde kullanılan istihsal vasıtaları zapt ve müsadere edilir.

 

h-2) Yasak bölgelerde veya yasak zaman ve mevsimlerde dip trol ağları denizde veya toplanıp bordaya alınmış durumda tespit edilenlerle, göz açıklıkları tayin olunan asgari ölçülerden küçük dip trolü ağlarını her ne suretle olursa olsun gemilerinde bulunduranlar, yukarıdaki fıkraya göre cezalandırılır.

 

h-3) Orta su trolünü veya kombine trolünü dip trolü olarak kullananlar hakkında, birinci fıkradaki cezalar hükmolunur.

 

h-4) 24 üncü maddedeki yasaklara ve tahditlere aykırı olarak istihsal edilmiş su ürünlerini bilerek satanlar, nakledenler veya bunları imalatında kullananlara, yirmibin liradan yüz bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunmakla beraber, ayrıca suç konusu su ürünleri de zapt ve müsadere edilir.

 

 Yönetmelik-Ağlar

 

Yönetmelik-Madde 14- Su ürünleri istihsalinde kullanılan ağların asgari vasıf ve şartları aşağıda belirtilmiştir.

 

 A) Dip Trolü

 

Kanunun yasakladığı yerler dışındaki Karasularımızda, Kanunun 2nci maddesinde tarifi yapılmış bulunan dip trolü ile yapılacak su ürünleri istihsalinde, gerek dip trolünün torba ağ göz açıklıkları, gerekse dip trolü dışına konulan muhafazanın ağ göz açıklıkları 18 milimetreden küçük olamaz. Dip trolünün birden fazla gemi ile çekilmesi yasaktır.

 

Dip trolü ile su ürünleri avcılığına ayrıca yer, zaman, mesafe ve benzeri bakımdan getirilecek, yasak, sınırlama ve yükümlülükler ile bunların diğer asgari vasıf ve şartları Bakanlıkça çıkarılacak Sirkülerle belirlenir ve ilan edilir.

 

 B) Orta Su Trolü

 

Kanunun 2nci maddesinde tarifi yapılmış orta su trolünün dip trolünün dip trolü olarak kullanılması, orta su trolü ile istihsal yapan gemilerde dip balıkları bulundurulması ve nakledilmesi yasaktır.

 

 C) Kombine Trol

 

Kanunun 2nci maddesinde tarifi yapılmış bulunan kombine trolün kullanılması, bu maddenin (A) bendinde belirtilen dip trolü için konulan hükümlere tabidir.

 

 D) Karides Trolü

 

Karasularımızda, karides trolü ile yapılacak avcılığın esas ve usulleri, bunlara ait yasak, sınırlama ve yükümlülükler ile asgari vasıf ve şartlar Bakanlıkça çıkarılacak Sirkülerle belirlenir ve ilan edilir.

 

 3.1. AÇIKLAMA

 

Bu bölümde yapılacak açıklamalar yasanın 36/h-1, 36/h-2, 36/h-3 maddelerine ilişkindir.

 

36/h-1 maddesi:

Suçun Maddi Unsuru: 

24. maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki dip trole müteallik yasak ve tahditlere ve mükellefiyetlere aykırı hareket etmektir.

 

Peki dip trole müteallik yasak, tahdit ve mükellefiyetler nelerdir?

 

Yönetmeliğin 14/A bendi 2. fıkrasında yasanın 24. maddesine dayanılarak dip trolü ile ilgili yasak sınırlama ve yükümlülüklere ilişkin olarak sirkülere atıf yapılmıştır. Bu atıf uyarınca sirkülerde dip trolü ile su ürünleri istihsaline ilişkin hükümlere aykırılık halinde 36/h bendindeki suç oluşacaktır.

 

1380 sayılı yasanın 24/a bendinde her çeşit trol ile su ürünleri avcılığı belli alanlar için yasaklanmıştır. "Her türlü trol" kavramı dip trolü kavramını da içine alan tüm trol ağlarını kapsayan bir üst kavramdır.

 

Yasanın ceza maddesi 36/h bendi ise her çeşit trolden değil daha dar kapsamlı dip trolden söz etmekte, yönetmelik ise kanundan aldığı yetki ile dip trole müteallik olarak belirlenecek yasak, tahdit ve mükellefiyetlere aykırı hareketleri suç saymaktadır.

 

Yönetmelik 14/A bendi 2. fıkrasında dip trolü ile ilgili olarak yer ve zaman, mesafe ve benzeri bakımdan getirilecek yasaklamaların sirkülerle belirleneceği öngörülmektedir. Ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen sirkülerde 4. maddede bu hususlar düzenlenmiştir. Ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 35/1 sayılı sirkülerin 3. maddesi her türlü trol yasaklarından söz etmekte, yasanın 24/a bendindeki kapsamı yerler itibariyle genişletmektedir.

