Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
   
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Turgay Tuna                                                                                     ayda bir...

 Taksim Cumhuriyet Anıtı    

 


Büyük kentlerimizdeki birçok meydan ve bulvar Cumhuriyet anıtlarıyla  süslüdür, ancak bütün hepsinin içinde, şüphesiz en görkemlisi, en zengin görünüm içereni ve çevresinin de kendi konumuna göre düzenlenmesini sağlamış en çarpıcı olanı Taksim Cumhuriyet Anıtı’dır. Günümüzden 80 yıl önce, Ağustos ayının sekizinci gününde muhteşem bir törenle açılışı yapılan bu anıtın bronz, mermer tüm parçaları İtalya’da hazırlanıp şekillendirilmiş, oradan da deniz yoluyla İstanbul’a getirilip, henüz yeni yeni meydan görünümü kazanmaya başlamış olan Taksim’in orta yerine dikil-miştir. 9 Ağustos 1928 tarihli gazetelerde de yazılmış olduğu gibi, bu anıtın açılışına laik Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden ve yürekten bağlılıklarını ifade eden 30,000 kadar İstanbullu katılmıştır... O zamanın İstanbul nüfusuna göre bu olağanüstü bir rakam olarak karşımıza çıkar…

Gelin, biz bu anıtın açılışından biraz daha öncelere ve ardından açıldığı günlere doğru gidelim…

1925 Yılında, dönemin C.H.P. müfettişlerinden, İstanbul Milletvekili Hakkı Şinasi Paşa’nın öncülüğünde, geleceğin büyük meydanı gözüyle bakılan Taksim muhitinde bir Cumhuriyet Anıtı’nın yapılması ön görülmüş, alınan kararlar sonucu yine Hakkı Şinasi Paşa’nın başkanlığında kurulan bir komisyon tarafından bu heykelin yapımı için, halktan bağış yoluyla para toplanmış, kısa zamanda beklenenin çok üstünde toplanan parayla, o dönem Avrupa’sının ünlü heykeltıraşlardan, bir yıl kadar önce Ankara’da Etnoğrafya Müzesi’nin önündeki Atatürk heykelini yapan İtalyan Pietro Canonica’ya sipariş verilmiştir. Pietro Canonica, önce İstanbul’a, ardından Ankara’ya davet edilmiş, Ankara’da kaldığı birkaç gün içinde Gazi ile tanışma fırsatını ve kendisini yakından görme fırsatını elde etmiştir.

Çekilen fotoğraflar üzerinden yola çıkarak, Kurtuluş Savaşları’nın ardından kurulan Cumhuriyet Türkiyesi’ni figüratif bir anlatımla, yaptığı bronz döküm heykeller üzerinde vurgulamış, anıtın dört bir yanında yer alan heykel gruplarına göre, anıttaki asıl bütünü oluşturan, İtalya’nın yeşil Trentino bölgesi mermeri ile Suza bölgesinin pembe mermerini kullanarak anıtı tamamlayan kütlesel taş yapıyı ortaya çıkartmıştır. 11 Metre yüksekliğindeki anıta ait parçaları gene bir başka İtalyan, o dönemde İstanbul’da yaşayan, Beyoğlu’nda Sen Antuvan Kilisesi, Karaköy’de Karaköy Palas gibi İstanbul ve Ankara’da önemli yapılara imza atmış mimar Guiglio Mongeri yerlerine yerleştirip çevresinin düzenlenmesine şekil vermiş, hatta başında bir anıt-çeşme olarak yapılması planlanan bu görkemli eserin musluk delikleriyle yalakları eklenmiş, ancak sonradan söz konusu projeden vazgeçildiği için, anıta güzellik katan beyaz mermerden iki çeşme yalağı dekoratif bir unsur olarak yerlerinde bırakılmıştır.

Taksim Cumhuriyet Anıtı, yeni kurulan laik Türkiye Cumhuriyeti’nin sembolik görüntülerinden biridir. Anıtın Cumhuriyet Caddesi’ne bakan tarafındaki grupta asker üniforması içindeki Başkumandan Atatürk; askerleriyle, varını yoğuna katıp bağımsızlık için savaşan Türk kadınıyla birlikte gösterilmiş; İstiklal Caddesi’ne  bakan taraftaki heykel grubunda da savaş sonrasında, Cumhuriyet’le birlikte üniformasını üzerinden çıkartan, sivil giyimli Cumhurbaşkanı Atatürk, Başvekil İsmet İnönü, Başkumandan Mareşal Fevzi Çakmak ve arkalarında yer alan iki Sovyet Generali Furunze ve Voroşilov’la birlikte gösterilmişlerdir !! Bilmeyenler için, oldukça şaşırtıcı bir görünümdür bu… İki Rus generalinin burada, bu heykel üzerinde ne işleri vardır? Neden ve ne için yer almışlardır?.. Yalnızca, Ulu Önder Atatürk’ün bir kadirşinaslığıdır bu görülen. Çünkü, Kurtuluş Savaşları sırasında, Atatürk’ü tanıyan ve onun yeniden doğmakta olan ulusuna yardım elini uzatan dönemin Rusya’sına verilen bir kadirşinaslık mesajından başka bir şey değildir bu; yardım edenler unutulmamıştır.

Aynı kompozisyonda Atatürk ve arkadaşlarının arkasında, yeni Türkiye’nin, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin o dinamik, vefâkar muhteşem gençliği yer alır. Anıtın Talimhane ve Atatürk Kültür Merkezi’ne bakan köşelerinde ellerindeki bayraklarla Türk Ordusu’nu simgeleyen iki sancaktar, bunların üst kısımlarında ise başörtüsünü başından çıkartıp atan modern Türk kadınının efiji şeklinde iki simgesel görüntüsü yer almaktadır. O dönem ki, din ve cehalet baskısı altından çıkıp çağdaş medeniyetin koşullarına ayak uyduran Türk kadınının eşitlik  kazanmış olduğu, erkekler gibi okuma, çalışma ve Avrupa’daki birçok ülkenin kadınlarından daha önce oy atma hakkını elde etmiş olduğu dönemdir bu.

Taksim Cumhuriyet Anıtı, bağımsızlığın, cumhuriyetin, demokrasi ilkelerinin ve laikliğin simgesel görüntülerinden biri olmakla  beraber, yıllardan beri dünya kenti İstanbul’un en büyük meydanlarından birini süsleyen; bayramlarda, anma günlerinde Atatürk ve silah arkadaşlarının hatırası için saygı duruşlarının yapıldığı, çiçeklerin, çelenklerin konulduğu bir tören yeri olmuş, yine yıllardan beri İstanbulluların, önünde birbirlerine randevu verdikleri, taşradan gelenlerin hatıra fotoğrafı çektirdikleri önemli noktalardan birini oluşturmuştur.

Görseller: Turgay Tuna    

 

Turgay Tuna'ya teşekkürlerimizle

Denizce

29.11.2007

 

18.03.2008  Savaşın Yenildiği Yer Gelibolu
15.02.2008  Collection Club
29.01.2008  Papaz Haçı Suya Attı, Hristo Dalıp Çıkarttı
27.12.2007  İzcilik 100 Yaşında
29.11.2007  Taksim Cumhuriyet Anıtı