Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe Mutlu Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
   
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 ayda bir...                                                                     Turgay Tuna

Nilo'nun Böcekli İnsanları

 

 

Yazı ve Fotoğraflar: Turgay  Tuna    

 


Sanatçı Nilüfer Tokay, son açtığı Beyoğlu Mısır Apartmanı,
Casa d’El Arte’deki sergisinde

 

Nilüfer Tokay...Ya da, sanat aleminde kısaca “Nilo” olarak anılan ressam…Yıllardan beri tuvallerindeki yüzlere maskeler takan sanatçı…

Geçtiğimiz bahar aylarının başlarında Beyoğlu Mısır Apartmanı’ndaki Casa Del Arte‘ de açtığı yeni sergisiyle, tuvallerindeki yüzleri maske yerine böceklerle bütünleştirerek çıkmıştı sanatseverlerin karşısına... Ürperten, düşündüren, biraz da tiksindiren, ama, derinlemesine bakıldığında insana bir aynanın karşısındaymış hissini veren ve kimi zaman bakanın yüzünde bir tokat gibi patlayan böcekli portreler… Neden diyoruz ve soruyoruz Nilo’ya.. Neden bu böcekli yüzler, bu böcekli resimler?..


Nilo’nun böcekli insan portrelerinden bir tanesi.
İnsanı için için kemiren bilinçaltı böcekler !..

 

 “Çocukluk yıllarımızda bir takım endişe ve korkuların bilinçaltına yerleşmesi, gelip geçen yıllar ve yaşam süreci içinde geçerliliklerini kaybetmiş oldukları halde benliğimiz ya da beynimizin derinliklerine yerleşmiş kimi doğruların bizlere nasıl hükmetmeye devam ettiğini, bizleri adeta bir köle gibi kullandığını ve bunların ne kadar da güzel hayatımızı kabusa çevirdiklerini görürüz.. İşte, yıllardan beri kendimde ve çevremdeki insanlarda bütün bunları görüp hissettikçe bu uyarım bende ve sanata bakış çizgimde önemli bir vizyon, bir açı yarattı. Kendimde ve çevremdekilerde hissettiğim bu endişe ve korkuların, adeta kendini gizlemeye çalışan izlerini tuvallerimde yansıtmaya çalıştım.


Maske üzerindeki Tarantula

 

Bu gizlilik ve gizemi en vurgulu şekilde yansıtan öğeyi de uzun bir süreden beri vazgeçemediğim maskeler oluşturdu; ama  son olarak maskeleri kaldırıp; içimizde saklı olan, bizleri endişelerimiz ve bilinçaltı sorunlarımızla için için kemiren böcekler aldı yerini.. Yani, böcekleşen; kimi değerlerini kaybetmeye başlayan insan kompozisyonları tuvallerimdeki görüntüleriyle bu gizliliğin perdesini aralıyor ve tüm kirlilik ve çirkinlikleriyle ortaya dökülüyorlar..”


Sanatçı, "Kan Emen Pire" adlı kompozisyonunun önünde.
Tuval üzerine karışık teknik (160x160 cm.)

 

Nilo, 1950’li yılların başlarında Ankara’da doğup büyümüş, Ankara Üniversitesi’nde Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmiş. Çocuk yaşlarında başlayan resim tutkusunu, yıllar sonra 1989-1994 yılları arasında Kasım Koçak’ın Maltepe’deki Atölyesi’nde devam ettirmiş, ardından da ortaya çıkarttığı eserlerini çeşitli karma sergilerde sanatseverlere tanıtmaya başlamış. İlk  kişisel sergisini Maltepe Sanat Galerisi’nde açarak, aradan geçen yıllar içinde kişisel sergilerini devam ettirerek  “Nilo” adını sanatseverlere duyurmuş.. Nilüfer Tokay’ın, “Nilo” luğu, çocukluk yaşlarına uzanıp gidiyor.. 1977 Yılında, genç yaşta bir kalp ameliyatı sırasında kaybettiği biricik annesinin kendisine yakıştırmış olduğu ismi bu. Sevgisine, hasretine doyamadığı sevgili annesine duyduğu özlemle,  bu ismi benimsemiş ve yakınları tarafından da bu isimle anılmasını istemiş. İşte, resimlerini de her zaman bu isimle imzalamayı yeğlemiş.