 

Yasanın 24/a bendi ve ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen sirkülerin 3. maddesinde sayılan yerlerde dip trolü çekilmiş ise yasanın 36/h-1 bendindeki suçun oluşacağından kuşku yoktur.

 

Esasen karides, kombine ve orta su trolleri yapıları itibariyle dip trolü olarak kullanılmaları mümkün olduğundan, bu vasıfları ile kullanıldıkları zaman yine 36/h-1 bendindeki suç oluşacaktır.

 

Ceza maddesi 36/h bendi içerisinde 24/a bendi ile ilgili bir yasağı cezalandıran ibare yoktur. Şimdi su sorulara yanıt bulmak gerekir.

 

-Yasanın 24/a bendinde ve bu maddenin aynısını tekrar eden ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen sirkülerin 3. maddesinde sayılan yerlerde yukarıda yapılan açıklamalar dışında dip trolü vasfı taşımayan, orta su trolü vs. trol çekilmesi durumunda eylem 36/h-1 bendindeki suçu mu oluşturacaktır? Yoksa yasanın "genel yasaklar, tahdit ve mükellefiyetler" başlıklı bölümü dikkate alınarak 23/b maddesi delaletiyle 36/g-2 maddesindeki suç mu oluşacaktır.

 

-Yasanın 24/a bendinde söz edilmeyen, yönetmelikte değinilmeyen doğrudan sirkülere atıf yapılmayan, ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen 35/1 sayılı sirkülerin 3. maddesinin 2 ve devamı bentlerinde her türlü trol ile su ürünleri avcılığının yasaklandığı sahalarda dip trolü vasfı taşımayan trol ile avcılık yapılması durumunda torba madde niteliğinde olan 23/b delaletiyle 36/g-2 bendindeki suç mu yoksa 36/h-1 bendindeki suç mu oluşacaktır?

 

Kanımızca yukarıdaki açıklamaları dar yorumlayıp yasanın 23/b maddesi delaletiyle 36/g-2 maddesindeki suçun oluşması gerektiği düşüncesindeyiz. Dip trolünün birden fazla gemi ile çekilmesi halinde ise 36/h-1 bendindeki suç oluşacaktır.

 

36/h-2 maddesi

 

Suçun Maddi Unsuru:

-Yasak bölgelerden veya yasak mevsim ve zamanlarda dip trol ağlarını denizde veya toplanıp bordoya alınmış durumda bulundurmak,

 

-Dip trol ağlarının ağ göz açıklıklarının tayin edilen asgari ölçülerden az olması ve bu ağların gemide bulundurulması,

halleri suçun maddi konusunu oluşturur.

 

Seçimlik hareketli bir suç söz konusudur. Yukarıda sayılan eylemlerden birinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir. Dip trolü ağ göz açıklıkları yönetmeliğin 14/A maddesinde tespit edilmiştir. Keza kombine trol ile ilgili olarak aynı şekilde düzenleme getirilmiştir. Mezkür yönetmelik hükümlerine aykırı hareket halinde yasanın  36/h-2 maddesi delaletiyle 36/h-1 maddesi uyarınca ceza tayin edilecektir.

 

Yönetmeliğin 14/A bendi 1. fıkrasında dip trolü ağlarının asgari vasıf ve şartı ile kullanma usul ve esaslarına dair bir hüküm vaaz edilmiştir. Yasağa aykırı hareket etmenin özel müeyyidesi yasanın 24/b bendi delaletiyle 36/h-2 bendinde gösterilmiştir. Ağ göz açıklığı asgari ölçülerden küçük olan dip trol ağlarını her ne suretle olursa olsun gemilerinde bulunduranlara 36/h-2 bendi uyarınca ceza uygulanacaktır. Bu tür ağları gemilerde bulundurma iradesinin kime ait olduğunu tespit etmek gerekir. Kaptan, geminin sahibi ve donatanı değilse bu tür bir ağın gemide bulundurulması gemi sahibi ve donatanın iradesi dahilinde gerçekleşmiş ise bu durumda kanımızca donatanı sorumlu tutmak gerekir.

 

36/h-3 maddesi

 

Suçun Maddi Unsuru:

Yukarıda da zikredildiği üzere orta su trolü veya kombine trolünü dip trolü olarak kullanmak suçun maddi konusunu oluşturmaktadır. Nitekim yasanın 24/c maddesi 2. cümlesinde net bir şekilde orta su trolünün dip trolü olarak kullanılması yasaklanmıştır.

 

Yönetmeliğin 14/B bendinde orta su trolünün dip trolü olarak kullanılması yasaklanmıştır. Ayrıca orta su trolü ile istihsal yapan gemilerde dip balıklarının bulundurulması ve nakledilmesi halinde farazi olarak orta su trolünün dip trolü olarak kullanıldığı sonucuna varılacaktır. Her iki durumda da 36/h-3 bendi delaletiyle 36/h-1 bendindeki suç oluşacaktır.

 

Orta su trolü ile ilgili olarak asgari vasıf ve şartlar ile kullanma usul esaslarına aykırılık durumunda ise yasanın 23/a bendi delaletiyle 36/g-1 bendindeki suç oluşacaktır.

 

Yönetmeliğin 14/C bendinde kombine trolün kullanılması, yönetmeliğin 14/A bendinde belirtilen dip trolü için konulan hükümlere tabi tutulmuştur. Dolayısıyla yönetmeliğin 14/A bendinde belirtilen hususlar kombine trolü içinde geçerlidir. Kombine trolün dip trol vasfında olması zorunludur.

 

Yönetmeliğin 14/D bendinde ise karides trolü ile ilgili yapılacak avcılığın esaslarının sirkülerle belirleneceği ve ilan edileceği öngörülerek sirkülere atıf yapılmıştır. Karides trolünün dip trolü olarak kullanılması durumunda 36/h-3 bendindeki suç oluşacaktır.

 

Suçun Manevi Unsuru : Özel Kasttır.

 

Suçun Failleri-İştirak: Suçun faili gerçek kişilerdir. Gemi kaptanı, o an için gemiyi sevk ve idare eden kişi, tayfalar ve yardımcılarını iştirak hükümlerine göre sorumlu tutmak gerekir. Çünkü trol tek kişi ile çekilemez. Önceden suçu işlemek için irade birliği oluşmuş ve fiil birlikte işlenmektedir. TCK 64. maddesi uyarınca doğrudan doğruya beraberce fiili irtikap hali söz konusudur. Trol ağını denize atmayan o an için fiile iştirak etmeyen ancak trol ağı denizden toplanırken, su ürünleri ağın içindeyken su ürünlerini toplamaya çalışarak yardımcı olan kişileri ise fer’i iştirak (TCK 65/3) hükümlerine göre sorumlu tutmak gerekir.

 

Gemicilik ve trol çekmek, su ürünleri ile iştigal etmek ekonomik olarak oldukça pahalıdır. Kaptan, tayfalar ve gemi adamları gemide sözleşmeli olarak çalışan kişilerdir. Her somut olayda trol çekmek konusunda donatanın-gemi sahibinin azmettirici olarak sorumluluğunu aramak gerekir. Delil var ise sanık olarak bu kişilerin savunmaları alınacak, soruşturma genişleterek haklarında kamu davası açılacaktır. Trol çekmek veyahut niteliği itibariyle birden fazla kişinin teknik ve fiziki bakımdan iştirakinin zorunlu olduğu büyük istihsal vasıtalarının yasaklara aykırı şekilde  kullanılması durumunda iştirak hükümlerinin uygulanma olasılığı araştırılmalıdır. Salt gemiyi sevk ve idare eden kişi hakkında tutanak tutmak doğru değildir. Ancak uygulamada bu duruma sıkça rastlanmaktadır.

 

Bir teknedeki herkes yapılan faaliyetin bir parçası olduğuna göre sorumluluğu da paylaşmalıdır. Ayrıca balıkçılıkta ücret değil, pay sistemi vardır. İstihsalde bulunan herkes ortak yakalanan ürünün satışından elde edilen gelirden pay almaktadır.

 

Görev: 1380 sayılı yasanın "Muhakeme Usulü" başlığını taşıyan bölümünde yer alan 32. maddesinin 2. fıkrasının açıklığı karşısında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.   

 

Yaptırım: Yasanın 36/h-2, 36/h-3 maddelerine aykırı hareketler 36/h-1 uyarınca cezalandırılacaktır. Hürriyeti bağlayıcı ceza yanında ağır para cezası müeyyide olarak öngörülmüştür.

 

Kovuşturma: Kamu davasıdır. Re’sen 3005 sayılı yasanın 1. ve 4. maddelerindeki yer ve zaman şartlarına bakılmaksızın meşhut suç hükümleri uyarınca kovuşturma yapılır.

 

Zamanaşımı: TCK 102/4 maddesi uyarınca 5 yıldır. TCK. 104/2 maddesi uyarınca bu süre en fazla 7.5 yıla kadar uzar.

 

Teşebbüs: Yasa trol ile su ürünleri istihsalini, yani avcılığını yasaklamıştır. İstihsal kelimesi avcılık demektir. Avcılık avlanmak terimi içerisinde yer alır. Nitekim 1380 sayılı su ürünleri kanunu su ürünleri suçlarına esas olarak "avlanma fiilini" almıştır. Su ürünlerinin yakalanmamış olması suçu ortadan kaldırmamaktadır. Yasak saha ve zamanda, yasak av malzeme ve aletleriyle birlikte avlanma bölgesinde dolaşmak da ihlal olarak değerlendirilmektedir. Bu itibarla trol ağının yasak bölge ve mevsimde suya atılması halinde suç oluşacaktır. Teşebbüs mümkün değildir. Su ürünlerinin elde edilmiş olmasına gerek yoktur.