Nilo’nun resimlerinde yansıtmış olduğu gibi, kullandığı böcek teması
insanda var olan psikolojik sorunların bir göstergesi.

 

Nilo, Casa Del Arte‘deki son sergisini, tuval üzerinde 29 adet farklı teknikle uygulanmış resim, 1 video-art ve bakırdan yapmış olduğu bir heykelle gerçekleştirdi. Böcek temasını vurguladığı yapıtlarında, en ilgi çeken eserlerden birini de şüphesiz bakırdan yapmış olduğu akrep heykeli oluşturdu. Resimlerinde olduğu gibi, bu çok başarılı heykelde de insanın bir türlü tatmin edemediği egosu, hırsı; güçsüzün karşısında toleranstan uzak, acımasız ve orantısız şekilde kendini ortaya koyuşu, kişisel hırs ve gücünü tüm bencilliği ile, içinden adeta zehir akıtırmışçasına ötekileri ezmeye çalışması yansıtılıyor.  Nilo’nun resimlerinde yansıtmış olduğu gibi, kullanmış olduğu böcek teması insanda var olan psikolojik sorunların bir göstergesi, Nilo’ya göre görülemeyen ve insanları adeta zincirleyen sağlıksız düşünceler bu böceklerle yansıtılmış.


Bakırdan yapılmış akrep heykeli (210x90 cm)

 

Aslında,  resimlerinde kullanmış olduğu birbirinden değişik böceklerin hiçbir özel anlamları yok; ancak hepsi de kaşındıran, ısıran, sokan, acıtan, zehirleyen, öldüren türden böcekler ve tümü de aynı mesajın içindeki yerlerini alıyorlar. Nilo’nun bir gazeteye verdiği  röportajında vurgulamış olduğu gibi, toplum için için böceklenmiş durumda ve bu hal gittikçe daha da vahim bir duruma dönüşüyor.. Öyle ki,  ego, hırs, güç savaşı, güçlünün güçsüz üzerindeki tahakkümü, tepeden tırnağa çürümekte olduğumuzu, kurtlanmış olduğumuzu gösteriyor.


Nilo, resimlerinde insan ruhunu esaret altına alan,
insanları adeta zincirleyen sağlıksız düşünceleri bu böceklerle yansıtmış

 

Bizlerin önce kendimizi yenmemiz lazım. Sağlıksız düşüncelerimizin bizi yıprattığı, bağışıklık sistemimizi çökerttiği gerçeği artık bilimsel olarak saptanmış durumda. Duygularımızı da düşüncelerimiz tetiklediğine göre duygularımızı değiştirmenin yolu düşüncelerimizi değiştirmekten geçiyor. Çocukluğumuzdan beri şartlandığımız;  "Bu üzülünecek şeydir" yaftası yapıştırılmış olaylara başka başlık atmamız lazım.


Yıllardan beri yaptığı, sergilediği resimlerinde,
insanların maskelerini indirmeye çalışan sanatçı Nilüfer Tokay

 

Yani yeni bir anlam yüklememiz lazım. Resimlerimdeki böcekler ve bakır heykelim de bu sağlıksız fikirleri sembolize ediyor. Bu tür düşüncelerin bize nasıl zarar verdiğinin bilincine varıp, (böceklerimizi fark edip) sonra onlardan kurtulmanın yollarını aramak gerek. Eğer, rahatsız olmuyor, rahatsızlık duymuyorsanız ondan kurtulmaya da çalışmazsınız zaten.”    

 

Turgay Tuna'ya teşekkürlerimizle

Denizce

14.06.2011