 

Tekerrür: Tekerrür halinde 2 misli ceza hükmü uygulanır. (1+1)  İstihsal vasıtaları zapt ve müsadere edilir. Özel tekerrür söz konusudur. Önceki suçun 36/h-1, 36/h-2, 36/h-3 bendlerinden birisi olması gerekir. Önceki suç 36/h-son ve diğer bendlerden ise bu hüküm değil, TCK 81/2 maddesi uygulanır. İnfaz edilmesi aranır. Tecil halinde tekerrür hükümleri uygulanmaz. Ancak aynen infaz kararı verilmiş ve tekerrür koşulları oluşmuş ise tekerrür uyarınca ceza iki misli uygulanacak ve istihsal vasıtasının müsaderesine karar verilecektir.

 

Eğer fail A gemisi ile trol çekerek 36/h bendinden ceza almış, tekerrür koşulları oluşmuş ve ikinci kez bir başka gemi ile ( B gemisi ) trol çekmiş ise 36/h-1 bendi son cümle uyarınca mükerrerlik hali söz konusu olmakla birlikte istihsal vasıtaları farklı olduğundan kanımızca istihsal vasıtası müsadere edilemeyecektir. Örneğin, fail önceki suç zamanında bir başka donatan adına çalışırken bu fiili işlemiş, daha sonra buradan ayrılarak bir başkasına ait gemide çalışmaya başlamış ve bu gemi ile fiili işlemiş ise, ikinci geminin sahibi öngörmediği bir durumla karşı karşıya kalmış olacak, failin işlemiş olduğu ikinci fiil nedeniyle gemi sahibi veya donatanın zararına akıl ve mantık ilkeleri ile bağdaşmayacak şekilde bir işlem yapılmış olacaktır. Ayrıca gemilere sahibinden bağımsız bir şekilde ruhsat düzenlendiğinden ötürü ruhsatlı bir balıkçı gemisinin satışı yapıldığında o geminin avcılık ruhsatı da satılmış olacağından satın alan kişinin öngörmediği bir durum ortaya çıkar. Bu itibarla istihsal vasıtasının müsadere edilebilmesi için kanımızca, önceki ve sonraki vasıta ile failin aynı olması gerekir. Bu nedenle tespit tutanaklarında istihsal vasıtalarının nitelikleri açıkça belirlenmelidir.

 

Müsadere: Su ürünleri 36/h-1 maddesi uyarınca müsadere edilir. Tekerrür halinde istihsal vasıtalarının müsaderesi öngörülmüştür. 36/h-2 ve 36/h-3 bendi içinde durum aynıdır.

 

Müdahale: Suçtan zarar gören idarenin davaya katılıp katılmayacağı yönünde idareyi temsilen hazine vekiline tebligat yapılabilir. Ancak yasal zorunluluk yoktur. İdare müdahil olabilir. İdareden kasıt Tarım ve Köyişleri Bakanlığıdır. Talep var ise suçtan zarar gören idarenin müdahilliğine karar verilmelidir. Aksi halde bozma sebebi sayılır.

 

1 Eylül 2002 - 31 Ağustos 2004 tarihleri arasındaki avlanma döneminde geçerli olmak üzere Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünce çıkarılan bir kısım yasak, sınırlama ve yükümlülükler getiren Denizlerde ve İçsularda Ticari  Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 35/1 Numaralı Sirkülerin 3. maddesinde Her Türlü Trol Yasağı, 4. maddesinde Dip Trolü Yasağı, 5. maddesinde  Orta su Trolü Yasağı ve 7. maddesinde Karides Avcılığına ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülükler belirtilmiştir. Biz burada ilgili sirkülere atıf yaparak sirküler metinlerini vermeden bu hükümleri 1380 sayılı yasanın 36/h bendi yönünden değerlendirerek konuyu ikmal etmekte, bu açıklamalarımızdan sonra konunun önemine binaen kısaca suçun oluşmasına yönelik tespitler yapmakta fayda görüyoruz.

 

 Her Türlü Trol Yasağı

 

Yasanın 24/a ve sirkülerin 3/1. bendi, düzenleme olarak birbirine paraleldir. Yasada öngörülen her türlü trolle ilgili yasaklara yer olarak ilaveler yapılmıştır. 3. maddenin 2 ve 3. bendlerinde ayrıntılı bir şekilde her türlü trolün yasaklandığı sahalar yer ve koordinatlar açıkça belirtilmek suretiyle gösterilmiştir. Sirkülerin 3. maddesinin 5. bendi ise düzenleyici nitelikte bir hükümden ibarettir. Öngörülen yasaklar dönem boyunca geçerlidir. Her türlü trolden söz edildiği için yukarıda kavram olarak açıklanan ve trol kapsamına giren her türlü avcılık yasaktır.

 

Yukarıda trolle ilgili yasa metinleri 24 ve 36/h maddeleri inceleme konusu yapılırken bu bölüm ile ilgili açıklamalarda bulunmuştuk. Yukarıdaki açıklamalarımızın geçerli olduğunu belirterek bu bölüme nokta koyuyoruz.

 

 Dip Trolü Yasağı

 

Sirkülerin 4. maddesinde sadece dip trolüne ilişkin bölge, zaman ve ağların asgari vasıf ve şartları ile kullanım usul ve esaslarına ilişkin yasak, sınırlama ve mükellefiyetler getirilmiştir.

 

Sirkülerin 4/1 bend 2. fıkrası ve yönetmeliğin 14/A 1. fıkra son cümlesi uyarınca yasak olmayan bölge ve zamanlarda dahi dip trolünün birden fazla gemiyle çekilmesi yasaktır. Aksi halde 36/h-1 suç oluşacaktır.

 

Bu bölümde 1., 2. ve 3. bendlerde tüm denizlerimiz için ayrı ayrı yasaklanan yerler ve zamanlar gösterilmiştir. Uygulamayı suç yerini esas alarak yapmak gerekir. Örneğin Ege denizinde avcılığın serbest olduğu yerlerde dönem boyunca 1 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında dip trolü ile su ürünleri istihsali yasak iken, Akdeniz de 1 Nisan-31 Ağustos tarihleri arasında yasak düzenlenmiştir. Dönemden kasıt sirkülerin yürürlükte olduğu 2 yıllık süredir. Dolayısıyla uygulamayı yaparken sirkülerin yasaklar kısmını dikkatle okumak, suç yerini iyi bir şekilde tespit etmek ve buna göre cezayı tayin etmek gerekir. Bu maddenin 1., 2., 3., ve 4. bendlerine aykırı hareket edildiği takdirde yasanın 36/h-1 maddesindeki suç oluşacaktır.

 

Maddenin 5. bendinde ise dip trolüne ilişkin torba ağ göz açıklığı asgari vasıfları ve şartları öngörülmüştür. Kaynağını yasanın 24 ve yönetmeliğin 14. maddesinden alan bu düzenlemelere aykırılık halinde 36/h-2. bendi 2. cümlesi delaletiyle 36/h-1 bendi uyarınca ceza tayin etmek gerekir.

 

Yönetmeliğin 14/A bendinde dip trolü torba ağ ve torba dışına kurulan muhafazanın 18 mm’den küçük olamayacağı açıklanmıştır. Bu düzenleme asgaridir. Bu nedenle sirkülerde yönetmelik hükmünde öngörülen bu ölçünün üzerine çıkılmış olması torba ağ göz açıklığının 44 mm muhafazanın ağ göz açıklığının ise 84 mm’ye çıkarılması aykırı bir durum oluşturmamaktadır. Sirkülerin yürürlük tarihi itibariyle esas almamız gereken ölçüler bu ölçülerdir. Bu ölçüler asgaridir ve dahildir. Karadeniz’de torba ağ göz açıklığı konusunda ise istisna getirilmiştir. 44 mm değil, 40 mm olarak öngörülmüştür.

 

Sirkülerin 4/6. bendinde dip trolün mevzuata uygun olarak nakledilmesi zorunluluğu üzerinde durulmuş ve tespitler yapılmıştır. Dip trolün belirlenen bu hükümlere bağlı olarak nakledildiğinin tespiti halinde yönetmeliğin 14/A bendi ikinci fıkrasının açıklığı karşısında doğrudan sirkülere yapılan bir yollama söz konusu olduğunda eylem yasanın 36/h-2 bendi delaletiyle 36/h-1’deki suç oluşacaktır. Peki bu zorunluluklar, bir başka deyişle dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

 

-Yasak yerlerden geçen gemilerin güvertesinde dip trol ağları toplanmış durumda nakledilebilir. Ancak trol kapıları asılı vaziyette bulundurulamaz, taşınamaz. Ayrıca trol kapılarının asılı olduğu yerlerin (matafora)'ların geminin içerisine dönük olması zorunludur.

 

-Yasak zamanlarda gemilerin güvertesinde toplanmış ve kuru bir şekilde nakledilebilir. (istisnası uluslararası sularda avcılık izni alanlardır.)

 

-Ancak Marmara Denizi için ağlar ve kapıların ambarda kuru bir şekilde nakledilmesi zorunludur. Ambar, gemilerde yük koymaya mahsus bölmeler içerisinde özel suretle yapılmış yerlerdir.

 

Tüm bu düzenlemelere aykırılık halinde 1380 sayılı yasanın 36/h-1. bendindeki suç oluşacaktır.

 

Sirkülerin 4/7. bendinde ise trolün nakline dair bir başka hüküm öngörülmüştür. Buna göre İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçecek, girecek dip trol gemileri Çanakkale ve İstanbul il müdürlüklerinden belirlenecek esaslar çerçevesinde trollerini mühürletmek, çıkışlarında müracaat ederek açtırmak zorundadırlar. Aksi halde trol çektiklerine karine teşkil eder. Esasların nelerden ibaret olduğu Çanakkale ve İstanbul il müdürlüklerinden sorup öğrenilmeli, sonucuna göre hukuki durum tayin ve takdir edilmelidir. Eylem 1380 sayılı yasanın 24/b maddesi delaletiyle 36/h-1'e uyar.

 

Sirkülerin 4/8. bendinde ise sadece Marmara denizini ilgilendiren bir yasaklama söz konusudur. Yasada trolle ilgili yer yasakları dip trolü ile ilgili istihsal şekli düzenlenmiş yönetmelikte de bu hususlara yer verilmiştir. Yasada ve yasa metnine dayanılarak ilgili yönetmelik hükümlerinin doğrudan atfı ile sirkülerde konu ile ilgili öngörülen yasak, tahdit ve yükümlülüklere riayet edilmemesi durumunda suç oluşacaktır. Yasada ve yönetmelikte balıkçı barınakları, barınma ve çekek yerlerinde gemi dışında, kara ve su alanlarında trol ağlarının bulundurulmasını yasaklayan bir hüküm yer almamaktadır. Bu itibarla doğrudan doğruya sirkülerle getirilen yasaklamaya aykırı davranışı yasadaki cezai müeyyide ile cezalandırılması ceza hukuku prensipleriyle bağdaşmayacağından bu düzenlemeye aykırılık halinde  suç oluşmaz. 

 

Dip trolü konusunun önemine binaen yukarıda yasa, yönetmelik ve sirküler hükümlerine ilişkin  yaptığımız tüm açıklamalarımızı özetleyip suçun oluşmasına yönelik tespitler yaparsak;

 

- Sirkülerin 3. maddesinde belirlenen yer ve bölgelerde her türlü trol ile (dip trolü vasfını taşımayan) Su ürünleri avcılığı yapılması durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 23/b maddesi delaletiyle 36/g-2 bendine uyar.

 

- Sirkülerin 3. maddesinde belirlenen yer ve bölgelerde dip trolü vasfını taşıyan her türlü trol ile su ürünleri avcılığı yapılması durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 24/b maddesi delaletiyle 36/h-1'e uyar.

 

- Sirkülerin 4. maddesinde belirlenen yer ve bölgelerde dip trolü ile su ürünleri avcılığı yapılması durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 24/b maddesi delaletiyle 36/h-1'e uyar.

 

- Serbest alanda dip trolünün birden fazla gemi ile çekilmesi durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 24/b maddesi delaletiyle 36/h-1'e uyar.

 

- Avcılığın serbest olduğu alanlarda dönem içerisinde öngörülen zaman yasaklarına aykırı olarak dip trolü ile su ürünleri avcılığı yapılması durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 24/b maddesi delaletiyle 36/h-1'e uyar.

 

- Dip trolü ağlarının torba ağ göz açıklığı ile torba dışına konulan muhafazanın ağ göz açıklığının belirlenen asgari ölçülerde küçük olması ve gemide bulundurulması durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 24/b maddesi delaletiyle 36/h-2 maddesine uyar.

 

- Dip trol ağlarının torba kısmında misina (tek kat) ağların kullanılması durumunda eylem yönetmeliğin 14/A-2 fıkra ve sirkülerin 4/5. bend 3. fıkranın açıklığı karşısında 1380 sayılı yasanın 24/b delaletiyle 36/h-2 maddesine uyar. Nitekim sirkülerin 4/9. bendinde bu husus açıkça vurgulanmıştır.

 

- Yasak bölgede dip trolü ağlarının denizde tespit edilmesi durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 36/h-2 maddesine uyar.

 

- Yasak bölgelerde dip trolü ağlarının toplanıp bordaya alınmış durumda tespit edilmesi durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 36/h-2 maddesine uyar.

 

- Yasak zaman ve mevsimlerde dip trolü ağlarının denizde tespit edilmesi durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 36/h-2 maddesine uyar.

 

- Yasak zaman ve mevsimlerde dip trolü ağlarının toplanıp bordaya alınmış vaziyette tespit edilmesi durumunda eylem 1380 sayılı yasanın 36/h-2 maddesine uyar.

 

Peki "bordaya alınmış durumda tespit edilmesi" ne demektir? Borda; teknenin sancak ve iskele taraflarının dış kısmıdır. Yasa koyucu her iki durumu da trol çekmeye karine saymıştır. Sirkülerin 4/6. bendi 1. cümlede yasak bölgeler ile yasak zaman ve mevsimlerde dip trol ağlarının denizde tespit edilmesini teyit eden bir düzenlemedir.

 

 Orta Su Trolü Yasağı

 

Yer, bölge ve zaman yasakları getirilmiştir. Yasaklara uyulmaması halinde  yasanın 24/c bendi 1. cümlenin açıklığı karşısında eylem 1380 sayılı yasanın 23/b delaletiyle 36/g-2 maddesine uyar.

 

Ancak orta su trolünün dip trolü olarak kullanılması mümkün olduğundan bu vasıfla kullanılır ise yer, zaman, bölge ve diğer yasaklara bakılmaksızın suç oluşur. Bu durumda eylem yasanın 24/c bendi 2. cümlesi delaletiyle yönetmeliğin 14/b bendi hükmünün açıklığı karşısında 36/h-3 maddesine uyar.

 

Orta su trolü ile istihsal yapan gemilerde dip balıkları bulundurulmuş, veya nakledilirken yakalanılmış ise bu geminin dip trolü çektiğine karine sayılır ve yasanın 24/c bendi 2. cümlesi uyarınca eylem 36/h-3'e uyar.

 

 4. SONUÇ

 

Trol avcılığında ağların yapılarını iyi tespit etmek gerekir. Suç vasfının tayini açısından son derece önemlidir. Tutanaklarda salt trol çekmekten bahsedilmemeli, vasıfları üzerinde durulmalı ve ayrıntılı bir şekilde izahat yapılmalıdır. Tutanaklarla açıklık yok ise tutanak mümziileri çağrılarak dinlenmeli, trolün dip trolü mü, kombine mi, karides mi yoksa orta su trolü mü olduğu veyahut dip trolü olmayan trol ağlarının incelenen özellikleri itibariyle dip trolü vasfına haiz olup olmadıkları bir başka deyişle bu nitelikleri itibariyle dip trolü olarak kullanılıp kullanılamayacağının mümkün olup olmadığı açıklanmalıdır. Aksi halde eksik inceleme ile hüküm kurulur. Kanımızca bu husus bozma nedeni yapılmalıdır.

 

 5. KAYNAKÇA

 

- NEZİH BİLECİK, "Türkiye’de Trol Avcılığı ve Tartışmaları ve Gerçekler", T.C. Tarım Orman  ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yay.,  Seri A Yayın No: 1, Bodrum 1989,

-http://www.sualti.net/yazilar/denizlerimizdekikorsanlar.htm,19.12.2002

-http://www.avsilah.com/balikcilik/0aglar.htm,19.12.2002

-"Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı" Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Yay., Ankara 1992,

- SÜLEYMAN SARIKAYA, Su Ürünleri Avcılığı ve Av Teknolojisi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Yay., Ankara 1980,

 

 

                                                                    Seyfullah ÇAKMAK

                                                                        Çağlıyancerit

                                                                  CUMHURİYET SAVCISI

 

 

[1]BİLECİK, N.,“Türkiye’de Trol Avcılığı ve Tartışmaları ve Gerçekler”, T.C. Tarım Orman  ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yay.,  Seri A Yayın No: 1, Bodrum 1989, s.1

[2]Yaşamı deniz zeminine bağlı balıklara demarsal balıklar denir. Bu balıklar pelajik balıklara nazaran daha değerlidirler. Ve mevsimlik göçlerin daha az olması nedeniyle düzgün av verirler. Kalkan, dil, mezgit, barbunya, tekir, kırlangıç, kaya balıkları vs. bu gruba girer. BİLECİK,s.3

[3] http://www.sualti.net/yazilar/denizlerimizdeki-korsanlar.htm,19.12.2002

[4] http://www.avsilah.com/balikcilik/0aglar.htm,19.12.2002

[5] BİLECİK, s.3

[6]“Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı” Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Yay., Ankara 1992, s.13; Trol ağları 12 m ve daha büyük uzunluktaki gemilerle çekilmekte, ortalama trol teknelerinde 4-6 kadar personel çalışmaktadır. Kıyıdan itibaren 3 mil uzaklıktan sonraki kısımlarda dip zemininin uygun olduğu sahalarda 20-500 metre su derinliklerinde kullanılmaktadır. Çalışma şekline gelince; uygun dip zemini bulunduğunda trol ağı torbadan başlamak üzere arka tarafta, teknede bulunan makaradan kaydırılarak denize bırakılmaktadır. Maçalara gelindiğinde ağın su üstünde yükselip yüzdürülmesi sağlanır ve palamut halatı serbest bırakılarak gemiye hız verilir. Halat bittiğinde kapılar suya indirilir ve suyun yüzünde bir müddet aynı hızda yüzdürülerek açılmaları ve duruş şekilleri kontrol edilir. Yine aynı hızda olmak üzere kapılara bağlı çelik halatlar linçlerle kontrol edilerek istenen uzunlukta salınır ve linçler kilitlenir. Teknenin hızı azaltılarak ağın dibe oturması beklenir. Bundan sonra trol çekimi ortalama 2 mil/saat hızla başlatılır. İstenen zaman kadar çekilir. Tekne vinçlerin çekiş hızına ve motor gücüne göre 0.5 mil/saat hızla giderden trol vinci halatları toplanır. Kapılar tekneye alınır. Kapıya bağlı palamar halatı kapıdan kurtarılarak vinç makarasına sarılır ve bu işlem maçalar arka makaraya gelinceye kadar devam eder. Bu vaziyette tekneye 2 mil/saat sürat verilerek ağın çözülmesi ve su üstüne çıkması beklenir. Teknede sürat kesilir. Torbada biriken su ürünlerini elle gemiye almak mümkün olmadığından sapan vurularak palanga yardımıyla güverteye alınır. Torba altı düğümü çözülerek balıkların tekne güvertesine boşalmaları sağlanır. Bkz.“Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı”, s. 16-19

[7] BİLECİK, s.3-5; Dip trolü kıta sahası adı verilen nispeten sığ ve sahil bölgelerinde yapılır. Hemen hemen dünyanın bütün denizlerinde zeminin sahilden itibaren denize doğru hafif bir meyille ortalama 200 m derinliğe devam ettikten sonra derinliğin birden bire artarak bir yamaç teşkil ettiği görülmektedir. İşte karalar ile bu bölgenin arasında kalan dip sahasına kıta sahanlığı adı verilir. Kıta sahanlığı bölgeleri ekonomik değeri fazla olan demarsal balıkların yaşam bölgesinin  çoğunluğunu teşkil eder.

[8]BİLECİK’e göre;“Trol konusu sağlıklı bilgi süzgecinden geçirilemediği için toplumumuzun bu tür avcılığa yaklaşımı olumsuz olmaktadır. Balık neslinin azalması konusunda kabahat trol avcılığına yönelmektedir. Doğrudan balık yumurtalarının ve balık yavrularının trol tarafından imha edildiği sık sık vurgulanmaktadır.

Trolcülük yapmayan balıkçılar ise daima trolcülere karşı çıkmışlardır. En büyük gerekçeleri trollerin balık yuvalarını ve yumurtalarını tahrip ettikleri şeklindeki iddialarını çok masum koz ve gerekçe olarak kullanmalarıdır.

Yuva kelimesi duyguları okşayan güzel bir sözcüktür. Ne var ki böyle bir durum balıklar için geçerli değildir. Sadece nehir mashatlarında yaşayan dikence adı verilen çok küçük bir balık türü ile birkaç horozbina balığı türü hariç hemen hemen hiçbir balığın yuvası yoktur. Dolayısıyla gerek balıkçıların dile getirdikleri veya basından kamuoyuna balık yuvası ile ilgili yansıyan haberler ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Keza balık yumurtalarının trol ile imhası yolunda yakınmalar ve iddialar da gerçeği yansıtmaktan uzaktır. Çünkü balık yumurtaları pelajik yani yüzeysel oldukları için suyun üst tabakalarında yüzdüklerinden tahrip edilmeleri söz konusu olamaz. Sadece birkaç balık bu duruma istisna eder. Bunlar, ördek balığı, kaya balığı, asan türü köpek balığı ve kedi balığıdır. Genellikle balık yumurtaları, üzerinde bulunan yağ damlacıkları vasıtasıyla suyun üst tabakalarında bulunurlar. Ve su tarafından akıntılarla sürüklenirler.

Tüm bu açıklamalar karşısında balık yumurtalarının avcılıkta kullanılan tüm ağ çeşitlerinden hiçbiriyle elde edilememeleri bunların trol ile tahrip edildiği düşüncesini tamamıyla geçersiz kılan gerçeklerdir. Kısacası, su kitlesi üzerinde bulunan balık yumurtalarının hiçbir av yöntemiyle imha edilmeleri değil elde edilmeleri bile söz konusu olamamaktadır.”

[9]Denizlerde ticari avcılığın esasını teşkil eden balıklar yüzey balıklarıdır. Bunlar genelde büyük sürüler halinde dolaşırlar. Ülkemizde gırgır avları ile avlanılırlar. Ülkemizde balıkçılığın temelini oluştururlar. BİLECİK., s.6

[10] BİLECİK., s.6

[11]Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı, s.20

[12]Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı,s.20;“SARIKAYA,S.,Su Ürünleri Avcılığı ve Av Teknolojisi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Yay., Ankara 1980, s.122; Trolle Balık Avcılığının Av Teknolojisi Mekanik ve Teknik Yönden Değerlendirilmesi ile İlgili Olarak ayrıntılı bilgi için Bkz.,Aynı eser s.114-129

[13] Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı, s.22

[14] Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı, s.39

[15] SARIKAYA,s.113

[16] http://www.avsilah.com/balikcilik/0aglar.htm,19.12.2002

[17] Deniz Ürünleri Av Araç ve Gereçleri El Kitabı, s. 23-28

[18] http://www.avsilah.com/balikcilik/0aglar.htm,19.12.2002